kader hamağı
23 şiiri ve 27 yazısı kayıtlı Takip Et

ÖZÜR UÇURTMASI



ÖZÜR UÇURTMASI

Sensizlik dağının zirvesinden bakıyorum şimdi şehre. Denizler sokaklara gelebileceğini sanıyor gelgit puanları yüksek diye. Mevsimini şaşırıp meyve veren o ağacı görüyorum. Meyvesinden her yediğimde teşekkür ederdim. O meyve, bense teşekkür zenginiydim. Bu yükseklikten bakınca daha net gördüm, kopardığım meyveler sayısınca teşekkür tülbentleri asmışım dallarına özür dilemem gerekirken. Yere düşünce onu andıran bir şeye dönüşmüş gözyaşlarını da meyve diye toplayıp bir de komposto teşekkürü ettim belki de. Köklerine yaptığı gölgeyi bana yapıyor sandım. Rüzgarın göz koyduğu yapraklarına ağlıyordu, bana şarkılar söylüyor sandım. Artık ne zaman bir ağacın gövdesine yaslanacak, gölgesine oturacak, meyvesinden alacak olsam teşekkür değil özür borçlanacağımı biliyorum.

Sensizlik zirvesinden seni de görüyorum ya, uzun bir süre buradayım artık. Tek katlı evinin yıldızları parlattığın damındasın. Güneş gözlüğünü tak bu gece, ay parlak olacak demiştin. Meyvelerinden edindiğim enerjiyle yürüdüğüm yolların mola yerlerinden teşekkür kartpostalları atmıştım hep sana. Özür uçurtmaları uçurma zamanı şimdi. Yerde ve gökte içtenlikle edilmiş tüm özürleri toplayıp damındaki ay sepetinin içine koymak isterdim. Benim mahcup özrüm de o özürlerin arasında saklı. Ademin gözyaşları arasına gizlenmiş bir küçük ademin özrünü tanıman zor.

Sensizlik zirvesinden beni de görüyorum. Yukarı mahalleden aşağı mahalleye akan, sonra da başkaları çağlayan dese de ağlayan olarak köyü terk eden bir köy deresiyim ben. Birkaç çakıl taşım, birkaç kıvrımım, birkaç yerde köpüren suyum ve birkaç tahtası olan köprüm var.

Unutmuşum senin denizle ilgin olduğunu. Ya bir denizsin sen ya da deniz köprüsü.

Beğen

kader hamağı
Kayıt Tarihi:7 Ekim 2021 Perşembe 10:47:54

ÖZÜR UÇURTMASI YAZISI'NA YORUM YAP
"ÖZÜR UÇURTMASI" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
halil_
13 Ekim 2021 Çarşamba 04:46:38
İnsan olabilmenin sırrı ne, düşündüm lakin bulamadım. İnsan olmak sırsa ve sır sadece Yüce Allah'ın bildiğiyse bu aciz nasıl bilebilir? En doğrusunu rabbim bilir demek düşmez mi bize? Eğer ki insan eşref-i Mahlûkat diye adlandırmışsa mevlam, en şerefli davranışlar farz değilmidir üzerimize. Kırmamak, incitmemek, böbürlenmemek, ne oldum dememek... İnsanı insan yapan teşekkür gibi fazilet değilmidir ki özür? Özür ki hataya kefaret ola, kusur ki insani ola.... Ne güzel söylemleriniz, ne güzel diliniz var... Sizi siz yapan insanlığınızla tanıştıran o güzel rabbime şükretmek sizi kırma ihtimalime dahi önce rabbimden sonra sizden özür dilemek, gönül Çalap'ın tahtı... O taht incitilir mi?

Selam ve en içten saygılarımla değerli kardeşim...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


kader hamağı Yazının sahibi 13 Ekim 2021 Çarşamba 11:54:53
Necip Fazıl'ındı sanıyorum Abdülhamit'le ilgili bir kitabı vardı. Evimizde olduğundan çocukken okumuştum. Eğer doğruysa, sert padişah olarak bilinen bu zat, Yaratıcının en özenli eseri olan insana duyduğu saygıdan dolayı odasına kim girecek olursa olsun ayağa kalkmak istermiş. Padişah olması buna engel olduğundan ayağa kalkmayı bahaneler bularak yaparmış yine de. Eğer doğruysa harika bir davranış. Her insan bu saygıyı hak ediyor bence. Kendinden dolayı değil de eser olduğundan. Ama tanıyabildiğim kadarıyla siz, o saygıyı bir de kendi güzelliğinizden ötürü de hak ediyorsunuz.
Ümmühan Yıldız
7 Ekim 2021 Perşembe 11:50:34
Aylardan ekim,
Birkaç yıl önce resimdeki köprüde durup uzun uzun Elevit yaylasından uçsuz bucaksız vadisini seyretmiştim.

Sonbahar ayları geldiğinde dereler sessizleşir hatta dokunaklı olur. Sanırsın usul usul ağlıyor. İnsanların onu terk etmesine mi yoksa coşkusunun bahar aylarındaki gibi gürül gürül akmayışına mı üzülür hep merak etmişimdir.

İnsanların olmadığı yerlerde doğanı mutlu olduğunu düşünürüz. Oysa tabiat,dağlar,vadiler de güzelliğini göstermeye sevilmeye ihtiyacı var. Etrafında dolanan kuş sesleri gibi, çocuk seslerine de ihtiyacı var.

Peki, biz insanoğlu ne yapıyoruz.
Yüksek yüksek binalarla gözlerimizin özgürlüğünü öldürüyoruz. Ağaçların çiçek açışlarını büyüyen meyvelerini, denizlere kavuşan dereleri artık göremiyoruz...


Sensizlik zirvesinden tüm nimetlerini canlılara sunarken hiç kimseyi incitmediler. İnsanoğlunun verdiği zararıda hiçbir canlı vermedi.

Uçurtma özrü kabul edecek mi?

Saygılarımla selamlar.


Ümmühan Yıldız tarafından 7.10.2021 11:57:30 zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


kader hamağı Yazının sahibi 7 Ekim 2021 Perşembe 15:47:00
Üzerine bağın son üzümleri serpiştirilmiş bir kase ev yoğurdu eşlik etti yorumunuzu okuyuşuma. Bir üzümlerin bir de cümlelerinizin güzel tadı arasında salınıp durdum. Görselin bir zamanlar bulunduğunuz yer oluşu da ayrı bir sevinç oldu benim için.

İçten edilen özür ve bu özrün kabul edilmesi birer güzellik. Yakın zaman önce kişisel bakım listesine sporu ilave etmiş ve onu listenin en başına yerleştirmiştim. Yani sporu, diş fırçalamaktan, saç taramaktan vs daha önemli düşünmüştüm. Kişisel bakımla daha iyi daha güzel daha mutlu bir insan olmayı amaçlıyorsak bu bakımın içerisine özür dilemeyi mutlaka eklemeliyiz.

Covit hastalığı tat alma duygusunun ne kadar önemli olduğunu öğretti insanlara. Bir de manevi tatlar var, huzurun, mutluluğun, sevginin, basit yaşamın, doğanın tadı. Her tadı iyi alan köpekleri örnek alsak ve bizi mutlu edecek tatları alma konusunda uzman olabilsek. Başkalarının mutsuz dolaştığı sokaklarda koklaya koklaya gezsek, iz sürsek ve mutlu olsak.

Edebiyat defterinde sizin ve ablanızın yazdıklarını severek okuyorum. Geniş bir aile olduğunu yazılardan, şiirlerden anladığım Yıldız ailesine huzurlu günler diliyorum.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.