uğurdemircan
52 şiiri ve 30 yazısı kayıtlı Takip Et

Kırık (öykü, türk dili dergisi, kasım 2019)



Tam teşekküllü bir hastaneden heyet raporu almam gerekiyordu. Sigorta Müdürlüğü’ne git, dedi bilenler. O kurumun sevk etmesi gerekiyormuş beni hastaneye.

Çalıştığım yerden izin alıp gittim. Sahil yolunun bir üst caddesinde -saymadım ama- beş altı katlı, uçuk pembe boyalı bir bina idi. Girişteki memura kimliğimi rehin bırakıp, çıktım klostrofobik bir asansörle dördüncü kata. İlgili daireyi bulup, müracaatımı yaptım. Sevk için üç gün sonra tekrar gelmeliydim.

Binadan çıkınca deniz havası almak istedim, sahile inerek. Balık tutanlar, banklara oturup çiğdem çitleyenler, midyeciler, klarnet çalan amcaya bir lira derken, epey şenlikli bir kordon boyunda gezindim bir müddet. Eski askeri deponun yanına gelince ise yerdeki ışıltı gözümü aldı önce. Baktım, cam kırıklarıydı.

Kırıkların arasında, bir gösterge sağ kalmış, bir iki de el kadar cam parçası sadece; gerisi tuzla buz. Cam baskülü kırılmış tartıcı çocuk, şaşkın şaşkın bakınıyor yerdeki enkaza. Gözleri de nemlenmiş sanki biraz.

Birileri ilgileniyor çocukla. Ben de yaklaştım. Para verdiler. Ben de attım elimi hemen cebime, fotokopiden artan üç lira vardı onu verdim. Üzülme, filan diyerek teselli etmeye çalıştım. Bir kızın elinde bir poşet çilek varmış, ondan verdi o da. Kısa bir sürede epeyce para toplandı buğulu gözlü çocuğa. Kim bilir belki onu orada çalıştıran -artık babası mı patronu mu ne haltsa- çok kızacaktı baskül kırıldı diye. Bu paralarla yenisini alırdı artık. Aklım, o korkmuş ve ’ne yapacağım ben şimdi’ bakışlı yavrucakta kalarak döndüm eve, akşam vapuruyla.

Perşembe günü tekrar Sigorta Müdürlüğü’ndeydim. Sevk işi o gün de olmadı. İmza yetkilisi yıllık izne ayrılmış; yerine vekil tayin ettiği kişinin ise acil olarak çıkması gerekmiş. Benim sevke -artık hangi önemli evrakın altında kaldıysa- sıra gelmemiş. İki gün sonra, dediler. Peki, dedim.

Çıkışta aklıma geldi o can sıkıntımın içinde, çocuğu gördüğüm yere baktım; yoktu. Vapura yönelmedim bu sefer; ara sokaklardan çarşıya yürüdüm. Alacak öte beri vardı aklımda. Dönercinin önünde görür görmez tanıdım onu. Aynı çocuktu ve baskülü kırılmıştı yine!

Allah Allah! Hep mi bu garibana rastlardı kör talih? Yaklaştım. Ne oldu yine, dedim. Buğulu gözlerini kaldırıp yüzüme baktı, tanımadı o beni. "Kırdılar amca" dedi.

Benim gözlerim ondan da nemliydi şimdi. Ağlayıvereceğimden korktum. Çıkardım bu sefer tam bir baskül parası verdim. Al oğlum, dedim. Bir daha da kırdırma, sahip çık malına! Güç yetiremezsen, alıp kaçıver, tamam mı? Yaşlı gözleriyle güldü: "Tamam amca, sağ ol."

İki gün sonra sabah çok erken gittim bu sefer. İmzanın tamamlanacağına eminmişim gibi, oradan hastaneye koşup, heyete muayene olma ve sonuç alma planları içindeydim. Memurlar yeni geliyorlardı daireye. Gelenlerse kahvaltılık çay, boyoz derdindeydi.

Bereket ki imza tamamdı. Sevk olunmuştum. Koşar adım çıktım binadan. Borsa binasının köşesini dönüverince durak vardı. Hastanenin önünden geçen otobüse binecektim.

Köşeyi döndüm. Duraktaki üç beş kişilik sıranın arkasına durdum, gözüm sağ tarafımdaki hareketlenmeyi fark etti. Dönüp baktım. O çocuktu.

Elinde bir poşet vardı büyükçe. Dikkatlice içine soktu elini, içinden bir kaç büyük parça çıkarıp, itina ile önüne yerleştirdi. Dikkat ettim, gösterge paneliydi bir tanesi. Sonra poşetin dibindeki şıngırtılı cam kırıklarını da döktü önüne.

