nedim demirbaş
133 şiiri ve 76 yazısı kayıtlı Takip Et

konuşanlar ve susanlar



1
bütün hissiyatıma rağmen alakadar olamadım şahsınızla.bir peri suretinde cilve-i hakikatın emareleri ayan oldu yüzünüzde.bütün eyyama karşı bir muteber ikbal için şans aradım hüda kapısında.tecelligahla süslendi mevc mevc ruhumun ayinesinde kevnülebrar.her daim buseni arzulayan necme karşı bir hüzmenin ziyasıyla hapsolduğum cemalinle.bu dilruba kan akıtmaya müsait bir kafilenin rehberiydi sanki.seraplarla haşroldu hakikat mecnuna kalmış çöllerde.bu hurşidi ziya bir sarhoşlukla esir kıldı gönlümü.takat getiremediğin hislerle uyandığım sabahla andım haşrolunmayaı.bu fırakla parçalandı kalbim sanki.şarapla yıkanmış sanki günün aydınlığı.vicdana mahal bırakmayan gölgelerle anladım hakikatı.bir semazen uykusunda alemleri sayıklıyor gece yarısını geçerken .ve ağlayan güllere şifa bulmuyor sevda yarası.parçalı bulutların ihtişamını anlayan gök.alemin en yalnız şarkısında nağmeler düğüm düğüm.bu bedbaht için bir kurtuluş yokmu müjganın saflığını anlatan leb-i deryadan.tanrının sırrı gibiydi dağlara sığınmış musanın sevinci.asasında anlayanlar için bir ibret.işte kahroluşların yazgısını bertaraf eden mişka.
2
gidipte dönmemek var demişti çocukluk arkadaşım şehit düşmeden önce.bize kin tutmak yakışmaz ama acılardır insanın alınyazısını çizen.türkiyede insan güven duymaz kendi hayatından.herşeyin içiçe geçtiği toplum yapısında onarılmaz yaralar açmış fikir meseleleri.özgürlük için yaşayanlar bu anlamsız kargaşaya hayatın bir gereği gibi bakmakla uzak durmak ister ölüm taburlarından.tarihin bıraktığı mirastır ülkeyi yorgun düşüren fenalıklar.halkların kardeşliğini savunmanın cezası etkisiz hale getirilmekle mücadelenin başladığı yer devrimci düşüncedir.hiç susmayan bir şarkıyı anlamak zor cehennemde.kiralık hayatlar haksız ölümler.sürüklendiğimiz insanın karanlık doğasımıdır acaba.bu sorular şans tanımıyor güzelliklere.kendi işkencesini yaşayan bir devrimcinin günlükleri.öyle kalsın istiyorum her şey yazıldığı gibi.psikiyatristlerin kontrölünde hayata tutunma çabası.her şeyi çözmüşler ya uyuşturucuların anlamsız bıraktığı hayatlarla.kimsesizliğin acısını yaşayanların dramı.biraz sanatsal tespitlerle hayatın anlamını kavrama çabaları.ışıksız bırakılmış bir caddede çalınmış hayatını arayan bir seyyahın gözünden gölgeleri tanıma biçimi.yılların biriktirdiği öfkeyle arıyoruz baharın neşesini.acının paylaşıldığı yerde saygı duyular ölümden.bir yeraltı çalışması olarak görülen tutuklu bir hayatın bize anlattıkları hikaye.şiirler piyesler ve yazılar.öyle iddialı bir yapıttan söz etmiyoruz.türkiyede yaşamanın olanakları kullanılmıştır yalnızca.direncin tükendiği yerde sabrın anlamı kalmaz.teslim olmuştur zamana direnern sevda.
