Erlik Aldacı
3 şiiri ve 27 yazısı kayıtlı Takip Et

Zihin notları (beyaz büyücü)



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 6.10.2020 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.


Ne olduysa oldu yine sabah o kadar öfkeli ki bana, sanki başına gelen tüm gelmişliklerden ben sorumluymuşum gibi.

“Aptal anlamıyor musun? Maddenin içine yapılan yolculuk, evrenin içine yapılan yolculuk gibidir, karanlığa gizli nice sırları ortaya koyacak, kaşiflerin keşfi. Anlamıyor musun?..”

“Anlamıyorum…”

“ İnanma ya da inanmama… yapılmış olan inanç öykülemeleri. Tarihin karanlıklarına yaptığın yolculuklarda elde ettiğin bilgiler, evrenin karanlık noktalarına yönelişteki yetersiz çabaların kadar önemsizdir, geçersizdir. Anlamıyor musun…”

“ Anlamıyorum…”

“Zekan mı geri… neden anlamıyorsun?”

“Çünkü “varlık” benim algılarım kadardır, daha fazlası değil.”

İbrani, Mısır, Uzak kuzey, Atlantis, eski Yunan, Latin, Hermes, Hint, Maya, Aztek, Türk, Uzakdoğu…daha epeyce sayılablilir.
Tradisyon yani örf ve adetler, gelenekler bütünü…bir kısmı tarih öncesi gibi gözüküyor gerçeklikten yoksun gibi duruyor.
Biz öyle söyledik, dedi iki de bir “sen aptal mısın” diyen içimdeki beyaz büyücü.

Etnoğrafya ve inançlar alanına ait olan “ortak dil” sembolizmle açıklanmaya çalışıldığında, işaret dili demetleri birbirlerini çağrıştırıyor. Az ya da çok birbirlerine yakınlıklarını kanıtlar gibi duruyor.

Her gelen yeni nesil, yeni olmanın getirdiği zamanın bilgiye erişme rahatlığındaki konforunu da ekleyerek entelektüel ukalalık hastalığına kapılır, bu normaldir. Bu; geçmişin her yeni neslinde olduğu gibi şimdinin yeni neslinde de vardır, geleceğin yeni neslinde de olacaktır. Bizde öyleydik…

Öfkelenme, beğenmeme, bırakılmış potansiyel fırsatları yeterli görmeme, geleceği yordamlayamama, kurguda eksiklik ve birçok konuda suçlama hastalığı denmese bile en azından bu yönde “belirtiler” gösterir.
Bu “x” ya da “y” zamanına ait olan bir şey de değildir. Gidişatın, akışın, evrensel sirkülasyonun, dalgalanmanın getirdikleridir, belki en fazla “yükledikleri”dir, diyebiliriz.

Varlık, bizim için algıladığımız kadar var ise öyleyse “gerçek”te algıladığımız kadardır, daha fazlası değildir bizim için. Başka bilinçlerin yüksek düşündüğünü zannettiği, bize dayatmaları sözlü ya da yazılı olduğu yerde olduğu gibi kalır. Bizim alanımızda yeri yoktur çünkü bilgiler alan bulamaz, fırsatı yoktur.

Yeni nesiller, yeni dünyalar kurarlar ve kurdukları bu yeni dünyada yaşamak isterler, geçmişin onca zahmetini geçmiş çeksin isterler. Bilgi veya birikmiş kültür zenginliklerinin kendilerine miras bırakıldığını, ödedikleri bedelin karşılığı olarak gördükleri için önemsemezler hatta bazen bu yeterli olmaz yaşamda sıkılmış, sıkışan varlıklarıyla öfke duyarlar.

Yok öyle Yağma Hasan’ın böreği…her yeni başlangıç her yeni doğum, sancılı olmak zorundadır. Kendi sancılarını getirdiği gibi kendi külfetlerini de getirir. Belinizin bükülmesi alt neslin ağırlığından değildir.

Hep söylüyoruz ya “zorunluluk, zorunluluk, zorunluluk” işte insanlar bun anlamakta zorlanıyorlar, kendilerini rahatlatmamızı, varlığa dayalı fantastik öyküler anlatmamızı istiyorlar.
Olur…biraz hiçlik, biraz fizik, biraz matematik, biraz da kendilerini inanabilecekleri felsefi sözlerle üst varlıkla süslersek hayran olunacak bir inanç sistemi üretmiş oluruz.

