Bayram Kaya
2 şiiri ve 74 yazısı kayıtlı Takip Et

Anlamak gerek xxıı



Çok insan hikâyesi dinlemişizdir. Ama birbirinden kopuk olan bu anlatımlar tarihsel değildir. İzole bir totem sosyoloji içermez. Totem yaşamla sürüden ya da grup eğiliminden çıkan gelişmeyi içermez. Üretim sel ve kolektif güç güdenle değildirler. Üretim gücünün doğurduğu ilahi mana anlayışını ortaya kor olan tarihsellikle vs. insanın ilahi atalarıyla ortaya konur denli çok yönlü bağıntılarla değildirler.

Biyolojik benzerlik nedenle insanımsılar 6 milyon yıldan beri yeryüzünde vardılar. İnsanlar, üreten gruptan ve gruplar arası girişim yapa üreten kolektif güçten sonra, şunun şurasında belki de 6-7 bin yıllık ittifaklar arası bir girişme ile yeryüzünde var oldular. İttifaklar arası bir girişme ile yeryüzünde var oldular.

İnsan ile insanımsılar arasındaki fark, biyolojik olmaktan çok öte insanın üreten gruplar arası kolektif güç kullanma başarısı göstermenin kolektif bir mirasla donanmış olmasıydı. Ne insanı ortaya koyan irade, biyo-sosyolojik kültürler insanındı. Ne ön ittifakı ortaya koyanlar insandılar. Ama iyi veya kötü bu günkü uygarlığın sürdürücüsü ve taşıyıcısı insanlardı.

İnsanın insanlığı birkaç bağıntı girişme sonrası kolektif bir zekâ ruhla kolektif yeteneği kullanabilme becerisi göstermeleriydi. İnsanlar üreten ve gruplar arası girişim yapan ilahi tür kolektif gücün başarısıdırlar. Üreten ve gruplar arası girişen kolektif güç, insanı doğurmuştu.

İnsan, üreten ve üretim hareketi nedenle totem meslekleri arası girişen kolektif gücün ürünüdür. İnsan üreten, sektörler arası girişen kolektif gücü kullanabilen yetenektir. Üreten ve gruplar arası girişen kolektif güçten önce insan yoktur. Tekil süreçli doğa insanı ortaya koyamazdı.

Biyolojimizle değil, üreten ve sektörler arası girişen kolektif gücü kullanmakla insandık. Üreten kolektif güç elimizde alındı mı, insanın esamisi okunmaz. Uzaya giden insan değildi. Kolektif güç ile kolektif gücü kullanabilen insandı.

Üreten kolektif güç eylemli insan, artık tekil akılla, tekil güçle tekil yetenekle ve tekil donanımlı, tekil ruhla değildi. Kolektif eylemli yetenek ve kolektif eylemli akıl, tekil kişiler yeteneği oranında, ortaya konuyordu.

Hemcinsler bu kolektif güç sayesinde İNSAN olmuşlardı. İnsan üreten kolektif emeğin, izolasyon süreçlerini içeren etkiyi aşıp gruplar arası ittifakın ürünü olma bilgisini içerir. İnsan, yalıtım sonrası gruplar arası kolektif güçle ittifakı olmanın damgasını taşır.

İttifakın tarafları üreten totem meslekli ve izolasyon bir yapı içinde çıkan, hemcinslerdi. Hemcinslerle üreten izole kolektif emek olmasaydı ve bu emeğin sahibi olan izole bir kolektif güç ile bu izole kolektif gücü dışa açan üretim hareketleri ile üretim hareketinin ittifakı olmasaydı insan da olmayacaktı.

Üretmeyen, gruplar arası girişimle kolektif gücü kullanamayan hemcinsler, insan olarak yaratılmamışlardı. Biyolojik bir fizik ile fizyolojik üslü davranışlarla belirlenme, bir varlıktılar.

Hemcinslerimiz de her var oluş gibi biyo fiziksel fizyonomiyle bir var oluş veya yetenek yaratılmaydılar. Üreten ve kendi üretim alanı dışında girişen kolektif güç biyo fiziksel fizyonomi üzerinde ve biyo fiziksel fizyonomi dışında üstelisi dışında kolektif güçle üsteli bir durumdu.

Hemcinslerimiz biyolojik oluşla, fizik ve fizyonomi ile pek pek özel bir durum ve tutum değildiler. Bu tüm biyo fiziksel fizyonomilerin kimi en az durumla istisnaları içermemeleri anlamına gelmiyordu. Fakat bu istisnalar tek tek özel ve özgünlük değildi. Özel ve özgünlük tüm canlılardaki toplam istisnalar kadar kişiyle değil, hayatla vardı.

Ya da çevresel ve canlı girişme olanakları ortaya çıkmadan her var oluşun bizlerdeki üreten yapı olması gibi kendi istisnalarını içeren ne tür bir var oluşa göre biyolojik oluşu ortaya koyacak, özel durumlar olduğunu bilmiyoruz.

Yani özel durumlar da salt bizimle değildi. İnsan kolektif güç için var olmamıştı (yaratılmamıştı). Ve bu kolektif güç nedenle insan olan insan, toplumsal varlık ta değildi. İnsan toplum için de yaratılmamıştı (var olmamıştı). Kişi insan bir toplum içine doğmakla toplumsal oluyordu.

Aksine insan, insan olma öncesi geçmişinde üreten ve kendi üreten grup ilişkisi dışında girişen kolektif gücün ittifak eden iradesiyle belirecekti. Üreten ilişkiler dışındaki ittifakı kolektif gücü ortaya koyan durumla belirecekti. Her biri kendi dışında, bir totem mesleği ile ittifakı olacaklardı.

