mirim
343 şiiri ve 170 yazısı kayıtlı Takip Et

Atatürk neden hedeftir ?



Hiç dikkat ettiniz mi ?
"Bilinçli" bir şekilde Osmanlı torunuyum diyenlerle bütün Türk düşmanlarının ortak hedefidir Atatürk. Yani bir başka deyişle işbirliği konusunda asgari müşterekleri Atatürk düşmanlığıdır.

Osmanlı torunuyum diyenleri neden bilinçli ya da bilinçsiz diye kategorilere ayırdığımı merak edenler olmuştur. Aralarındaki fark nedir, hemen söyleyeyim.

Osmanlı torunuyum derken, bunu bir ağız alışkanlığı, yan masaya kulak vererek bilgi edinme kültürü ve liderlerinin ağzından konuşma dürtüsüyle hareket eden kesim bilinçsizlerin oluşturduğu kesimdir. Düşünmeden bilinç altının baskısıyla bunun bir gurur kaynağı olduğu zorlamasına takılıp kalırlar. Asla, neden Osmanlıyla sınırlı, bunun Selçuklusu var, Hazar’ı, Uygur’u, 1. ve 2. Göktürk devleti, Avrupa ve Asya Hun devletleri var demezler, bunları saymayı akıl edemezler.

Bilinçli olarak Osmanlı torunuyum diyenlerin amacı ise zaten Türklüğü reddetmek ve ümmetçiliği esas almış bir aile hanedanlığı olan, kendi kanları dışında hiç kimseye şans tanımayan Osmanlıyı ataları kabul etmektir. Ve Osman beyden başlayan tarihi bu konuda milat olarak kabul ederler. Oysa bilirler ki Osmanlıda aile kanı taşımayan, hatta şehzade ünvanı alamamış hiç kimse hanedan olamaz, tahta oturamaz. Halk ise asla torun, yeğen filan değil, "kul" dur ve her şeyiyle Osmanlı ailesinin malıdır.

Bilinçli tabir ettiğimiz Osmanlı Torunlarının(!) Atatürk düşmanlığı maraba ruhlu, Araplığı İslam diniyle örtüştüren Türk düşmanı olmalarından kaynaklıdır. En hazmedemedikleri şey, Atatürk’ün isminde yer alan Türk kelimesi ve Osmanlının en çok ezdiği, eziyet ettiği, hakir görüp aşağıladığı Türk milletinin adını kurduğu Cumhuriyet devletine vermesidir. Onun içindir ki işe andımız, Ne Mutlu Türküm Diyene vecizesini ve TC ibareleri kaldırmakla başlayanları baş tacı yapmışlardır.

İşin acı tarafı bir yandan Türküm diyen, diğer yandan "Orduya ilk katıldığım günlerde bir Arap binbaşının ’Kavm-i Necip evladına sen nasıl kötülük yaparsın’ diye tokatladığı bir Anadolu çocuğunu iki damla göz yaşında Türklük şuuruna erdim. Onda gördüm ve kuvvetle duydum. Ondan sonra Türklük benim esen kaynağım, erdemim övünç membaım oldu. Benim hayatta yegane fehrim, servetim, Türklükten başka bir şey değildi." ifadeleriyle Türklüğüyle övünen Atatürk’ü hedef alanların içinde Türk olmaktan gurur duyduğunu söyleyenler de vardır.

Hürriyet Türk milletinin genetiğinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Genetik olarak dünyaya ya efendi ruhlu ya da maraba ruhu gelirsiniz. Hiç bir Türk yoktur ki içinde bağımsızlık dürtüsüyle doğmasın. Eğer bir insan Arap ya da başka bir ülke hegomanyasını içine sindirebiliyorsa bilin ki Türk değildir.

İşte, Atatürk Türk milletinin bu bastırılmış genetik yönünü kurduğu devletle hatırlatması ve canlandırması nedeniyle hedeftir. Türklük şuurunu Osmanlıdan çok daha önceye taşıdığı için sevilmez.

İçinizdeki duyguları gözden geçirin.
Sağlıklı bir analizden sonra gerçekten Türk müsünüz, anlamak zor olmayacak.

Beğen

mirim
Kayıt Tarihi:19 Eylül 2020 Cumartesi 21:18:15

ATATÜRK NEDEN HEDEFTİR ? YAZISI'NA YORUM YAP
"ATATÜRK NEDEN HEDEFTİR ?" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Hüznümün Hüznü
21 Eylül 2020 Pazartesi 22:57:54
Herkeste bir kuyruk acısı var da ondan.Büyük adammış,on yıl daha yaşasaydı keşke.
Saygılarımla

Cevap Yaz
Den(iz)
21 Eylül 2020 Pazartesi 22:46:48
En çok bu ecdat dedikleri ne olaki diye merak ederim. Tarih bilinci olmayan bir toplumu başarı ile yarattılar. Bu insanlara bakınca ilber hoca geliyor aklıma.

Kısaca '' çok cahilsin keşke ölsen''


Atatürk bir ırk kimliğinden çok ulus bilinci yerleşsin istedi halkın belleğine. İşte bu sebepledir ki bugün en çok ırklara ayrılmamızı kutluyorlar aslında.