Zaman ve madde emrinizde efendim!... “ulu bilinç” Ne kadar hoş olurdu…

Gerçeği dayanılmaz yapan kendi algılarımızdır, doğa “kendisi olmak için” sizinle savaşmaz, çünkü siz çok güçsüzsünüz. Savaşan sizin içinizden çıkandır…sanrısal düşüncelerinizdir. Doğa size hasta gözüyle bakar.

Zenginlerin, soyulular… politika ve din adamlarını emirlerinde ve hizmetlerinde tutarak “cennet” vaatleri pek bi karşılık buldu. Beğenmeyenleri cehenneme attılar yaktılar diri diri farkında bile olmadı onların dışındakıler.
Bilinçlerde her yeni dünya inşasında medeniyetle birlikte yok olma, gömülme düşünceleri de üretildi. Zihinlere sunulan iyinin yanında mutlaka kötü de yerini aldı.

Aslında bu zihinsel bir tehditten ibaretti…

İnsan en büyük zihinsel evrimi insan eliyle Rönesans döneminde geçirdi, halen devam eden. En mutlu yeni nesil bu dönemde üretildi…Geçmiş öyle yok edildi ki, öyle bir katledildi ki o dönemin yeni nesli için; yok etmenin, intikam almanın öfkesel hayvani en büyük hazzını yaşadı. Bruno bile ters yüz edildi…Aslında yakılan onun bedeni değil “direnecek olan” gelecekten gizlenmeye çalışılan düşünceleriydi.

“Yaşasın insanlık adına ölüm. Yaşasın iyilik adına ölüm” Çığlıkları günümüzden hala duyulur…

Ve içimdeki çatışma bir süreliğine kadar daha sustu, acı dolu huzurla. Beyaz büyücünün büyüsü tutmuştu.

Beğen

Erlik Aldacı
Kayıt Tarihi:5 Ekim 2020 Pazartesi 14:00:59

ZIHIN NOTLARı (BEYAZ BÜYÜCÜ) YAZISI'NA YORUM YAP
"Zihin Notları (beyaz büyücü)" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
black_sky
6 Ekim 2020 Salı 21:37:52
https://www.dizibox.pw/warrior-2-sezon-1-bolum-izle/

Bende...efsane dizilerden...yeni sezon başlamış...tavsiye edilir nesildaşım..

