Bir Eflatun Ölüm
75 şiiri ve 18 yazısı kayıtlı Takip Et

Fular



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 4.5.2021 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.


Rujunu sürmeye başladığında, makyajının son noktasını koymak üzere olduğunu anlıyorum ... Onu pür dikkat izlerken, ruj benim dudaklarımdan taşacakmış gibi istemsizce, kocaman bir “O” yaparken yakalıyorum kendimi...

Sonra, içine fularlarını özenle yerleştirdiği çekmeceyi açıp o gün tiril tiril bir bluz mu yoksa iki dirhem bir çekirdek “etek-döpiyes” mi, artık her ne giyindiyse, ona uygun bir tanesini çıkarıyor, bir çift serçeyi anımsatan elleriyle çabucak bağlayıveriyor kuğu gibi boynuna. Kestane rengi, dalgalı saçlarını fuların üzerine bıraktığında dünyanın en güzel kadını olduğunu düşünüyorum... Siyah önlük, beyaz yakanın öğrenciliğin emaresi olduğu gibi, annemin okula giderken boynuna iliştirdiği fular da öğretmenliğinin emaresi gibi benim için.

Her gün aynı özenle hazırlanıp şevkle gidiyor okula. Bahse girerim ki, her bir öğrencisini, en az beni tanıdığı kadar iyi tanıyor... Kimin botu, paltosu yok, hangisinin maddi durumu iyi, hangisinin ihtiyacı var, hangisinin hangi yönü gelişmiş, hangisi hangi konuda eksik... Hatta obez öğrencisinin diyetinde ne yasak ne serbest!

Okuldan gelip önce fularını çıkardığında, öğretmenliğinden soyunup “anne” olacağını umuyorum her gün. O ise, yüksek tutmayı alışkanlık haline getirdiği sesiyle; “gürültü etme e mi, başım çok ağrıyor” diyor. Tek başıma ne kadar gürültü yapabilirsem! Yine de “tamam” diyorum... Okulda tükettiği enerjisi, ilgisi, sabrı ve varisleri sızlayan bacaklarıyla sessiz sedasız geçiriyoruz akşamları...

Eve, ondan önce geliyorum. Yemek yapmak konusunda sıfırım ama annemi mutlu etmek için okul formamı çıkarır çıkarmaz başlıyorum evi temizlemeye. Olur da deterjan kokusundan filan anlaşılmazsa diye birkaç temizlik bezini ortada bırakıyorum... Bezleri görmesine gerek kalmadan alıyor kokuyu;

“Aaa temizlik mi yaptın? Eline sağlık!” diyor.

Sonra gidip iç içe geçmiş zigon sehpaların en altındaki, silmeye üşendiğim sehpayı çekip bakıyor;

“E hani bunu silmemişsin?”

O kadar unutmuşum ki(!)sehpayı ilk kez görüyor gibi yapıyorum... Bir sonraki seferde en alttaki sehpadan başlıyorum silmeye ama bu kez ona bakmak yerine, gidip koltukların oymalarının arasına sokuyor parmağını...

Evde her şey, eşyaların yeri de dahil, belli bir düzen içinde olmak zorunda. Küçük bir biblonun yeri bile, olsa olsa başka bir eve taşınmak şartıyla değişebilir.

Sanki yaşamın içindeki intizam saplantısına uyum sağlasın diye Allah, kendi adıyla kafiyeli arkadaşlar nasip etmiş ona; Habibe, Sahure, Netice, Sabriye, Emine! Netice Teyzenin adı ne zaman geçse, kıkırdımam annemin azarıyla son buluyor. Annesi ve babası bu ismi koyarken ne düşündüler acaba? “Bi halt ettik, sonuç; bu!” mu?

Yine de hepsini çok seviyorum. Çünkü annem en çok ve en içten, bu kafiyeli teyzelerin arasında gülüyor bir tek. Onun dışında; her içli şarkıda, her acıklı filmde, hatta bazen durup dururken, göz pınarlarında her an harekete geçmeye hazır nöbetçi yaşlar varmış gibi ağlıyor...

Her sabah bir zeytin tanesini birkaç ısırıkta yiyişini ilgiyle seyrediyorum. Garip buluyorum ama sormuyorum nedenini. Bir çeşit alışkanlık olsa gerek... Kuzenimin bizde olduğu bir gün kahvaltı sofrasında, biraz da birbirimizden aldığımız cesaretle, onun zeytin yiyişine gülüyoruz. Birden bire çatalını elinden bırakıp yine ağlamaya başlıyor. Altı nüfusa bakan dedemin memur maaşıyla nasıl kıt kanaat geçinmeye çalıştıklarını, birçok yiyeceğin evlerine ne kadar ender girdiğini, hatta hiç girmediğini, o yüzden “katık etmeyi” öğrendiklerinden bahsediiyor iki gözü iki çeşme, hıçkırıklarından zar zor anladığımız cümleleriyle. Sonra masadan kalkıp gidiyor. Kuzenimle öylece kalakalıyoruz ağzımızda yutamadığımız lokmalarla...

