Genç Türk
240 şiiri ve 17 yazısı kayıtlı Takip Et

Odunla namaz kılan deli (evliya) hikayesi



Odunla namaz kılan deli (evliya) hikayesi

Odunla namaz kılan deli hikayesini muhakkak duymuşsunuzdur. Yeni nesil bilmeyebilir ama eskiler muhakkak bilirler bu hikayeyi. Ders alınması gereken güzel bir hikaye ile baş başa bırakıyorum sizi. İşte odunla namaz kılan deli hikayesi.
Odunla namaz kılan adam
Delinin biri camiye girer, belli ki namaz kılacak. Ama oturmaz, meraklı ve şaşkın gözlerle etrafı süzer-dolanır. Bir oraya, bir buraya her köşeye dikkatlice bakar ve hızla çıkar gider.
Az sonra sırtında bağlanmış odunlarla tekrar gelir camiye ve tam namaza başlamak üzere olan cemaatle birlikte saf tutar. Ama sırtındaki odunlarla güç bela bitirir namazını. Eğilip kalktıkça yere düşen odunlar, çıkardığı ses vs. derken, tabii cemaat de rahatsız olmuştur bu durumdan. Nihayet biter namaz, bitmesine ama her kafadan bir ses çıkar. Herkes kıpırdanmaya, adama söylenmeye başlamıştır bile. İmama kadar ulaşır sesler, hafiften tartışmalar.
İmam aynı mahalleden, bilir az çok garibin halini, şefkatle yaklaşır meczubun yanına ve der ki:
“Oğlum böyle namaz mı olur, sırtında odunlarla, sen ne yaptın? Hem kendini hem de çevreni rahatsız ettin bak, bir daha namaz kılmaya yüksüz gel olur mu?”
Bunu duyan meczub melül-mahzun, ama manalı bir bakışla sorar: “Âdetiniz böyle değil mi?”
“Ne âdeti?!” der Hoca. Cemaat da toplanmış, merak ve şaşkınlıkla olayı izlemektedir o sıra.
Der ki meczub bu kez: “Hocam ben namaz kılmak için girdim camiye, şöyle kendime uygun bir yer ararken içeridekilere baktım, gördüm ki herkesin sırtında bir şeyler var. Zannettim ki adet böyledir, ben de şu odunları yüklendim geldim işte, neden kızıyorsun? Kızacaksan herkese kız, tek bana değil!
Sırtında koca inek vardı!
Hoca şaşırır: “Benim sırtımda da mı var?” der. “Evet” der meczub, “Hepinizin sırtı yüklü!” Cemaat ise hafiften “deli işte!” manasına, bıyık altından gülüşmeler başlamıştır. Meczub bu kez öne atılır ve tek tek cemaati işaret ederek, saf bir çocukça, heyecanla bağırır:
“Bak bunun sırtında mavi gözlü bir çocuk, bunda kocaman bir elma ağacı vardı. Bunda kırık bir kapı, bunda bir tencere yemek, bunda kızarmış tavuk, şunun sırtında yeşil gözlü esmer bir hatun, bunun kinde de yaşlı annesi vardı!..”
Sonra iki elini yanlarına salar başını sallar ve umutsuzca; “ Boş yok, boş yok hiç!. diye tekrarlar. O böyle söyleyince, herkes dehşet içinde şaşkınlıkla birbirinin yüzüne bakar!
Aynen doğrudur dedikleri çünkü; kimi doğacak çocuğunu düşünüyordur namazda,kimi bahçesindeki meyve ağaçlarını, biri onaracağı kapıyı, diğeri lokantasında pişireceği yemeği. Biri açtır aklında yiyeceği tavuk, birinin sırtında sevdiği kadın, diğerinde de bakıma muhtaç annesi vardır.
“Peki söyle bakalım bende ne vardı?” der, bu kez endişeyle Hoca. O da der ki: “Zaten en çok da sana şaştım hoca! Sırtında kocaman bir inek vardı! Meğerse efendim, hocanın ineği hastaymış, “öldü mü ölecek mi?” diye düşünürmüş namazda.
Odunla namaz kılan deli hikayesi umarım bizlere bir şeyler katar. Herkesin faydalanması için paylaşmayı unutmayalım.
Harâbât ehlini hor görme sakın, defineye mâlik viraneler var
Bildirince bildiren, yüreği olan görüyor elbet... Alıntı

Beğen

Genç Türk
Kayıt Tarihi:13 Ocak 2021 Çarşamba 21:11:59

ODUNLA NAMAZ KıLAN DELI (EVLIYA) HIKAYESI YAZISI'NA YORUM YAP
"Odunla namaz kılan deli (evliya) hikayesi" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
ŞÜKRÜ ATAY
13 Ocak 2021 Çarşamba 21:23:00
Odunla namaz kılan deli hikayesi umarım bizlere bir şeyler katar. Herkesin faydalanması için paylaşmayı unutmayalım.
Harâbât ehlini hor görme sakın, defineye mâlik viraneler var
Bildirince bildiren, yüreği olan görüyor elbet...

Hikâyeyi duymuştum ama tekrar okumaktan memnun oldum, keşke sırtımız boşken namaz kılabilsek, Cenâb-ı Hak'kın bizden istediği namazı kılmış olurduk.
Paylaşımınız için teşekkürler.
Selamlar ve saygılarımla.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.