23 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Dünyevî 6 Ekim 2020 Salı 21:41:18
seninki de iş mi nesildaşım, cam esirleri diye yazı yazıcam üstad diyo:))1 .sezonu başladım da diğer dizinin son bölümü kaldıydı..
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 21:59:33
Vallahi cevabı da yanlış yere yazmışım;))
'ne diyim nesildaşım.lakin bugün yeni bölüm görünce dedim sana da söyleyeyim...dovüş sahneleri özellikle çok başarılı;)))
Erlik Aldacı Yazının sahibi 6 Ekim 2020 Salı 22:02:26
Uykum geliyor ama direniyorum... Eskiden kırk saat ayakta kalırdım, üstüne üstlük araba kullanırdım.
Hey gidi günler hey...nereden nereye.
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 22:08:40
Ben araba kullanmadım kırk saati de girmedim üstat lakin eskiden daha geç yatardım, uykuyu sorun etmezdim şimdi bu saatlerde gözler kayıyor yahu;(
Düzenleme:6.10.2020 22:16:20
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 22:09:18
Yok yahu iş güç falan değil de beni şu insanlar yoruyor......
Erlik Aldacı Yazının sahibi 6 Ekim 2020 Salı 22:16:52
Hafta içi akşam iş çıkışı doğruca kamp yapmaya giderdim sıkça. Öyle güzel huzur duyardım doğada... Ateşimi yakar çadırda uyurdum. Sabah işe...hafta sonununu iple çekerdim Ankara, Bolu, Çankırı, Kırşehir de öyle güzel yerler vardı ki... En sevdiğim Kırkpınar göleti Ilgaz ve Çiftlik göleti Kaman'dı... Beypazarı Eğriova yeri bambaşkaydı.
Bir Dünyevî 6 Ekim 2020 Salı 22:16:54
üstad bu gün çok cam da kaldın demek ki:) bünye alışkın olmayınca....
hayat yorucu ya hu, ne dim umarım bizler fazla yaşamadan çuf çuf gideriz bulutlara..40 yıla yakın bu hale geldiysek, bir 20 bilemedim 40 yıl daha gitmez valla..
Erlik Aldacı Yazının sahibi 6 Ekim 2020 Salı 22:21:04
Ne olur gitmeyin..kötüler gitsin erkenden. Dünyanın iyilere ihtiyacı var.
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 22:23:42
En son kamp maceramız inanılmaz güzeldi.. sessizliği dinledim resmen..dagin başında in ve cin bile yoktu...kamp ateşi, köyde kahve ve suskunluk...
Dönüşte öyle beynim boşalmıştı ki konuşmak bile istemedim...;)) bir süre daha deva etsin diye sessizlik...ve o gece uzun zaman sonra aslında gökyüzünde ne çok yıldız olduğunu yenide keşfetmiş gibiydim...
Kamp çok başka bir keyif...bir de be o pasaklilik tümünü severim;)) biraz daha uzun kalınca hem ev gibi olur hem ev konforu hiç yoktur ama ev gibidir işte...o zaman daha iyi anlar insan asıl ev doğadır...
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 22:24:43
Maalesef nesildaşım katılmak durumundayım...iyi ya da kötülük tartışılır lakin fazla uzun kalmak pek iç acıcı gelmiyor bana da..
Erlik Aldacı Yazının sahibi 6 Ekim 2020 Salı 22:28:29
Orman cinlerini ve su cinlerini çağırırdım sessizce, çam ağaçlarının diplerine çeşit çeşit kokular dökerdim ve beklemeye koyuldum.
Lakin onca sene ne gelen oldu ne giden... Mario yakan söyledi.
Bir Dünyevî 6 Ekim 2020 Salı 22:31:58
hani bazı sahneler olur teraziye bir tüy değer ve denge bozulur... lakin şimdilik daha yaşamak çok çok ÇOK ağır basıyor... tutnacak dallar ve insanlar önemli veya sana tutunanlar...ihtimal benim gibi olanlar kendini geçmiştir, kendi için değil sevdikleri ve sevenleri veya üzmemek için direnir.. bizim y'lerin çoğu böyledir diye düşünüyorum öznel bir düşünce tabii..

sistem görülüyor, yanlışlar görülüyor, zulümler görülüyor, eşitsilikler görülüyor, saçma sapan münakaşalar, dinler, siyasetler, demeçler, spor müsabakaları, yalanlar, dolanlar, ...

daha saymim :))

lakin görüdüyor daha çiçekler de bulutlar da doğan güneşlerde balıklarda iyilerde güzellerde, insan kalabilenler de...

görmek önemli tabii.. gözlükler de öyle:))
Erlik Aldacı Yazının sahibi 6 Ekim 2020 Salı 22:35:42
Sabahın serinliğinde bir parça ateşte pişirip yemektir, yaşamak. İçimize çekip boşluğa üfğrmektir yaşamak. Küçük bir balıksa gelen oltana öpüp tüm balıklara sekam söyle demektir, yaşamak.
Bunlar mahrum kalmamalı vaz geçmemeli soğuğu tutan sıcak el.
Yaşamak her şeye rağmen gerekli ve güzeldir. Vazgeçilerek kadar değersiz değildir var olmak ve bilmek.
Erlik Aldacı Yazının sahibi 6 Ekim 2020 Salı 22:37:48
Bu yaşamda şair olmak var mı daha güzeli....
Erlik Aldacı Yazının sahibi 6 Ekim 2020 Salı 22:40:22
Dağın başında en çok korktuğum ne idi biliyor musunuz? Bir kaç kez de başıma geldi.