Lise hayatım boyunca evde üç kişi yaşıyoruz; annem, ben ve “Gül’ün kızı”! En büyük şanssızlıklarımdan biri oluyor annemle aynı okulda öğretmenlik yapan Gül Teyzenin matematik dehası kızı ile aynı sınıfa düşmek... “Gül’ün kızı matematikten 100 almış”, “Gül’ün kızı kimyadan 100 almış”, Gül’ün kızı aşağı, Gül’ün kızı yukarı! Adını bildiği halde ısrarla “Gül’ün kızı” diye uzatmasından, aslında meselenin; kızı değil, Gül olduğunu tahmin ediyorum. Bunlara pedagojik formasyon vermiyorlar mı, orada da “çocukları kıyaslamayın, yarıştırmayın” diye öğretmiyorlar mı diye merak ediyorum. Demek ki annelik formasyon mormasyon dinlemiyor... Daha eve gelmeden bütün notlarımı öğrenmiş oluyor, Gül’ün yürüyen periyodik cetvel, “telekulak” kızından.

“Gül’ün kızı tıp fakültesi yazacakmış, sen de yaz”

diyor, lise son sınıfa başladığımda. Ağzım açık kalıyor. Vasat zekamı bilen annemin, benden bir doktor çıkmayacağının farkında olmamasına üzülmeli mi bu büyük beklentisi için mutlu mu olmalıyım şaşırıyorum. Bir türlü anlatamıyorum Gül’ün kızıyla farklı kulvarlarda olduğumuzu.

“O sayısalcı anne, ben sözelciyim”
Tepinişlerim bile inadını kıramıyor.

Babaannem “her çocuğun temayülü farklı evladım” diyor, “bırak ne istiyorsa onu okusun”... “Temayül” için sözlüğe bakmam gerektiğini düşünüyorum ama cümlenin gidişinden, lehime bir şey söylediği sonucunu çıkarıyorum...

“Bak, babaannem bile ne güzel düşünüyor” der demez, bu kez babaannem basıyor azarı;

“‘Babaannem bile’ ne demek eşek sıpası!”

Öyle, sevgi sözcükleri havda uçuşmuyor bizim evde. Annemin sevgi anlayışı “men etmek” üzerine kurulu!

“Saçını iyice kurutmadan dışarı çıkma!”
“Sakın geç kalma!”
“Bu gece çok soğuk, üstünü açma!”
“Hayır, Meltem’lerde kalamazsın, ailesini tanımıyorum!”

Ben o cümlelerin sonunda, söylenmeyen “çünkü seni seviyorum”u duyabiliyorum. Sevgiyi göstermenin binlerce yolu olduğunu öğreniyorum. Ateşim yükseldiğinde telaştan ellerinin titremesinden, en sevdiğim yemeği yaptığında sadece ben yiyeyim diye akla hayale gelmeyecek bahaneler uydurmasından, kendi ihtiyaçlarını erteleyip benimkileri tam da istediğim zaman karşılamasından biliyorum sevgisini... Biliyorum ki annem “böyle” sevebiliyor...

O öldüğünde, tüm o kafiyeli teyzelerden; Habibe’den, Sahure’den, Netice’den, Sabriye’den, Emine’den nefret ediyorum... Annem gittiği halde hala nefes alıp vermeye devam edebilen, kendim de dahil, her canlıdan! Hak etmediği halde yaşadıklarından ve hak ettiği halde yaşamadıklarından da...

Şimdi en sevdiği fuları, uçup gitmesinden korktuğum bir başka koku ile birlikte, küçücük bir sandıkta saklıyorum... ve ne zaman zeytin tanesini tek lokmada yesem, suçluluk duyuyorum...

“Benden gizlemek için çırpındığın yaralarından öpüyorum anne... Doğum günün kutlu olsun!..”

Beğen

Bir Eflatun Ölüm
Kayıt Tarihi:3 Mayıs 2021 Pazartesi 09:49:59

FULAR YAZISI'NA YORUM YAP
"Fular" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Mehmet Burhan AKIN
5 Mayıs 2021 Çarşamba 23:29:12
Dün sayfaya hiç uğramadım, neredeyse bu güzel yazıyı kaçıracaktım.

Edebi cümlelerle yeri yerinde kullanılan betimlemeler, anlatılmak istenenlerin yazıya dökülmesi çok harika.

İdealist öğretmeler deriz, saygıyla anarız her bir davranışlarını. Ev ya da okul fark etmez, hayatları belirli bir düzen üzerine kurulmuştur, plansız programsız derse girmezler, sınıfta kaç öğrenci varsa o kadar seviye grubu olur. Her seviye grubu için ayrı bir çalışma sistemi oluşur kafasında.

Onun dünyasında öz çocuğundan çok öğrencileri ön plandadır; kıskanmadan tüm bilgilerini aktarmaya çalışır, bir anne şefkati ile de her öğrencinin ruhsal durumuyla ilgilenir; kim hasta kim içine kapanık, kim aileden şiddet görmüş, vs. vs. bir de yönlendirmeler başlar öğrencinin yeteneklerine göre.

İşte o hem öğretmendir, hem annedir hem de babadır... tüm düşüncesi küçük dostlarının dünyasında var olmaktır.

Değerli üstadım yazınızı beğeni ile okudum; eski aile yapıları, genç kızların ev işleri ile okul arasında sıkışmaları, idealist bir öğretmenin tutum ve davranışları ancak bu kadar işlenebilir.