Sevgilerimle

Cevap Yaz
şair67
21 Eylül 2020 Pazartesi 22:32:46
Atatürk'te kuvva-i milliye ruhu vardı
Atatürkte misak -ı milli ruhu vardı
Atatürkte meclis-i mebusan ruhu vardı
Atatürk ideal sahibi õmrü cephelerde geçen kahraman ,cesur ,çevik yiğit yedi düvelle yokluklar ičinde savaşarak kuvva-i milliye ruhu ile bir vatan yaratan
"Yaradanın türk milletine yüz yılda bir hediye edilen kurtarıcı bir dünya önderi bir yiğit
Başkomutan"
Padişahlığı sultanlığa İngilizlerin sömürgesinde yaśayan bir tebaya son verdiği ve Anadolu'da gerçek Atatürk milliyetçiliği yaratarak Türklüğe Türk'e öz kimliğini veren
Ömrü boyunca yüzyıllık öngörüleri ile dünyaca tanınan emsali olmayan olmayacak olan yaşamı boyunca hiç kanayan,kandırılmayan,aldanmayan,aldatılma yan yüksek dimağ ve karaktere ,cesarete sahip bir dünya lideri
Bir milletin vatan ve istiklâl ve istikbalini binlerce śehit ve gazi kanıyla vatan yaratan
Yüce türk milletinin Ata babası
Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir
Õlmek var dõnmek yok,
Hattı müdafa yoktur, sathı müdafa vardır o satıh vatandır emirleri ile şanlı,śerefli Türk tarihine kahramanlık damgasını vuran yiğit bir asker ve Başkomutanı Atatürk
Cumhuriyeti ilan etti,Osmanlı'da cariye,köle ,muta olarak alınıp satılan kadınlara seçme ve seçilme hakkı vererek temsili demokraside onere edilerek onurlu kimliğini verdi
Kadının aydınlatmasını devrimleri ile taçlandırdı "Egemenlik bila kaydı milletindir diyerek yönetimi sultandan alıp halka verdi "
Cumhuriyet ve demokrasi evrensel hukuku getirerek hak,hukuk,adaleti getirdi
Kadı adaletine son verdi
İlme bilime,fene önem verdi cehaleti yendi tekke ve zavafiyeleri kapattı Tarikat ve cemaatlerin çirkinlikleri ne sapkınlıklarına son verdi
Gerçek İslam dinini öğretmek için diyaneti kurdu
Atayı sevmeyenler cumhuriyete aydınlanmaya karşı olan tebayı ve kadıyı özleyen gerici bağnaz yobaz cumhuriyet düşmanlarının torunları
Biline

Cevap Yaz
İlyas Ateş
21 Eylül 2020 Pazartesi 19:14:38
Kaleminize ve gönlünüze sağlık sağ olun var olun hocam selam ve saygılarımla

Cevap Yaz
Kardelen-1
21 Eylül 2020 Pazartesi 16:55:57
Benim polemiğe girmeden tek bir şey söyleyebilirim.
Evet aslım Çerkes ama Türk'üm. Madem ki bu topraklarda yaşıyoruz Ata'mıza, hatta atalarımıza ve vatanımıza sahip çıkmalıyız, şu an özgürce nefes alabiliyorsak bunu onlara borçluyuz çünkü...
Güzel bir konuya değinmiş kaleminiz. Saygımla...

Cevap Yaz
Mavii KeLeBeK
21 Eylül 2020 Pazartesi 15:09:29
Atatürk deyince bende akan sular durur
Atatürk'ü çok seviyordum ama bambaşka bir anlam buldu içimdeki sevgim
Babamın ölüm döşşeğin de son sözleri -bu yataktan kalkarsam koluma Atatürk'ün imzasını attırıcam baba ma nasip olmadı ben yaptırdım anısına
biz Atamızın adını kolumuza
sevgisini yüreğimize
ve ilkelerini beynimize kazımışız

Neden mi hedef Çünkü bir daha böyle bir Türk dünyaya gelmeyeceği için
bir cumhur başkanı ölür
bir başbakan ölür
bir parti lideri ölür
bir baş komutan ölür
bir savaşçı ölür
peki ya hangisi yıllar geçse de hala yüreklerde yaşar
hiç biri

Atatürk Türklerin Türklüğün Atası dır
ATA- Türk

güzel ve yerinde yazınızı kutluyorum.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


muslumbayram 21 Eylül 2020 Pazartesi 15:14:47
bravo yoldaşım benim
bence yazıya verilen en güzel yorum bu idi
tabi ki bence...
saygı ve sevgiler
Mavii KeLeBeK 21 Eylül 2020 Pazartesi 15:18:07
Bize üç şeyi çok güzel öğrettiler yoldaşım
bir Atatürk ü sevmeyi
İki vatanını sevmeyi
üç ise haddini bilmeyi
teşekkür ederim
Kimbilir
21 Eylül 2020 Pazartesi 09:14:26
Türk! Atatürk olduğu için hedeftir...ve Atatürk üzerinden de Türk hedeftir.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Cevap Yaz
Serhat BİNGÖL
21 Eylül 2020 Pazartesi 01:21:52
Kıymetli Abim yazın oldukça ilginç bir analiz yazısı olmuş! Doğrusu kim nasıl Atatürk düşmanıdır kaça ayrılır o konuda ülkücü siyaseten gelmediğim için olaylara senin gibi Türklük üzerinden çok derinlikli bakamayabiliyorum. Bu yönüyle oldukça eğitici bir yazı diyebilirim. Bildiğin gibi sol siyasetten geldiğimden dolayı benim için en büyük tehlike Siyonizm ve onların ülke içindeki bilinçli ya da bilinçsiz işbirlikçileridir. Dolayısıyla aslolan yüce Türk milletinin, Atatürk’ün işaret ettiği muhasır medeniyet seviyesine ulaşması ve tüm değerleriyle tam bağımsız bir Türkiye’de onurluca ve özgürce yaşamasıdır

Sayısını alt alta toplamadım fakat uzun yıllar sosyal hayatımın her alanında Atatürk düşmanı olmasa da Atatürk’e yönelik önyargıları olan çok sayıda insanı bilgilendirmek suretiyle, Atatürk’e saygı duyacağı bir düşünce yapısına getirdim, en azından getirdiğimi düşünüyorum. Ancak şu çakma Atatürkçülerin, Atatürk’ü ve onun manevi şahsiyetini ‘’Türklük’’ olgusunun arkasına sığınarak istismar etmesine engel olma noktasında pek başarılı olamadım. Bu konuda kendimi sorumlu tutup başarısızlığımın nedenini çok düşündüm. Nihayet zaman içerisinde bir şeyi fark ettim ki, bu başarısızlığın sorumlusu doğrudan ben değildim. Asıl sorumlunun bizzat’ti sistemin kendisi idi. Yani yasalardaki önemli bir boşluğun istismara sebep olduğunu anladım. Bu ülkede haklı ve doğru olarak yasalarla Atatürk’e doğrudan hakaret etmek suç sayılırken sözde Atatürkçülük adı altında Atatürk’ün manevi şahsiyetini çok çirkin işlere alet edilmesinin yani istismarının hiçbir cezası yoktu.

