Erlik Aldacı
3 şiiri ve 27 yazısı kayıtlı Takip Et

Zihin notları (kısacık)





“Ben bunu alıyorum…”
“Şunu da mı?”
“Evet, onu da alıyorum ve hatta bunu, şunu, onu, öbürünü, berikini, diğerini hepsini alıyorum.”
“Hım…peki.”

Görüntüler katlandıkça katlandı üst üste. Kişinin giydiği kendisini ilgilendirir, elbiseden giysiden kıyafetten bahsetmiyorum. Bilgiden bahsediyorum…her gün yeni yeni giysiler giyinmiyor muyuz her gördüğümüzü almıyor muyuz?
Yok, diyorsanız “alanlar” sizin önünüze geçer en azından, cahil kalmanın başka bir yoludur bu. Bilgi kendisini sizde zuhur ettirmek ister… direnmeyin edinmiş olduğunuz alışkanlıklarla.
Ama siz, zuhur edecek yolu açmakta zorlanıyorsunuz belli ki, öyle anlaşılıyor.

“Lan geri zekalı…”
“Bana mı diyorsun?”
“He…”

Hah! İşte bu da bir yoldur, alandır bilgi almak için; zeka, kendi yolunu bulur, yeter ki engel olmayın kendi kendinize. Sayalım mı görsel, ritmik, estetik, sosyal, matematiksel…saymakla bitmez beyne giden, zihne giden yol.

Budizm’in tekerleğini hatırlıyorsunuz değil mi? Her yol merkeze gider, Nirvana’ya gider ama eğri büğrülük zorlar insanı.

Yani demem o ki; hangi zeka alanına sahip olursanız olun, bilgiyi alırsınız ve o bilgiyi eğip bükmezseniz… sizi doğruca Tanrı’ya götürür. Çünkü merkezde o vardır. Dolambaçlı olmanın yükünü ne kadar hafifletirseniz o kadar huzur bulursunuz.

Her bilgi insanı “kendilik” yapar. Kendilik mutlu olmanın da, özgürlüğünde anahtarıdır. Bu sizin “içsel guru”nuz haline gelmiştir, beşeri guruya ihtiyacınız yoktur artık…yol sizin yolunuzdur artık, aldanmayın.

Size derler ki, içsel guruluk subjektiftir, özneldir bir işe yaramaz “mürşit” olmadan… yalandır. Öznellik; kendi yorumlamasıdır insanın, boş yorumlamadır oysa içsel guruluk bilginin içinizde nesnel yorumun size özel biçim almış halidir. Size özel yüksek gerçekliktir, bu.

Yoksa siz… başka merkez mi arıyorsunuz? Aradığınız merkeze yani bilgiyle oluşturduğunuz bilincinizin yöneticiliğini yapan siz değil, bir başka şeye devrederseniz yani ruhbanist mürşit ya da psikolojik hümanizmi merkeze oturtuyorsanız, bir bakının, öyleyse.

Bu giysileri aldığınız yer neresi?... ve hatta tezgahtarınızın yüzüne bakın, gözüne bakın.

Şeytanı göreceksiniz…

Beğen

Erlik Aldacı
Kayıt Tarihi:1 Ekim 2020 Perşembe 13:17:52

ZIHIN NOTLARı (KıSACıK) YAZISI'NA YORUM YAP
"Zihin Notları (kısacık)" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Den(iz)
2 Ekim 2020 Cuma 16:09:48
Her bilgi, öğreninceye dek değil anlayıncaya dek işlevsellikten yoksundur. Zeka anlamada etkendir, bunu bir köşeye atamayız. Bunun dışında yazı güzeldi.

:)

Sevgilerimle...

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 2 Ekim 2020 Cuma 16:28:00
Doğru galiba... bilgi işlevsel değilse bir işe yaramaz mı ki, tam emin değilim. En azından " temel" niteliği taşır mı ki? Alt yapı gibi...ya da potansiyel oluşturması.

Bir emin olamadığım da bilginin kendisi, biri bize oyun mu oynuyor, diye düşünmüyor değilim...

Öf! Ne zor şeymiş şu düşünmek.
Teşekkür ederim düşündüren yoruma..
Den(iz) 2 Ekim 2020 Cuma 16:30:18
En zor şey, düşünmek.

dostlukla efenim...
muslumbayram 2 Ekim 2020 Cuma 17:42:15
Bazen bilip, bilmezliğe vurmak iyidir
işlevsellik lazımsa eylem bulur
Deniz hanıma katılıyorum
iyi akşamlar herkese
saygılarımla
KeLeBeK EtKiSii
1 Ekim 2020 Perşembe 15:31:12
İnsan oğlu yaradılışı gereği doyumsuz dur hep daha fazlasını daha da fazlasını alma isteği içindedir zamanla egosu kaşındıkça başka alanlara yönlendirip kendini yine egosunu kaşıyan bireyleri etrafında toplayacak ve egosunu kaşıtacaktır kimin egosunu ne kadar kaşırsanız o kadar şeytanı görme ihtimalimiz olduğunu bilsek acaba o egoları pervasızca kaşırmıydık sanmıyorum

insan oğlu almaya alışılagelmiş durumunu maalesef ki bilgide değil de başka alanlarda kullanır
oysa kural belli dir almadan vermek yaradana has tır
yürek taşlaştıkça alma verme dengemiz de bozulur bu ilerledikçe kul hakkına ihanete ve yalanlara gider ve kötülüğe giden kapı açılır amaç o kapıyı hiç açmamak olmalı oysa günümüze baktığımızda o kapının kilidiyle oynayanlar o kadar çok ki yerinde ve haklı tespitlerini kutluyorum sayın hocam

umarım bizler henüz şeytanlaşmamış meleklerle karşılaşırız bu çok zor ama olur mu olur
kuram mı
yok
sentez belki de
yüreğine sağlık

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 1 Ekim 2020 Perşembe 16:15:45
Kötü olunca ne geçer ki insanın eline, anlamakta güçlük çekiyorum. Bir zaman dilimi değil mi bize ayrılan, onu da kötülükle hırsla, kavgayla doldurmayalım.

