Ko Konsantre Karanlık Madde
28 şiiri ve 33 yazısı kayıtlı Takip Et

Tekilliğin incelikli öyküsü -2



Dünya denen gezegen kozmik evrenin minicik, küflü, tozlu, çamurlu, mukozalı, nemli bir noktasıdır. Bu evrenin kuralları, onlarsız alemin darmadağın olacağı kanunlarla ifade edilebilir. Kanunun zıttı kaostur. Kaos evrenin küçük bir bölümünde vardır. Kaos ıstıraba götüren yoldur. Bu ıstırap, maddesel açlığın illüzyonal tatmini formunda çıkan arzu, şehvet, öfkedir…
Bu simulatif açlığı giderebilmek için yapılan her beyhude çaba KARMA denilen döngüsel devinime yol açar. ’’Öldüm öldüm dirildim’’ cümlesinin kökleri Karma’ya dayanır… Ruhun bir Amazon Ormanı ile benzetilemeyecek kadar doğal hali bedenlenmemiş halidir… Enkarne olmuş ruh 5 duyunun saptırıcı etkisi ile düşünür düşünür, bulamaz delirse de… Fizik bedeni olmayan hal evrimin son aşamasıdır, saf ışıkta bilinçle doğuş halidir. Fizik yasaları da bu simülasyonun en yılmaz bekçileridir… Bu yüzdendir ışık hızına asla çıkamayacak oluşumuz! Vücut atomlarımızın patlama hissini ya ışık hızına çıkarsak ya da Colin gibi ölürsek yaşarız… Colin demişken;

Lucifer Colin’i karma kapılarından geçirdikten sonra omuzlarına dokundu Colin’in… Ve konuşmasına bir ses illüzyonu ile başladı. Bu ses harika bir rezonans, tını ve notaya sahip olan tıklama sesi idi… Lucifer’in sesi değildi;

’’Tıktık tık tık, tıktık tık tık tık…’’ Şeklinde idi ve Lucifer’ın o tekamül dolu sesi;

’’Burada zaman yok Oğlum. Zaman, yalan, talan, para, kanunsuz rakamlar yok… Dünyada Sen doğmadan yıllar yıllar önce bir grup Bilim Adamı bir mikroskopa, Kirlian cihazı bağlamışlardı. Bu sayede duru görü imtiyazının tek bir yüzüne sahip olmuşlardı. Çeşitli canlılara bu iki cihaz yardımı ile bakan Bilim Adamları durumu şöyle açıkladılar;
’Plazma tipinde gayet elementer bir kümedir ve tahrik edikmiş proton ve elektronlardan ve muhtemelen başka iyonize partiküllerden oluşmuştur. Ancak bu enerji bedeni, sadece partiküller topluluğu değil, aynı zamanda komple ve homojen bir organizmadır.’ Bazı yaşayanların tüm bunları görmesi için mikroskop ve Kirlian cihazına gereksinimi yoktur. Öğrenmişlerdir aura görmeyi. Ölen bedenin aurası olmaz Oğlum… Bilim Adamlarının tek bir yüzünü o gün gördüğü iç içelik… Yaşamda her şey kendi düalitesiyle, başka şeylerin düalitesiyle iç içe bir haldedir. İnsan da öyle. Maddenin katı hali kemik, bağlar, dokular, organlar sıvıya yakın halde ve hatta çoğu sıvı, azot, metan, karbonun ve atomik ifşanın döngüsünde bir sürü elementin gaz hali ve ince plazmik bir yapı ise en dışta ve iç içe haldedirler… Dünyayı saran iyonosfer tabakasına ne demeli??? Şimdi burada olan şey auran. Gerçek bilincin, yüzlerce, binlerce yaşamın ve ölümün tecrübesi… Birazdan koruyucu Tanrılar ile karşılaşacaksın. Onlar, bu karmik analizde Senin kendi vizyonlarındır. Vizyonların ve Ben, Seni aydınlanmaya iteceğiz. Korkma… Sen de o görenlerdensin Oğlum. Neyi o ter, kan, sperm kokulu dünyada bıraktığını idrak et. Burada yargıç da Sensin, davalı da… Hücren de düşüncelerin, Zen Cennetin de… Fakat Dünya büyük ve rutubetli bir hapishane Oğlum. Tek gerçek ışık… Nihai amaç ışıkla bir olmak, rutubet kokulu hapishaneye kanla doğup da nemle çürümemek… Akıntı tarafından sürüklenme. Akıntı tarafından sürüklenmek doğum yoludur. Koruyucu Tanrılar 7 gün boyunca karşına gelecek. Sakın ola buradaki 1 günü Dünyadaki bir günle kıyaslama…

