h. h.kaptanoğlu
14 şiiri ve 4 yazısı kayıtlı Takip Et

Din ve tabiat



Din ve tabiat ile ilgili o kadar husus kafamı kurcaladı ki, kendimi ikisi arasında, yani huzurun parçalanamaz sanılan tahtı ile kargaşanın kaynağında yuvalaşan en yüce meclis arasında gider gelir buldum. Bunlardan birine dair düşünce ve eylemim ne zaman yağlı bir kement gibi boynumda gerilir olsa, varlığımı bir diğerinin koynunda enseledim. Ne vakit de o kucak dar gelecek gibi olsa, zamanı sürüncemeye koşmadan ve tereddütsüz zihnimin oturağını nispeten daha geniş tutacağını düşündüğüm diğerinin baş ucunda. Bu vaziyetin düşünmek eylemine yasanmış bireye ne yıpratıcı bir vurkaç olduğuna değinmeyeceğim bile. İnce elemeler ve bireyliğimi analizim nihayetinde yine kendim için şu ilkeye vardım: insanın en bahtsız kanunu, kabuğundan ne denli hoş ve alımlı gözükse de, koparılma aşamasında tüm uğruna çabanın hakir görülmesine mahkûm ’ değişkenlik meyvesine ’ saplantı derecesinde meyili. Tamamen bireysel kalabileceği, ’ özgün ’ olarak ayrımlanacağı bir karar üzerine duramama dürtüsü. Genetik göçebeliği. Kabuğun içinde ise asıl lezzet odağı olan o yumuşak, damağı gıdıklayan afrodizyak kokusuyla etli kısım durmaktadır oysa. Kişinin sonrasını, zorunlu ancak olumlu tahakkümü altına alacak hissel kod. Diğer önemli vargı da şu: kişi, ne derece dine ayarlı bir yaşantı düzeyine yerleşiyorsa, o oranda tabiata ve onun sonsuz pratiğine duyarsızlaşıyor. Tersine, tabiata yaslandıkça, çeşitliliği arzuladıkça; dinin seyreltici, ruhsal ve düşünsel perhize hapsedici yapısı aşınıp toz oluyor. Geriye tek bir geçmişe dönük arzu kalıyor: ’ keşke, bu yüce yontuculuk eylemi esnasında, o kütleşik yapıdan yayılan toz partiküllerinin genizlere dolma sıkıntısı da olmasa. ’

Hüseyin Kaptanoğlu

Beğen

h.kaptanoğlu
Kayıt Tarihi:30 Temmuz 2019 Salı 16:50:01

DIN VE TABIAT YAZISI'NA YORUM YAP
"Din ve Tabiat" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Konsantre Karanlık Madde
14 Ağustos 2019 Çarşamba 00:49:19
"Kutleşik yapi"
Ne kadar da guzel ve noronsal bir tamlama...
Galiba hangi noronsal baglantilar ile ciktigini biliyorum.

Din konusuna gelince Sevgili Dostum: Kokten dinci hristiyan ve musluman dostlar (ibraniler de bu listeye dahil ama onlarin bir ogretisi, Torah'in kripto ve sembolik bir anlatim oldugunu kabul ederek, dinler ustu bir seviyeye cikardilar ki dunyayi domine etmeleri de bundan) her seye gucu yeten, akil almaz ardisik planlara sahip bir Tanri betimler ve ona inanirlar... Teo-teknoloji bunu yalanladi ve bence bir iki yuzyila, bazi gelişmeler ile bu inançlar mitoloji halini alacak...

Tanrisal bakis acisina yaklasmanin yolunu ogreten ogretileri dinlemek ve izlemenin bir mahsuru yok sanki. Cok cok iyi biliyorum ki Tanrisal derken de zamana tabi agzimiz ile soyluyor, yine zamana tabi beynimizle algiliyoruz. Ancak bir denge şart biz zamani henuz dolmamislar icin.
Şahsi olarak -ozellikle yayilmaci olan- dinleri reddediyorum ve misir kokenli ogretilerin isigina da kalbimi açiyorum. Neresinden tutsam bilimin 20 ve 21. Yuzyilda kesfettigi seylere rastliyor ve şaşiyorum.

Sevgilerimle guzel insan.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


h.kaptanoğlu 14 Ağustos 2019 Çarşamba 04:17:09
Bu güzel eleştiri ve eklemelere saygıyla eğilirim. Bunun ötesinde şu an halâ yürürlükte olan kurumsal din bakış açılarının hızlı bir şekilde mitolojiye dönüşmesi kaçınılmazdır. Esasen, sadece tarihteki insanın ilk yasalarına bakınca dahi etimolojik bağları bulmak, onların sistematize edilmiş bir öğreti olduğunu ortaya çıkarır. Kesinlikle çok değerli bir yorum. Teşekkúrlerimi sunuyorum.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.