Gülüm Çamlısoy
2759 şiiri ve 2121 yazısı kayıtlı Takip Et

YİNE DE BELLİ Mİ OLUR...



YİNE DE BELLİ Mİ OLUR...


Miladi takvimin ferindeyim.
Fenni acılar cumhuriyeti göğün tapusu aşkın ellerinde ve içinde saklı.
Darmaduman edilmiş belki de bir muamma bazen severken duraksayan bazen öfkeden deliye dönmüşken bir anda mum gibi sönen bir vaveyla.
Hazanın bütçesinde kayıtlı sırlar ve hazanın sonuna ilerlerken kışın bekçisi biz soğuktan titreyen yürekler hazır olda beklemekte.
Semiren mizacı iklimin.
Küheylan söylemler.
Sarkacı kırık bilinmezin.
Manen dolu madden yasak ve gereksiz.
Gerilen teni evrenin bazense geren korkular belki de eften püften sebeplerle an’ı donduran bir bakış ve işte nükseden karanlığın ilhamı verilen fetvada saklı gizem gizin de örtüsü iken elem derken sil baştan hayat oysaki yoran ve kayıp giden zamanın fendine yenik düştük biz insanlar.
Çehresinde solan bir gülüş mü tutuklusu sevginin?
Yıpranan bir yürek mi seyyahı imgelerin?
Çatısına çıktığımız dolunay belki de dolmamış çilesi yıldız kümesinin ve işte yekten uğurluyoruz Kasımı derken kıpır kıpır içimiz Aralığı hem kapıda karşılıyoruz hem de boykot ediyoruz eskiyen yılın bize sunduğu her sıkıntıyı ve düne duyduğumuz özlemle yeni yıla şimdiden atıfta bulunup dilekler diliyoruz.
Bir renk cümbüşü hayat.
Yoğun bir iksir bazen yoğun bir hasret ve yoran sözcükler yiten insanlar külüstür motoru düşlerin çoktan stop etmiş en azından uzun bir zamandan beri hayal kuramadığımdan mı nedir mutluluğu bir türlü konduramıyorum mizacıma.
Hayallerle yetindiğim ömrün son birkaç ayı.
Yâd ettiğim mazinin hayal teknesine su dolup da ansızın batmışken hayal dünyam.
Yampiri zeminlerde, engebeli yollarda belki de tepesine tırmanmak istediğim en yüksek dağın ancak yamacında kaykılmışlığım ile sadece gözümü dikiyorum en yükseğe ve en yüksek seste sesleniyorum içimde yitip giden çocuğa.
Ölü kuşlar saklı torbamda.
Kanatlarımsa kırık ve kanamalı.
Artık kanmak bile gelmiyor içimden ve boş gözlerle s/üzüyorum etrafımı ve her payıma düşeni boşa alıyorum dolmayan yüreğimdeki boşluğu acıyla üzen hatıralarla dolduruyorum.
Dün demek gelmese de içimden.
Günde saklı bir güzelliğe rast gelemediğim için mi nedir hala dünde takılı aklım.
Kurulan geniş sofralar.
Pazar kahvaltıları.
Ailecek gittiğimiz dost ziyaretleri belki de yine hafta sonu matinesinde güzel bir film seyredecek olmanın verdiği heyecanla içim kıpır kıpır hayal üstüne hayaller inşa ediyorum dünün mizacında.
Öyle ki.
Film bittikten sonra hayal dünyamda devamı geliyor filmin ve ben dünyanın en mutlu film kahramanıyım üstelik ufacık yaşımda biliyor ve hissediyorum aşkın en muhteşem muamma olduğunu.
Sevdiğim biri var ya da yok. Ne fark eder ki? Ben hayallerimde ve de hayallerime aşığım.
Ünlü sinema oyuncuları ve yeni öğrendiğim İngilizcem işe yarıyor ve sayfa sayfa mektuplar yazıyorum sayısız aktöre ve aylar sonra adresime ulaşan imzalı resimleri ve de üç beş satır not eklenmişken altına.
On beşimde bile değilim ama hayallerin sonsuzluğunda yoğuruyorum yüreğimi:
Okulun en gözde ve sevilen öğrencisi olma hayalim.
Soyut bir resimde yer aldığım ve okulumu ve de sınıf arkadaşlarımı inanılmaz sevip bir o kadar da sevildiğime inandığım hatta ve hatta emin olduğum.
Günlerim, aylarım ve de yıllarım dolu dolu geçiyor.
Aklımdan bile geçmiyor her hangi birinin bana ihanet edeceği.
Sevginin fermanını yazan silik bir piyonum oysa hatta fildişi tuşlarında duvar piyanomun defalarca aynı parçayı çalıp sonunda parmaklarım ezberlerken notaları belki de ünlü bir piyanist olma hayalini kuruyorum.
Derken lisedeki koro günlüğüm.
Müziği seviyorum ve şarkı söylemeyi de: en çok da grubun ayrılmaz bir parçası olmayı seviyorum ve olduğuma da inanıyorum.
Öyle ki bir ömür asla ayrılmayacağıma nasıl da eminim sınıf arkadaşlarımdan ve yıllar hızla geçiyor derken lise sonda takındığım o inanılmaz tavır elbet hem başımda kavak yelleri esiyor hem de iyi bir avukat olmanın hayali ile çalışıyorum üniversite sınavına gerçi arada kaytarmıyor da değilim hani ve iyi kötü gelip çatıyor sınav günü ve hayatımın ilk hatasını yapıyorum yaptığım kötü bir seçimle asla ait olmadığım bir mesleği gelip yerleştiriyorum hayatımın merkezine ve de sınav tercih formuna.
Olan bir şeyler var ve ilerleyen zaman.
Sınıfta nerede ise herkes bir yere yerleşiyoruz ve işte dananın kuyruğu o gün kopuyor.
Ayrılmayacağımı düşündüğüm nerede ise herkesten kopuyorum belki de kopmaya mecbur bırakılıyorum.
En yakın arkadaşlarım nasıl da uzağa savruluyor belki de savunma mekanizması hayat denen çarkın ve anlıyorum ki; sağlam arkadaşlıklar inşa ettiğimize inandığım nerede ise herkes çıkarı doğrultusunda sürdürmüş benimle arkadaşlığını.
Kopmadığım bir ya da iki kişi ve onlarla olan sallantılı birlikteliğimizde söz dönüp dolaşıp bana geliyor ve koca sınıfın bana oynadığı bir oyuna.
Üzerinden yirmi yıldan fazla bir zaman geçmiş ve ben yeni yeni anlıyorum sınıf arkadaşlarım adına çok da önem arz etmediğimi.
Hayal dünyamda mutluluk iken inşa ettiğime inandığım üstelik hayatın da merkezine yerleşik bir gerçek bildiğim…
Ve film kopuyor.
Daha doğrusu filmin sonu hiç beklemediğim bir sonuçla beni hüsrana uğratıyor.
Sevginin dilemması.
Sevecen olmamın getirdiği ağır yük.
Daha da beteri kırılganlığım ve hassas noktam insanlar için bir eğlenceye dönmüşken.
Kasım, kasım kasım kasılırken hazanın da hükmü doldu işte ve ilk defa bu yılbaşı bu kadar sessiz kalacak evimiz.
Gidenler var.
Gidip de ara ara geri dönen.
Gidenler var ve de üstelik asla var olmamış.
Gidecekler de var.
Muhtemel olan her şeyin rüştünü ispatladığı.
Hayal teknem öylesine derine battı ki ve asla da yüzeye çıkması mümkün değil yeter k ben yeniden eski ben olayım.
Eskiyen her şey ve çoğu hayalim de ıskartaya çıkmışken…
Yine de belli mi olur hani?


