HİDAYET DOĞAN
790 şiiri ve 193 yazısı kayıtlı Takip Et

Kırıkkale'mizde tüm mahalle parklarına süratle kamera koymak lazım.bu yılın ilk pikniğinden izlenimlerim..



Kırıkkale'mizde tüm Mahalle Parklarına süratle kamera koymak lazım.Bu yılın ilk pikniğinden izlenimlerim..

Bugün yani bu cumartesi günü bu yılın ilk pikniğini yapmak üzere üç kişilik ailemizle ......... ilçemizde bulunan parka geldik.
Kırıkkale Belediyesi sınırları içinde bulunan Celal Bayar Parkı her zamanki gibi kalabalıktı.

Bu parkta giriş sadece bir kapıdan yaya olarak yapılmakta ve gece gündüz özel güvenlik görevlileri tarafından gözetim altında bulunmakta olduğu için alkol vb. madde kullanımı içeri sokulması mümkün değildir.

Bu bakımdan hafta sonları bu parkımızda yer bulmak eğer geç geldiyseniz biraz zor olabilmektedir.

Bende bu düşünceyle köprüden sonra sağa direksiyonu kırarak ........Belediyesine ait olan etrafı açık denetimi biraz daha az olan içki içenlere müsaade edilen tarafa yöneldim.

Birkaç senedir hep bu minvalde hemen hemen aynı kamelyada piknik yapmaktayız.

Her zamanki yerimize köprüden sonra sağ taraftaki ........ Belediyesine ait olan biraz Celal Bayar Parkına göre bakımsız ve güvenliksiz olan tarafa doğru aracımızla saat 13.00 sularında giderken birden önümüzde giden iki kızla bir genç oğlana dikkat kesildim.

Oğlanın yanındaki kızlardan birinin yaşı 15-16 olmalıydı ona sarılıyor arada ellerini boynuna dolayarak kendine doğru çekiyordu.

Diğer kız ya arkadaşı ya da o kızın kızkardeşi olabilirdi.Yaşca ve vucutca bir kaç yaş daha küçük olan bu kızın üzerinde kırmızı dar bir tayt bulunmaktaydı.

Oğlan Iraklı Suriyeli veya doğulu olmalıydı,itici bir tipi vardı.
Elindeki telefonda bir arkadaşını da parkta uzak bir köşeye gelmesi için davet ediyordu.

Biz her zamanki yola bakan kamelyaya eşyalarımızı bırakırken yanımızdan geçtiler bu esnada oğlan kıza yapışmış mütemadiyen onu yanaklarından boynundan öpüyor ve ona ahlaksızca küfürleri sıralıyordu.

Diğer küçük kız nevaleyi yaşıyor hem de sırtında okul çantasınıda her iki kızımız taşıyorlardı.

Biraz kızımla dolaşalım diye onların gittiği istikamete doğru yol aldık.İlerde parkın sonu gelmişti.

Koyunlarını keçilerini otlatan bir genç çobanla konuştuk kızımla küçük kuzuları yakından görüp sevdik.

İyi giyimli iyi bir aileye sahip oldukları belli olan bu kızlar neden bu gencin yanında idiler.

Yoksa bu oğlan bunları şantajla baskıyla kötü bir işe zorluyor olabilir miydi?

Ortalık her zamanki gibi bira konyak ve rakı şişesinden geçilmiyordu.

Henüz sezon açılmadığı için de ara sıra gezen park bekçisinden bir eser de yoktu.

Parkın sonuna doğru baktığımda yanılmadığımı anlamıştım.

Serseri tipli doğu kökenli olduğunu zannettiğim oğlan büyük kızla alt alta üst üste ağaçların altında çimenlerde boylu boyunca yatmakta idiler.

Diğer kız onları uzaktan izledi erketelik yaptı biraz sonra o da oradan geçen derenin içine yöneldi ve beş dakika orada bir haltlar yapıp çıktı.

Bu arada onların yanına siyah bir kısa araba gelmişti kız onlara doğru yaklaştı onlarla görüşmek için aracın içine girip uzaklaştı.