3
canan kaftancıoğlu chpnin sol politika yapması gerekliliğini vurgulayan bir açıklamada bulunmuş.türkiyede siyaset popülaritesini yüzeysel tartışmaların hızından alıyor.sosyal demokrasi geçmişte çözüm olarak görülmüş ülke siyasetinde.ama uygulamada devletçi bir parti hüveyetinden öte bir anlam kazanmamış katı laikçilik tutum nedeniyle.türkiyede onlarca sol parti var.ama iktidar olma şansı tanınmıyor bu oluşumlara.galiba kaftancıoğlu bu surunu farkettiğinden bir iddiayı savunma gereği duyuyor.ortak sorun faşizme karşı birleşmek.bir sistem partisi olmanın kolaycılığından vazgeçme.aslında chpye giden oylar hiç bu kadar iktidara alternatif olmak gibi bir iddialı duruma getirmemişti solu.işte bu şaşkınlığı üzerinden atan siyasetçilerin kitlelere verdiği mesajda görülmeli gelecek vizyonuna dönmeyi.solun yükselişi bağımsız hareketlere umut olmuştur.chp yeniden halkın umudu olabilirmi sorusu üzerinde düşününce bu umudu geçmişte ihtilallerin yıktığı inancını dile getirmiş oluyor kaftancıoğlu.türkiyenin üçüncü dünya ülkesi olma vasfı yasakçı anlayışın katılığını getirmiş topluma.çağdaşlığın kritiğinde sosyalist kültürün halka taşınma sorunu yaşanmıştır türkiyede.ihtilallerin getirdiği düzende bir sol partinin yeri olmamış hiç bir zaman.özgürlükten anlaşılan faşizmin tanıdığı olanaklar anlaşılmış siyasi partilerin kuruluşunda.eşitlikçi düşünceyi savunma noktasına gelirmi chp.böyle bir altyapının varlığından söz edilemez.sendikal haklar rejim için bir tehdit oluşturuyorsa siyaset yapma tarzında görmeli yanlışlığı.
4
cnn türke çıktığınız programı izledim.manevi yönü ağır basan bir sohbet olmuş.imam maturidi üzerinde araştırma yapmak için anlamın tarihsel yolculuğuna bakmak gerekiyor.itikatta mezhep demek inancımızı şekillendiren bir mezhep anlayışına inanmak.nedense bu konu felsefenin dışında tutulmuş.imam maturidinin sorduğu sorularda günümüz felsefesindeki akılcı yönüne taşır merakları.insanın gerçeği bulma kabiliyeti onu hakikatı araştırmaya yöneltir.kaderdeki mutezileye karşı cuzi irade kavramını görüşlerinde kalmıştır.ibni arabinin vahdet-i vucüt görüşünü bilenler insanın hür olmasındaki varlık anlayışını anlanakta güçlük çekmez.inancın amelden bir cüz olduğu görüşünü reddederek inancın insandaki iyiliği yaratıcının halkettiği bir varlık olma bilincini insana kazandırdığı görüşü.oysa ibadetler farklılık arzeder her insan için.bu konular günümüze bu şekilde ulaşmış.kader konusu zamanla yerini karamsarlığa bırakmış ve ictimai sorunlarla karşılaşmış islam dünyası.günümüzde batuyı uygarlıkta zirveye taşıyan islam uygarlığı hikmetten uzaklaşmış ve tasavvufun hayat soluğuna yabancılaşmış.materyalist tarihin tekamülcü anlayışı eleştirilmiş islam dünyasının alimlerince.peki islamla modern bilim uyuşurmu sorusu hala yanıtını bulamamış bir soru.özgür düşünceyi islamda bulanlar için islam bilginlerini bilimin ışığında incelemek siz felsefecilerin işi.
5
ali taşçı hocamız bugünkü yazısında ahlaki çürümeye dikkat çekmiş.ahlaksızlığı nerde görme sorusuna yanıt aranıyorsa fuhuş alkolizma ve suç kabul edilen eylemlerdeki artışa bakılabilir.dürüst insan herşeyden önce kendinden mesuldur.eğitimin çaresiz kaldığı başıboşluk için bastliğin kirli kültürü olarak tanımlanmıştı.ama bu çöküşü haykıranların hedonizmin bataklığında boğuldukları görüldü.özellikle davranışlarımız konusunda bir salgın gibi yayılan ahlaksızlığın ortaya çıkardığı ruhsal bozukluklara dikkat çekmek isterim.iffetli yaşamanın anlamsızlaştığı çağımızda terörün meşru görülmesi gibi bayağılıklara yakalanmış toplum.özellikle vatanseverlerin faili meçhül cinayetlere hedef olmasını gözlemliyoruz katliamları kınayan insanların samimiyetsizliğine bakınca.aile bağları çözüldüğü takdirde toplumu ayakta tutan sütünlar çöker.duygusuzluk bir irfan gibi görülüyor çağımızda.bencilliğin girmediği insan kalbi yok.hakikat karşısında suskun kalmanın adiliği bir erdem gibi sunuluyor ekranlarda.toplum olmanın bir gereği olan politik tavrın arkasında çıkarcılık var çünkü.her şeyin sömürüye açık olmasını nasıl onaylar insan anlamakta güçlük çekiyor sahnenin dışında kalanlar.herkesin şikayetçi olduğu onursuzluğu hedef seçmiş dalkavuklar.bir sınıf mantığının kapitalizmi suçlamasını onaylar görülmüyor toplum.örgütlü toplumu özleyenler in çeşitli kumpaslarla yaşattığı sadizmin pençesinde umutlar.gönül gözü körleşen insan için ideoojiler bir çıkar yol değil.nitekim siyasetten rant devşiren uyanıkların egemen olduğu bir dünya var.bu gerçekle yaşamak her türlü kuralı çiğnemenin adı olmuş iş görmek.sapkınlığın sınır tanımazlığına hoş görü göstermenin burukluğunu yaşıyor umut duyulacak insanların düştüğü çaresizlik.evet insanlık bu sapkınlığı büyütmekle yok edecektir kendi dünyasını.