İnsan görmekti...
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 22:41:56
Varlik yaratılıştan değerlidir belki ama durduğu yerde aynı değerle gitmiyor...bir şeyler yapmadıkça köreliyor, paslanıyor, çirkinleşiyor...insan için tabii ki...
Bir balik yerini biliyor belki amacını...bir kuş, bir çiçek...ama öylece duran bir insan öylece duruyor öylece kuruyor...
Varlığı anlamlı kılmak için ya da sürdürmek bir şeylere tutunuyor...maalesef her tutulan iyi bir şey olmuyor....
Bazen aklım almazdı bana gire açıkça keyifli ve güzel bir şeyden keyif almayanlara bakınca sonra dedim asıl ayrıntı bana goresinde...
Yollar sonradan kime göre neye girmeye cıktı...
Ama şöyleki bana gorede...keyifli ve mucize gibi şeyler var yasama bağlayan kişiyi...gunesin doğuşuna uyanmak, denizi dinlemek ya da yüzüne esen bir parçası rüzgar....dalindan koparıp yediğin ve dudaklarını yakan domates...kokusuyla mest olduğun demli bir çay...
Anne sesi...
Ben bunlar hürmeten asılıyorum halen...lakin şu insanlar yoluma taş koyuyor çoğu zaman;))
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 22:43:42
Üstat sesli güldüm ama cidden dogru;)) ben de kamp yaparken en korkutucu şey birinin karanlıktan çıkması düşüncesi oldu;))
Iki bayan kamp yaptık dağ bası resmen;)) neyseki kedi cıktı ama nereden geldi yavrucaz bilemedim..neyseki benim arkadaş mama getirmişti yanında belki hayvancik denk gelir diye;)
Bir Dünyevî 6 Ekim 2020 Salı 22:47:15
varlık yaratılıştan değerli değil bence, eksik... çok zayıf insan. çok eksik eksik eksik.. tamamlanamıyor.. lakin mutluluk sevinç üçük bir şeyden dünya kadar haz alma aileden eşden çocuktan işten..

ne diyoruz biz ya:))
nescayfe içen var mı???
Erlik Aldacı Yazının sahibi 6 Ekim 2020 Salı 22:47:40
Cesaret başkalarının korkusudur, diyor kim diyor. KİMBİLİY diyoy.
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 22:52:22
Nesildaşım her oradan bize kayfe üstat son dokunuşu hakkıyla yaptı...
Cesaret, korkunun harakete geçmiş halidir...deseydim ben de;))
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 22:53:30
Hani korkunun olmadığı yerde cesaret yeşeremez derler...tam öyle demezler tabii ben öyle dedim;))
Bir Dünyevî 6 Ekim 2020 Salı 22:54:49
psiko takılıyor insanlar, ne korkusu ne cesareti :))
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 22:57:24
Artık başka boyuta geçti millet...hal diyene yumruk guk diyene silah çekiyorlar..
Geçen pazarcı müşterinin kafasına demirle vurup yarmış...ne de anlaşamadılar domatesin kaç tl olduğunda mi...
Kimsenin kimseye tahammülü yok...
Artık maske yüzünden bile bıçaklanan var dayak yiyen var...var oğlu var....
black_sky
6 Ekim 2020 Salı 08:15:23
Benim günüme asılıydı zaten...gidip gelip okuyordum..simdi tepede gördüm;)) okumaya bahane ettim gitti.
Üstat tebrikler diyeyim.


Saygı ve hürmetle.

31 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 6 Ekim 2020 Salı 09:54:06
Dün Dünyevi'ye dedim ya "azıcık sığış bakem, ben de yazı asayım." O duymamış, yönetim duymuş demek ki.:)

Siyahlar nazik olur... teşekkür ederim.
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 10:54:59
Burada paylaştığınız her yazı aynı kalitede efendim..benim hepsi günüme gelmiştir..her daim gelecektir..
Bir Dünyevî 6 Ekim 2020 Salı 14:07:32
beğendiremedik rumuz.. atrık black ve sky'ı türkçe sayıcaz anlaşılan, dağınık kalsın deme vakti:))
en son müstear isim olarak; ayris karaytuğ, rumuz olarak; siyahkbaray... da kaldık...

