Elif Nisa
0 şiiri ve 73 yazısı kayıtlı Takip Et

Kimseden Vefa Görmesem de...



Kimseden Vefa Görmesem de...

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 9.10.2020 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

“Kimseden vefa görmesem de, vefa göstermeye devam edeceğim.” (Hz. Ali)

Vefa; sözünü yerine getirme, sözünde durma, sevgi, dostluk ve bağlılıkta kararlılık ve sorumluluklarını yerine getirmektir. Vefa en başta, Allah’a verilen söze sadık kalmaktır. Vefanın cisimleştiği yer, Allah’a vefadır.

Tam, mükemmel, içten, sağlam ve sarsılmaz kalp bağlılığıdır vefa. Samimi inanan insan vefalıdır, sadıktır. Rabbinin rızasını kazanma yolundaki engel ve zorlukları aşmak için azimle çaba harcar, yapması gerekenleri titizlikle yerine getirir. Bu anlamda vefa ve sadakat, müminlerin yaşamları süresince ihtiyaç duydukları ve kendilerine Allah’ın hoşnutluğunu kazandıracak olan üstün ahlâk özellikleridir.

Vefa göstermek kolay bir şey değildir bazen. İnsan zorluklarla karşılaşabilir. Maddi ve manevi birçok karşılığı olabilir vefanın. Herkes vefalı olamaz, vefa cesur insanların işidir; beklentisi olmamak, çıkar gözetmemektir. Vefasız insan çıkarlarını, vefalı insan vefa ilkelerini korur. İnanan insanın özverisi ve vefası; onun, Allah’ı kendi nefsinden, yaşamından ve sahip olduğu maddi manevi her şeyden daha çok sevdiğinin açık göstergesidir.

Kur’an, gerçek iyileri, "ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler" ifadesiyle tarif eder. Vefa bir mümin özelliğidir. Vefasız insan egoist olur, bencil ve kavgacı olur. Ki Allah’a vefalı olmayan, sevdiği insana vefalı olsa ne olur? Allah’a sadık olmayan sevdiğine sadık olsa ne olur, neye yarar? Ama Allah’a tam vefalı ve sadıksa ve Allah için seviyorsa, o sevgi sağlamdır ve büyük nimettir. İnsan sevdiğini zaten güzel ve derin ahlâkından, Allah’a olan sevgisinden, sadakatinden, iffetinden, vefasından dolayı sever. Bütün bunların toplamı sevgiyi meydana getirir.

Samimi müminler doğru sözlü, dürüst, güvenilir, sadık, vefalı ve sorumluluk sahibidirler. Küçük dünyevi çıkarlar ardında koşmazlar. "Onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri ahde (harfiyen) riayet edenlerdir. (Mearic Suresi, 32) Bu yüzden, bir ahdi yerine getirme ya da bir emanete en güzel şekilde uyma konusunda güven duyulan insanlardır. Sevgi, şefkat, merhamet, hamiyet, yiğitlik ve vefa gibi duygular müminlerin ‘silah’ıdır. Bu duygular, Kur’an ahlâkını yaşama yolunda diğer insanların da şevklerini tetikler, coşkularını artırır.

Zorluk zamanlarında insanın aşkı, sadakati ve vefası daha görünür olur. Bu, insanın ateşle imtihanıdır. Ham altın ateşe konulduğunda işe yaramayan, kötü kısım üste çıkar. O kısım atıldığında saf/tertemiz altın kalır. Allah da insanları böyle zorlukla, sadakat ve vefa konusunda imtihan eder. Ancak imtihanda hep iyi olanlar, hep sadık ve vefalı, hep güzel ahlâklı olanlar kazanır. İnsan dünyadaki eğitimden geçtikten sonra, yani acıyı, zorluğu, çileyi, sadakati, sabrı, cesareti, vefayı görüp yaşadıktan sonra mükemmel ahlâkla ahlâklanır.

Vefa şeytanı müthiş kızdırır. "Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır." (İsra Suresi, 53) ayetiyle dikkat çekildiği gibi inananlar, şeytanın planlayıp uygulamaya koyduğu sinsi tuzaklarına düşmemek için birbirlerine hatırlatmalarda ve uyarılarda bulunurlar. Kendi hatalarını düzeltmeye çalışır, mümin kardeşleri bir hata yaptığında bırakıp gitmez, ona destek olur, yardım ederler. Çünkü mümin ahirette yalnızca kendi vereceği hesabı düşünmez. O, kardeşlerinin de sonsuz kurtuluşuna vesile olabilmeyi ister.

