Den(iz)
124 şiiri ve 177 yazısı kayıtlı Takip Et

Kapak



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 16.4.2020 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.






Taranta Babu bu mektup senin için değildir.

Mutluluğun tanımını gerçeküstü kavramlar olmadan anlatmanın mümkün olduğu bir zamanda da yaşamışlığım olmuştu. Düşüncenin yansımasının ötesinde duygunun en saf halinin tarifi gibi de düşünebilirsiniz. Epikür’ün mutluluğunda kuru ekmek objesinin etrafından falan dolanırsınız. Manifestosu bile vardır mutluluğun. Oysa benim için bakmam gereken tek bir yer vardır. Mutluluk babamın kollarını açtığı ve benim ona doğru koştuğum andan başlayarak o kolların arasında hissettiğim şeydi. Mutluluğun sınırları çizilmiş bir kavram olmasından bahsetmiyorum. Belki içinde duyulan sonsuz güvenden kaynaklanan kendini tamamen o duyguya bırakmaktır bu. İşte sınırsız özgürlük tanımı bir babanın kollarında hissedilen mutluluğun sonsuza yeşerdiği tarifin ta kendisinden yola çıkmıştır belki de.

Kendime not:
‘’Karşımda oturan adamla el ele olduğuma göre bu benim sevgilim olmalıydı. Adamın babama benzeyen bir kucaklaması vardı. Hepsi bu. ‘’

Masanın üzerinde duran kahve fincanları henüz yarım fincan kahvelerinin kokusunu komşu kahveye ikram ediyordu. Bir olay örgüsü kurmaya çalışırken varoluşun durum çıkarımında hiç anlamı olmadığını bu masanın üzerinde duran kahvelere anlatmak istedim. Çünkü adam önce kendine sonra bana yabancılaşıyordu. Seçtiklerimizin diyeti yarım fincan kahve kadar ediyormuş. Varoluşun bununla ilgisi yalnızlığın alın yazısına eklendi. Bir masanın iki yanında, iki sandalye kadar eden varlığımızın hiçliğin paralize bakış açısında eridiğini görebiliyorum.

O zaman dışavurumcu bir obje bulalım şimdi. Adamın ve benim yok edemeyeceğim kadar büyük bir soru işareti kavramların en tepesine oturmuştu. Ayaklarını aylak bir balıkçı gibi sallayarak birer balık gibi avlıyordu bizi soru işareti. Devinim, yalnızlığınızı ne kadar çok severseniz sevin bir yenisine hazır olduğunuzda eski yalnızlığınızı bir yerlere emanet ederek yola devam etmenizi sağlayan sözcüktür. En son yalnızlığımı, okuduğum bir kitabın sayfasına iki cümle ile özetlemiştim.

Göğe bakma durağına bir türlü varamadığımdan mıdır nedir hep bulutlu bir içle yolculuk yaptım yalnızlıklarıma. Kökleri Ege Denizinin tuzlu derinliklerinde olan babamın kolları ve yalnızlığım arasında binlerce dallar, yapraklar ve başlangıçlar var. Yüzlerce kapanmış kapının arasında hangilerinin benimki olduğunun şimdi ne önemi var.

Adam başlayamadığı bir sunumun huzursuzluğunu yaşıyor gibiydi. Babamın kollarına benzemeyen kolları ile babamın kucaklamasına benzeyen bir kucaklaması olması oldukça gerçeküstü değil miydi zaten? Kollarından biri akrep ve diğeri de yelkovana dönüştüğünde artık geri sayan bir kum saatine dönüştüğümü anlamalıydım.

Karşımda çırılçıplak duran yalnızlığımın adamın tenine yapışması çok tuhaftı ve ben bu tuhaflığı elimdeki yarım fincan kahve ile selamlıyordum. Adam, boynundan çıkardığı bir fermuar ağzı ile kendini açmaya başladı. Fermuarı indirdikçe dökülen iç organlara nasıl müdahale edeceğimin tedirginliğini yaşarken adamın cildinin altında yeni bir cilt ile soyulduğunu gördüm. Bu iyi miydi?

Sordum:
- Kimsin sen?

Şimdi bu hikâyede numeroloji, hangi 11 in daha üstün olduğunu mu konuşacak? Beş kere beş, sadece beşin katıdır. Yalan, marjinal bir dövmedir.

Gelecek için matematiksel olasılıklar mı hesaplamalı yoksa bir kahve falı tüm her şeyi çözebilir mi? Tam da fincandaki kahvem bitmişken şimdi fitürizmin tüm gürültüsü ile masaya yaklaşması boşuna değildi. Yeni cildi ile eskisinin aynısı gibi duran kopya adam kendinden bir sürü piston üretmiş meğer. Kaç gelecekten bahsedebilirsiniz mesela? Zamanın bölünmüş ruhları, artık kendi söyledikleri yalanları yaşadıklarını sandıkları bir sanrının içinde boğulurken benim kalbimin neden acıdığını kime sormalıyım?

Piston
Pis
Ton

Şimdiki zaman da bir gelecekti ve geçmiş geri getiremeyeceğimiz kadar uzaklaştı.

Pis
Ton
Piston

Şşşşş

Sen babamın trenlerinin ne kadar gürültücü olduğunu bilmezsin. Bunca anının arasında çok cılız kalacak sesin.

Makineler hep gürültü ederler. Onu sonra konuşuruz.

