yusuf eryiğit
93 şiiri ve 82 yazısı kayıtlı Takip Et

ABDULFETTAH KÖYE GELİNCE





Abdulfettah adamlarıyla birlikte bir köye geldiğinde köylüler o yanı bu yanı koşuşturup duruyordu.
Abdulfettah köylülere iyice bakandan sonra adamlarına dediki nerede ulan bu köyün adamları?
Adamlarından biri bir köylüyü çağırıp nerede bu köylüler deyince köylü, buradalar efendim bakın koşup duruyorlar dedi.
Abdulfettah dedi ulan hangi adamlardan bahsediyorsun sen biri bu köyü çoktan boşaltmış.
Bak adamlar içleri boş rast gele koşuyorlar görmüyormusunuz köyde kimse kalmamış.
Köylü gülerek, olurmu efendim hepimizde buradayız baksana etrafına deyince Fettah, görüyorum ama bunların içleri boş efendi gördüğün bedenleri birisi boşaltmış sen hala buradayız diyorsun.
Köylü meseleyi anlamakta zorlanınca kendi kendine dedi bu adam kafadan kaçık galiba.
Fettah köylüye sorup dediki, benden önce bu köye bir gelen oldumu
Köylü bir dilenci geldi biraz yardımda bulunduk sonra yardımları eşeğine yükleyip gitti.
Fettah sordu köylüye o adamı yakından gördünmü?
Gördüm efendim dedi köylü.
Peki sağ yanağında bir BEN varmıydı deyince Fettah köylü aha şurasındaydı deyip yanağını gösterdi.
Fettah dedi o adam yine bizden önce uğramış buraya yakalayamadık gitti.
Bu bir oyun çeşidiydi irili ufaklı tüm can toplayıcıları ki bunlar sıradan insanları azrail gibi toplar bedenleri arkalarında bırakır giderlermiş.
Vampir soyundan olmayan birisi olanları asla fark edemezmiş.
Vampirler insan canlarını alıp gidenden sonra arkada kalan bedenler ne yaptığını bilemez ve yanınızda otururken anında eline bir pıçak alıp bir yerinize saplayabilir.
Hiç bir şey yapmadığınız ve sakin bir şekilde oturuyor olsanız bile bu bedenler her an bir şeyler yapabilir.
İçi boşalan bedenler asla bir arada durmak ve biri birlerini görmek istemezler bundan dolayıda saldırıp yok etmek isterler.
En babayiğit topluma bile bir azrail yol uğratır ve o toplumu mutlak bir şekilde toplayıp giderler.
Yani can toplarlar.
Bu topladıkları canları başka bir yerde yeniden doğumlara sokarak bu canları büyütüp boyut atlatmaya çalışırlar.
Buna bir anlamda kıyımda diyebiliriz, bazıları kıyam diyor galiba buda kıyametten geliyor olmalı.
Bir tolum kıyıma uğramış ise onlar kıyametlerini yaşıyorlardır çünkü toptan kıyılıp başka bir aleme geçiş yapmışlardır.
Bu esnada boş bedenler kalır geride bu bedenlerde şuursuz bir şekilde ortalıkta dolaşıp tehlike saçarlar.
Boş bir bedenin içinde emir komuta zinciri parçalandığı anda o beden bir caniye dönüşür çünkü beden ne yaptığını bilmiyor ve yaptığı eylem ona gayet doğal geliyor.
Yemek yiyip su içmek gibi bir şey.
Bu adam eylemi gerçekleştirenden sonra hapse tıkmak bile çare değil.
Aslolan önceden harekete geçip bunları tespit edip durdurmak gerek durdurulamazlarsa geç kalınmış olunur.
Bu bağlamda ben Fettah gibi bir adamın millet meclisine yol uğrattığı kanısındayım, çünkü biz vekiliz diyenler artık bir arada durmak istemiyorlar.
Bu durum kesin devam edecek ve her gün biri birlerine saldıracaklar.
Bunu durdurmak onların ellerinde değil onlar ipin ucunu kaçırdılar çünkü meclisin içi boşaltıldı boş bedenler yönetiyor ülkeyi.
Bu boş bedenler savaş çıkarıp ülkeyi uçurumdan yuvarlayabilirler çünkü bu bedenlerde düşün yetisi kalmamıştır.
Bırakın uzağa gitmeyi mecliste biri birlerini bile öldürebilirler.
Çılgınlık yada çıldırmış denen olay budur, yani boş bedenlerin şuurunu kaybedip dengeyi kaybetmiş olması.
Şöyle toparlayalım o zaman, kainatta Abdulfettah lar vardır yani azrailler, yani toplayıcılar, karşılarında ise toplananlar vardır.
Toplayanlar toplananların içlerini boşalttıklarında bedenler çıldırır.
Bir erkek durduk yerde karısının kafasını koparabilir, bir kadın çocuklarını boğabilir, toplum biri birine girebilir.
İşte bunu yapanlar boş bırakılan bedenlerdir.
Bu bağlamda bakın etrafınızdaki olup bitenlere.
Ben şah ve sultanım diyen bir zat Fettahın zulmüne uğramış olabilir ondan sonra bu zat çılgınca işler yapmaya başlar ve gözü hiç bir şeyi görmez.
En baba tehlikeyle yol arkadaşıdır artık o sultan ve kendisiyle birlikte arkasından gelen herkesi yuvarlayacak uçurumlar arar.
Tek başlarına kendilerini feda etmeye yanaşmazlar ama gelecek olan toplumsal çöküşü ayakta selamlarlar.
Yani depremin kendi evlerinde olmasını istemezken, tüm ülkenin altını üstüne getirecek olan depremi hasretle beklerler.
İşte bunlar boşaltılan bedenlerdir ve bir an evvel çıkış kapısına ulaşmaya çalışırlar, eğer çıkış kapısı uzaktaysa arada geçen zaman diliminde her türlü çılgınlığı yaparlar.
Çünkü iç dünyadaki denge kurucu kayıplara karışmıştır.
Bunların konuşmalarına takılıp kalmak, onları ciddiye almak,bunlara sultan muamelesi yapmak kişinin idam fermanını boynuna halka gibi geçirmesi demektir.
Bu boş bedenler akıllanır, utanır, arlanır diye bekleyenlerde bunlardan olmalı yani çılgınlardan.
Yani bunlardan normal davranış bekleyenlerde çıldırmış olmalı.


Beğen

yusuf eryiğit
Kayıt Tarihi:19 Mayıs 2022 Perşembe 01:43:03

ABDULFETTAH KÖYE GELİNCE YAZISI'NA YORUM YAP
"ABDULFETTAH KÖYE GELİNCE" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.