Kısacası Atatürkçülük adı altında, Atatürk’ün manevi şahsiyeti suiistimal ederek istismar edilmesinin her hangi bir yaptırım cezasının olmamasını fırsat bilen kötü niyetli hatta Türk ve Müslüman oldukları bile şüpheli bazı insanlar. Atatürk üzerinden bu milletin başta dini olmak üzere kültürel değerlerine ülkenin tarihine ve tarihi şahsiyetlerine rahatça ve pervasızca saldıra biliyorlar maalesef.

Çok uzağa gitmeye gerek yok bu defterde bile o istismarcılardan çok sayıda var. Öyle ki bu milletin tarihine tarihi şahsiyetlerine dinine ve kültürel değerlerine rahatça saldırabiliyorlar ama makul ve medeni bir yorumla fikir beyan etmeye kalkarsam hemen yorumumu siler ve beni sayfalarında yasaklarlar. Sonrada kalkar demokrasi ifade özgürlüğü yok bu ülkede falan derler yersen…..

Şimdi onlar böyle yapıyor diye ben değerlerimden ve ilkelerimden vaz mı geçeceğim. Geçmeyeceğim tabi sonuna kadar bu istismarcılarla uğraşacağım.

Kalemine emeğine sağlık istifade ettiğim güzel bir yazıydı.

Saygı ve sevgilerimle



Serhat BİNGÖL tarafından 9/21/2020 1:37:06 AM zamanında düzenlenmiştir.

Serhat BİNGÖL tarafından 9/21/2020 1:38:31 AM zamanında düzenlenmiştir.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


mirim Yazının sahibi 21 Eylül 2020 Pazartesi 02:25:35
Önce şu senin diline doladığın "çakma Atatürkçü" tabirinin çerçevesini belirleyelim. Atatürk istismarcıları kimdir. Net örnekler istiyorum. Cem ÖZER olayındaki gibi uyduruk, aslı astarı olmayan, hiçbir belgeye dayanmayan, iftira niteliğindeki söylentilerden olmasın.

Arkadaş; bu ülkede Atatürkçüyüm deyince ihale mi alıyorsun ? Çocuğunu işe mi yerleştiriyorsun ? Liyakatsız bir şekilde terfi mi alıyorsun ? Atatürkçüyüm diyene iane ve iaşe mi veriliyor ? Kapına üstü Atatürk amblemli kömür torbaları mı bırakıyorlar ? Kırmızı ışıkta geçme önceliği mi veriyorlar ? Saraylarda mı ağırlanıyorsun ? Vergini mi siliyorlar ? Yakılan ormanları imara açıp villa yaptırmana izin mi veriyorlar ? Polis bekçi mi yapıyorlar ? Yeşil pasaport mu veriyorlar ? Ne yapıyorla söyle ???

Bana ayakları basan bir çıkar kapısı göster.
Yok Yılmaz ÖZDİL 2 bin 500 TL ye kitap satmış. E adam kuruşu kuruşuna paraların harcandığı yerleri açıkladı. Gözlerine soka soka hesabını verdi. Ama mal bulmuş mağribi gibi buna sarılıyorsunuz. Adamın açıklamalarını hangi kanalınız yayınladı ?

Başka malzeme bulamayınca da kıçınızdan Cem ÖZER masalları uyduruyorsunuz.

Ne yani, Atatürk rozeti satanlar, Tişörte Atatürk resmi basanlar, Atatürk çıkartmaları bastıranları mı kastediyorsun ?

Tutturmuşsun bir çakma Atatürkçüler yalellisi.

Sen arkamdan gelirken görmüşsündür, benim arabamın arka camında ve plâkalarımda Atatürk imzası var. Hatta dün de ön kaputa Atatürk'ün Kocatepe'deki resminin çıkartmasını yapıştırdım. Peki ben ne umuyorum ? Beklentim ne ki ben Atatürkçü olduğum vurgusunu yapıyorum ? Hem de trafik polislerinin hedefi olmayı göze ala ala... Araç muayenelerinde dövüş kavga söktürdüklerini bile bile. Evet aynen böyle. Muayene için söktürdükleri çıkartmaları bir dakika sonra gözlerine soka soka yeniden yapıştırıyorum.

Sen şimdi bana söyle. Bu devirde Atatürkçüysen çocuğunu temizlik şirketine bile veremiyorsan, her türlü belaya açıksan çakma Atatürkçü olmanın getirisi nedir ?

Yok Atatürkçülük üzerinden dine saldırılıyormuş. Sizin ipine sarıldığınız kankanız Apo zerdüşt değil mi ? Diyarbakır'da korumaya alıp miting yaptırdığınız, topraklarımızdan geçerken bizim kesemizden dürüm ısmarladığınız PKK'lılar namazla alay eden videolar yayınlamadı mı ?

Yahu velev ki dediğin doğru olsun. İslama sizin yandaşlarınız kadar kim zarar vermiş ?Çocukların ırzına geçip de Atatürkçülükle işin içinden sıyrılmaya çalışan kaç Atatürkçü gördün ? Nerenizden tutsalar sapır sapır dökülüyorsunuz. Dine sizin kadar zarar veren çakma ya da gerçek diye tabir ettiğin kaç tane Atatürkçü sayabilirsin ? Dine saldıran sizsiniz siz ! Ve İslam dinini sizden koruyanlar da Atatürkçüler ! İslamı paravan yapıp yemediğiniz halt kaldı mı Serhat ?

Önce çakmasını ilan edip, bunun üzerinden Atatürkçüleri hedef almanı biz yemiyoruz. Güya gerçek Atatürkçüleri ayırıyorum ayağına asıl hedefinin tüm Atatürkçüler olduğunu yiyecek kadar saf mıyız sence biz ?

Atatürk'ün manevi şahsına hakaret suç olmaktan çıkalı çok oldu. Şimdi Atatürk'e hakaret etmek, terfi almak için adeta ilk basamak oldu. Ayrıca Atatürk'ü istismar edenler için kanuna gerek yok. Onların cezasını bu toplum verir merak etme. Size rağmen bu millet atasına sahip çıkmayı bilir.

Hadi çok uzağa gitmeyelim deftere bakalım. Kimmiş onlar bana say. Ben tek tek din istismarcılarını sayarım. Sayıyorum da. Paylaşımlarının altına gidip yazıyorum. Hadi sen de isim ver.