Güzel olsun, güzellik dolsun yaşama tüm insanlık için...

Hürmetle selamlıyorum.
muslumbayram
1 Ekim 2020 Perşembe 15:22:41
Bilgiyi gerekli gereksiz zihin depolarsa dışarı fazlalıkları nasıl süzüp atacak
işte burası da ayrı bir zihin notlarına konu;))
zihinlerinde bir beden nosu var mıdır? acep...
değişik tarzda mevzulardı, fikir jimnastiği bakımından
güzel bir yazı

tebrikler
nice saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 1 Ekim 2020 Perşembe 16:11:44
Değerli ozanım, teşekkür ederim düşünmeye sevk eden bu nazik yoruma. Zihin no...hımm, düşünmek gerek.
Hürmetle.
black_sky
1 Ekim 2020 Perşembe 13:54:05
Insanın yolu uzamışsa eğer gideceği yeri karıştırmıştır muhakkak...nereye gideceğini bilen insan yoldan da şüphe etmez...yolculuktan da...

Üstat kısa notlar demissin lakin bir ömürlük yazı gibi sanki...

Ben de az trans haline gireyim...beni ancak o keser..

Eksik olmayın dilerim..

Saygı ve hürmetlerimle..

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 1 Ekim 2020 Perşembe 14:00:07
Alisitede (sitede aile gibi olanlar) buluşmak, laflaşmak ne güzel ve hatta yeri gelirse hırlaşmak...
Tüm bunlar uyumudur, armonisidir komşu ruhların.

Hürmetle ablam.
black_sky 1 Ekim 2020 Perşembe 14:02:19
Ne de güzel söyledin üstat..
Tıpkı aile gibi;))
Sohbet güzel...doyumsuz ...
neneh.
1 Ekim 2020 Perşembe 13:44:29
Muhteşem!..Mağazalar zinciri..Aldıklarımızın karşılığı diyetleri de unutmamalı.Saygıyla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 1 Ekim 2020 Perşembe 13:49:03
Muhteşem olan sizin yorumunuz... hürmetle.
Bir Dünyevî
1 Ekim 2020 Perşembe 13:30:48
değerli kimbilir, zihin notlarını çok sevdim. saydım, 40 cümleden az bir yazı idi, yalınız en hacimli yazınız idi bence.

yazılarda kullanılan şeytan, melek ve cinni, peri vb. olmadan nasıl anlatılır tüm bunlar, yoksa anlatılamaz mı?

dünya tarihi ve inanç yolları gösterdi ki; şeytansız, meleksiz bir anlatım yok. neden?

yazınızın finalini şeytansız nasıl ifade edebilirsiniz, mesela?

saygılarımla üstadım
iyi günler dilerim..:)

6 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erlik Aldacı Yazının sahibi 1 Ekim 2020 Perşembe 13:48:17
Şu an trans halindeyim...sana sonra döneceğim. :)
black_sky 1 Ekim 2020 Perşembe 13:55:34
Trans kısmında boş yer varsa ben de gelebilir miyim...
Nesildaşım bugün insanı duraklatan, düşündüren yorumlar bırakıyor...

Yanlış anlaşılmasın her zaman öyle lakin bu sefer bir tik daha fazla sanki...

Selam vermek istedim de...;))))

Ugh..
Erlik Aldacı Yazının sahibi 1 Ekim 2020 Perşembe 14:21:33
Dünyevi'ni dili bir söz ederse az biraz düşünmek gerek lakin sözü düşüncesi söylerse işte o zaman cevap vermek için transa girmek gerek.
Aşkınlık hali belki gönül çağrısı yapar da o da icabet eder...:)
black_sky 1 Ekim 2020 Perşembe 15:41:30
Nesildaşım enerji toparlayıp akşama gelecek sanırım...ruzgar gibi geldi baktı geçti...;))
Bir Dünyevî 1 Ekim 2020 Perşembe 16:08:58
gaza basıyom gitmiyo, tutukluk yapıyo arka fren balatalarının birinin ayarı gayarı bozulmuş...iyi uzun yola gitmemişim yoksa lastik herhalde ateş alacaktı...
millet uçan doktor yapıyo biz fren balatasıyla uğraşıyoz...ne diyoduk...

ben cevap bulamadıydım, trasntan dönünce nasıl giydirir üstat nesildaşım, sen de geçmişsin transa , deyin hele ne gördünüz:))
black_sky 1 Ekim 2020 Perşembe 16:51:30
Beni aldı bir bas ağrısı olasi maske durumu ve hava oynaklığı;)))
Balatalardan koku geliyor ;))
Insanlık yanıyor...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.