Saygılarımla Efendim.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 6 Mayıs 2021 Perşembe 00:13:40
Bir öğretmenin duygularını, yaşamını ancak bir öğretmen anlar. Üstelik bir de sizin gibi duyarlı bir insan ise...

Her zaman nazik ve cesaret vericidir yorumlarınız. Çok teşekkür ederim!

Saygımla Hocam...
Erlik Aldacı
4 Mayıs 2021 Salı 22:28:06
Sevgi, sorgu ve hüzün çökmüş ince betimlemelerle desteklenen duygulara. Geliyorum diyen finali daha ilk başta sezebilsin demiş yazar...demek ki böyle de olabiliyormuş dedirten.
Ekosu çekilse öykünün oldukça "hım"dedirtir. Bana ilginç geldi nedense bilindik yaralar.

Kutlarım...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 22:49:17
Çok teşekkür ederim...

Saygımla
Sinan Yilmaz
4 Mayıs 2021 Salı 21:08:50
Değerli Eflatun hikayeniz çok özel, çok değerli, ustaca, mükkemeldi.

Kaleminize yazmak çok yakışıyor. Lütfen hep yazınız. Ömrünüze bereket.

Saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 21:28:36
Çok teşekkür ederim Sinan Bey, hep yüreklendirirsiniz...

Sevgilerimle
Gülüm Çamlısoy
4 Mayıs 2021 Salı 20:08:54
Kaleme aldığınız yazınızda rahmetli babamı gördüm.
Mesleği öğretmenlik oldu mu insanın hayatın her an'ına katık ediyor.
Sevgi kutsalımız ve anne-babalarımız.
Vazgeçilmezimiz ve onların sevgisi ilk günden beri en çok ihtiyaç duyduğumuz...

Mekanları cennet olsun.


Sevgilerimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 21:26:59
Rahmet diliyorum ben de babanıza Gülüm Hanım... çok teşekkür ederim güzel eşliğinize, nezaketinize...

Sevgilerimle
glenay
4 Mayıs 2021 Salı 17:35:06
Öykünüz annemi düşündürdü.
O da kendince hep bizi düşünürdü, sevgisini yüzeysel olarak gösteremese de..

Güzeldi..
Tebrikler,

sevgilerimle..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 21:23:23
Herkesin, sevgiyi karşı tarafa sunuşu farklı. Önemli olan onu görebilmek. Çok teşekkür ederim eşliğinize...

Sevgilerimle
ikiodabisalon
4 Mayıs 2021 Salı 16:44:03
hikayeyi okuyunca ilk hissettiğim, yazdım ama buna ne isim koymalıyım ne isim koymalıyım diye hikayeden çok isim düşünülüp bulunamamış ve aslında hikaye ile pek ilintisi olmayan 'fular''da karar kılınmış gibi...
okuyucu sıkıntısı olmayınca çok satmış çok satmamış yazar pek tınnnlamıyor tabi. herkese böyle özgüven nasip olsun.
yine güne gelinmiş yine yine... kfbufıuhfefjk yazsa güne gelecek bir öykücüyle karşı karşıyayız.
tebrikler...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 21:21:13
Bilakis, en başından beri tam da bu başlığı koymayı düşünmüştüm. Yazı ile başlığın ilişkisinin, yazının içeriğinde yeterince açık olduğuna inandığım için yeniden izaha gerek görmüyorum.

“Güne gelmek” meselesine gelince... Ben de herkes gibi; aklımın erdiği, kalemimin yettiğince bir şeyler yazıp paylaşıyorum. “Seçilmek” olayı, başkalarının tasarrufunda olan bir durum, benim değil.

Teşekkürler
perisultan
4 Mayıs 2021 Salı 16:40:20
güzel anlamlı duygulu bir yazı olmuş. Anneler anlatmakla bitmiyor. Kalem kağıt, gözyaşı yetmiyor. Yerleride asla dolmuyor. Aslında ilk öğretmenimizdir annemiz. Koruyucu meleğimiz. Giden ama gönlümüzde her dem var olan tüm anneler ve anneme Allahtan rahmet diliyorum

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 21:10:47
Hepsine rahmet olsun...
Çok teşekkür ederim güzel yorumunuza.

Sevgilerimle...
ayşe1
4 Mayıs 2021 Salı 15:13:23
Akıcı ve çok anlamlı yazınızın ortalarına huzur ve beğeniyle ulaşmışken sonlara doğru boğazıma artarak tıkışan ve boğan hüzünle zor baş ettim.
Annenize Allah'tan rahmet dilerim. Nur içinde yatsın.
Öğretmenlerin yaşamımızdaki yerleri çok özelken hele de anne olduklarında varlıkları, saygın ve yüce bir değere evriliyor.
Duygulu yazınızı kutlarım yürekten.
Sevgi ve saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 15:15:43
Çok teşekkür ederim Ayşe Hanım.

Sevgilerimle...
kundakçıoğlu
4 Mayıs 2021 Salı 15:07:38
"Asıl tanrı seni doğurandır" derdi mahallemizin deli şairi

haklı sanırım

Okumak güzel şey hele hele bir eflatun doğum

saygı ve selam ile.






kundakçıoğlu tarafından 4.5.2021 15:08:27 zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 15:13:37
Delilerin sözüne itibar etmeli her zaman:) bence de haklı!