O kısımda in cin yoktu biraz ilerisinde parkın dışında daha uygun alanlar da mevcuttu.

Aradan saatler geçti saat 16.30 sularında iki kızla bu ikiye çıkan oğlanların ellerinde okul çantalarıyla yanımızdaki yoldan geçerek anayola doğru gittiklerini gördüm.

Bu gençlere ne oldu böyle.Bunların ana babaları onları çarşıda avm.lerde geziyor ya da dersanede ders görüyor sanıyorlardı.

Kimse de bir şey demiyor bana ne neme lazım diyordu.Dese ne olacaktı orada yapmasalar başka bir yerde bu haltı yiyeceklerdi.

Hem zina da yasak değildi 2011 yılında Akp Hükümeti tarafından suç olmaktan çıkartılmıştı.

Bu gençleri öğlen ilk gördüğümde hemen zabıtayı yada her zamanki gibi 155 i arayım dedim sonra ya bunlar benim onları ihbar ettiğimi anlayıp bu serseriler bana aracıma zarar verirler diye de düşünmemezlik edemedim.

Keşke bu parkların hepsinde mobesevari kameralar olsa da herşey kayıt altına alınsa.Bu türden işerin başka türlü önüne geçmek mümkün değil..

***

Parkta yola yakın bir kamelyaya eşyalarımızı yerleştirdik.Saat 13.45 suları bu arada abdestimiz var idi mescitte öğle namazlarımızı eda etmiştik.

Biraz sonra yoldan geçenleri izlerken hyundai Getz bir araç parketti.İçerden dört kız ile dört yeni yetme oğlan indiler.

Araca dikkatli baktığımda önde şöför bir genç 17 li yaşlarda onun yanında sağ önde bir kız hippi kılıklı saçları kabarık emocu gençlerden olmalı diğer üç oğlan arka koltuğa oturmuşlar diğer kızlar da önleri onlara dönük olarak arada oturmuş vaziyette araçta sıkışık olarak oturmuş olarak buraya kadar gelmişlerdi.

Hepsinin yaşları birbirine yakındı ve okuldan arkadaş olmalıydılar.

Hemen yanımızdaki kamelyaya yerleştiler konuşmalar sesler yükselmeye başladı.Bu arada ben de piknik için mangal ateşini yakmaya çalışıyordum.

Hemen yanıbaşımızda yol sırası yan kamelyada oldukları için onlara dikkatle bakıp sesleri dinledim.

Oğlanlardan biri kızlara ananı s........diyordu.Kızda hayatımda duyduğum en güzel şey bu diyordu utanmadan sıkılmadan...

Biraz sonra küfürlü konuşmalar artmaya başladı.Oğlanlar kızlara kızlar oğlanlara aralarında sin-kefli küfürler ederek konuşuyorlardı.

Yemeği karıştırırken birden şekerim düşmüş olacak sinirlendim yanlarına yürüyerek gençler ayıp oluyor lütfen küfürlü konuşmayın aranızda burada ailem var küçük kızım var bakın dedim yüksek perdeden..

Yoksa polisi ararım bakın ha dedim.Tamam dayı tamam dediler.

Biraz daha eğlendiler getirdikleri kolayı çerezi zıkkımlandılar biraz daha ilerdeki kamelyaya taşındılar.

Bir saat sonra onlardan eser kalmamıştı.Bu arada geldikleri araçla iki oğlan iki kız uzaklara gidip geldiler.

Bunlar da sözde iyi aile geniş mezhep sahibi idiler.
Bunların ana babası da onları çarşıda geziyor ya da arkadaşıyla ders çalışıyor sanıyordular.

Kızım nerdesin diye arasa birisinin annesi o da dersanedeyim anne çok yoğun geçiyor derslerimiz çok sıkıldım.Biraz da acıktım bana yemek yap anne diyordu belki de..