Atatürk ismi geçtiğinde pelerin görmüş boğa gibi saldırıyorsun. Zemin içinde uydurduğun çakma Atatürk tabirinin ardına sığınıyorsun. Geç bunları Serhat geç...

muslumbayram 21 Eylül 2020 Pazartesi 09:14:44
Eskiden rozet taşıyanlara şüphe ederdim
ne zaman ki akp iktidar oldu bir baktım rozetler yerine akp nin
taktığı rozetler geldi.

Bende hayatıma tam tersine ATATTÜRK amblemli rozet takmaya AKP zamanında başladım
ve denk geldiklerimin gözüne soka soka göstere göstere dolaşıyorum iyimi;))
hatta bir akpli iş adamı siyah amblemi olan ATATÜRKÜ uzaktan anlamamış yaklaştı Müslüm bu nedir dedi. KISACA ATAMIZ dedim adam buz gibi oturdu yerine
ancak benimle çalışmayı kesmedi Allahı var;))
Akp sayesinde ATATÜRK ÇOK ÇOK DAHA BÜYÜK İNANIN nice saygılarımla
Serhat BİNGÖL 22 Eylül 2020 Salı 00:35:05
Atatürk istismarcısı deyince rozet satanlar Atatürk resimli tişört basanlar, aracına Atatürk çıkartmaları yapıştıranları falan mı kastettiğimi zannettin öyle mi anladın?!:))))))

Neyse bu kısa tebessüm faslından sonra konumuza dönelim.

Cem Özer’in Atatürkçülüğü ile öne çıkan bir insan olduğunu sanırım bilmeyen yoktur. Malum o talihsiz (talihsiz derken bana göre öyle) açıklamasını, benim gibi geçte olsa sonradan öğrenenlerin sayısı da oldukça fazladır. Bir magazin haberinde kendisine sorulan o malum açıklamayla ilgili soruya böyle bir düşünceye sahip olmayı, Atatürkçülüğe borçlu olduğunu söylediği dair haberi sana aktaracağımı söyledim. Eğer böyle bir açıklaması olmamışsa yazıdan o bölümü silip özürde dileyeceğimi açıkça söylediğim halde hala bel altı vurmaya çalışıyorsun.

Fakat şu çakma sözünde haklısın. Sahte, kaplama, sözde ve tırışka, ve gibi ön sıfatları da kullanmak gerek hep çakma sıkıcı oluyor.

Abicim, bende yazılarımı ve yorumlarımı gerçek anlamda okumuyorsun gibi bir algı oluşmaya başladı. Sanki üstün körü okuyup sonrada yorum yazıyormuş gibisin!

’’ Arkadaş; bu ülkede Atatürkçüyüm deyince ihale mi alıyorsun ? Çocuğunu işe mi yerleştiriyorsun ? Liyakatsız bir şekilde terfi mi alıyorsun ? Atatürkçüyüm diyene iane ve iaşe mi veriliyor ? Kapına üstü Atatürk amblemli kömür torbaları mı bırakıyorlar ? Kırmızı ışıkta geçme önceliği mi veriyorlar ? Saraylarda mı ağırlanıyorsun ? Vergini mi siliyorlar ? Yakılan ormanları imara açıp villa yaptırmana izin mi veriyorlar ? Polis bekçi mi yapıyorlar ? Yeşil pasaport mu veriyorlar ? Ne yapıyorla söyle ???

Bu gün için değil tabi de geçmişte sözde Atatürkçülüğü ile bürokraside köşe başlarını tutmuş insanları görmeden mesela bir konteynır malını bile gümrükten çekemez ya da gönderemezdin. Bu ülkede Atatürkçülüğünü referans göstermeden devlet dairelerinde bir tek işini bile halledemez, hele de muhafazakâr kimliğin ve yaşam tarzınla o binalardan içeri bile giremezdin. Hangi kırmızı ışıktan, Atatürk resmi olan kömür torbalarından bahsediyorsun.???’’ Geçmişte çakma Atatürkçülerin yaptığını şimdi de mevcut iktidar yapıyor. Yani değişen pek bir şey yok her ikisi de masum olmayan hastalıklı zihniyetlerin ürünü.

Geçmişte yani on iki eylül seksen darbesinden önce Atatürkçülük bir prestij ve saygınlık ölçüsüydü. Edep ve hayanın timsaliydi. O dönemin Atatürkçüleri atamızın manevi şahsiyetini, örneğin; siyasete alet etmezlerdi. Ya da Atatürk üzerinden İslama ve Müslümanlara saldırmazlardı. Bırak Osmanlıya yalan yanlış bilgilerle hakaret etmeyi o zamanın Atatürkçülerinin evlerini Osmanlı tuğrası, ayet-i kerimeler vs süslerdi. On iki eylül sonrası türetilen tuhaf Atatürkçülerde sabah akşam bu değerlere saldırmakla meşgul. Nereden nereye.!!

O günlerin naif Atatürkçülerinin bir sözü toplumda derin bir saygı uyandırırken günümüzdeki çakma Atatürkçülerin her sözü toplumda tepkiyle karşılanıp infiale yol açıyor. Çok şükür ki içimizde halen o naif Atatürkçüler var. Gerçi onlarda edebilerini korumak adına çirkin ahlaksız edepsiz sözde Atatürkçülerle aynı konumda olmamak için sessizce bir kenarda bekleseler de bir gün onların gerçek Atatürkçülüğün uyanışının meşalesini yakacaklarına gönülden inanıyorum. Atatürk’ün manevi değeri yüce Türk milletinin gönlündeki müstesna yerinde hep yaşayacaktır. Ancak bu günkü çakma ve hastalıklı Atatürkçülük anlayışının ömrü çok uzun olmayacağı gibi bitmeye de mahkum olacaktır.

Defterdeki (bana göre )çakma Atatürkçü olanların isimlerini veririm tabi hiç sorun değil ancak yazının başında da söylediğim anlatmak istediğimi özümsemiyorsun sorun o kişilerin varlı değil hastalıklı zihniyetin varlığıdır.

Geç oldu yatacağım yarın yoğun bir gün beni bekliyor. İyi geceler...