Çok teşekkür ederim, sizi görmek güzel...
levent taner
4 Mayıs 2021 Salı 14:15:16
Merhaba

Güzel bir anne ve öğretmen yazısı okudum sizden, çok güzel hem de

Benim annemde öğretmendi, babam gibi tıpkı

O da kuralcı idi, men edici yönü, kararlılığı, disiplinli yapısı

Varisleri, egzamaları

Meslek hastalığı mı, ayakta çok durmak babında hani

Ve o da rahmetli

Eve yorgun gelse de öğretmenlik gibi kutsal bir mesleği ifa etmiş anneniz de

Gerçi kutsal olan asıl emektir de, meslekler içinde de doktorluk, hemşirelik, öğretmenlik öne çıkmaz mı? Hakkı verilerek ifa edilirse kuşkusuz

Anneniz belli ki öyle

Yeteneğinize, ilginize aykırı da olsa size doktorluğu empoze etmesi, "mum dibine ışık vermez" sözünün hükmü sanki

Nihayet

Yüreğinize, emeğinize, kaleminize, kelamınıza bereket

Rahmet dilerim annenize

Saygı ve selamlarımla.








1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 15:10:36
Annelik işin içine girdiğinde, mantıktan çok duygular giriyor işin içine. İşte o zaman da dediğiniz gibi “mum dibine ışık vermiyor”. Sabır ve ilgilerini okulda tüketip gelmeleri de yine aynı sonuca dayanıyor:)

Ben de annenize rahmet diliyorum ve çok teşekkür ediyorum güzel yorumunuz için...

Sevgilerimle
kader hamağı
4 Mayıs 2021 Salı 14:08:23
Canlıların, canlıların içinden çıktığı bir gezegende yaşıyoruz ve bu modelde ilk evimiz annemiz oluyor. Kirişiyle, kolonuyla, kapısıyla, elektriğiyle, suyuyla, sobasıyla; güvenliğimize ve konforumuza hitap eden ev kadar ev annemiz. Onsuz kalınca evsiz de mi kalır insan. Şimdilik bilmiyorum. Dilerim uzun yıllar bilmem daha. Evsizler için de diyeceğim bir şey var. Sevgi her boşluğu dolduracak kadar güçlü bir duygu ve evrende en çok da sevgi var. Kendi evi gibi olmasa da başka başka evler hep çıkacaktır insanın karşısına. Daima umut.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 15:02:31
Uzun ve sağlıklı ömürler dilerim annenize... değerli yorumunuz için de çok teşekkür ederim.
ilhanaşıcı
4 Mayıs 2021 Salı 09:27:09
"katık"
aslında yazının ası, astarı hatta sandığın içinde saklanan kartvizit misali fuları..

zeytini bütün yese de aslında anneden kıza dayatılmış bir hayatın çerçevesiz anlamı ya da çerçeve edilmiş anlamsızlığı..

mavinin dinginliği, kırmızının keskinliğini alan ve mor rengi temsil eden bir anne karakterinin eflatun bir ölüme evrilmiş kızıdır bu katıksal satırların sahibi güzel insan...

arada bir şiirde yazmalısın sevgili eflatun...



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 11:11:48
Yorumlarının zarafetine hayran olduğumu biliyor muydun?:)

Şiir evet... Ben de pek şairlik yok galiba İlhancım, onu fark ettim:)

Çok teşekkür ederim varlığına!

Sevgilerimle...
Ferda,ca
4 Mayıs 2021 Salı 02:14:04
Anne yüreğim anne yüreğinizden öptü sevgiyle çok güzel bir anlatımdı.

Ve biraz kendimi, biraz annemi buldum yazınızda..

Bir varmış bir yokmuş gibi görünse de; gölgelerinden çok izleri bitmez yaşamımızda..

Tebrikler çok sevgiler..

Şimdiden anneler gününüz kutlu olsun.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 11:07:46
Çok teşekkür ederim Ferda Hanım... sizin de anneler gününüz kutlu olsun!

Sevgilerimle
Orhan KANZA
4 Mayıs 2021 Salı 01:48:30
Üzülmek ve kaybetmek... Bir zeytin tanesi ve bir fular.

İnsan diyeceğini yutuyor, yutkunuyor.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 11:05:47
Teşekkür ederim, anlaşıldığımı bilmek kafi güzellik...

Sevgilerimle
esesligizem
4 Mayıs 2021 Salı 00:31:37
Bende onsekiz yaşında gurbete gelin gittiğimde her gece annenin beyaz tülbentini koklayarak uyurdum. O kokuyu çektikçe ciğerlerime garip bir huzur kaplardı benliğimi. Yüreğimizin içinde sakladığımız bu kokuyu ne bir kimse tarif edebilir, nede bunu olduğu yerden çıkarabilir.Yaşanmışlıklar,yaşanamamışlıklar hep içimizde gizli bir yara olarak kanamaya devam edecek. Kimi zaman doğum günleri, kimi zaman veda günleri. Çok çok anlamlı içimi titreten, kimi zaman tebessüm ettiren yazını severek okudum. Canı gönülden kutluyorum. İyi ki varların arasında bir Eflatun. Mekanları cennet olsun göçenlerin.
Sevgi ve saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 11:00:46
Anıları en diri tutan şey koku galiba... Çok teşekkür ederim Gizem, güzel yorumuna ve ortak duygularına.