6
bir fikir ve siyaset işçisi olarak doğu perinçek.genç yaşta kendini eylemlerin içinde bulmuş marjinal çevrelerin kanaat önderi olarak temayüz etmiş bir kişilik.kemalizmle solun halka benimsetilmesi güç iştir.bir lokomotif olmanın bilinci onu tartışmaların odağında tutmuş daima.lale devrinden 68 kuşağına batılılaşmak ne kadar özgürlükçülüğü getirmiş tartışılmış 300 yıllık tarihimizde.aslında rönesansın etkisi ortaçağa kadar götürür batıyla olan kültür ilişkimizi.ama osmanlı türkiyesi için çürümenin başlangıcıdır aynı zamanda bir içe kapanışın dine sarılma gerekçesi.yeni cumhuriyet mustafa kemal önderliğinde bu hastalıklı yapının terdavisi için çalışmış.modern kültür tek medeniyet ölçüsü kabul edilmiş çağdaş uygarlık adına.işte sorunların sınırlarını umutsuzluk yaşayan halkın yeniden saldırılarla karşılaşması belirlemiş 10 yıllar boyunca sabaha varma aydınlığını aramanın çelişkileri içinde.aynı çizgide kalmak ne kadar muhal olsada kendine güven duymayı halktan uzak durmak olarak görülmüş bir entellektüel çaba kendini ifade zorluğu içinde görmeli islamcıları iktidarda tutan inancı.bu inanç asırların acısıyla yoğrulmanın yükümlülüğünde arar nesillerin susmayan mefküresini.mustafa kemal ne kadar gerçekse türkiyenin ikbalini onun davasında görmek horluğunu yaşar türk aydını.vaktin bilmecesini çözmek isteyenlerin durağıdır kemalizm.çeşitli dergiler çıkaran doğu perinçek bilgi ve kutsal çelişkisinde görür geriliği aydınların şahsında.tarihten günümüze medeniyet krizi yaşamış müslümanların umut arasyışında görmeli islam rönesansını.islam biliminden modern bilime bir pencere açmanın inancıyla siyasette öncülük rolünü üstlenmiştir bu hareket ne kadar haklılığı tartışılsa da.
7
hikmet çetinkaya ve nedim şener gibi gazetecilerin araştırmalarıyla tanıyoruz küresel çapta irtica yapılanmasını.devlet tarafından cemaatlerin korunmasına menderesin öncülük ettiği iddiasını kabul edersek demokrasiyle başlayan bir sorun irtica.tarikatler kendi aralarında faklılık arzetsede hepsinin ortak amacı islama hizmet için çalışmak.kuruluşları cumhuriyetle yaşıttır çalışma metotları.islamcı ideoloji bunları siyasi alana taşımış bir bakıma.bunlar anayasal suç işlediklerinden hukukla sorun yaşamış.cihadın bir yıkıcı güç olmasına 11 eylül olaylarında şahit olmuş bütün dünya.birde kurandan başka bir rehber tanımayan mealciler var.modern bilgiyi kuranla yorumlama iddiasıyla ortaya çıkan. islamı modern düşünceyle uzlaştırma çabasını görüyoruz bu fikri taşıyanlarda.kuranın felsefi mantığı insanı halife olarak görür.amaç eşyanın hakikatına vakıf olmak.islami ekoller kuranın vahiy olduğu görüşünde sabitler düşüncesini.insan kalbi yalnızca kuranla tatmin olur fikrine dayandırmış inancını.kuranda bilimsel terimler inancı tamamlayan bir tanımlamaya imkan sunar.kitap okuyanlar için bilginin eyleme dönüşmesine tanıklık eder cihat düşüncesi.aslında bunda bir mantık silsilesi var insanı barışa davet eden.cemaatler siyaseti dışlamanın güçlüğünü yaşar ne kadar apolitik kalmaya özen gösterse de.ama demokrasinin bir araç olarak görülmesi sakınca lı hale gelmiş şiddete evrilmiştir ortadoğuda inanç.varoluşsal bir felsefe kuran bilgisine vakıf olmak şuuruyla hikmeti kültür ve sanatla buluşturmadığı sürece dinin özgürce yaşaması bir yanlışlık olarak görülecek daima..
