ikiodabisalon
587 şiiri ve 21 yazısı kayıtlı Takip Et

Trajik cezası



...

- Sizde hukuk var mı?
- Kalmadı be abicim.
- Hiç mi kalmadı?
- Hiç kalmadı.
- Peki, umut bulunur mu acaba sizde?
- He bak, ondan biraz vardı, çocuklara isim diye koyduk.
- O zaman bana bir büyük rakı ver bari, ayık çekilmiyor memleket.
- Yok, o da çok pahalı, satmak için alamıyoruz bile. Ama gel sana rakı yapmasını öğreteyim.
- Oldu be abicim, ben de sana balık tutmasını öğretirim, ödeşiriz.

Hayat mı?
Onu da bahşiş kutusuna atarız.

...
Diye konuşmuştuk içimdeki tekel bayi ile, sonra ülkede her şey birden yolunda gitmeye başladı. Öyle yolundaydı ki her şey duble asfaltlarla taçlandırılıyordu. On üç saatlik yolu, yedi saate indirmek yeterince tatmin ediciydi. Artık daha hızlı bir şekilde memleketine, tatile, il dışında okuyan çocuğunun yanına gidebiliyorlardı. Bütün yol kenarları, kendi yurttaşı egzoz dumanından zehirlenmesin diye, organik düşünen bürokrasimiz sayesinde, yabancı uyruklu insanlara satılıyordu. Yerlilik ve milllik esastı.
Hastane kuyrukları sona ermişti. Sağlık kuruluşuna telefon açıp, bir kaç saniye içinde, dört ay sonra ameliyat olabileceğinizi öğrenebiliyordunuz. Yani dile kolay, eskiden sıra bekleyip o gün atlattığınız sancıyı, size saniyeler içinde, günlerce sonra geçirebileceklerini söyleyince, müthiş bir rahatlama yaşıyordunuz. O kadar ay beklerken, böbrek taşınız size, siz böbrek taşınıza alıştığınızdan, ameliyat olma fikrinden vaz geçmiş oluyordunuz. Ve kendinizi taş gibi hissediyordunuz.
Öyle muazzam tıkırındaydı etraf, bu masaldan uyanmamak için, nazar değmesin diye herkes kurşun döktürmeye başlamıştı. Tabi kurşuna bu kadar talep olunca da haliyle kurşun fiyatları yükselmişti, önceleri halk savaş çıktığını filan sanmıştı. Yanlış savaş algıları sonucu dolar ve avro yükselmiş, bu da üreticiye zarar vermeye başlamıştı. Yine muhteşem yöneticilerimiz, çiftçisi, köylüsü zarar görmesin diye en güzel planı hayata geçirmişti. İflas etmemeniz için sizi düşündük ve başka ülkelerden ithalat yapmaya karar verdik, dediler.
Düşünsenize artık üretmek zorunda kalmayacaklar, zararına satmayacaklar, evlerinde oturup birbirlerini afiyetle yiyebileceklerdi.

Her şey mükemmel gidiyordu, derken, okur yazar sayısı çoğalmaya başladı. Gittikçe yazılan kitap sayısı artıyor, ahali daha çok şey öğrenmek zorunda kalıyordu. Bilgi kirliliği yüzünden kentlerde nefes alınamaz hale gelinmişti. Bu çok anlamlı derde de hemen evrensel bir çözüm buldular. Tüm okulları imam hatibe çevirip, tek kitapla, insanlığı büyük bir yükten kurtarmışlardı. Meslek liseleri kapatılmış, geleceğin parlak çocuklarını, çırak ve stajyer gibi düşük profilli hayallerden, bir hamleyle kurtarmışlardı.

Bu muhteşemlik karşısında gözleri hiçbir şeyi görmüyordu. İyi bakamadıkları için, her savcı ve hakim kendi bakış açısıyla karar veriyordu. Bu büyük bir hataydı ve tüm toplumu kaosa sürükleyebilirdi. Bir kişi seçelim dediler, o ne derse kanun olsun.

Olmuştu işte.
Öylesine bulutların üstündeydiler ki, artık acı hissetmiyorlardı.

Acayip bir rüyada gibiydiydiler. Yatak masrafından bile kurtulmuşlardı. Ayakta uyuyorlardı.

.
Umut Kazan

Beğen

ikiodabisalon
Kayıt Tarihi:15 Şubat 2020 Cumartesi 04:13:45

TRAJIK CEZASı YAZISI'NA YORUM YAP
"Trajik Cezası" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.