Grikırmızı
0 şiiri ve 2 yazısı kayıtlı Takip Et

Farzımuhal



FARZIMUHAL


Farzedelim özgürüm! Farzedelim parmaklıkları da yok pencerelerin...

Gökyüzü benim, gece benim martılar benim.
Bileklerimde prangalar değil; çiçekler var sen kokan.
Kurumuş üzerimdeki kabus dolu gecelerin teri ve deniz esintisi olmuş parmakuçlarından tenime süzülen sabahları.

Farzedelim üstünü örtmemişim hiç bir hayalin...
Aklım küsmemiş gerçeğe de yalana da.
....

Ve sen.. Huysuz, haylaz, serkeş sevgilim.

Farzedelim ki sen de tutup çekiştiriyorsun hayatın iplerini peşin sıra... Sessiz bir kabulleniş değil dudağındaki; güneşe yasaklı değil hayallerin...
Keyifli bir şarkı tutturmuşsun, pencereden çocukluğunun sığınaklarına bakarken ve hala senin için nöbette tüm elektrik direkleri.
...

Farzedelim hayat yanlış durmuyor ne sende ne de bende...
...

Bir köpegimiz var mesela. Adını maksi koymuşuz; yüzündeki yorgunluğu uzuunn bir yoldan gelişine sayarak... Kendi yolumuzun kısalığına da aldırmadan üstelik.
Hiç bir düşten eksik uyanmamışız, hiç bir sabahın hatırını kırmamış bedenlerimiz. Saklamadan şehir bizi, biz anılarımızı saklamışız rengi solmaya yüz tutmuş fotoğraf albümlerine. Sen üstüne şiirler yazmışsın ben temize çekmişim zamanı.
Yaş alsak da hayattan, yaşlandırmadan içimizdeki çocuğu, teneke kutular bağlamışız geçip giden her yılın ardına.

Aynı şehirde gurbete düşmemişiz hiç... Sen bir kıyısında ben bir kıyısında kalmamışız. Başımızın üstünde hep bir çatı olmuş, bizi bir kılan.
Hergün bir başka isim vermişiz oturduğumuz sokağa. Bazen dinlediğimiz şarkılardan seçmişiz adını, bazen yazdığın şiirlere gönderme yapmışız. İçinde geçmiyorsa da adım huysuzluk yapmışım ve o gün sokağa hiç değmemiş adımlarımız. Yani, yine hep kıskanmışım seni her isimden; deliliğim hiç değişmemiş.

Bir iş edinmişiz kendimize. Aslında para kazanmayı istemekten ziyade şehri merak etmişiz; şehrin insanlarını...Kemal Sunal’ın filmine özenip; yaşamak için olmasa da uğraşmak için seyyar bir kahve kurmuşuz. Aman ha, cafe degil; bildiğin kahve... Senin sevdiğin gibi her daim demli çayı hazır duran, duvarında eski fotograflar asılmış, köşesinde gramafonu falan ama içinde kağıt da oynanabilen bir kahveymiş.
Her gün başka semti mekan tutsak da hatırı sayılır sayıda müdavimlerimiz de olmuş. Sen kasada durmuşsun; ben de, çay tepsisini savurur gibi saçlarını savurup ortada dolanmak adet olmadığından, başımda bir kasketle çayları dağıtmışım bir masadan diğer masaya...(Hani şu süper baba dizisindeki kimliğini gizlemek zorunda kalan kadın garson gibi...)

Sadece gazozuna yapılan maçlar misali, büyük paralar hayal etmeden, semtten semte paslayarak kendimizi, küçük karlarla mütevazi zevkler edinmişiz. Sen iyi bir hayvansever olduğundan biraz atyarışlarına takılmışsın bense atların kendisine.

Yani, sadece yaşayabileceklerini düşleyen insanlar kadar kanaatkar bir hayatın içinde, biz olmanın sonsuzluğuyla yol alırken; kendi hayatımız diye, ruhundan ayrı düşmüş bir hikayenin anlatıcısı olmamışız hiç bir vakit. Eskilerin demesi gibi: mesutmuşuz...

...

Şimdi başa saramasak da koca bir hayatı yine de bir hayalim var hiç olmazsa ömrümüzün kalanına eklensin diye ümitlendiğim...
Sonuna yetişilmiş bir şarkıda edilen dans gibi aldığımız yaşların son-baharı olsun diye dilediğim...

Sen sadece amin de sevgilim

İSTANBUL/ 2020

Beğen

Grikırmızı
Kayıt Tarihi:25 Nisan 2020 Cumartesi 00:23:02

FARZIMUHAL YAZISI'NA YORUM YAP
"FARZIMUHAL" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
ersinbaşeğmez
24 Mayıs 2020 Pazar 00:53:33
hayal ve gerçeklik

saklanmalar/ sakınmalar

Tebriklerimle şair

Cevap Yaz
Öteki Şair
25 Nisan 2020 Cumartesi 00:57:13
Şiir tadında bir yazı okudum.


Hürmetle efendim

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.