Gelecek beni çağırırken artık savaşmadan ölen binlerce insanın içinden sağ çıkabilirsem adama virüssüz bir arz-ı endam borcum olsun. O, dövmesini sildirmesin yeter! ’’O’’, üçüncü tekil kişi.

Deniz...

Beğen

Den(iz)
Kayıt Tarihi:15 Nisan 2020 Çarşamba 00:51:02

KAPAK YAZISI'NA YORUM YAP
"KAPAK" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
ersinbaşeğmez
9 Haziran 2020 Salı 16:42:28
yalnızlığın en güzel yanı, nöbeti sıra dışı gelen yalnızlığa vermesi


Cevap Yaz
muslumbayram
23 Nisan 2020 Perşembe 12:57:28
Kapak kapatıldığında
Bir varmış bir yokmuş
Tümü içinde
Gizemli yol serüveni başlayacak
Roller değişmeden
Mutluluk tohumları ekip yeşerten sevgili Kalem
O huzur-huzursuzluk içinde
Yolunuz huzura ersin der
Sevgilerimi sunarım
Saygılarımla

Cevap Yaz
Serap IRKÖRÜCÜ
18 Nisan 2020 Cumartesi 13:43:27

Yaşananlardan kalan izler va hasarlarla geleceğe kaygısız ve güvenle bakmak ne kadar olnaksız... yazı bunu irdelemiş.

Eşleştirdiklerimizin bile bizim düşündüğümüz kadar 'eş' olmadığını, o boşluğu 'umduklarımızın' da dolduramayacağını, çünkü herkesin 'şahsına münhasır' olduğunu... bunu kabullandikçe hem anılarımızdaki kıymetli sevdiklerimizi huzurla anacağımızı hem de yüreğimizde yer edenleri hakkıyla seveceğimizi kavramak için bu yazıyı ( belki birkaç kez ) okumak gerekir.

Ama okurken de insanın 'kuyruğunu dik tutmaya çalışırken' istemeden de olsa, kendini ne kadar hırpaladığının iç sesini di dinlemel gerekir.

Bu seste hem bir inilti hem hıçkırık hem umut hem de şevk var.

Nereden mi belli?... DÖVME'den!...

Başlık da iki anlamı çok güzel anlatıyor!... :)))

İçtenlikle kutlarım Sevgili Deniz!...

( Çok yoğun çalışmamdan dolayı sayfaya uzun süredir giremiyorum, gecikmemin özrüyle!... :)))


Cevap Yaz
üçrenk (Italia)
16 Nisan 2020 Perşembe 23:18:16
İyi ol sevgili Deniz


Sevgilerimle


Cevap Yaz
YediYıldız
16 Nisan 2020 Perşembe 21:07:46
Düşündüm de kaç kişi var oluyor tam anlamıyla bir insanın hayatında veya var olmak istiyor yazınızda hissettiğim yakınlıkta, biz olmak adına...galiba herkes kaçıyor kolaya, iş güç, tek başına var olmanın ayrıcalığına kucak açarak ve ben ben diyerek geçiriyoruz ömrü.…yokluk içinde yaşadığını anımsattı bi kısmımıza sevgili virüs ve atlatabilirsek hepimiz daha tutkulu seveceğimize eminim hayatı Deniz Hanım.

Çok anlamlı bir yazıydı ve ilginçtir ki bütün gün aklımda manifesto kelimesi vardı; bu güzel ve samimi yazıyı okuyacağıma delaletmiş.

Yürekten tebrikler
Sevgiler

Cevap Yaz
Aziz Remzi
16 Nisan 2020 Perşembe 12:47:27
Zamana yüklenmiş en güzel sevgidilerdendir babalık ve ağır aksak hayata değer katar.Sorgucu ve bildirici bir manifesto gibiydi... Tebrikler

Aziz Remzi tarafından 4/16/2020 12:25:43 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Bir Eflatun Ölüm
16 Nisan 2020 Perşembe 11:50:58
Müthişti!

Sevgilerimle ve kendine dikkat etmen ricası ile...

Cevap Yaz
Sevay
16 Nisan 2020 Perşembe 01:04:22
Ağır roman,okumak gerek defalarca.Kutluyorum,sevgiyle kalın hep...

Cevap Yaz
lacivertiğnedenlik
15 Nisan 2020 Çarşamba 19:45:43
Yarım ağız
Yarım kahve
Varlık baba kokusu
Yokluk: sahiden varmıydılar..

Cevap Yaz
BKaraer
15 Nisan 2020 Çarşamba 11:06:28
Gerçekçi ve güzel bir yazı

Cevap Yaz
Fatma Oral
15 Nisan 2020 Çarşamba 08:47:45
Sevgili Deniz;

Bir çocuğun gözünden bu kadar o pis ton ve yapılanlar bu kadar gerçekçi anlatılabilirdi. Ne demeli. Dilekler olmuyor, cezalar olmuyor, bunların kökü kurumuyor. Her geçen gün o meşhur hormonları ile saldırısına devam eden soysuzları duyuyoruz.

Sen ve o güzel kalbinin uzantısı kalemin hiç susmasın.


Sevgilerimle.

Cevap Yaz
Atilla Çakıroğlu
15 Nisan 2020 Çarşamba 02:56:26
nekadar sonsuz gelecek olduğunu geçmişin aslında çok da geçmiş olmadığını şimdi anlamak zor iş.. kendine notlar bıraktığın geçmişten geleceğe bir köprüdür belki şimdi. Yüreğine sağlık..

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.