8
niçin sanat vardır sorusu daima siyasetçileri meşgül etmiş.bir fikri empoze etme aracımıdır sanat.sanatçılar kanaat hakkı kullanamazmı.bir seviyesizliğin yaşandığı görüşünde cumhurbaşkanı.siyaset yapma biçimide bir fikre dayandırır kendini.ideolojik sanat milli kültüre hizmet etmeli görüşünü savunur faşist iktidarlar.ama kemalizmin anladığı milliyetçilik bu görüşe karşı çıkmıştır.bundan nasıl tavır alınmalı sorusu çıkmaz.halkı baskıyla terbiye etme görevi anlaşılır ancak.bu rejime seyirci kalanlara bir bedel ödetmiştir 12 eylül.bir sağdan bir soldan asmanın vatanseverlik görüldüğü şartlarda üniversiteler cezaevine taşınmıştır.nitekim sonrasında türkiye egemenlik haklarından feragat etmiştir.bu beklenen bir durum.işkencenin tek ikna yöntemi olmasının acısı bu topraklara yapılmış en büyük ihanettir.bunun kavgası verilmiştir siyasette.iran islam devrimini islamcılık olarak görenlere 12 eylülle cevap gecikmemiştir.benzer operasyonlar çekilmiş batı dışı toplumlara.bunun son örneği ise venezüella olmuştur.demir perde ülkelerini çaresiz bırakan emperyalizm için eskiye dönüş sinyalleri alınmıştır.süper güç olmanın koşuludur hükümranlık sıfatı kazanmak.adaleti yok saymak kızılderili katliamını yaşatmış başlangıçta sonra afrika ve güney amerika aynı hazin sonu yaşamıştır.tarihin hesap soracağı vakalardır bunlar.batı barut kokuyor kitabı bu düşüncelerle yazılmış.raif karadağ ve ali şeriatı gibi yazarı kurşunlayanlar topluma çaresizlik duygusu aşılamak istemiş.çünkü bir ülkeyi işgale hazır görmek güç kullanmanın gerekliliğine inanmış olmanın bir hamlesidir.haksız savaşlarla zafere kanaat getirmişlerin politikadan anladığı kan dökmekle ülkeleri işgale hazırlanmak.işte sanatın ve kültürün ne şartlarda yapıldığı gerçeğidir suçlanmanın haklılığına inanmak.
9
batı katedrallerinde rönesansın etkisi görülür.her ne kadar islam mimarisi değerlendirmenin dışında tutulsada bizansın bir devamı değildir.ayasofya bütün ihtişamıyla geçmişten kalan bir miras olarak görüldü.büyük camiler inşa edildi islam coğrafyasında.sonra tac mahal gibi yapılarla estetikte zirveyi yaşadı islam sanatı.roma yapıları asla taklit edilmedi doğuda.kubbe öğesini ortak paydada görmek kaydıyla her bölgenin mimarisinde farklılık yaşandı.bu ulu mabetler ne yazıkkı bir müze hüviyetine dönüştürüldü.yeni yapılan çamlıca camii günümüz mimarisini en güzel biçimde sanata dönüştürmüş.türkiyede cami yaptırma dernekleri var.ihtiyaç duyulduğunda camiler yaptırılıyor cuma namazını gerekli görenler için.diğer vakitler bir kaç safı geçmeyen cami cemaati var.temizliğe özeni öğütlesede hocalar namaz vakitleri kötü manzaralara tanıklık ediyor.yani ibadetin ulviliğini yaşamıyor cami cemaati.tarihin başlangıcıyla mabetler inşa etmiş insanoğlu.inançlar farklılık arzetsede dinler öğretilerle inancın yaşam içindeki yeri vazgeçilmez olmuştur.kutsallıklar hep tartışıldı çeşitli dönemlerde.putperestlikten tevhide bir savaş hüküm sürdü dünyada.musa isa ve muhammet üç dinin peygamberleri tanrıya kulluğa çağırmış insanı yaşadığı dönemde.belki bu mücadelelerde düşünceler inancın yerini almış son dönemde.