Sevgilerimle
black_sky
3 Mayıs 2021 Pazartesi 23:09:59
Ah be canım yazını görünce öyle bir telaşla koşturdum ki bir solukta okumayı beklerken derin ve uzun aralıklarla okudum.
Öyle geçip gidilemeyecek kadar anıyla doluyken gidemedim kayboldum o sahnelerde. Hatta bir yerde o koltuk oymasına bakacağını bilir gibi eyvah yakalandık dedim.
Öyle güzel ve öyle özel bir yazıydı ki. Harikaydı kısaca ama sonunda o zeytin çekirdeği boğazıma takılmış hissinden de kurtulamadım.
Nice mutlu seneler olsun. Mekanı cennet olsun. Halen bir şekilde seni koruyup kolladığından eminim ya da öyle olmasını diliyorum.

Varlığın öyle güzel ki böyle bir evlat doğurduğu için anneciğine teşekkür etmek isterdim.

Çokça Sevgilerimle.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 3 Mayıs 2021 Pazartesi 23:19:05
Öyle güzel ve içten yorum yapıyorsun ki insan nasıl teşekkür edeceğini, ne diyeceğini bilemiyor canım Sky’ım!

Seni tanısaydı, “aferin, sonunda arkadaş seçmeyi öğrenmişsin” derdi kesin:) oymalar için üzülme, çünkü o her şartta bir şekilde bulurdu tozu zaten:)

Çok teşekkür ederim yanımda olduğun için. Ve dilerim hep kal!

Sevgilerimle çok..
black_sky 4 Mayıs 2021 Salı 00:16:18
Bu yazıya bir kurdele az binlercesi yakışır bana göre. Lakin yerine ne çok yakıştı. Tebriklerimle demek istedim yine.

Hem de çok ama çok sevgilerimle
Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 4 Mayıs 2021 Salı 10:55:05
Teşekkür ederim canım:)

Sevgilerimle
Enûma Eliš
3 Mayıs 2021 Pazartesi 22:52:44

Yazı, öylesine içine çekiyor ki; bir ara müdahale edesin geliyor. Toz bezini alıp yardım edesin, fularlardan birini kendin seçesin, içi zeytinden ezilirken anneyi teselli edesin… ve daha nicesi. En çok da böylesi samimi bir sevginin sözlere de dökülmesini istedim.

Yazının ruha iyi gelen pek çok yanı vardı.

Annenize rahmet dilerim. Mekanı cennet olsun.

Saygı ve sevgilerle,

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 3 Mayıs 2021 Pazartesi 23:06:52
Yazıya bu kadar ortak edebilmek mutlu etti... Muhteşem mısralara hayat veren birinin fikirleri, yorumu benim için çok değerli. Bu anlamda ön sıralarda olduğunuzu bilmenizi isterim:)

Çok teşekkür ederim!

Sevgilerimle...
erdal güvenli
3 Mayıs 2021 Pazartesi 21:15:33
o kadar güzel anlatmışsınız ki
tanıyormuş gibi hissettim annenizi
Güçlü karakter anne
kendini anlatmaya çalışan ve bir süre sonra anlatmaktan yılmış liseli kız

hikayenin kendisi de üslup ta çok güçlü

ciddi konulu bir yazının aralarına ince zekaya sahip bir espri yerleştirmek sizin yazar özelliklerinizden biri.Ve bu espri konuyu sarktırmadığı gibi tam tersi pekiştiriyor.Bu da büyük ustalık gerektirir sanırım.

bazan yazı yazarken
acaba bu cümleyi yazsam yanlış mı olur, egoistlik mi yapmış olurum, veyahut kendimi zavallı gibi mi göstermiş olurum diye düşündüğüm çok olur.Eminim birçok kişi için geçerlidir bu.Sizin yazıların da asla böyle bir çekince yok.Babamı kaybedince bende onun arkadaşlarının neden hala hayatta olduklarını sorgulayıp durdum.Ama bunu asla yazamazdım.İnsan kendinin zayıf yanlarını, ezildiği olayları anlatmaya zorlanır.
Sizin yazılarınız o kadar özgür ve o kadar özgün ki;
bu çekincelerin hiçbirisi yok.
Ve şimdi bu yazıyı okuyunca, insanın zayıflıklarını anlatmasının, aslında kendisini ne kadar güçlü kıldığını anlayabiliyorum.

çok güzel bir yazı okuduğum için tüm yüreğimle tebrikler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 3 Mayıs 2021 Pazartesi 22:11:39
Çok teşekkür ederim, ne kadar güzel sözler bunlar!

Az önce bir arkadaşımla da bu yazı üzerine konuştuğumuzda sizin sözlerinize benzer şeyler söyledi... Ben sadece bu duyguların son derece insani olduğunu düşünüyorum. Aşk acısını anlatırken çekinmiyoruz. Öfke ve nefret de en az onun kadar, hatta daha da gerçekken neden dile getirmekten çekinelim diye düşünüyorum. Üstelik de çoğumuz aynı durumlarda, aynı “kötücül” duyguları yaşıyorken.

Tekrar çok teşekkür ediyorum, cesaret veren her sözcük için, ayrı ayrı!
Tarık Çinçin
3 Mayıs 2021 Pazartesi 20:12:28
Doğum günü kutlu olsun...
Çok güzeldi sevgiler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 3 Mayıs 2021 Pazartesi 20:24:31
Çok teşekkür ederim...