günlerden ötesin üstat, aylar ve yıllar yakışır sana. hatta yarın bir gün bu gün işlerini; sabahcı-öğlenci ve gececi diye bile üçe bölerler ha:))



black_sky 6 Ekim 2020 Salı 14:16:24
En güzeli türkçe olsun yahu bilek sıkay ;)))
Erlik Aldacı Yazının sahibi 6 Ekim 2020 Salı 16:43:24
Birleşik olsun bari bileksıkay
Erlik Aldacı Yazının sahibi 6 Ekim 2020 Salı 16:45:23
Oldu da bitti maşallah.... de bakem çekirge olmamış mı?
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 16:50:34
Bence oldu yahu...nesildasima sormak lazim;))
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 16:50:38
Bence oldu yahu...nesildasima sormak lazim;))
Bir Dünyevî 6 Ekim 2020 Salı 18:55:27
:) siyahinat:)) olabilir belki de:))
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 18:57:21
Ahahaha karakeçi;)))
Bir Dünyevî 6 Ekim 2020 Salı 18:59:23
:)) ben demedim nesildaşım:))
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 19:01:10
Ben dedim ben ben ;))
Minnak keçiler bana sevimli gelmiştir aslında...bir de şu düz duvara tırmanırlar hasretlik verici bir şekilde...
Güzel yaratıklar yahu;))
Bir Dünyevî 6 Ekim 2020 Salı 19:05:39
https://hdbelgesel.tv/filmizle/planet-earth-2-3.html

03:20 den 08:00 a kadar geçen sürede dağ keçileri var... :)
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 19:08:22
Evet nesildaşım ben de başka belgeselde izlemistim.. baraj duvarı gibi bir duvar düşün aralardan su sızıyor...o suyu içmek için tirmandar yahu...ben bakamadım ahanda düşecekler falan diye...
'ne mucize yaratıklar var dedim yahu evrende...biz hariç;)))
Bir Dünyevî 6 Ekim 2020 Salı 19:12:41
en son karakeçiY'de kalmıştık:)) üstad ne der ki:))
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 19:15:03
;))))
üstat en son bileksıkay didi;))

Benim yazıda Neva nesildas sana da not yazmis ;)) bildirim gelmiyor ya bari ileteyim;)))
Hatta bana eklemiş bile türkçe isim;)) ayris
Bir Dünyevî 6 Ekim 2020 Salı 19:22:48
bildirim gelmesi de kötü gelmemesi de... :) siyahbaray nesildaşım. eksik olma. bilekskay 2 point mi. ayris 1 point, siyah baray veya karakeçiy 1 point :))
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 19:52:30
Karakeçiy de çok tatlı oldu yahu) böyle kulağa hoş geliyor ama
Bir Dünyevî 6 Ekim 2020 Salı 19:56:26
üstaYa bi şi de "yolculuk" altında şuan..
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 20:04:43
Hadi yahu;)) artık bildirim niyetine biz duruma el koyduk;))
Bizim nesildasimiz da benim şiirdeydi çağrı yaptim biraya gel diye;))
Sahir Neva 6 Ekim 2020 Salı 20:09:39
bileksıkay da ne ola ki :) dolmuş taşmış da yazmamak için direnen bir Rizeli mi kimdir o ?
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 20:13:39
Cidden öyle bir kulak tınısına geçmiş...sıkaysa yazın yahu gibi..
Aslında ben seviyorum rumuzu kopamadım sanırım diyince nesildaşım türkçe sayarız artık dedi..
Okunduğu gibi yazalım olduk sanki;))
Sahir Neva 6 Ekim 2020 Salı 20:29:46
Kara(y)tuğ da güzeldi neyse o zaman nesildaşım sen her güne başka bir rumuz kullan illa biriyle sınırlamak zorunda değil ya :)
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 20:31:54
Bak bu daha mantıklı;)) nasılsa elimizde bol bol isim oldu...
Ben de site içinde bir yazıya bir kendi yazima bir şiire;)) hatlar karıştı yahu...
Şiir atarken farklı tunus yazı atarken farkli yapayım olmadı...iki ayrı kişi gibim olsun;))
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 20:33:54
M(a)Y da olabilir hem adımın harfleri kendileri;))
Sahir Neva 6 Ekim 2020 Salı 20:37:55
şiire ve yazıya iki ayrı rumuz bence de çok mantıklı :)

