pomborya
121 şiiri ve 127 yazısı kayıtlı Takip Et

Oh,al, ver, yollayın, ne güzel..



OH,AL, VER, YOLLAYIN, NE GÜZEL..

ÖNCE KAZIKLANDIK, SONRA KAZIKLANMAMAYI ÖĞRENDİK:

.. Serkan o gün de akşama kadar aramadı. Akşam saatlerinde tam kafeden çıkarken telefon çaldı ve koşarak telefonu açtım, arayan Serkandı, yine her zamanki gibi, anne ne yapıyonuz, diyerek başladı konuşmasına
Yok, oğlum bir şey yaptığımız yok, Gökhan, o yanan PC’yle uğraşıyor ben de eve gitmek üzereydim telefon çalınca koşarak açtım, zaten sabırsızlıkla bekliyordum iyi ki aradın deyince.
’’Anne, yine ne oldu?’’
Yok, oğlum bir şey olmadı da seni neden bu kadar araştırıyorlar?
Serkan, ’’Kim araştırıyor ki beni?’’
Dün adamın birisi geldi ve senin, hepimizin tüm bilgileri adamın elinde ki o siyah kaplı defter de yazılıydı. Adam, Serkan’ın kardeşi Gökhan ne iş yapıyor’’ Diye sordu bütün bu bilgileri sen mi verdin onlara?
Neler oluyor oğlum, ne iş..?
Serkan. ’’Anne, korkma benden yana sıkıntı olmaz,bırak araştırsınlar burası 2,Kolordu, burada herkes araştırılıyor ve birçok kişiyi de geri yolladılar; burada kalmak çok kolay değil sen takılma onlara boş ver rahat ol, ne bulacaklar ki?’’
Serkan, ’’Nereye geldiler?’’,diye sordu
…Yok, bir kişiydi, kafeye geldi. ’’Önce eve gitmeyi düşünmüş ama daha sonra bu fikrinden vaz geçip kafeye geldi’’. Adam, ’’iyi ki eve gitmedim’’ dedi.
Serkan, ’’Burada bir arkadaşın babasının yanına tam üç kez gitmişler ve adam en sonunda çıldırmış kendisi kışlaya geldi neler oluyor? ,ne arıyorsunuz açık-açık söyleyin ki biz de bilelim’ dedi kışladakilere; adamı bi görecektin var ya resmen komediydi’
. ’’Anne, herkesi araştırıyorlar sen rahat ol, endişe etme’’ dedi…
Serkan da, aşağı yukarı o arkadaşın söylediklerini söyledi, oh be diyerek derin bir nefes aldım ve çok da sıkıntılı değildim zaten..
… Gökhan, telefonu aldı ve Serkan’dan bazı bilgiler istedi. Telefonu kapatırken Gökhan güldü anladım Serkan yine bir şeyler söyledi ama telefonu kapatmadan ona sormadım. Serkan idea oynamış onun kodlarını Gökhan’a verdi akşama kontrol etmesini istemiş ondan.
…Gökhan telefonu kapadı ve bana döndü. ’’O ana kart uymadı, çok zorlama onu da yakarsın, sen iyisi mi git başka bir ana kart bir de işlemci al ve bozuk olanı da garantiye ver ve arkadaşım Mustafa’yı bul o sana yardımcı olur’’, bana da yüz lira yollayın’’ diyor...’’Adama bak ya; hem bana bunları al diyor, hem de para istiyor hiç sormuyor para var mı?, yollayabilir misiniz?. Oh, al, ver, yollayın, hiç umurunda değil ya’’, diye anlatırken, bi yandan da kahkaha atıyordu, ben de Gökhan’a bakıyor onu seyrediyordum.
..Gökhan: ’’Sanki biz bilmiyoruz almasını, biz masraf yapmadan ne yapabiliriz, en ucuz şekilde nasıl hallederiz diye düşünürken, adama bak ya..., onu al, bunu al, bana da para yollayın diyor’’... ,bak ya’’ deyip yineledi sözlerini ..
..Tam bu sırada mahallenin bekçiliğine soyunan, daha doğrusu kendisini halk kahramanı ilan eden o elaman girdi kapıdan içeriye. Gökhan’a: ’’Gökhan, benim neskafe içme saatim geldi onu içmeden iyileşemiyorum biliyorsun, hadi bana bir neskafe yap da kendime geleyim’’ deyince.
Bu kez ikimiz karşılıklı bastık kahkahayı.
… Gökhan, bana, o elamanın geçmişini, geçmişte neler yaptığını ve ona nasıl neskafe verdiğini, onun neden neskafe içmesi gerektiğini anlatıyordu ve anlatırken de gülmekten konuşamıyordu. ’’Ya anne, böyle bir adam olamaz beni çok güldürüyor, adamın her konuştuğu çok komik’’, derken bile derinden kaynayan su gibi katıla-katıla gülüyordu.