Saygı ve sevgilerimle.

himmet aygüt
20 Eylül 2020 Pazar 19:11:54

bu yazıyı olumlamak için Türk olmak bile gereksiz.
ezen ezilen mücadelesinden, bir halkın özgürlük hakkına kadar gider konu sonuçta.
ve biz Türk'lere gelince, neden içimize sinmez bilmem Ulu Ata? İngiliz Destroyerine binip kaçan Reşad daha mı evladır hem halife, hem sultanken işgal altındaki yurtta.

eyvallah.

Cevap Yaz
muslumbayram
20 Eylül 2020 Pazar 18:57:11
Yüce Allah’ın Mührünü verdiği
Seçilmiş kişiler vardır
Bunlara çamur bulaşmaz
Ancak atanlar çamurlarında boğulurlar mirom
Ahanda bunu iyi bilsinler
Kimdir bu değerli şahsiyetler

Hz Muhammet (sav)
Hz Ali
Hoca Ahmet Yesevi
Fatih Sultan Mehmet
Hacı Bektaş’ı Veli
Mevlana
Atatürk

Aklıma gelenleri yazdım

Ne Mutlu Türk’üm Diyene
Tabikide her daim


Nice saygılarımla

Cevap Yaz
Bir Dünyevî
20 Eylül 2020 Pazar 02:10:50
Çağı yakaladığı ve Türk'ün zihnindeki ve boynundaki zinciri kırdığı için hedef. Ölü toprağını kaldırdığı için üzerimizden hedef belki de.

Hümanizsizm nerede biter, Türk'lük nerede başlar, bu sorunun cevabı da verilebilirse zihinlere, hem cumhuriyet hem de tarih daha iyi anlaşılır belki. Geriye bir şey kalmadı sadece dil inkilabı da tersine çevrildi mi bir burç düşecek. Zaten oyuldu oyulduğu kadar devleti ve milleti tutan dinamiklerin altı. Tabii iişin felsefesine girince o zaman neden Uygur harflerini getirmedi gibi sorular çıkıyor karşımıza.

Türkçe ibadet belki şimdinin ve yazının konusu değil ama orada kaybedilmiş diye görüyorum ben Araba karşı. Mutlaka tekrar gündeme gelecek. Osmanlı için bir romanda yazar şöyle bir ifade kullanmıştı , hiç aklımdan çıkmaz; Osmanlı üzerine Bizans sosu dökülmüş .... (Roma) dır gibi, tam aklıma gelmedi ancak Bizans sosu döküldüğü belli sonuçta.

Tüy bile kaldıracak güç kalmadığında Kurtuluş Savaşını okuyunca, düşününce, haritalara göz gezdirince insan, titre ve kendine dön yankılanıyor yedi cihetten.

Türk ve Din, konusunda daha fazla durulması gerekiyor, çünkü bir nevi din ile baskılanıyor toplum. Allah Arap, Tanrı Türk'tür, gibi bir ifade bir çoklarının sinirleri zıplatır belki de, aslı böyle bence.

Ortaasya geleneğinde ve kültüründe hayvan nasıl öldürülür? bu sorunun cevabı da önemli.

Bazı konular sosyalkültürle alakalı. Bu da ailede başlıyor. Türkçü ile Türkİslamcı arasındaki fikirlerin savaşında Atatürk'ü nerede konumlandırabiliriz, cevap bekleyen bir diğer soru.

Kim ne derse desin şuan yaşanan tüm olayların,fikri tartışmaların, ideal ve inançlar çekişmelerinin benzerleri sanki 1923-1950 arasında yaşanmış gibi.

Yavuz'dan sonra milletin üzerine giydirilen sünni elbisesinden sonra da Türk; Bizans ile Arabın devamlı dışladığı bir barbar olarak görülmüş desem yanlış olur mu?

Çok tehlikeli konular aslında, herkes susuyor, kimse girmiyor bu konulara, girenler de genelde Osmanlı saray tarafından açıklama getirmeye çalışıyor. Lakin gelen yaklaşan bambaşka bir çağ var. Bu gelen çağa Dede Korkutça bakabilmek gerek, Atatürkçe okuyabilmek için..

*
Benim ev duvarında hala osmanlı arması durur muhafazakarlar Osmanlıcılık ile ütüldü fikren, la tüy kalmadı üstümde. o armanın hikayesi de bellidir, ingilizler yapıp hediye etmişler. çünkü ekseri internette Osmanlı Türktür fikri aşılanmaya çalışıldı, dizilerde, filmlerde...

Geçenlerde çıktı yine bir türbenin, mezarın iç duvarlarında (1200-1300 arasıydı galiba) Şaman resimleri ve anlatıları diyelim ölüm sonrası ile ilgili...

Eğer kırılıp kalmazsam, o kanal istanbuldaki arapların aldığı, karadenizde yine ekseri arapların hücumettiği doğayı ve akdeniz ege sahillerini de avrupalılardan ve hatta ruslardan geri almam gerekecek..

Ben alamazsam, sen alamazsan, o alamazsa kim alacak ? Kim özelleştirme adı altında bu milleti tekrar esaret altına almaya çalışıyorsa; elbet hak da hukuk da aslına dönecek..

**

Diğer bir konu da (eşleştirmeler karışabilir); ceza yasasını alamandan, medeni yasayı isviçreden, şu yasayı fransadan almış Atatükçülük diye başlayan saldırılar.

Diğer bir konu da...
vb vb vb


Türk düşerse, diğer tüm Çerkez, Kürt, Boşnak, Abaza, diğer boyutuyla Kayı Avşar Dodurga diğer bir boyutuyla, Bizansın ezdiği Rum Ermeni de düşer bu vatanda.

**
Fazla uzun ettim abi, afedersin;

Türk; hem temeldir hem çatıdır. Temeli sağlam da ülkenin çatısını sökmeye başladılar işte.. Söktürmemek lazım.

İnsanımız Türk'üm demekten korkar oldu.. Korkmamak lazım..

Tanrı Türk'ü korusun.
Saygılarımla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


mirim Yazının sahibi 20 Eylül 2020 Pazar 02:49:21
Ben yorumunda göze batan bazı konulara değineceğim.
Evet Türküm demekten korkar olduk.
Çünkü Türküm dersen kafatasçı, ırkçı faşistsin.
Ama bunun dışında hangi milletten olduğunu söylersen söyle bu demokrasinin tezahürüdür.

