Bayram Kaya
7 şiiri ve 213 yazısı kayıtlı Takip Et

Yaratıcılık 3



Su içinde olmanın tarihsel bir geri bağlanımı varsa da bu tür durumlar bir kapasite, içinde rast gele belirsiz durumlarla tür içinde daima ortam eğimine de olanak olabilmektedir.

Kapasite bir sınırlı oluştu. Çevreyle girişmez. Çevreye girişmenizde enerjin bir depo hâsıl oluşudur. Yeti ise bu sınırlı oluş içinde inorganik çevre, biyolojik kapasiteye ve sosyo toplum gibi çevresel yansımalara da bağlı entegre bir girişmedir.

Yine yeti ise bir kapasite içinde bir entegrasyon özelliği olarak adeta sınırsız oluş gibidir. Bu durum nereden ileri geliyordu? Neden ve entegre nedenlerin sonucundan habersiz olmasında ileri geliyordu.

Kapasite, bir nedense, içsel ve çevresel etkileşim içinde her bir özelleşen durumuyla yetenekler de bir sonuçtu. Akü bir kapasite. Akü içindeki enerji türlü biçimde iş ve eylemiyle ya da iş yapma yeteneği ile bir yetiydi. Her kapasite içeriği ne türden ligi belli olmasa da bir yetenek ve yetiyle birlikteydi.

Yeti ve yeteneğin ne kadarla sınırlı olduğu dıştaki entegrasyon özelliğe ve kapasite artımına bağlıdır. Yetenek ve kapasite illa akü gibi bir türden durumu hazır edişle ortaya konursa yetenekti ve yaratıcılık da DVD gibi beyin gibi toplumsal oluş vs. türle kapasitenin ortaya konma başka türlüsü, kapasitesizle mi olunuyordu? Bunlar daha şimdiden baştankara söylemler olacaktır.

Özel yetenekli üstün insan ne demek? Hangi özel yeteneğin temelinde ve koşutunda kolektif bilinç, kolektif hafıza, kolektif emek yoktur? Graham Bell’ in sesi elektrikle iletip, elektriği de sese çeviren elektromekanik yaratıcılığının gerisinde; kendisinden öncenin elektrik bilgisini, Faraday deneylerini, akım geçen telin mıknatıslanma etkisini, kömür tozlarıyla yapılan reosta hareketi altında artan azalan akım geçişini vs. duymamış, öğrenmemiş olması olanaklı mı? Değilse özel yetenek kolektif alan dışında nerede alınırdı?

Kişisinin biyo kalıtımıyla olan kapasite ve yeteneğinin verili bir düzlem olduğunu asıl donanımın kolektif bir sosyo toplumsal çevreden yansıma aktarımlar üzerine domine edilen kişi sel bindirişlerle modülasyonlara olduğunu bir kez daha hatırlatmalıyım.

Araba, bisiklet süren bir maymunun araç sürme yeteneği, insan sosyo toplumunun eğitimle o maymun üzerine bindirişler yapmasıdır. Bu da şunu gösteriyor. Bir maymun kapasitesi içindeki yeti olacak enerji dönüşümleri genelde belirli durumlara özelleşmemiş bir anlam çıkarsaması olmaktadır.

Maymunun verili kapasitesi maymun sürü davranışlarıyla bir yeti ve yetenek olarak belirirken; insan sosyo toplumu içinde de belli bir modülasyonlarla belli yeti ve yeteneklere dönüşebilen bir olanak durumdur. Her şey belli bir kapasiteyle sınırlı sonlu kesikli süreklidir.

Ama yetiler üstel durumun entegrasyon etkisiyle sınırlı kapasite içinde düşüncelerimiz gibi adeta sınırsız yansır. Düşüncelerimiz sınırsız mı? Ama düşünürken düşüncelerimiz sınırsız gibi yansır.

Doğuşta kuantum teorisini bilen bir "yaratıcılıkla" da doğmuyordunuz? Doğuştan kuantum teorisini öğrenemeyecek bir engel ile de doğmuyordunuz. Kapasite içi yetiler belli bir şeyle belirli değildi. Yetiler belli bir şeye karşı nötrdü (yansızdı). Einstein’a kendi öncesinin o alana dek (fiziğe dek) kolektif hafızasını vermeseniz, Einstein rölatife teorisini ortaya koyabilir miydi?

Ne yetiler sosyo toplumdan haberdardı. Ne sosyo toplumlar yeti gibi neyi etkileyip neye bindirişle modülasyonlar içinde olacağından haberdardı. Kapasite bir izolasyon olmakla sınırlıydı. Yetiler ise neyle etkileşeceğini bilmemekle sınırlı da değildi, sınırsız da değildi. Yetiler bir şeyle karşılaşıp ölçüşmekle kolektif hafızalı eksiği tamamlamakla kişiler üzerinde sınırlı sonlu oluyordu.

Elbet te kendisinden öncesinin aynı kolektif bilgisini alan her bir kişiler de ortaya bir rölativite teorisi koyamıyordu! Bu kişinin isteksizliği, yani kişinin daha önce ilgi ve ihtiyaçlarına bağlı niceleyişler içinde olup olmamasıyla ilgilidir. Değilse kişinin o alana kapalı olması değildi.

Bu nedenle her alana karşı herkes te belli bir eğim olsa da, herkesle her alan da Einsteince benzer verimler alamazsınız. Burada yetiden önce kapasitenin gücü devreye girer. Tarihsel oluş, kişisi verili düzlem, kolektif kapasite vs. kapasite gücünün bileşenleridir.

Akünün malzemesi gibi DVD nin malzemesi gibi. Ancak yeti olarak hiç kimse şemsiye taşımaya veya şemsiye icat etmeye doğuştan eğilimle ya da eğilim siz oluş içinde değildir. Tıpkı bisiklet süren maymuna göre diğer maymunların bisiklet sürmeye eğilim siz olmadıkları gibi.

Ama kimi kişi gibi kimi maymunlar da diğerlerine göre bisiklet sürmeyi daha kolay ve daha hızlı öğrenir. İşte bu da seçilim ve çevrenin seçilim baskısını ortaya kor.

Değilse aynı kolektif noktadan hareketlerle başka-başka yollar üzerinde buzdolabı, televizyon markaları gibi tedavi yöntemleri gibi başka aynı sonuçları ortaya koyan yaratıcılıklar, günümüzün rekabet koşulunun bir gereğidir de.

Siz, ağaca çıkmak istemedikçe; istediğiniz kadar ağaca çıkmanın kolektif bilincini alın. Siz bu isteksiz oluşla dala çıkmanın başka yollarını ortaya koyamayacağınız gibi kolektif etkili kolektif bilgi, sizde; tıpkı bir kapasite olan DVD üzerindeki bindirişler gibi pasif dalgalanma olarak kalır.

Değilse benzer eğitimi alıp ta rölativite teorisi ortaya koyamayanlardan pek çok kişi sonradan şevke gelen heveslenme atılımlarıyla pek çok kulaklardan biri olup, boynuzu geçmiştirler.

Beğen

Bayram Kaya
Kayıt Tarihi:23 Kasım 2021 Salı 10:24:10

YARATıCıLıK 3 YAZISI'NA YORUM YAP
"Yaratıcılık 3" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.