Bir kaç yıl sonra bu gençler evlenecekler.Koklanmamış gülle değil de darmadağın olmuş bozulmuş solmuş pejmürde olmuş ama makyajla yeniden çeki düzen verilmiş kuaförlerde allıkla pudrayla ağzına kadar doldurulmuş yeni olmayan yüzsüz yüzleriyle ..

Sonra bir kaç yıl geçmeden mutlaka boşanacaklar sonra Müge Anlıya Esra Erola çıkıp DNA testi yaptıracaklar kimden olduğunu bilmedikleri çocuklarının babasını belirlemek için..

Ben mi yanlışım hata bende mi yoksa onların yaptıkları normalde ben mi çağın gerisinde kalmışdım..

Bizim zamanımızda evleneceğimiz kızı ailemiz seçerdi görücü usulü vardı ve de kızlar asla evlendikleri gençten önce başka bir kızın eline el değdirmezlerdi.

Kızlar asla kuaföre gitmez çarşıda pazarda gezmez,telefonda asla yalan söz etmezlerdi.

Herşey teknolojiye paralel olarak bozuldu..

***

Derken biraz ilerde ırmağa bakan kamelyada üç kız üç oğlan gözüme takıldı.Oğlanlar mutaasıp biri sakallı idi.Kızlardan birisi başörtülü diğerleri açıktı.

Karşılıklı oturup yemek hazırladılar bir ara oyuna durdular.Şarkılar söylediler.

Sakallı oğlan ile eşi olabilir ya da nişanlısı kapalı kız ırmağa bakarak oturup birbirleriyle eğleştiler elleştiler.

Diğer kızlardan birisi eşiyle ya da arkadaşıyla ayakta dansvari sarılıp durdular.

Sonra oturup yediler karşılıklı konuştular.Dikkatimi çeken haremlik selamlık ve mahremiyete riayetin olmadığı ve uluorta birbirleriyle sarılıp oynaşmanın dinimize ve örfümüze uygun olmadığıydı.

Haliyle namaz kılmadıklarını da gözlemledim.
Bu işi yapacaksanız kimsenin görmediği bir yerde ve helalinle olmak şartıyla yapabilirsin derdi eskiler..

Hiç bir kitapta bunun dine uygun davranış olduğuna dair de bir şey okumadım.

Böyle olacağını Kıyamete yakın gençlerin yolda parkta ortalıkta zinaya yeltenecekelerini ve aklı eren büyüklerinde evladım şu işi nolur gidip kimsenin görmediği kapalı yerde yapın diyeceklerini hadislerde okudum..

***
Tam bunları düşünürken birden yoldaki kaldırımın yanına .........dediğimiz eski tabirle ....... geldi.

Önce kapalı bir münübüsle öncüler kadınlar yaşlı teyzeler ve torunlar geldi.Edep dairesinde ortadaki bir kamelyaya oturdular.Bir yandan da işlere koyuldular.

Sonra arkası açık bir orta büyüklükte kamyonetle gençler geldiler oldukça büyük kapı pencere kalasvari odunları elbirliğiyle kamelyanın yanıbaşındaki ocağa taşıdılar.

Biraz sonra bir araçla dede amca gibi büyükleri geldiler.Arabadan et tavuk yemeklik malzemeler kasa kasa indirildi.

Piknik izci ateşi gibi devasa bir ateş yakarak başladı etler doğrandı tavukların göğüsleri hazırlandı.

Bu arada çocuklar top vb. oyunlar oynadılar.
Dikkatimi çeken husus kadınlar çocuklar bir kamelyada genç erkekler ve dede amcalar diğer kamelyada yer almışlardı.

Mahremiyete özen gösterdiler’’
Bir saat sonra baktım uzaktan büyük bir siniyle onbeş yaşındaki bir çocuk genç dedelerin kamelyasına yemeği içecekleri getirdi ve afiyetle yarım saatten fazla bir zaman yediler içtiler...

Kadınlarda kendi taraflarında hazırladıkları mangalda pişen etleri yediler içtiler çocuklarıyla beraber..