10
bu günlerde politika karmaşık bir hal aldı.halk siyasetin içinde temiz kalanlara rağbet ediyor.bir liderin doğuşu böyle başlıyor chpde.dernek ve vakıfların hortumu kesileceğinden yaygara başlatıyor ak partiyi savunanlar.imamoğlu politikanın büyük düşünmek olduğunu farketmiş.aklı ve cesareti onu geleceğin lideri yapacaktır.bundan kimsenin kuşkusu yok.değişimin sancılarını yaşıyor türkiye.zihinlerdeki türkiye imajı bulandırılmak isteniyor.türkiyenin durduğu eşikte geleceğin dünyası var.bunu manipüle etmenin telaşını yaşıyor siyaset.karalamalar cevhere değersizlik kazandırmaz.bu değişim isteğini türkiyenin lehine çevirmeli.istanbul için yeniden seçime gidiliyor.acaba büyük değişiklikler yaşanırmı siyasette.örgütlü toplum talepleri dillendiriliyor parti tabanında.onyılların acısıyla ısınıyor siyaset.türkiye darbeler tarihi olduğundan bu tür talepler çiğnenmiştir cuntacılarla.her şey çok güzel olacak özdeyişi bir parola gibi halkın dilinde.bu çığlığı yoketmenin telaşını yaşıyor yeni vesayet çapulcuları.bütün medya halkın taleplerine kulak tıkamış aynı dili konuşuyor.özgür basın satın alınmış oldu ilk kez türkiyede.ajan provakatörler gündemi değiştirme telaşıyla meydanlara inmiş durumda.kemalist ideoloji ilk kez destek görüyor halktan.özgürlük talepleri sivilleşmenin sancılarını yaşıyor.milyonların kalbi aynı heyecanla seslendiriyor alınteri ve emeği.bu çığlığı susturmanın gayreti var ideolojik bağımsızlığın penceresinden bakılınca.çünkü büyük türkiye hayalı var perdenin arkasından gelen umutta.bu umut yeşertecek bozkırları.bu umut soylu bir sevdanın ilk adımıdır.işte her tarafta bu şarkının nağmeleri var.çocuklar bahçelerde koşuşuyor yurt sevgisiyle bilenerek.
11
imamların öcü kitabının yazarı yavuz selim demirağ evinin önünde saldırıya uğramış.cemaat devlet çatışmasının bir parçası olarak görülebilir.çünkü faillere göre meydanı boş bırakmak çakallara yaramıştır ancak.hanefi avcıda linç edilmek istenmişti yazdığı kitap nedeniyle.türkiyede gazetecilik ateşten gömlek giymek gibidir.çünkü halkı yönlendirmek görevini devlet içindeki çetelere yüklemiştir dış güçler.onlarca gazetecinin ölümü halka gözdağı verilmek için planlanıyor.bu yeni olayla neyin hesaplandığı sorusunun içinde gizlidir siyaseti provoke etme.türkiyeyi eskiye döndürmek isteyenler muhalif gazetecileri hedef seçiyor.sırada kimlerin olduğu sorusunu sormak bile gereksiz.çünkü sistem meşruiyetini hukuktan almıyor türkiyede.gizli bir el siyaseti yönlendiriyor.anlaşıldığı üzre saygı duyulan bir gazeterci olmasında görmeli saldırıyı.çünkü hürriyeti savunmak bir tehdit oluşturuyor toplumda.hala yasakların geçerli olduğu bir ülke türkiye.faili meçhuller hala korkutuyor yazar ve sanatçıları.siyasette yaşanan kırılma bu tür eylemlerin nedeni sayılabilir.gelişmeler oligarşik düzenin çöküşünü müjdeliyordu.bu şekilde ülke barışı sabote edildi.bundan en büyük zararı uzun vadede çözümü siyasetin içinde arayanlar görecektir.umarız bireysel bir teşebbüs olarak görülür bu tür saldırılar.çünkü herkesin etkilendiği bir durumdur bu tür saldırılar.güveni sarsacak şiddetin önüne geçilmeli silahlı kuvvetlere destek vermeyle.kimleri suçlamak gerektiği sorusuna yanıt aramanın adresidir emniyet teşkilatı.olay aydınlandığında yargıda adalet sağlanmış olacak.
