Bir Dünyevî
429 şiiri ve 213 yazısı kayıtlı Takip Et

Hayaller, destanlar, bilim kurgular, sanatçılar



molekulerbiyolojivegenetik.org/japonya-insan-embriyolarinda-gen-duzenlemeye-izin-verecek/

"Nature dergisinde yapılan habere göre, Japonya’da yeni yayımlanan taslak çalışmada, insan embriyosunda genetik değişiklik yapılmasına izin veren kurallar yer alıyor.

Sağlık ve bilim alanında çalışan bakanlık ve ilgili kurumların temsilcilerinden oluşan uzman heyeti tarafından kamuoyunun dikkatine sunulan taslakta, CRISPR–Cas9 gibi DNA zincirlerinin kurgulanmasında kullanılan araçların insan embriyosuna uygulanmasına izin veriliyor.

Taslakta bulunan kurallara göre, insan embriyosunun genetiğinin yalnızca araştırma amacıyla değiştirilmesine izin veriliyor, üreme amaçlı değiştirilmesi ise yasaklanıyor. Ancak bu konuda herhangi bir yasal yaptırımdan bahsedilmiyor. Taslak çalışmanın kabul edilmesi durumunda gelecek yılın başından itibaren yürürlüğe girmesi bekleniyor. Taslağın, gelecek aya kadar kamuoyunun eleştiri ve fikirlerine açık olacağı belirtiliyor.

Araştırmacılar, insan embriyosunun bilimsel araştırmalarda kullanılmasıyla, insanın erken gelişim döneminin aydınlatılması ve kalıtsal hastalıklara yol açan genetik mutasyonların düzeltilmesi gibi konularda çok önemli ilerlemeler sağlanabileceğini belirtiyor.

Japonya’da insan embriyosunun bilimsel araştırmalarda kullanılmasına izin verilse bile, ülkede embriyoların genetiğinin değiştirilmesine yönelik herhangi bir düzenleme bulunmuyor."

Hayaller, Destanlar, Bilim Kurgular, Sanatçılar

Ülkemizde ilk bilgisayar. rahmetli Turgut Özal’ın zamanında sanırım Çankaya köşkünde (1983) yılında kullanıldı diye hatırlıyorum. Aşağı yukarı 80-90 lı yıllarda ülkemize yavaş yavaş yayılmaya başladı, 90-2000 arasında okulların müfredatına kapsamlı ve genel bir şekilde eklenmiş olsa 15 yıl sonra bilgisayarsız çalışamayan bir nesil yetişti belki de..

Ülkemize ilk cep telefonu ne zaman girdi hatırlamıyorum, ilk cep telefonum Nokia 5110 du. Ericson’lar vardı araba takozu olarak kullanılır diye dalga geçilirdi. Sırayla Nokia 5110-3210-3310 bir ara 67xx lerde çıkmış olmalı, sonra motorola, samsung, İphone’lar, Huawe’ler...Bilgisayar teknolojisinin ardından hızla dünyaya yayıldı.

Çok hızlı ilerledi bu yayılım, ortaçağ avrupasındaki veba salgını hızını geçmiş olmalı grafiklerde veya su çiçeğini. İncelemedim, sadece tahmini.

Yukarıdaki haberle alakalı daha önceleri değinmiştim. Senaristler veya bilim kurgu filmlerinde yer alan yaratıkların çizimlerine, algılarına.

Destanlarda yer alan bir çok figür; tepegöz, dev, kanatlı tay, kurtadam, büyükayak, cinimsiler, periler,

Bilim kurgularda yer alan, uzaylı kültürler, uzaydan gelen avcılar, üstünırklar, yeşilimsi yaratıklar,

Siyah Giyen Adamlar, Predatör, Yaratık,Avatar, Yüzüklerin efendisi, Prometheus, Maymunlar cehennemi... gibi filmler y ve z neslinin bilinçaltına çoktan ekildi.. Filiz vermeleri ise kaçınılmaz değil mi?

Önceki tarihlerde, eski zamanlarda da bu nesillerin, yenilik ve teknolojiyle imtihanı vardı elbette. Ancak hiç zamanımız kadar olmadı..

4-5 yaşındaki insanlar (çocuk diyoruz oysa) 20-25 cm’den ellerindeki telefon ekranına bakarak vakit geçiriyor, oyun oynuyor, ailesinden birilerini arayabiliyor..

Tarihte ise 4-5 yaşındaki insanlar ancak koç-keçi sırtına bindirilerek, at binme alıştırmaları yaptırıldı geleceğe yönelik.