Tıktık tık tık, tık tıktık tık tık tık…’’

1.Gün;

Gökyüzü koahlı balgam kadar koyu bir lacivertti… Beyaz renkli dişil bir Tanrıça, Aslan tahtına oturmuş, elinde 8 kollu bir tekerleği çeviriyordu… Etrafı masmavi parlak bir ışıkla kaplı idi… Öte yanda ise her şekle girebilen Devatalardan birisi Colin’in en sevdiği müzisyen suretine bürünmüş, etrafını bembeyaz bir ışık sarmıştı. Kötü karmasından dolayı ve Dişi Tanrı’nın ışığının mavisini dünya, yeniden doğuş olarak algıladığı için Devataya aldandı. Hem zaten kadınları yatakta olmadıkça sevmezdi Colin. Kendisini kurtaracak Tanrı erkek olmalı idi… Esaslı bir kadın müzisyen yada sanatçı da tanımamıştı yaşarken. Sadece belli başlı vokalist kadınlar görmüştü… Gitti ve en sevdiği müzisyenin arkasına saklandı…

2.Gün;

Bu kez karşısına cinsiyeti olmayan ya da her iki cinsiyete de sahip bir Tanrı çıktı. Ortasında şiddetli bir beyaz ışık vardı. Işık fışkırdı Colin’e doğru… Colin, başka bir yerden gelen kül rengi, Berlin rengi ışığa baktı. Bu O’nun hiddetlerle oluşturduğu karmasıydı. Bu hiddet karmasının gücünden de, beyaz ışıktan da kaçtı. Olmadı yine. Işıklar da kovalamadı Colin’i…

3.Gün;

Bütün bu karşılaşmalara, onca yaşanmışlığına rağmen Colin kurtulamıyordu ve bugün yine dişi bir Tanrının günü idi… Kulaklarında sevdiği Yahudi bir kadın vokalin nakaratında geçen tek kelime ile çınlaya çınlaya bu dişi Tanrının huzuruna gidiyordu. Operatif bir sesle Yahudi Kadın ’’coward coward’’ diye melodik bağırıyordu…
Bu Tanrıda ilkel dokunma güdüsünün en konsantre hali, parlak, berrak ışık odalarıyla süslü, evrenin geometrisinden aldığı ilham ile beliren güçlü sarı ışık Colin’e fışkırdı… Bu ışıkla yanyana Dünya hayatının soluk, pütrefaksiyon mavisi ışığı da fışkırıyordu. Colin bu kez birinci gün karşılaştığı Tanrıya kandı. Mavi ışığı biraz da bencilliğinden doğru ışık sandı, aldandı…

4.Gün;

Bugün Colin’in karşısında 7 ayrı renkte ışık ve çeşitli cinsiyetlerde Tanrılar vardı. 6 tanesi duyu organları ve zihnin ışığıydı… Bir tanesi ise dinmez susuzluklar ve bitmez açlıkların, belleğin cehenneminin kırmızısı idi… Colin hepsinden kaçtı ve dev bir Lotus çiçeğinin doğu tarafındaki yaprağının kıvrımına saklandı… Kovalamadı ışıklar. Şimdilik böyle olması gerekiyordu!