12
lamartin piyer loti ve nerval yaşadığı zamanda islam kültürünü öğrenme imkanı bulmuş.lamartinin kısaca bir osmanlı tarih kitabını yazmış olması onun bir türk dostu olduğunu gösterir.bu tip yazarlar doğunun egzotik olduğuna inanılan ezoterik kültürünü keşfe çıkmış seyyahlar olarak geçmiş tarihe.ilk roman olarak görülen donkişotun yazarıda hayy bin yekzan kitabından fazlasıyla etkilenmiştir.bir bakıma endülüsün miras bıraktığı kültürle yoğrulmuş batı tarihi.bu gün arabesk olarak görülen ibni hazm ve ibni arabi gibi filozofların aykırılığına hayran kalmış batılılar.kendi hakikatının çürüyüşünü görmüş batıda islam coğrafyası.binbir türlü emekle sarıldığı ibni haldunun asabiyesi için geri dönülmez kayıplara uğramış doğunun hikmeti.sonra yunusla mevlananın şakirtliğiyle övünenlerin kurumuş gülleri bahçedeki.ezbere dökülmül kıssalara yakıştırılmış hakikatler çölünde mevlasına küsmüş mecnün.şimdi metropolitan kokusu sinmiş caddelerde yankısı kalmamış çeşmelerin.öğüt alacak yokmu diyenlerin sofrasına oturmamış dervişler.ne yalanlarda var ne hakikatte gözümü yumdukça gördüğüm nakış diyen necip fazıl diriliş nesline nasıl bir miras bırakmıştı.akletmeyi beceremeyen insanlara umut bağlamanın yozluğuna yüz çevirdi anlayanlar.sezai karakoç ve ismet özelde çeşitliliği gördü bu kuşak.henüz hayatta olduklarını bilmez hayırsızlar.80lerde filizlenen bu kuşak için korkulan öcüler gözüyle bakmıştır dünya.ve destan gibi maveraya uzanmış bakışlar iffetli bir gencin boğulduğu hıçkırıklarla
13
arif tekinin kuranın kökeni kitabı yazıldığı tarihte bir yeni bakış getirmişti teolojiye.o da muazzez ilmiye çığın yolundan giderek insanın sorumsuzluğunu savunuyor.neden kutsal kitaplar vardır ve vazgeçilmezdir sorusunu evrimci bir dogma olarak görmekte bizim hakkımızdır.sosyal evrimcilik yarının tarihini yazar.bu konu bilim ve ütopya dergisinde fazlasıyla işleniyor.bilginin sınırları formel bir yapıda belirirmi sorusunu akla getirir kavramların anlamsızlaşması.çünkü dayandığımız hakikatler kaynağını inançtan alır.insanın tanrıya yakın hissetmesi kutsalla mümkündür çıkarımı her zaman tartışma yaratmıştır.felsefenin tabu olarak nitelediği değişmezlik yasası türlü eleştirilere uğramış.din kaynaklı korkuları totemle bağdaşır görmek inancın kalbe müdahil olmasını engellemez.aziz nesinde bu farklı bir şekilde ele alınır.geri kalmışlığın suçunu dini değerlerde görme tehlikesi halkın milliliğini sorgulamaya yol açmıştır.bu açıdan bakılınca inanca ters gelen şeyler bir hakikat olarak algılanır.aydınlanmanın öncülerinden voltaire için bir sorun teşkil etmiyordu inanç dışı bir yaşam.kültür ve sanat dinin yerini alabilirdi bu durumda.çünkü inançlar ilerlemeye mani teşkil ediyordu.bir çok hurafe dinleri özünden uzaklaştırır zamanla.onun için ussal mantık bu hurafeleri hayatın dışına atmalıydı özgürleşmek için.sonra bir koro halinde faizm baskısından söz eder oldu aydın takımıı arasında.bir nevi hakikat arayışında sosyalist ideoloji sömürüleri reddetme biçimiyle uygalanma şansı buldu.ancak tenkit getirmenin güçlüğünü yaşatan bu ideolojiye kapalı toplum gözüyle bakmıştır tarih.
