Gülüm Çamlısoy
1968 şiiri ve 1516 yazısı kayıtlı Takip Et

Yarım kalan çığlık...



YARIM KALAN ÇIĞLIK...

,
‘’Ölüm sessizliği, toz ve küf kokan evden ayrıldıklarında seviniyorlar canlıyız diye.

Çürüyen an’larda, bu evlerden çıktıklarında canlı olduklarına sevinen küçük insanlar… Yavaş ve sıradan tükenişin trajikliğinde, figüranı oldukları ve kendilerine verilmiş rolleri oynadıkları o büyük tragedyanın, oyunun farkında bile olmayan küçük insanlar.

Bir tek güneşten utandım hayatımda.’’
(Alıntı)

Bir canlı olduğuna ihanet ediyor ruh ve tutuşan tozları yalnızlığın…

Reşit imler tehdit ediyor ses duvarını belki’lerin yükümlülüğünde şiir giyiniyorum gece gündüz.

Kendime ithaf etmediğim şiirler ve sadece Yaradana itaat ettiğim su götürmez tek gerçek.

Gözlerim fırlıyor yuvalarından oysaki az evvel yapmıştı yuvasını yaralı kuş bir de mevsimin sönen feri…

Bir lanet.

Bir lahit.

Düş çukurlarında ölü tebessümler saklı kaç kürek toprak atacağım da değil mevzu bahis sadece mezarımda yer bulacak mıyım yanımda götürdüğüm kitaplar ve sözcüklerim bir cihan yer kaplarken…

Sözcükler, azizim.

Aslında bir azize olduğumu söylemeyi unuttum ben yazının başında.

Şimdi aymazlığında duyguların kuruyan cümlelerime bol bol noktalama işaretleri sürüyorum ve sürünüyor insanlık.

Mağdur bir düş’üm belki de: düşün düşün işin içinden çıkamadığım ve ruhuna Fatiha göndermeyi ihmal ettiğim ölülerim rahat bırakmıyorlar kabrimde.

Latif bir buyruk.

Lütfu belki de acının sırtımdaki küfede tüm eğimler ve eğilimler ve edimler taşkın mizaçlara atıfta bulunuyor.

Sade bir giysi var üzerimde lakin sakin olmamı lav etti insanlar ve küçülen gözlerimde ve küçük sözcükleriyle aslında boyumu aşan bir mecrada ben mademki şiire soyundum ve çıplaklığımı da örtmüyor yazdığım yüzlerce şiir.

Şiir yüzlü bir kadın düşlüyorum ve bir adam asla birbirine zarar vermeyen kâbus yüklü gülücükler…

İhtirası olmayan cümlelerim var benim ve destursuz da başlamıyorum güne.

Hüküm veren güdümlü bir mermi ve ellerim kanlı az evvel öldürdüm ben bir düşümü daha sonramı da yok sayanlara öncelik verdim:

Lütfen geçiniz.

Lakin ruhlar ötüyor her geçişlerinde x-rey cihazından ben dökümlü eteklerinde kaderin basit ayraçlar sunuyorum yazdıkça biteceğine sandığım lakin yazdıkça artan acılarıma zulmedenlere hürmet ediyorum.

Taşkın bir mizaç.

Aşkın uyruğu da kayıp.

Sözcüklerim ne ayıp ne tasalı ve mutluluk dağıtıyorum her ağıt yaktığımda ben şelale gözlerime kör noktalar armağan ediyorum bir de kodaman düşlerim var misafirlerimi ağırladığım bir o kadar ağladığım…

Bir tükeniş.

Hala canlıyım.

Bir serzeniş artık kimden geliyorsa.

Ellerimde ritmi olmayan çalgılar ve sokak şarkıcılarına özeniyorum.

Mintanı kayıp günün ve mevsimin ve rutinde saklı tuttuğum her m/eziyet ve yeni bir düş çukuru daha…

Ve yolum düştükçe ölüme ve ölümcül düşüncelere…

Sedyeye yatırdığım şiir:

Ne kadar ömrü var, doktor?

Hazan mahsulü bir düşüş iyi de az evvel geçmiştim ben bu yoldan.

Sırıtan bir iblis az evvel yollanmıştı oysa geldiği yere.

Bir düş unsuru ve melekelerin sonlandığı.

Canlı cesetlerin dolaştığı bir toplumda haiz olmaksa bunca kırılganlığa ve duyarlılığa…

İntihar mı idi çıkış yolu, sevgili Nilgün?