Sevgilerimle
deniz-ce
3 Mayıs 2021 Pazartesi 19:15:21
Anneciğinin mekanı cennet olsun inşallah.
Çok deli yazıyorsun; ta içime işliyor cümlelerin.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 3 Mayıs 2021 Pazartesi 19:37:24
Deniz’im çok teşekkür ederim!

Sevgilerimle çokça...
Gule
3 Mayıs 2021 Pazartesi 18:45:33
Tiril tiril bir fuların beni de içine alıp eskilere götüreceğini ve benzer duyguları naftalin kokulu kilitli bir sandıktan çıkartıp güneşli bir günde havalandırmak isteyeceğini tahmin edemezdim. Bunu biraz da senin kadife sesine bağlıyorum.

Ben de annem mutlu olsun diye o işteyken evin işini gücünü görür, rahat nefes alsın diye bazı günler böyle süprizler yapardım tabi bunlar zamanla alışkanlığa ve 'görevlerim, sorumluluğum' direktiflerinin kulağımda sürekli yankılanıp durmasıyla; yapılması gereken işlere dönüştü.

Meral daha n'aapsın? Meral kendini kaça bölsün acaba? Öyle değil mi ama:))

Babam sağolsun bizim en büyük yardımcımızdı. Hala da öyledir, bazen annem söylenir yaptığı işi beğenmez o zaman da 'anne Allah'tan kork! Daha naapsın bu adam? Adam iyi kötü her işe el atıyor, yardım ediyor daha ne istiyorsun?' derim ve babamı savunurum.

Bir de üst katta oturan hamaratlı kızımız Dilo vardı. Ne zamanki annem onlara çay içmeye gidip gelse daha bir agresifleşir, üstüme daha çok gelirdi:) Yahu ben de eşşek kadar genç kız olmuşum artık. Yalnızca yemek pişirmesini bilmiyorum, bereket versin ki onu Dilo da beceremiyor. Yoksa ki taramalı tüfek gibi sayacak peş peşe. Sanki sırada kuyruk var da beni yarın istemeye gelecekler de çeyizim hazır değil:))

Naapim yani örgü, dantel işlerinden anlamıyorumsa. O kızcağız sıkıntıdan kendini örgüye kaptırmış belki kafasını dağıtıyor, çeyizini diziyor. Ben de meşgul bir insanım neticede, ev işlerinden fırsat bulursam gizli saklı dörtlükler karalıyorum. Benim aklım da başka türlü çalışıyor işte.

Ben de uydurma bir örgü başlamıştım sırf anneme yakalanmiyim, yine hatun dırdır etmesin, başımın etini yemesin diye nasıl ki anahtar sesini kapıda duyuyordum hemen alıyordum şişleri elime. Annem bi mutlu oluyordu, bi mutlu oluyodu o zaman sorma gitsin. Ama birkaç hafta sonra bu sefer de 'kızım hala bitiremedin mi bu danteli?' diye söylenmeye başlar yine başa sarardık:)))

Yahu bende bu beceriler yok ben iki abinin arasında futboldan hoşlanan, mahallenin açığını kapatmak için defansa çekilip erkeklerle top oynayan, avcunda misket ıslatan, paslı kutu tenekeleri fırlatıp kaş göz yaran, ellibir oynayan alt tabakadan delikanlı yetişen çakı gibi bi kızım:) yok yani ne olmasını bekliyosunuz benden?..

Gel gelelim ki annemin söylene söylene binbir emek ve göz nuruyla hazırladığı bir sandık dolusu güzelim çeyiz boşuna ziyan oldu.

Ama altı yedi yaşlarında bir soğuk algınlığıyla ateşlenip, babamın o kar kıyamette beni sırtlayıp saatlerce yol yürüdüğü, üstünde doğru dürüst ne kışlık bir ceketin, ne de ayağında bir çizmenin olduğu o günü ise hiç unutmuyorum. Binbir güçlükle gidip geldiğimiz o gün sırf beni mutlu etmek için dar gelirli ve kısıtlı harçlığından bozuklukları sayıp bir gazoz almıştı o gün bana. Nasıl iyi gelmişti o gazoz bana, dünyalar benim olmuştu. Bir de suda eriyen portakallı vitamin haplarından vermişti doktor. Ne kadar güzeldi onların tadı da. Biz öyle sık sık hastalanmazdık, zıpkın gibi çocuklardık hatta tersine hastalınca mızmızlık nedir bilmezdik tersine bu sebeplerden ötürü çok sevinirdik vitamin haplarından ötürü.

O yoklukta bile musmutlu çocukluğumuz oldu bizim. Azıyla yetinebilen, geniş hayal dünyası olan güler yüzlü pırlanta gibi çocuklardık. Annemin, babamın hakkını ödeyemem. Allah onlara can sağlığı versin, başımızdan eksik etmesin inşallah 🙏🙏

Anneciğinin yeri cennet olsun canım yattığı yer incitmesin Allah sana da sabır versin🙏🙏

Çok uzattım ama işte bu da senin kaleminin marifeti olsa gerek, kör noktalarıma kendim zarzor erişebiliyorken şimdi el yordamıyla o karanlığa inip örtüyü kaldırıyorum...

Çokça sevgiler Eflatun...