Beğen

Gülüm Çamlısoy
Kayıt Tarihi:27 Kasım 2021 Cumartesi 03:50:49

YİNE DE BELLİ Mİ OLUR... YAZISI'NA YORUM YAP
"YİNE DE BELLİ Mİ OLUR..." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
ŞÜKRÜ ATAY
27 Kasım 2021 Cumartesi 23:54:28
Gidenler var.
Gidip de ara ara geri dönen.
Gidenler var ve de üstelik asla var olmamış.
Gidecekler de var.
Muhtemel olan her şeyin rüştünü ispatladığı.
Hayal teknem öylesine derine battı ki ve asla da yüzeye çıkması mümkün değil yeter k ben yeniden eski ben olayım.
Eskiyen her şey ve çoğu hayalim de ıskartaya çıkmışken…
Yine de belli mi olur hani?


Gün doğmadan neler doğar denir ya siz yine de hayal teknesini yüzdürmeye çalışın adı üzerinde hayal teknesi zaten şiirinizdeki gibi hepimiz birer kaçak yolcuyuz dünya treninde ve trende başka kaçak yolcular da var ama hayal teknesi size ait ve hiçbir zaman battığını düşünmeden yüzdürmeye çalışmaya ve rotasını sevgiye doğru çevirmek yeterli olacaktır.
Geçmişin bir muhasebesini de yapan anlam dolu bir yürek sesiydi paylaşımınız kutluyorum tebrikler efendim.
Gönlünüze ve kaleminize sağlık diliyorum.
Her şey gönlünüzce olsun ve yolunda gitsin inşallah.
En içten selam ve saygılarımla.
Esenlikler dileğiyle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 28 Kasım 2021 Pazar 00:00:12
Ne güzel eylediniz hocam.
Allah razı olsun.
Çok çok iç açıcı bir yorumdu değerli hocam.
Tüm yüreğimle teşekkür ediyorum.
İnşallah Allah'ın izniyle değerli üstadım.

Tüm tüm güzellikler yakanızdan düşmesin.


Sonsuz selam ve saygımla değerli hocam


HASAN ÇAPRAZ
27 Kasım 2021 Cumartesi 07:13:22
Sen iyisi mi hep masum ve çocuksu kal çünkü biliyorum ki o zaman mutluluğu yakalayacaksın yine,,

Kalemin güneşler açmaya devam etsin


Selamlar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi 27 Kasım 2021 Cumartesi 21:16:29
Teşekkür ederim çok teşekkür ederim.

Başım gözüm üstüne selamın.

Var ol dost şairim
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.