Elaman elindeki parayı masanın üzerine bırakıp kapının önüne çıktı, ve Gökhan, abi, kahve soğuk olabilir mi?, bir sakıncası yok değil mi? ‘diye seslendi
Elaman, ta bi ya..., olabilir hiç far etmez, soğukta olsa kabulüm dedi esprili bir şekilde
Gökhan’a, Bak abin sana da kahve ısmarladı, deyince.
’’ Cemil abi ısmarlamışsa içeriz, neden olmasın’’, deyip elini demliğin uzatınca
Yok, ben yaparım nasılsa bi süre daha buradayım, bana da ısmarladı ama ben kahve sevmiyorum, kahve içmeyeceğim adamın parasını geri ver deyince
Gökhan, ’’ o parayı geri almaz boş ver kalsın’’ dedi ve gene inceden sırıttı.
… İki tane neskafe hazırlayıp, Gökhan’a verdim. Gökhan önce o elamanın kahvesini götürüp verdi sonra gelip kendi kahvesini aldı. Gökhan daha bir yudum almadan, elaman çoktan kahvesini içmiş, boş kupayı tezgâhın üzerine koymuştu bile.
.. Nasıl ya? Su sıcak değil miydi?
Gökhan, eğildi kupasından bir yudum aldıktan sonra, ‘’yok, kahve oldukça sıcak’, dedi
Peki, bu kadar sıcak kahveyi nasıl içti? Deyince
Gökhan, ‘’boş ver anne, o içer, o iyi bir adam, sadece şansı tutmuyor o kadar, başka bir durum yok’’, dedi.
Nerde bu adam şimdi?
‘’Gitti, o her zaman gelir bir neskafe içer ve gider’. ‘’Ben ona, abi, sana en iyi gelen şey neskafedir, sen her akşam gelip bir kupa içmelisin dedim’’
‘’Oda gelip her akşam içiyor, konuşuyor ve de gidiyor; iyi adam bu Cemil abi ya’’, dedi ve başını öne eğdi gülümseyerek.
… ‘’ Cemil abinin hikâyesi çok uzun bir hikâye; iş yapmaz, babadan kalan mal varlığı çok olduğu için onları tüketiyor, mahallenin bekçiliğini de gönülden yapıyor, ama hep mahkemeler de güya birkaç yıl önce bir kadına sarkıntılık yapmış, kadın hem de hamileymiş’’.
‘’Cemil abi bu suçlamaların hiç birini kabul etmiyor.
‘’Yok, öyle bir şey kadın sadece benden para koparmak istiyor’…’’diyor’’.
Gökhan’a, Bilemiyoruz, adamı tanımıyoruz ki, sadece akşamları gelip bir kahve içip gidiyor, o da her zaman değil, arada sırada geliyor. Hem kadın neden böyle bir dedikoduyu kendisine yakıştırsın?, kolay mı sanıyorsun böyle şeyleri hem de hamile bir kadın için,böyle durumlar kadın için tam bir kabustur eğer gerçekten de böyle bir iş gelmişse kadının başına, deyince…
Gökhan sadece dinlemekle yetindi..
… Benim aklım hala yanan o ana karttaydı. Durup dururken çıkan bu masraf çok hoşuma gitmedi, hatta biraz da canımı yaktı diyebilirim.
Gökhan hala çok uğraşıyor, ama bayağıda işler halletti her ne kadar da ağar görünse de. Gökhan, biraz çekingen ve tek başına gidip alacaklarını alamıyor. Aynı mahalleden çocukluk arkadaşının izin günü bekliyor, onunla gidip işlerini hallediyor. Aslında iyi de oluyor hani, hem dolaşıyor, hem de onun için bir değişiklik oluyordu, canı sıkılmaması açısından..
..Oğlumla bir şekilde idare ediyorduk işte. Kaç yıldan beri birlikte çalışıyoruz ve oldukça bir yol katlettik her ne kadar da para kazanamazsak da, paranın nasıl kazanıldığını, nasıl kazıklanıldığını, kimlere güvenip, kimlere güvenilmeyeceğini de öğrendik, özellikle Gökhan bu iş yerinde tam pişti diyebilirim…18…03…2012-Pazar…Gündüz yavuz..Kafedekiler
..

Beğen

pomborya
Kayıt Tarihi:7 Ocak 2020 Salı 00:45:24

OH,AL, VER, YOLLAYIN, NE GÜZEL.. YAZISI'NA YORUM YAP
"OH,AL, VER, YOLLAYIN, NE GÜZEL.." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.