Çocukluk hayallerimizde oluşturdurduğumuz şekiller, ekseri masallar ve destan anlatımları ile bilinçaltına girdi insanlığın farklı türler, karışıklar, melezler olarak.

Hayvan melezlemeleri konusunu araştırdınız mı? Eşşek ve attan katırı bilmeyen yoktur veya kurt ile köpekten kurt köpeğini....

Bir çok benzer tür melezlendi dünyada, kah süt verimi için, kah bilim için, kah daha iyi et verimi alabilmek için..

Dünya tarihinde yasaklanan, horgörülen, cezaya, idama çarptırılan tüm yenilikler bir zaman sonra vazgeçilmezlerimiz oldu desem ne dersiniz?

Hayvanları konuşturarak başladık bu serüvene, hayvanlara imrenerek büyük gelişmeler katettik tarih boyunca.

Habil ve Kabil masalında bile gargamız vardır bize yol gösteren mesela.

Kısacası;

İnsan kafası ve beyni taşıyan, boyun ve alt bedeni farklı hayvanlara benzeyen türler,

Kafası hayvan, bedeni insan olan türler

Robotikler, jelimsi kan taşıyan yapay insanlar

...Vb...

İnsan eliyle üretilmeye başlarsa, ithalat ve ihracatta ekonomik faydada sağlarsa dünya düzeninin nasıl değişeceğini düşünmeye çalışmak bile işkence olmalı insana.

500 -1000 yılda yaptığımız bilimsel gelişmeye denk bir gelişme son 200 yılda yapıldı değil mi?

Herşeye rağmen aciz bir yaratık olduğumuzu da düşünen hemen herkes farkediyordur.

Gözle görülmeyen canlılara karşı bile dirençimiz çok düşük. Hayvanların ve bitkilerin de öyle..

Bir tarım arazisine detaylarını mühendislerin bileceği bir hastalık girdiğinde dönümlerce meyve sebze kuruyor misali..

İnsanlığın kuruması da bana çok yakın bir gelecek gibi geliyor.

Günümüz ülkesinde bile 20-30 koyunun veba endişesi ile yüzbinlerce insanın yaşadığı bir şehri karantinaya aldırmaya yetiyorsa;

Yukarıdaki haberin detayları ve karşımıza çıkaracağı farklı türlerin neler yapabileceğini düşündükçe, düşünme yetinizi bir zaman sonra serbest bırakıp, canı cehenneme diyorsanız, tür olarak kaybetmeye mahkumuzdur.

Çok zor bir çağ. her kolaylık bir zaman sonra içinden çıkılmaz bir hale dönmeye başladı.

Eski insanların çok çok uzun yıllar yaşadığı da kayıtlı iken tarihte...

Kalan ömrümüze ne diyebiliriz ki?

Bir diğer gerçeğimiz de, çok fazla tekrarımız var her konuda, yanlış sonuç alınacağı biline biline aynı yol ve yöntemler kullanıyoruz veya uyguluyoruz.

Ve insanların insanlardan sakladığı, kimi din diyerek, kimi devlet,kimi tarih, kimi de sır diyerek çok fazla saklısı var dünyanın.

Saygılarımla
Esen kalınız

Beğen

Bir Dünyevî
Kayıt Tarihi:31 Temmuz 2019 Çarşamba 19:40:56

HAYALLER, DESTANLAR, BILIM KURGULAR, SANATÇıLAR YAZISI'NA YORUM YAP
"Hayaller, Destanlar, Bilim Kurgular, Sanatçılar" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
muslumbayram
1 Ağustos 2019 Perşembe 10:09:34
Yani Japonlar teknolojik gelişmelerin en zirve halinde insan genetiğiyle oynaması dünyanın geleceği açısından çok sakıncalı olabilir bence

ancak sağlık açısından yapacağı bilimsel veriler fayda sağlayabilir

gizli bir eleştirmede yapmışsın
SU AKAR TÜRK BAKAR anladım ben;))
yanılıyor muyum?
nice saygımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Dünyevî 1 Ağustos 2019 Perşembe 13:23:22
hiç aklıma gelmemişti, su akar türk bakar sözü.

"pardus" işletim sisteminin linux tabanlı olduğunu öğrenince yıkılmıştım ama..

https://onedio.com/haber/farkli-iki-turden-ebeveynlere-sahip-gormeye-alisik-olmadiginiz-18-hayvan-644789

selamlar.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.