Alfabe konusuna gelince,
Atatürk dediğin gibi Göktürk alfabelerini de uygulayabilirdi. Amacı bilimde fark atmış batının hızına yetişme arzusuydu. Varsayalım ki şu an Arap alfabesini kullanıyoruz. Ne alabilirdik Arap dünyasından ?

Latin alfabesine geçildiğinde okuma yazma oranı erkeklerde %7 kadınlarda %04 tü. "binde dört" Burada bir şeye dikkat edelim. Bu okuma yazma oranı. Bilim adamı filan demiyoruz. Sadece okuma yazmadan bahsediyoruz. Birden bire cahil kaldığımız fikri bu %7 ve %04 okuma yazma oranı üzerinden empoze ediliyor. Sanki o kadar bilim insanının birden dünyadan koptuğu fikri dayatılıyor.

Atatürk'le ilgili nefret tohumları ekilirken en çok kullanılan jargonlardan birisi de budur.

En güzel tespitlerinden birisi de "Türk düşerse, diğer tüm Çerkez, Kürt, Boşnak, Abaza, diğer boyutuyla Kayı Avşar Dodurga diğer bir boyutuyla, Bizansın ezdiği Rum Ermeni de düşer bu vatanda." gerçeğidir.

Düşürmeyeceğiz inşallah.
Şimdiki yönetimin iştahını kabarttığı cahil ve hain kesim avuçlarını yalayacak...
Katkın için teşekkürler.


neneh.
20 Eylül 2020 Pazar 01:36:14
Ataturk dinini Allah ile kendi vicdani arasinda ozgurce yasayip dinin siyasallasmasini istemedigi icin hedeftir.Cunku; en kolay yikim salyangozlari satacak yeri bilmek ile baslar..Duzmece Muslumanlar mahallesinde salyangoz sattirmaz ama domuzlari rusvet karsiligi suru ile besler.
Ataturk muslumanligi gercek manada yasansin istedigi ve sahte seyhleri hedef aldigi icin yobazlar tarafindan saldiriya ugrar.Turk millietciligini yucelttigi icin donmeler tarafindan saldiriya ugrar..Tuk'un unutulmaya yuz tutmus gucunu gosterdigi icin Turk olmayanlar tarafindan saldiriya ugrar.Turkun Atasi oldugu icin hazmedemeyenler tarafindan saldiriya ugrar.Ayaturk son yuzyillarin en buyuk dahisidir.Bunuu hazmedemeylerin hazimsizliklari ancak kendi bunyelerini mahvedecektir.Saygiyla..

Cevap Yaz
Ahmet Örnek
20 Eylül 2020 Pazar 01:30:02
Hatice dir anamın adı
atam değildir kardeş katili bir düşünce benim
eline beline D'iline demiş
dergahıma hükmeden alimler
ne mutlu türküm diyene..
Vasıfsızlıkla okunmasın vasfımızı kimse bilmez dem vaktini
son kez söylüyorum NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...


Cevap Yaz
n.asım
20 Eylül 2020 Pazar 00:50:36
Atatürk neden hedeftir,
yenilerde geçti, dostlarla otururken, herkes uzun uzun anlattı,bana sordular,hep dediğimi tekrarladım,
bu devlet, binlerce yıllık yıkılamaz, düşürülemez bir kale gibidir,
kalenin burçları, korur o kaleyi, en güçlü burçlardan biri de Atatürk'tür,
kaleyi, yani devleti yıkmak için, ne yapar saldıran düşmanı?,,burçları yıkmak için uğraşır,,,
Atatürk'e saldıran, bu devlet yıkılsın, yok olsun isteyen kişilerdir, açık ve net,
bunuda, kalenin dışından,olmadı içinden denerler,,,
kalenin burcuna saldıran,içinden özellikle kimdir,,?
çoğ zamandır,ya sabır diyorum burada,kısa bir süre daha ağzımı bozmayacağım,,,,,,
hürmetle Abi,,,


2 cevap yazılmış Cevap Yaz


mirim Yazının sahibi 20 Eylül 2020 Pazar 01:04:14
Haklısın...
Burçlara saldırıyorlar. Ki burçlar düşerse kale de düşer.

Ayrıca biliyorlar ki Atatürk'ün fikirleri bu ülkenin temellerini bir arada tutan çok ama çok sağlam çimentodur.
İftiralarla, yalanlarla, gerçek kimliklerine ve iğrenç dünyalarını yansıtan davranışlarla, hatta annesinin namusuna kadar varan şerefsiz ithamlarla bu çimentonun yapısını bozmaya çalışıyorlar.

Ama kendileri defolup gidecekler. O'nun firikleri de bu vatan gibi payidar kalacaktır.
Teşekkür ederim kardeşim.
n.asım 20 Eylül 2020 Pazar 01:15:41
bu devlet, düşmanlarının aklının,alamayacağı kadar güçlüdür,
şimdi gizlenip,herkesi fetöcülükle suçlayan zavallıların,aslında ne kadar,himmet parası verdiğini de,istanbulun bilmem hangi,ilçesinde, hangi evinde, ne zaman,cuma sohbetlerine katıldığınıda bilir,,,
kimin, hangi oyun içinde olduğunuda,,,tankı yok,tüfeği yok, mermisi yokken,Allah'a sığınıp,yedi düvele kafa tutan bu millet,tankı,tüfeği,topu mermisi varken üçbeş soytarıylamı baş edemeyecek,zamanı gelir,hainin başı ezilir,sonsuza dek,payidar kalacak,bu devletin adı;
Türkiye Cumhuriyeti'dir,,,,,
levent taner
19 Eylül 2020 Cumartesi 22:55:28
Hangi Arap ben Osmanlıyım diyor

Halbuki Osmanlı ev sahibi psikolojisini psikoz haline getirmekte giderek

Başlarda öyle değil şüphesiz

Yükselme devrinde gitttikçe ivme kazanıyor Türklük ögesinden uzaklaşma

Arabı ve devşirmeleri öne aldık, Türk'ü rençber ve sipahi kıldık, devlet katmanlarından uzak tuttuk

Neden peki?