M(a)Y Türkçe okunuşu ben :)

black_sky 6 Ekim 2020 Salı 20:40:15
En son olmadı kendine rumuz arayan siyah y diye bir yazi yazayim ben ;))
Düzenleme:6.10.2020 20:43:20
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 20:43:00
Ben boşuna arıyorum isim aslında baş harfleri al ; mu oluyor..kayip kıta tam benlik kayıp y ;))
Düzenleme:6.10.2020 20:43:33
Bir Dünyevî 6 Ekim 2020 Salı 20:46:02
daha iyisini bulana kadar black sky:)) bildirim gelmiyor benim hatlar iyice kördüğüm oldu..
black_sky 6 Ekim 2020 Salı 20:47:21
Aynen benim de bir oraya buraya şuraya girip bakıyorum:)) sürekli;)
Bir Dünyevî 6 Ekim 2020 Salı 20:54:19
ben dizi izliyodum ne zaman deftere girdim :))
himmet aygüt
5 Ekim 2020 Pazartesi 19:54:01

dedemin her hasat sonrası,
son biçilen tarla da dizinin üstüne çöküp,
göğe bakarak bir başka türlü kendince mırıldanmalarını görüp, işittiğim o günden bu yana,
tek türkülere inanan oldum, onların anlattıklarına.
dedem dediğimden ve hayli bir yaşa da geldiğimden ve onu hep en temize çektiğimden
girmeyeceğim elbet alfabeli kuşak gerginliklerine...

:)

eyvallah.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 5 Ekim 2020 Pazartesi 22:17:13
Yaşam öyle ya da böyle algımız kadar farkındayız varlığın, doğanın, insanın. Geçinip değil geçip gidiyoruz bilmediğimiz yerden bilmediğimiz yere... artık çok takmıyorum, gerçi hiç takmamıştım.

Nesil konusu bir serzeniş, bir farkına çekme, varım deme, insanlar doğru bildiğinde ısrarcı olmasında zarar yok bence. Kendi ısrarlarımızı düşününce hatta biraz da saf ve masum geliyor bana.

Huzur ve dostlukla.
Den(iz)
5 Ekim 2020 Pazartesi 16:16:23
Ben öfklendirdim ama siz de gülümsettiniz. Olmuyor ama böyle gardımı düşürüyorsunuz. Günlerdir bi ''y'' kuşağıdır gidiyoruz, en sonunda delirttiniz abinizi.

:))

Bence Huxley okusunlar. ''Cesur Yeni Dünya'' kucağını açmış bizi bekliyor. Adım adım gidiyoruz distopyanın dünyasına.


Sevgilerimle...

4 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 5 Ekim 2020 Pazartesi 16:31:10
He valla de mi...

Son dönemlerde en çok sinirlendiğim ama ders aldığım kitap " yeni dünya düzeni"adlı kitaptı öyle hatırlıyorum acımasız kapitalistlerin topluma bakışını, geleceğini "fal"ize eden. O kadar çok senaryo üretiyorlarki düşünce manyağına çeviriyorlar insanı.
Değişim artık çok büyük güç istiyor ne yapalım biz kendimizi bile değiştirmekten azade iken oturup seyrediyoruz.

Ne diyordum...unuttum. :)
Bir Dünyevî 5 Ekim 2020 Pazartesi 16:46:54
hızlı okuyunca ne olur, okuduğumuz akar gider mi mesela.. ne kalır geriye...
cesur yeni dünyaymış, ... 1O sayfası bitti.. sararsa devam edeceğim..:)) daha modern dünya bunalımı varıdı 70. sayfada kaldı.. başka epdf ismi vermeyin lütfen.
ugh

ne iyi insanlarsınız ya hu... zorla okutuyorsunuz bana... seviyorum dostları ve üstatları.. delirmemek şartıyla tabiii:))
Bir Dünyevî 5 Ekim 2020 Pazartesi 16:47:15
https://fatimekerimli.files.wordpress.com/2016/09/aldous_huxley_-_cesur_yeni_dunya_-tr.pdf
Den(iz) 5 Ekim 2020 Pazartesi 18:23:23
Her zaman okumalarda buluşalım. Daha güzel bir sebep olabilir mi ?

Sevgilerle hep...
Bir Dünyevî
5 Ekim 2020 Pazartesi 15:08:14
bu yazıda en çok sevdiğim; "zihinsel tehdit" idi. nereden buluyorsun üstat, böyle ibareleri..

yazımız sanırım 4 bölüm ve sonuç ile

1. sırada; öğrenciye had bildirme..
2. sırada; değişim ve dönüşüm işleri
3. sırada; doğal gerçeklikler
4. sırada; Rönesans meselesi..
5. sırada; zihinsel tehdit..

yazı içinde geçen özel isimler, özel ilgili koç başları veya zamanında okunmuşlar, okuyucu araştırmaya yönlendiriyor o konu hakkında..