Gule tarafından 3.5.2021 18:49:03 zamanında düzenlenmiştir.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 3 Mayıs 2021 Pazartesi 19:34:52
Gülümseyerek okudum yazdıklarını... çok benzermiş çocukluk karakterlerimiz. Benim de öyle örgü vs taraklarında bezim olmadı hiç. Yemek zaten bilmezdim. Üniversitede ilk kez çorba yaptığımda (üstelik de hazır çorbaydı:)) ev arkadaşlarım kutlama yapmıştı, o derece yani:) temizlik, annenin kalbine giden yoldu, net! Ama o hassas parmaklar tozu nasıl eliyle koymuş gibi buluyordu, hala düşünürüm:)

Gülse Birsel’in bir yazısı vardı; “annemin tokatıyla; ergenliğe girmemle çıkmam bir oldu” diyordu... o bahsettiği bizlerdik sanırım. Yine de güzeldik, güzeldi her şey. Tüm eksikliklere, yoksunluklara rağmen.

Bir de itirafım var sana, bunca şeyin üzerine... Duvarında, annenin doğum günü kutlamasını videodan (görüntülü konuşma da olabilir, yanlış hatırlıyor olabilirim) izlediğini anlatmıştın. Babanın doğum günü pastasını, elinde bomba varmış gibi tuttuğunu yazmıştın... o manzarayı seninle birlikte seyretmiştim resmen. Gözlerim dolu dolu gülümseyerek...

Çok başkasın, çok kıymetlisin benim için. Ne kadar yazsan “uzun” gelmez:)

Teşekkür ederim güzel eşliğine, paylaştığın anlara, anılara...

Sevgilerimle
Gule 3 Mayıs 2021 Pazartesi 22:52:35
Seni gülümsetebilmişsem ne mutlu:)
Kalbin yolu bir, kalbin yolu sevgiden, insan olmaktan geçiyor önce. Yazılarda veya şiirlerde ortak bir duygu ve düşünce yakalarsam, yüreğime de dokunursa konuşmaktan çekinmem, bilakis konuştukça konuşasım gelir o zaman. Ve böyle zamanlarda bu duyguyu derinden yaşayıp hissederim de ayrıca. Bu hikayelere yabancı kalıp uzaktan seyretmektense; derdine ortak olup sesine ses olmayı daha bir benimserim. Ve çok da mutlu eder bu beni...

O yüzden bu güzellikleri yaşattığın için ben de ayrıca teşekkür ediyorum sana. Yazında ters köşe olurken unutmuşum söylemeyi:)

Sen de çok değerlisin canım...bunları duymak ne güzel...çok duygulandım...o güzel yüreğini kucaklıyorum...

Kıyısız/ım
3 Mayıs 2021 Pazartesi 17:06:46
Boğazım düğüm düğüm, öylece dalmış kalmışım resmen.

Rahmet olsun onlara..
Sevgiler..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 3 Mayıs 2021 Pazartesi 17:15:12
Tüm gidenlere...

Sevgilerimle
İsabella
3 Mayıs 2021 Pazartesi 15:53:18
Mekanı cennet olsun inşallah ❤️
...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 3 Mayıs 2021 Pazartesi 16:52:19
Teşekkür ederim İsabella, tüm gidenlerin mekanı cennet olsun...

Sevgilerimle
Suat Zobu
3 Mayıs 2021 Pazartesi 15:19:05
Nerelere gittim geldim.

Geçmişi yaşadım.

Bizim ana babalarımız sevgilerini gizlerlerdi hakikaten. Babamın bana "oğlum" dediğini hiç hatırlamam mesela. Hoş şimdi biz söylüyoruz da ne oluyor. Ben şunu fark ettim biz onlar kadar çocuk yetiştiremedik. Şimdikilerde sabır yok, azim yok, yok da yok.

Çok güzel bir yazı okuttun teşekkürler. Kalemin gücü her satırında belli.

Selam ve saygılarımla sağlıklı günler diliyorum.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 3 Mayıs 2021 Pazartesi 16:51:21
Eski-yeni farkı da var elbette ama, biraz da kişilikle ilgili sanırım. Herkesin sevgiyi aktarma, gösterme şekli farklı... Bazen satır aralarında okumak durumunda kalabiliyoruz. Önemli olan o sevgiden emin olmak. Bunu da tüm anneler, kendi yöntemlerince hissettirirler zaten...

Teşekkür ediyorum güzel yoruma, sağlık diliyorum ben de!