Kişisel düşüncem itibarıyla Ankara Savaşı ve Fetret devrinin bunda rolü büyük

Osmanlı Timur hucumuyla neredeyse tarihten siliniyordu

Daha önce Anadolu Selçuklu'da Kösedağ'la başlayan süreçle yıkılıp gider

Ben bu anlamda Osmanlının Türk düşmanlığı değil de Türk politikası derim, demeyi yeğlerim

Osmanlı şunu gördü ya da içselleştirdi kanımca

Türk'ün hasmı Türk

Daha eski Türk ve Orta Asya tarihimizde bu değil mi?

Eski Türk devletlerinde ve sonraki Türk-Moğol hakanlıklarında oğullar arasında bölünüp parçalanma var

Hani derim ki, Türk siyasi tarihinde bir hizipleşme, kan kaybı zaafı var

Eh aktüel tarihte Osmanlıya Türki yapıları tehditkar gösterir

Kösedağ, Ankara savaşları, Fetret devri gibi

Osmanlı Timur'da zor belini doğrultur

Yavuz'a bakıyorum hiç Avrupa ile harp etmiyor, gerçi ömrü de vefa etmez

Neden peki?

Yine realite

Şah İsmail gerçeği

Doğu Osmanlının başını ağrıtıyor devamlı

Fatih zamanında da Uzun Hasan var mesela

Nihayet Yavuz'un alt ettiği Memluk devleti de Türk kökenlidir

Hatta Hülagu devrinde Moğolları yenen de bu Memluklar tek

Gerçi Hülagu ordunun başında değilken

Yine de Anadolu Selçukluya bir nebze nefes aldıran bu Memluklar olmalı

Yavuz dünyaya iki hükümdar fazla diyor

Türkle Türkü kastediyor bence

Türk ile Haçlıyı değil hani

O çağda gerçekçi de

Türk'ün karşısına Türk çıkıyor genelde

Türk kendisine ayak bağı, görünen o ki

Mesela Timur'un zaferleri de genelde Müslümanlara ve Türklere karşı

Bu bağlamda alırsak Osmanlı giderek Türk kökenli yapıları hanedana rakip görmekte ve devletten içeri sokmamakta, işe güce karıştırmamakta açıkça

Realist nedenlerle yapsalarda bunu, Türklüğe, Anadolu Türklüğüne büyük zarar verirler

O yüzden Yörük Türkmen yapılar Osmanlıya mesafelidir ya

Araplarda kendileri Osmanlı düşmanı, bizden birilerini gördüler mi siz Osmanlısınız diyorlar

Şu kadar ki, Osmanlı bizim tarihimizin parçası

Çağının gerçekleri içerisinde bir veri tabanına sahip

O çağın terminolojisini inkâr kadar bugünümüzü asimile etmenin ideolojisi kılmakta yanılgılı

Cumhuriyet Osmanlı'nın akabinde kurulur ve ister istemez bir eski yeni zıddiyeti yaşar, yaşanır

Çünkü eskiyi temsil eden yapılar ayakta, hayatta, zıddiyet siyasi bir nedenselliğe oturuyor

Bugün Osmanlıcılık, Ümmetçilik tarih ve aktüalite karşısında anakronik tavır takınmak

Tüm milletler milliyetini terennüm ediyor, Türk Türküm dedi mi, vay efendim ırkçılık kötü, ya da mezarda bana Türklük mü soracaklar demeler, Arap Arabım deyince ona da mahşerde Araptan mı soracaklar desene, bi sor bakalım ne diyecek?

Arap gidiyor Ermeni anıtına çelenk koyuyor, biz tutturmuşuz din kardeşim, Arap'ta diyor mu Türk benim din kardeşim?

Türklerden başka var mı acaba milliyetini, kavmiyetini duyunca nereye kaçacağını şaşıran

Lafı uzattım ya hocam, affola

Söyledikleriniz son derece yerli yerinde

Yüreğinize, emeğinize, kaleminize, kelamınıza bereket

Saygı ve selamlarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


mirim Yazının sahibi 19 Eylül 2020 Cumartesi 23:55:09
Söylediklerine katılıyorum.
Ama dejenerasyon taa Orhan Gazi'den itibaren başlamıştır.
Osman Gazi'nin diğer ülkelerle daha iyi kaynaşma amaçlı Orhan Gazi'ye yabancılarla evlenme vasiyeti bir gelenek halini aldıktan sonra saraya her gelen devşirme eş Osmanlıyı Türklükten daha çok uzaklaştırmıştır. Ve bu adeta bir gelenek halini almıştır.

Senin de dediğin gibi Türkleri asla saray yönetimine dahil etmemiş, akıncı, sipahi, azap gibi asker konumunda değerlendirmiştir. Bunu da, saray yönetimine dahil olduklarında savaşçı kimliklerini kaybetme ihtimali olabilir şeklinde izaha kalkmışlardır. Oysa ki asıl amaç gittikçe Araplaşan ve Türklükten uzaklaşan Osmanlıyı saray içindeki bir tehditten uzak tutmaktır. Osmanlı eğer Araplaşmasa ve Anadolu'daki Türk beylikleriyle güç birliği yapsa çok daha güçlü olacaktı.

Velhasıl Cumhuriyetin kuruluşuna kadar bu eziyet ve düşmanlık artan bir şiddetle devam etmiştir.

Bugün Osmanlı Osmanlı diye çığırtkanlık yapanların nihai hedefleri de dedeleri kabul ettikleri Osmanlının izinden giderek bu coğrafyadan Türk milletini silmektir. Ve Atatürk'ün attığı temel ayaklarımız altında durduğu sürece bu emellerine ulaşamayacaklarını bildiklerinden O'nun fikirlerini yok etmek için atmadıkları çamur ve iftira kalmamıştır.

Ama asla başaramayacaklar !
Sevgi ve saygılar Levent kardeşim.

sonsuzufuk
19 Eylül 2020 Cumartesi 22:41:12
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki;
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, yok olmaya yüz tutan TÜRK kimliğinin kurtuluşu için kendisini gerçek anlamda TÜRK hissedenlere YÜCE HAK'kın bir armağanıdır. yani diyeceğim o ki Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, sıradan insanların değil YÜCE HAK'kın seçtiği bir aziz kimliktir.