Günümüzün en büyük sorunu aslında zihinsel gerçekliğin hayata yansımasındaki engellerin kaldırılamaması. Yarı Tanrı bir medeniyet ve kültür ve yeni bir gelenek istiyor gelecek hep kendinden öncekilerden..

Biraz tanrı, biraz din, biraz ben ve sen ... aslında en güzeli..

bana kitap çıkar diyen önce kitaplanmalı bence:)) ilk müşterisi olmak isterim...
saygılarımla üstadım..
çok terzilik iş çıkaran bir yazıydı yine.. :))

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 5 Ekim 2020 Pazartesi 15:33:05
Analize eden yorum_bakışın hayran bırakıyor beni sana...umut karartılmış olsa da umut yine umuttur. Yok olan, heder olan bu enerji, bu düşüncelere üzülmeden edemiyor insan.
Ah öksüz nesil ah yetim nesil! Vaat etmeli, umut bırakmalı, ümit yeşertmeli ait olduğun millet ama o da esir edildi kendi kendine. Onurlu duruşların kahraman çocuğu "y"nesli bükülme.
Yılmak mı yıkılmak mı asla... Atatürk'ün gözlerine bak, tut ellerini bırakma!...

Kitap mı... Hele bi sular durulsun dönelim Ankara'ya , ıslık çalacağımız dostlarımız çoğaldı epeyce.
Genç heyeti bizi beklerse ihtiyara eşlik etmek düşer.:)

Bir Dünyevî 5 Ekim 2020 Pazartesi 16:09:09
kitap için daha 4 yıl var veya en az 2 yıl üstad benim için.. ölmez de sağ kalırsak.. günler ne doğurur meçhul ki..
ıslık duyanlar çoğaldıkça huzur ve umut devam edecektir.
black_sky
5 Ekim 2020 Pazartesi 14:44:17
Mış gibi yapıp başkalarına göre düşünmeyeceğim...mış gibi yapıp kendime ait olmayan fikirleri sahiplenmeyecegim...
Belim bükülduğü yerden ağrıyor çünkü başka yerden değil...

Dedi...kara büyücü olsa gerek..

Şu an başka algılarımın kapanmasına sebep olan bacağımdaki ağrı tek gerçekliğim gibi...sanki başka bir şeyin önemi de yok..algılayabileceğim daha büyük olabilir ama önceliğim algılarımı kısıtlıyor...

'ne x ne y durumu...tüm insanlık tarihi...lakin insan ne geçmişi görmezden gelebiliyor ne de geleceği yok sayabiliyor...ama bir şekilde hep kendi oyununu kendi bozuyor...

Evet üstat...doğa bize hasta gözüyle bakıyor...muhtemel bir parazit belki de...

Ben kesin bir daha geleceğim...

Saygı ve hürmetlerimle.



black_sky tarafından 10/5/2020 2:58:35 PM zamanında düzenlenmiştir.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 5 Ekim 2020 Pazartesi 15:23:21
Bazen dünyayı çepeçevre "insan akarisiti" sarmış gibi düşünürüm. Öyle ya sekiz milyar insan emiyor, somuruyor dünyayı hiç bitmeyecek iş gibi.

Fısfıslamanın zamanı geldi, diye düşünüyor olmalı doğa. Lakin bu acımasız olur insan tarafına büyük yenilgi olarak yazılır. Doğanın insanı helakı...

Nesil mi her devir kendi yalanını üretiyor, o yalanda taşatıyor insanları...bize de "yemiş"gibi "he...he" demek düşüyor.

Dışımızdakilerle ilgilenmek istemiyorum artık, iç huzur ve doğa yetiyor.

Ağrı için geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
black_sky 5 Ekim 2020 Pazartesi 15:32:07
Üstat doğru söze ne denir...duyarsiz değilim lakin dışımdakilere ( çoğu)mutlu değilim.. kendi içimde ve diziler, doğa ve hayvancıklar beni daha mutlu ediyor...
Kendi kendine sohbet de daha keyifli;))
Düzenleme:5.10.2020 15:59:03
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.