14
düşüncenin yalancılığı olmaz.bunu en iyi özdemir ince bilir.bugünkü yazısında erdoğanın şahsında ak partinin uyuttuğu halkın bir uyanış yaşadığı erdoğanın inandırıcılığını yitirdiği görüşünde.muhalefet hiç olmadığı kadar iktidara yakın.yeterki özgürlük talepleri duyulsun.türk modernleşmesi inancı devre dışı bırakmış batı kültürünü özgürlükçülüğün tek yöntemi olarak gördüğünden tarihi mirasını kapıda bırakmıştır.günümüz oluşumları bu tezi haklı çıkarıyor reddetme biçimleriyle.kana doymayan bir vampir gibi çağdaşlığın içinde barbarlığı yaşıyoruz.bu tarafgirliği kültür olarak görmek özgür düşüncenin önünde bir engeldir.islamcı iktidarın yöneticilikten anladığı felsefesi olmayan bir hayatı tüm çağdaş değerlerden üstün görmektir.sinemadan müziğe bir zihin çarpıklığını benimsetmek halka.yaşamın içinde bir fikrin ürünü olmaktan uzak inanmaya çağrılan hakikatler.insanki inanmak ister kutsala.ama sosyalleşmenin gerisinde kalmış bu düşüncede yaşanılan sahtelikler.her daim cihat diyerek savaştan söz etmenin bir sakıncası yokmu.eğitim hayatını pedagojiden uzak tutmanın sakıncasıdır özgürlüklere düşman kesilmek.bu gibi sorunlar bir aydın safsatası olarak görülüyor nedense.bu konular derinliğe inilerek yanlışlıkları günyüzüne çıkarılmalı.korkuyla yaşamanın faydası yoktur her gün çember biraz daha daralırken.dış güçlerin kirli oyunları bu gibi bağnazlıkları besliyor.savunulması gereken onurlu bir hayatın bozulmuş insan doğasının tek alternatif olduğu görüşüne inanmaktır.aksi halde gelecekte bizi bekleyen tehlike islam ülkelerine benzer katliamların yaşanması ışid benzeri bir hareket yaşanmasına mani olunmalı şimdiden.yoksa modernliğin tehditte olduğu anlayışını sanatla çözümlemenin faydasına inandıramayız toplumu.
15
bir türk aydını profili olarak yalçın küçük.siyasi hayatı odtüde başlamış.bir devrimci kimliğiyle soğuk savaş yıllarında üniversiteden uzaklaştırılmış.pkknin kurucu kadrosuna ilişkin çalışmalar yapmış.1938 iskenderun doğumlu.günümüz muhalifliğinin cambazlığı sıkıcı gelmiş üstada.ak parti dışında bütün alternatif düşünülmüş siyasette.her defasında solun temsil sorunu gündeme gelir türk solundan bahis açılınca.kemalist ideoloji toplumun hücrelerine sirayet etmiş.dünyada marksizmin metodu yalnızca entellektüel bir merak nihayetinde.yani sosyalist sanat geleneksel kültüre devretmiş ikbalini.batının terbiyesi ukala aydınlarımızı hala etkiliyor.bir ara kitapları bir silah olarak görme eğilimindeydi.bir ideoloji profesörü olarak halkı aydınlatma sorunu alfabe tartışmalarının gölgesinde kalmıştı.kominist manifesto dünya işçilerini birleşmeye çağırır.sovyet tarzı politika polit büronun seçkinciliğini sorun etmişti.demokrasiye geçişle sorun halledilmiş oldu.şimdi halkı yönlendirenler hangi bilinçle bozguna uğrayacak.bunları düşünmek hasta fobik bir zekanın ürünü.dindışılığın korkunçluğunu keşfetmiş halk.siyasetçiler muhafazakarlığın eğittiği akılla bu toprağın umudu olmuş kişilerin karanlık dünyasını deşifre ediyor her defasında.bunlar küstahlığın dibe vurduğu makyavel tiplerin ucuz söylemleriyle cilalı kışkıtrmaya odaklı yeni bir statü kazanma isteği.bunlar ideologların karamsarlığını artırır yalnızca.

Ana Karakterler:
sanatçı film senaryo

Beğen

nedim demirbaş
Kayıt Tarihi:23 Kasım 2021 Salı 19:51:05

KONUŞANLAR VE SUSANLAR YAZISI'NA YORUM YAP
"konuşanlar ve susanlar" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.