Bir başka önemli husus;
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, yalnız TÜRK ULUSU'nun değil, mazlum tüm dünya milletlerinin özgürlük timsali ve vazgeçilmez rehberidir.

Mahatma GANDİ'nin;
"Mustafa Kemal' e kadar Tanrının da İngiliz olduğunu düşünürdüm"
söyleminden Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün hangi bariyerleri, hangi dogmaları, hangi mağlup edilemez düşünceleri yerle bir ettiği daha iyi anlaşılır.

Ayrıca, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK;
Barışta olduğu kadar savaş alanında da Kahramanlığını taçlandıran hümanist insan yönü ile tezahür etmiştir. Esir alınan Yunan Komutan Trikopis'e yaptığı insani muamelenin yanı sıra, Çanakkale'de yaşamını yitiren Anzaklarla ilgili demeci öyle her babayiğidin düşünüp de yapamayacağı ölçekte bir insani tarzın göstergesidir. Zaten böylesi bir tutum da ne geçmişte ne de bugün hiç bir kimse tarafından sergilenememiştir.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün;
-Çok kısa zamanda her alanda gerçekleştirdiği emsalsiz atılımlarla TÜRKİYE'yi bölgesinde ve gelecekte dünyada lider devlet olma yolunda şaha kaldırması,
-Kul olmak yerine insan-birey olma fikir ve düsturunu bayraklaştırması,
-Özgürlük rüzgarının tüm mazlum dünya milletlerinin ortak bilinci haline getirmesi,

Bu gelişmelerin şiddetinden korkan ve bin yıllık plan ve projelerini uygulamaktan asla geri durmayan emperyal devletlerin ve özellikle ingilizlerin yüreğinde yarattığı korku ve endişe çok anlaşılır bir haldir.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün yarattığı heybeti savaş ile alt edemeyeceklerini anladıkları içindir ki dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de aslına-kendisine-milliyetine-cibilliyetine düşman işbirlikçileri yaratmışlardır. Daha da yaratacakları bellidir bugünden.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'e menfi bakanların O' nunla ilgili bilgileri merdiven altı tedrisattan ve kulaktan dolma hurafi bilgilerden ibarettir... ki o bilgiler de ingiliz kaynaklıdır.

Bu anlamda, "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" olmayan bireyler ömür boyu güdülmek kaderi ile baş başa kalacaklardır.

Bu hal de o kişilerin, emperyal deyyusların elinden kurtarılan namus, iffet, onur, nesep, cibilliyet, vatan, bayrak olgusuna asla layık olmadıklarının delili olacaktır.

Belçikali yazar düşünür Daniel DOUMULİ'in;
"Ey TÜRK. ATATÜRK'ü ALLAH'a borçlussun,
Geriye kalan her şeyi de ATATÜRK' e"

sözü, idrak ve izandan noksan olmayanlara ne çok şey anlatıyor oysa.

Kalemin var olsun arkadaş
Selam ve saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


mirim Yazının sahibi 19 Eylül 2020 Cumartesi 23:36:02
Sevgili arkadaşım,
Yazdıklarının hepsi bu milletin Atatürk'ü sevmesi için çok önemli gerekçeler.
Peki bizim milletimize bu yetiyor mu ? İlla camide namaz kılarken poz mu vermeliydi ?
Her başı sıkıştığında Kuran'ı eline alıp sallamalı mıydı ?
İbadethaneleri seçim bürolarına mı çevirmeliydi ?
Yurtta sulh cihanda sulh mantığını terk edip önüne gelen her ülkeyle kavga mı etmeliydi ?
Vatan toprağını Araplara satıp Man adasında hesap mı açtırmalıydı ?

Yaşadığı 57 yıllık hayatının hemen hemen yarısını savaşarak ve bu ülke için bir şeyler yaparak geçiren, o günkü şartlarla uçak fabrikası dahil 48 fabrika yapıp bugünkü iktidara satacak malzeme bırakan bir adam devenin dikeni sevdiği bir ülkede nasıl sevilir ki ?

Bütün bunlar bir yana, Osmanlı dönemimde aşağılanan, en ağır hakaretlere ve muamelelere maruz kalan Türk milletine gerçek kimliğini kazandırması bile yetmeliydi.

Bu millet yakında O'nun değerini anlayacak ama asla bir Atatürk daha bulamayacak.

Sevgi ve saygılar arkadaşım.
Düzenleme:20.9.2020 00:59:55
Ahmet KARA
19 Eylül 2020 Cumartesi 21:29:41
Bu yazıya itirazı olanlar
İnternete girsinlerde bir baksınlar Türk’ü aşağılayan hor gören devşirme Osmanlı sadrazamlarını ve çevirdikleri entrikaları.

Ne Mutlu Türküm Diyene

Güzel ve önemli bir yazıydı tebrik ederim adaşımı.

Dua ve huzurla.

Ahmet KARA tarafından 9/19/2020 9:09:38 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


mirim Yazının sahibi 19 Eylül 2020 Cumartesi 21:50:34
Adaşım Türkler ancak sarayın ayak işleri için saraya girebilirlerdi.
Bırak padişaha eş olmayı cariyeler arasında bile Türk kadını yoktu. Ancak cariyelerin hizmetçisi olabiliyorlardı.
Çandarlı dışında da bir tane Türk sadrazam olmamıştır. Alayı devşirmedir.
Onu geçtik, yeniçeriler arasında bile bir tane Türk yoktu.

Sevgili adaşım çok fazla geriye gitmeye de gerek yok.
Yakın tarihte, bazılarının atıp tuttuğu Lozan sayesinde kurtulduğumuz Kapitülasyonları bir incelesinler yeter.

O tarihte bile Türklere mahalle bakkallığı dışında ticaret yasaktı. Lağımcılık, kayıkçılık, seyyar satıcı, demirci, nalbantlık, Vs. gibi ayak işlerine mahkumlardı. Onun içindir ki Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve diğer gayrimüslimler hep zengindi. Onların uşakları da Türktü.

O çok övündükleri Abdulhamit zamanında bile Türk'üm demek suçtu.

Adaş söylenecek çok şey var da...
Anladın sen onu.
Sevgi ve saygılar...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.