Bir yarım saat sonra baktım çeşmeye ikindi namazı için abdest almaya giderken kız çocukları bir kenarda göbeK atarak oynuyorlar ebeleri de onları kameraya çekiyorlardı.
Düğünlerde göbek atacaklar ne de olsa.

Biraz sonra gençler baba oldukları belli göbekleri hayli şişkin vaziyette kalkarak biraz dolaştılar ve sonra da yanımızdaki boşlukta ayakta top sektirip kaleye gol attılar..

Biraz sonra yaşlı üç dede kalktılar parkın kapısından tuvalete gidip geldiler.Biraz oturup parkın dışına çıktılar.

Karşıdaki mescide geçip namaz kılmalarını bekledim ama gitmediler.

Oradan geçerken eve gidip içelim dediklerini de duydum.
Onların yaşantısı bu şekilde..

Namuslarına düşkün insanlar nede olsa..

İki örnek sundum farkındasınız biri başı kapalı kızlar, sakallı gençler,diğeri ........ gençler..

Teyzeler obasına nizam vermeye devam ediyorlar.Sadece dini bilgileri eksik.Bunlar okusalar hoca olmazlar mı.?

Neden olmasın ben Yozgat’ta Osmanpaşa Kasabasında öğretmenken abdal geleneğine sahip köylerden gelen taşımalı öğrencilerimize hocamız camide din dersi öğretmenleri okulda ayrım yapmadan bir olan doğruyu Hak ve Hakikatı öğretmeye çalışıyordu.

Alır almaz orasını bilemeyiz.Hidayet yalnız Allah cc. dendir.

Akşam üzeri parkın içerisine araçlar parketmeye başladı.Taksiciler mi deseniz kadın erkek araçla gelip içerde ya da ırmak kenarında rakı şarap içenler mi deseniz etraftaki şişelerin neden çok olduğu anlaşılmıştı.

Aman Allahım bu isyan neydi öyle.Her tarafta içkisini içen kadın erkekler vardı.

Kimse de bunlara karışmıyordu.Ondan sonra kamelyalar ırmağa yuvarlanıyor yakılıyor etrafa zarar veriliyordu.

Bunlara dur denilse kontrol edilebilen özel güvenliklerin olduğu bir park olarak kullanılsa daha iyi olmaz mıydı?

Umarım ilerde bu mümkün olabilir.Orada parkın içerisine düğün salonu yapıldığı da düşünüldüğünde bunu yapmak elzemdi.

***
Bir gün sonra bugün pazar günü saat beşten sonra Celal Parkını hiç bir kişiyi atlamadan bir arkadaşımızla gezerek hayırlı piknikleriniz olsun dedim.İnanın göze nahoş gelen bir şey göremedim.

Herkes ya aile olarak veya arkadaş çevresiyle gelmiş kimi yemeğini hazırlamakla meşgul kimi de yemeğini yiyor veya sporla saatlerini geçiriyordu.

Burada nahoş durum olması imkansızdı çünkü güvenlik hemen kapı dışarı etmekteydi.

Bütün parklarımızda mobese kamerası olmalı ve özel güvenlik gündüz gezerek olumsuz davranışlara mahal vermemeli diye düşünüyorum.

Az olsun güvenlikli olsun.Çocuklarımız denetlensin zarar görmesin.

Bunu ancak kızı olan anne babalar anlıyabilir diyerek Belediye Başkanlarımızdan bu konuda daha hassas olmalarını temennni ediyoruz..

14.03.2020//KIRIKKALE
HİDAYET DOĞAN

Beğen

HİDAYET DOĞAN
Kayıt Tarihi:15 Mart 2020 Pazar 01:08:27

KıRıKKALE'MIZDE TÜM MAHALLE PARKLARıNA SÜRATLE KAMERA KOYMAK LAZıM.BU YıLıN ILK PIKNIĞINDEN IZLENIMLERIM.. YAZISI'NA YORUM YAP
"Kırıkkale'mizde tüm Mahalle Parklarına süratle kamera koymak lazım.Bu yılın ilk pikniğinden izlenimlerim.." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.