İttifak öncesinin kolektif yapısı üreten totem yapıydı. Oysa üreten ilişki ortaya koyan totem yapı kendi dışında üretim hareketi girişmesi olmakla İTTİFAKIYDI. Totemi yapılar gruplar arası girişmeye izin vermeyen tabu olduğundan; totem yapılar ittifakıydı.

Üreten ilişkiler nedenle, ittifakı olan en az iki totem grubun arasındaki mesleki ilişki TOPLUM ilişkisiydi. Yani toplumlar ittifak ile ortaya konmuştu. Toplumlar üreten totem meslekli irade kararı olmakla üreten ve irade olan iki ana tema üzerine belirlenmişti.

İttifaklar toplumsal yapılardı. İnsan toplum içine doğacaktı. İnsan üretim ilişkisi içindeki kolektif totem yapı ilişkisinden daha fazla bir şeydi. İnsan, tek tek ilahlardan ve ilahi gruplar özelliğinden daha farklı bir şeydi. İnsan üreten toplum birliği kadar bir toplumsal gücü kullanabilen yetenekti.

İlahların elinde, totem mesleği olan gücü kullanmak dışında; toplumsal gücü kullanma yeteneği yoktu. İlahlar toplum sal gücü ortaya koymanın kararını ve düzen çabasını işleyişini eyleme koymakla toplumların belirlenimce özne nesnel ata sal değer yargılarıydı.

İlahlar toplumsal sürecin maddi donanımını hazırlamakla ve ittifakı toplum olma kararını almakla; bu donanım ve kararları melez olup ta ilahların insan dediği toplum sal belirlenimle olan varlık üzerine eyleme koyan etki güçtü.

İnsanda ilahın etki gücü egemendi. Çünkü ilahın etki gücü bir gruba ait ilah etki gücü değildi. İlah, üreten; kendi dışında üretim hareketi ile girişen ve bu girişmeyle ittifakı toplum gücünü ortaya koyan iradenin kolektif etki gücüydü.

Üreten ilişki ve üretim hareketi üretim gücü olmakla nesnel oluştu. Gruplar arası girişmenin ve giderek ittifakın, toplumsa inşanın kararını alma iradesi de dıştan öznellikti. İlk özne nesnellikler ilahlar eylemli, ilahi iradeyle vardı.

Totem etkili eylemler nesnellik olsa da tabu karakterli olmakla irade değildi. Yani totem etki büyük oranda yalın, nedeni ile davranış olmaktan çok, aktarılan gelenek imajlı düz mantıklı eylem ve üreten ilişki olmakla kararlar totem söylemle örfiydi.

Oysa toplumlar pratikten gelen karmaşık mantıklı gruplar gücü bileşeni olmakla grupların totem etkisi dışında araştırma geliştirme ve deneyim gücüydü.

İlahlar gruplar arası totem meslekli girişmelerin hem farklı kullanım ve tüketimi olan üreten kütle çekim alan gücüydüler. Hem totem meslekli zıtlığın ve sosyolojik çatışmanın birbirine karşı gerilim gücüydüler.

Yani ilahları, girişen gruplar arası temasın çelişkileri ve ortak üretim gücü sahipli çekim etkileri, belirlemişti.

İnsan öncesinde ve insanın dışında ittifakı olan; üreten grup iradeleri ile bu kolektif yeteneklerin özelinde oluşan ittifakı toplumun özne gücü vardı. İşte ittifakı olan toplumun, kendi öznel gücü üzerinde söz birliği etti. İnsan söz birliği edenlerin biyolojik melezinden ve totem mesleği bileşiminden doğan akıl fikir yetenek donanımlı ittifakın biyolojik melezleriydi.

Toplum ya da toplumsal kolektif yapı insanın dıştan giymekle donanımlı olduğu kazanımla, bir kapasite veya yetenekti. Kişi de bu kapasite ve donanımsal kazanımı kullanabilen eylemiyle İNSANDI.

İnsan toplumu yaratmamıştı. Aksine toplum dıştan ittifaklı bir kolektif kapasite gücü, kullanabilen insanı yaratmıştı. İnsan tümden totem kültürlü ve totem biyoloji ile üreten ittifakın belirlenimi içinde ilahlarca hazır edilmiş toplumsal kapasiteyi kullananlardı. İnsan toplumla gerekirci edilmişti.

Toplum insanın kendisine armağan edilmesi ile insan ilk kez bu denli karmaşık bir üreten gücün mirasçıydı. İşte insan bu miras üzerinde toplumsal gücün EYLEMCİYDİ. İnsan toplumsal gücün taşıyıcısıydı. İnsan toplumsal gücün sürdürücüsüydü.

Toplumun inşacıları hemcinslerdi, hemcinsler de insan değildi. İnsan toplumun ürünüydü. İnsan toplumla vardı. İnsan toplum için doğmamıştı. İnsan zorunlu olarak bir toplumun içine doğuyordu. Ve insan kişi olarak denizde, deniz gibi davranan damla örneğine benzerle kişi de toplum içinde toplumsal davranışla davranıyordu.

İlahlar toplumu ortaya koyanlardı. İnsan; önce tekil sonra da kolektif eylemle olan hemcinslerin, alan etkili birlikteliklerinin ulaştığı toplumsal sonuca, ilahların bizi giriştirmesiyle oluşan ruhsal varlıktılar. İnsanları kolektif yetenekle ve izole alandan çıkan biyolojik görünüşleriyle biçimleyenler; İLAHLARDI.


Beğen

Bayram Kaya
Kayıt Tarihi:19 Eylül 2020 Cumartesi 16:11:30

ANLAMAK GEREK XXII YAZISI'NA YORUM YAP
"Anlamak Gerek XXII" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.