Cevabın kulağımda ve sırlarım sende saklı.

Akça pakça teninde muzip imgelerin bir laternaya düşüp de yolu gecenin ve hala mazhar olduğum gerçeklere haykırıyorum söylenen yalanları…

Yaşadığın tükeniş, sevgili Nilgün.

Yaşadığım tükeniş ve türetilmişlik…

Ve senin de dediğin üzere:

‘’Kaçırılan şeyin ne olduğu bilinmese de, yersizliğin ve yurtsuzluğun savurduğu ben, yerleşememenin çaresizliğinde yaşayacak, kendini bile bulamayacaktı. Ve çığlığı yarım kalacaktı.’’

Yarım kalmamalı oysa çığlığımız yarım kalan ruhumuza girift bir hücre kondursa da cihan yaşadığımız ve yazdığımız kadar özgürüz…

İlla ki başka zamanlar…

Ve başka kendimiz…

Hem fikiriz madem ve evet, ben de eşlik ediyorum yarım kalan çığlığına:

Sonunda ben de çıldırdım ve kendimi aramaktan da yeni sıra geldi dileğimi dillendirmeye belki de bir sonraki yazımda mademki amacım rüştümü ispatlamak…

Direndiğim kadar huzurlu ve mutluyum demenin mealinde yatıyor öznem, özlem ve dirayetim bir de düş kavşağında geçit hakkı tanımayan tüm edimlere ve insanlara ateş püskürüyorum üstelik her birinin kendimden çok sevmiştim.

Kahkahalarım hala eşlik ederken ve tükenmek bilmeyen umudumla yol aldığım da tek gerçek işte ve miras bırakacağım illa ki yüreğim ve yarım kalan kalemim.

Karanlık ve boşluk varsın sizlerin mirası olsun yeter ki beni karanlığınızla boğmaktan vazgeçin ki sizin yerinize de sevebileyim.


Beğen

Gülüm Çamlısoy
Kayıt Tarihi:20 Ekim 2019 Pazar 17:31:00

YARIM KALAN ÇIĞLIK... YAZISI'NA YORUM YAP
"YARIM KALAN ÇIĞLIK..." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Cemile Ülkü
21 Ekim 2019 Pazartesi 00:46:55
Yarım kalmamalı oysa çığlığımız yarım kalan ruhumuza girift bir hücre kondursa da cihan yaşadığımız ve yazdığımız kadar özgürüz…

Kendinize has bir üslubunuz var.diğer yazılarınızda da dikkatimi çekti.şunu demek isterim.farklı kalemler edebiyatta hep kendine sağlam bir yer bulmuştur.kaleminiz daim olsun.sevgiler 🌹 üm hanım.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy 21 Ekim 2019 Pazartesi 17:15:47
Benzemek gibi bir ülküm asla olmadı ömür boyu...

Ne eğitimini aldığım meslekler ne de yaşam felsefem doğrultusunda.

Örnek almak ve bilgilenmek vazgeçilmezim ötesinde sevgiyi katık yaptığım her sarmal.

Yüreğinize çok teşekkür ediyorum.

Sevgim sizinle.
Oya gedik
20 Ekim 2019 Pazar 21:50:08
Sevgili Gülüm Çamlısoy
sanırım bu bir kurgu, gerçekten çığlık bu; kilitlendim vede çözemedim...
sizi çok üzen zor bir durum kaygısındayım...

Sevgilerimi bıraktım...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy 20 Ekim 2019 Pazar 22:51:44
Kurgu ya da gerçek, ne fark eder ki sevgili Oya Hanım?

Önem arz eden duyguların geçirgenliği.

Acılarımı seviyorum tıpkı insanları sevip önemsediğim kadar ve an itibari ile o kadar mutluyum ki...

Acılar olmasa nasıl yazar nasıl severdim ben?

Tüm sevgimle güzel ve duygulu yüreğinize.
Gülüm Çamlısoy Yazının sahibi
20 Ekim 2019 Pazar 19:23:10


Gülüm Çamlısoy tarafından 10/20/2019 8:54:49 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
saf şiir
20 Ekim 2019 Pazar 17:44:10
Güzel yazını kutluyorum kardeşim. Selam ve dua ile.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Gülüm Çamlısoy 20 Ekim 2019 Pazar 17:47:27
Çok çok teşekkür ediyorum ağabeyim.

Var olun siz.

Selam ve dua ile.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.