Otobüs geldi gitti, ben hâlâ o kırık camlara bakıyordum. Sabah güneşi, istasyon üstünden yükselmiş, onca binayı, sokağı aşıp gelmiş, yere hain bir özenle dökülen o cam kırıklarında sarı turuncu yanıyor, parıldıyordu. Camdan yapılmış yüzlerce küçük insan sevgisi ve güven kırıkları ışıl ışıl yayılıyorlardı taş zeminde.

O gün aldığım raporu çerçeveletip astım duvarıma. Ne zaman yeni birisi ile tanışsam, biriyle bir işe girişsem, gelir o rapora bakarım ilkin.

SON
Uğur DEMİRCAN, Nisan 2017, İZMİR

Beğen

uğurdemircan
Kayıt Tarihi:1 Aralık 2019 Pazar 22:10:41

KIRIK (ÖYKÜ, TÜRK DILI DERGISI, KASıM 2019) YAZISI'NA YORUM YAP
"KIRIK (Öykü, Türk Dili Dergisi, Kasım 2019)" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
VarolT
3 Aralık 2019 Salı 13:08:55
Anlatım tek kelimeyle mükemmel. Bildik bir hikayeyi bile büyük bir keyif ve merakla okudum. O cam kırıkları. can kırıklarına dönüşüyor maalesef...

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


uğurdemircan 3 Aralık 2019 Salı 14:01:28
Bu öykümün bu sitedeki dostlara neden bu kadar tanıdık geldiğini anlayamadım aslında. Bşlmediğim bir benzeri mi var acaba? Lütfen öyle bir şey görürseniz bana da bildirin.
VarolT 5 Aralık 2019 Perşembe 14:23:14
Uğur bey, bildik bir hikayeden kastım, kırılmış terazi, yere dökülmüş tatlılar, simitler gibi alicengiz oyunları ile insanların duygularının sömürülmesi. Yoksa yazınız ve anlatımınız mükemmel.
Serap IRKÖRÜCÜ
1 Aralık 2019 Pazar 23:37:29
Sizin öykü dilinizi çok beğendiğimi daha önce de belirtmiştim. Ama öykünüz çok tanıdık geldi bana da nerede okuduğumu bilemedim.

Hastaneden heyet raporu için gidiş gelişler ve baskülü kırılan çocuk... Bunları okuyunca sonu biliyordum zaten. Ama tekrar belirteyim, nerede okuduğumu hatırlayamadım.

Yürekten kutlarım kaleminizi Uğur Bey. Öykünüzün hak ettiği yerde olması dileğimle... daha nicelerine...

Saygılarımla....

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


uğurdemircan 2 Aralık 2019 Pazartesi 14:55:50
Teşekkürler.

Kasım ayında Türk Dili dergisindeydi "Kırık". Kasım bitince de blog sayfama ve buraya ekledim.
uğurdemircan 3 Aralık 2019 Salı 14:02:17
Bu öykümün bu sitedeki dostlara neden bu kadar tanıdık geldiğini anlayamadım aslında. Bilmediğim bir benzeri mi var acaba? Lütfen öyle bir şey görürseniz bana da bildirin.
Serap IRKÖRÜCÜ 3 Aralık 2019 Salı 20:22:38

Ben de bilmiyorum. Çok değişik kaynaklardan çok okuduğum için ilkini nerede okuduğumu inanın hatırlamıyorum Uğur Bey. Ama hatırlarsam dönerim size. Umarım bir 'intihal' yoktur.

Emeğinize saygılarımla...
Feride Temel
1 Aralık 2019 Pazar 23:20:32
Hayat her insanı birşeylerle olgunlaştırıyor hüzünle okudum yazınızı saygılar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


uğurdemircan 2 Aralık 2019 Pazartesi 14:58:07
Teşekkürler
Bir Eflatun Ölüm
1 Aralık 2019 Pazar 22:44:01
“Hayat;
Defalarca izlenen bir filmin sonunda
Katile hala şaşırabilmek gibi...”

Demiştim bir karalamamda, onu hatırlattı yazınız.

İnanıyoruz, aldanıyoruz, şaşırıyoruz, ders aldığımızı sanıyoruz, hatta inanmaya tövbe ediyoruz... Ama bu döngü, biteviye sürüp gidiyor.

Tebrikler...


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


uğurdemircan 2 Aralık 2019 Pazartesi 14:57:46
Teşekkür ederim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.