5.Gün;

Eğilimleri, kötü alışkanlıkları Colin’in 4.gün de kurtuluşa erememesine yol açmıştı. Yine tutamamıştı inayet çemberinin ucundan… Bu kez erkek bir hava Tanrısı, iki yardımcısı ve elinde bir haç ile belirdi. Bu haç mutlak kudreti ve dengeyi simgeliyordu. Bilginin sembolü olan yeşil bir ışıktı Hava Tanrısının ışığı… Bunun yanında ise koyu yeşil, kıskançlıkları sembolize eden bir ışık vardı. Yeşili ve kırları çok severdi Colin. Yeşilin bu iki tonu arasında seçim yapmak istemedi. Zaten seçim yapmayı da pek sevmezdi Colin… İkisine de arkasını döndü…

6.Gün;

Bugün bir sürü Tanrı’nın huzurunda idi. Ya da Onlar Colin’in huzurunda idi; hepsi bir, ikisi de aynı şey… Ezelden beri bilincine işli, orada yaşayan, Colin’le bir Tanrılar ve yardımcıları, ateş, su, hava, toprağın ilkel hali olan çeşitli renklerdeki ışıklar. Dünya, zevk, kibir, kıskançlık, şehvetin ilkel hali olan başka renklerdeki ışıklar bir bir parlıyor, fışkırıyordu. Tüm bu değişik renklerdeki ışıklar bir noktaya yansıyınca, çok saf, bembeyaz bir ışık oluyorlardı… Gözleri kamaştı Colin’in. Kapattı gözlerini…

7.Gün;

Koruyucu Tanrıların son gününe, anlayışsızlıkları ve ihtirasları, ihtirasları yüzünden yaptığı bazı hareketleri, kötülükleri yüzünden düşen Colin’in karşısına bu kez bir eli içi kan dolu kafatası tutan, bir eli kıvrılmış bir bıçak tutan Dişi Tanrı çıkmıştı. Dans ediyor ve 3.eli ile de büyü işareti yapıyordu… Bu Tanrının 5 ışığı vardı ve bu ışıklar Colin’in saflaştırılmış eğilimlerini temsil ediyordu… Tanıyamadı Colin eğilimlerinin ışığını… Alışamamıştı hala duyuları olmadan duyumsamaya. Gözlerini elleriyle kapattı ve Fransızca küfürler savurdu. Fransızca bilmezdi oysa…

Tüm koruyucu Tanrılar gitmiş, Colin Tanrıların uçsuz bucaksız bahçesinde tek başına kalmıştı. Seyrediyordu etrafı bağdaş kurmuş biçimde… Çok güzel bir şarkıyı dinlemek gibiydi o anlar… Derken karşısında bir anda Buddha belirdi… ’’Seni kurtaracağım Oğul, benim gibi nirvanaya ereceksin. Bunun için geldim…’’ Dedi. Colin daha fazla ıstırap olmadan ışık olacağım diye içinden geçirirken Buddha Lucifer’a dönüştü… Lucifer kahkahalarıyla çınlatıyordu Tanrıların bahçesini, eğlenmeyi severdi, eğlendirmeyi de…

’’O kadar kolay mı sandın Colin? Sırada kötücül Tanrılar var Oğlum… Koruyucu Tanrıların iyilik çemberine kapılamadın… Şimdiye kadar Tanrıların bildirgesini yaşadın. Sıra kötü Tanrılarda Oğlum. Ve korku ile Siri altında onları tanımak daha da zordur… Zihnin bağımsızlığını kazanamadığından bir sonraki evreye geçeceksin. Tüm bunlar tekrar bedenlenmemen için Oğlum. Burada yaşayacağın hiçbir şey bedeninle yaşadıklarından kötü değildir, bunu unutma… Sıradan bir insan hiç olmadın, sıradan insanlar gibi korku deryalarına kapılıp da aşağılara çekilme. Aşağılarda zaman daha bir uçsuzdur, sonsuzdur… Liyakate sahipsin Oğlum. İnsisatörün bizzat Bendim! Gökkuşakları da çıkacak karşına, kemikler de, kutsal kemikler de… Söz sana Oğlum, burada da aydınlığa ulaşamazsan, üst planların içine doğacağın rahmi beraber seçeceğiz… Korkma o yüzden…’’
Öğütlerinde bulundu Lucifer…

(Devam Edecek)

Beğen

Konsantre Karanlık Madde
Kayıt Tarihi:3 Ağustos 2019 Cumartesi 03:44:30

TEKILLIĞIN İNCELIKLI ÖYKÜSÜ -2 YAZISI'NA YORUM YAP
"Tekilliğin İncelikli Öyküsü -2" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.