Allah, az sayıda da olsalar müminleri bulundukları yerden alır, bir araya getirir, onları birlikte kılar ve cennete hazırlar. Müminler arasındaki kardeşlik, derin sevgi, vefa ve muhabbet, cennet halkının özelliklerindendir. Allah’ın dünyadaki tecellileri olan müminlerle beraberse insan, umulur ki Rabbi onu ahirette de ahdine vefa gösteren müminlerle birlikte kılar.

Egoizmin medeniyet, karşılıksız iyiliğin aptallık, vefanın -affedersiniz- enayilik olarak görüldüğü bugün, büyüklerine sevgi ve saygı duyan, sadık, vefalı, şefkatli, merhametli, anlayışlı, ince ve derin düşünen, Allah’tan başka kimseden korkmayan, cesur, çirkin söz söyleyeni uyaran, sevdiklerini koruyan insanların sayısının artmasına ihtiyaç var. Hem de çok ihtiyaç var.

İnsan nefsinin nankör yönü vardır. İnsanı insan eden; Allah’a hissettiği sevgiden ve o sevgiyi kaybetme korkusundan kaynak bulan vefasıdır. Peygamberimizin, Allah ile olan ahdi konusundaki duası, duamız olsun:

“– Allâh’ım! Ben Sen’in kulunum. Gücüm yettiği kadar ahdine ve va’dine sadâkat gösteriyorum!" (Buhârî, Deavât, 16)

Zafer Bilim Araştırma Dergisi, Ekim


Beğen

Elif Nisa
Kayıt Tarihi:8 Ekim 2020 Perşembe 13:48:57

KIMSEDEN VEFA GÖRMESEM DE... YAZISI'NA YORUM YAP
"Kimseden Vefa Görmesem de..." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
himmet aygüt
9 Ekim 2020 Cuma 19:41:40

ne çok yerde " alakası yok " demişliğime şaşardınız muhtemel,
çünkü alakası yok !

insan olmadan hiç bir şey olmuyor yazar, müslüman bile.
erdem insan olmak da, ve onun için bir tanrıya niye gerek olsun ki !

onca sevgisizlik birbirimizden başlayarak insan ve sizin deyiminizce yaratanın yarattıklarına.
sonuç?
diğer dinleri kötüleyip, bir şeyleri temize çekemezsiniz ve hele de bu yüz yılda.

olsa olsa kendinizi, ve elbet yeterse.

eyvallah.

Cevap Yaz
yeğinadnan
9 Ekim 2020 Cuma 18:55:33
Seçki kuruluna Teşekkürle başlamak istedim.Zira güne gelmesi okumama vesile oldu.
Sizden de ,Allah razı olsun. Yazı ne gönlümü yordu ne kafamı. Hatta kendime onlarca soru yöneltmeme sebep oldu. Zaman içinde o soruların bana katacakları da bu yazının devam eden katkısı olacak.
Muhakkak ki Müminlerin en belirgin özellikleri vefaları dır.Ve vefaları sebebiyle hidayete mazhar olurlar.
Fakat Vefa sadece Müslümanlara has bir fiil olmayıp gerek hayvan gerekse insanlığın tümü vefaları sebebiyle yeryüzünde merhametin tecelligahı olurlar. Eşler, kardeşler ve arkadaşlar, arasında olduğu kadar,ticaret ehlinin ve meslek erbabının da işine vefası kendinin yücelmesine sebep olur.
Sadece Mümine vacip ötesinin arzusu bilir bir durum değildir vefa. Vefa öyle bir nimettir ki ona şiar edinen Köpek olsa "Kıtmır" diye anılır
Demeden ayrılmak istemedim yazınızdan.
Hayırlı akşam ve ömür.
Tebrik ederim .

Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
asude_vuslat
9 Ekim 2020 Cuma 17:26:16
inançlı bir insanın kalemi yazınca böyle güzel yazar

eğer ki okur yazarız bunun şükrünü eda etmeli bir tür ilmimizin zekatı olan bildiğimizi paylaşmayı kendimize bir borç olarak görmeliyiz

bu da bir vefa örneğidir

çok güzel bir makale güne seçilmiş

yazan yüreği vefakar kaleminizi tebrik ediyor arkadaşlarımı sizi okumaya davet ediyorum...



Cevap Yaz
JoseEco
9 Ekim 2020 Cuma 03:14:26


Bir hikaye yazmak istersin, içinde sadece ben olayım istersin. Sonra siler tekrar yazarsın ve sayfalarca devam edersin. Sona geldiğinde korkarsın, titrersin, ağlarsın, üzülürsün. “Bu kadar mıydı” diye kederlenirsin. Bir daha bir daha demeye nefesin yetmez, hayat adalet terazisi gibidir.



Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.