Sevgilerimle...
yeğinadnan
3 Mayıs 2021 Pazartesi 13:26:47
Kızı olmamanın mı yok sa Kız olmamanın mı bir sonucu bilmiyorum. Her kız bir gün annesinin annesi olur. Diye inanıyorum çok uzun zamandır ve bunu çok kez de müşahede ettim. Bir kez daha müşahede ediyorum. Bu defa daha sarih ve daha net çizgilerle görüyorum; bir kızın annesinden beklentilerini "bir annenin" kaleminden.
bir sürü yeri alıntılamak istediysem de alıntılamak yerine içimde tırnak işareti içine almayı uygun buldum. İnsan ! Ünsiyet edebilen, isyankar ve Nisyan'a tabii (unutkan) yapısıyla malul dür. En iyiler ve en kötüler kalıcılık yönünde eşit hatıralar arasında. Oysa hayatın hakikati vasatlar içindedir.Unutamadıklarımız noksanlığı gidere bilelim diye nimettir.Sizde noksan olanı sizin olana esirgemezsiniz. Ama , zaman değişmiştir İhtiyaç farklıdır. Sizin fedakarlığınız başka şeylerin ihmali, ile anılır. Tıpkı temizlik yaparak varlık sahnesine çıkmaya çalışan afacanın annesi tarafından fark edilmediği zannı ile yıkıldığı gibi. yada bir arabesk ifade ile.""Yığıla yığıla büyür de insan; Gün olur başı dik gururla geçer. :) Yani hem acını birebir yaşadım. Hemde nasihat olayım istedim.
Ve inan Yetmek yönünden sadece ve sadece "Allah yeter" geri kalan her şey yetersiz. Ve öylede olmalı ki insan insan ile eşya eşya ile ilişki kurabilsin.
Acını gözlerinden öpüyor uzun sağlıklı acısız günler diliyorum.
Yorumda duygu debdebesi o kadar çok Ki . Anlamazsan anlarım :)

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 3 Mayıs 2021 Pazartesi 16:47:32
Abi birkaç kez okumam lazım, sonra anlayacağımı umuyorum:)

Çok teşekkür ederim, sen de “iyi ki varsın” dediklerimdensin, biliyorsun!

Sevgilerimle çokça...
üçrenk (Italia)
3 Mayıs 2021 Pazartesi 13:06:28
Boğazım düğüm düğüm okudum Canım Eflatunum.

"Anne" hassayetini çok iyi biliyorum ve mahremiyetine dokunmaktan çekinerek yorumsuz kalmayı tercih ediyorum.

Anneciğine sonsuz hürmet ve rahmet dileklerimle..

Sevgilerimle kucakladım seni güzel arkadaşım




1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 3 Mayıs 2021 Pazartesi 16:45:02
Ben de güzel dostluğunun hassasiyetini bilirim rengarengim!

Varlığın yeter! Sevgilerimle...
mirrorface
3 Mayıs 2021 Pazartesi 12:07:44
Eflatun, sevgili dostum,
Sen ne yaptın... Bütünüyle içselleştirdiğin, anılarını oya gibi işleyip de önümüze serdiğin bu tablo ne çok şey anlatıyor.. İyi ki yazıyorsun... Sevgili anneciğine armağanı olsun bu duygusal içdöküşün... Büyüleyici kalemine bizi de anılarına dahil ediyorsun ustaca... Ve ben söyleyecek söz bulamıyorum.. Özlem hiç bitmez eminim, o yara da hiç kapanmayacak... Duygunun, özlemini, gözlem gücünü çok ustaca kullandığın ve duygularını içime sindirirken zorlandığım bu usta yazın beni düşündürdü, içime baktım... Annem Allah'a şükürler olsun ki halen hayatta ve ben O'nun la yeterince ilgilenemedim için acı çekiyorum.. Annenin kıymetli anısı önünde, saygı ve sevgimle eğiliyorum Sana da binlerce kez teşekkür ediyor ve tebriklerimi iletiyorum. Sevgimle her daim... 😓💐💐😔🌷🌷💕👏👏💞🤚

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 3 Mayıs 2021 Pazartesi 16:42:01
Annene uzun ve sağlıklı ömürler diliyorum yıldızım... benim için de ona sımsıkı sarıl ve öp!

Teşekkür ediyorum, övgü dolu sözlerin için, mahçup ettin...

Sevgilerimle
Ümmühan Yıldız
3 Mayıs 2021 Pazartesi 11:06:42
Bu yazıyı okuyunca sabah rüzgârında zambakların titremesi gibi içimi titredi. Kalbim, gözlerimde kekeledi, bende anneme ait başına taktığı eşarbını saklıyorum, hala annem kokuyor,

Köye giderdim annemin bütün arkadaşları bağlarda, bahçelerde, torunlarıyla birlikte güle oynaya ,aynı hisle nasıl üzülürdüm…

Derdim ki! Hepsi anneme yanına gelip sohbetlerinde yok oram ağrıyor yok buram ağrıyor dert yanlarlardı. Yıllar geçti ondan büyük arkadaşları yaşıyor, annem yok.

'' Annen yoksa kimsen yok ''

Ne güzel bir yazı bu, hatıraların döngüsünde kapılar pencereler açık kalan çocukların annelerinin kokuları hala üzerinde duruyor..


Ne güzel bir yazı bu, sevginin gözleriyle bakarken buldum kendimi, tutamadım koltuğa yaslanarak ağladım

Sevgimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 3 Mayıs 2021 Pazartesi 16:39:25
Demek o gidince, insan herkese öfke duyuyor... mantıksız olduğunu bile bile!
Gittiğin her yere güzellikler getirirsin, iyi ki varsın!

Sevgilerimle...
Ömer Altun
3 Mayıs 2021 Pazartesi 10:03:41
Hiç ölmemişsin gibi doğum günün kutu olsun anne....


2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 3 Mayıs 2021 Pazartesi 16:36:32
Anneler, çocukları yaşadığı sürece ölmezler aslında... Teşekkür ederim eşliğinize.

Sevgilerimle...
Ömer Altun 3 Mayıs 2021 Pazartesi 17:50:06
Anneye göre değişir bence ablam...
Saygılar olsun
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.