E. E.F.M.E.
18 şiiri ve 31 yazısı kayıtlı Takip Et

Sabrımızı taşıran damlalar



SABRIMIZI TAŞIRAN DAMLALAR

Öyle kolay değil Ana-Baba olmak. SANA NE? BANA NE? Demekle hal olmuyor bu sorunlar. Hep birlikte yaşıyoruz. Bu şehirde veya memlekette! Karşılıklı sorumluluklarımız var. Bir birimize karşı! Yoksa neden? Topluluklar halinde yaşıyoruz. Bir birbirimize ihtiyacımız var. Yok diyorsanız. Ya Siz de ya da biz de bir sıkıntı var. SANA NE?—BANA NE? Diyenlere.

SANA NE?—BANA NE?

kim düşürdü bizi bir birimize? –sana ne?
kim düşürdü bizi bir birimize?--bena ne?
kim düşürdü bizi birbirimize?- -bize ne?
sana ne? bana ne? bize ne? diye, diye,

kim düşürdü bizi bir birimize?--sizdendir,
kim düşürdü bizi bir birimize?—bizdendir,
kim düşürdü bizi bir birimize?—torpil,
sizdendir, bizdendir, torpil, diye, deye,

üzümü ye bağını sorma? demek,
her koyun kende bacağından asılır demek,
devletin malı deniz, yemeyenler keriz demek,
değildir ki? mümin işi, münafık işi, gavur işi,

müslümanlar asla, diyemez ben, sen, biz, siz,
çünkü yaratan men etmiş, bu işleri müminlere,
ayrımcılık, yapmak, münüfık işi, gavur işi,
cehennelerde, ateşlerde yanma işi.



Sana ne? Bana ne? Nereden çıkmış bu anlamsız sözler. Hiç düşünmeden her işimize gelmeyen sözlerden sora hemen kullanıyoruz. Sana ne? Veya Bana ne? Hiç insani ve İslami değil. Komşunun evi yanıyor. Bana ne? Denir mi? Komşunun yiyecek ekmeği yok. Biliyorsun Bana ne? Diye bilir misin? Sokakta yürüyorsun birileri, hayvanlara eziyet ediyor. Görüyorsun Aman bana ne? Denir mi? Karşındaki sana ne? Diye bilir. O onun ayıbı.
Aslında bize ters sözler. Bizim Dinimize, geleneklerimize ve göreneklerimize hiç mi hiç uymuyor. Ancak Avrupalılara ve onların hayranlarına uygun sözler. Bizim dinimizde, her koyun kendi bacağından asılmıyor. Komşun aç iken, sen tok yatamıyorsun. Komşunun sıkıntısını gidermek zorundasın. Bir dostun, arkadaşın veya tanıdığın yanlış işler yapıyorsa, onu uyarmak zorundasın. O sana ne? Sen de Bana ne? Diyemezsin. Çünkü eşinin dostunun yanlışları senide bağlar. Bana arkadaşını söyle, senin kim olduğunu söyleyeyim. Eş, dost ve yakınlar kişilerin aynasıdır. Zamanımızda maalesef çoğu güzel değerlerimizin manaları anlamsızlaştırıldı. Hem de Planlı olarak yapıldı, yapılmaya devam, ediliyor. Bizler hala uyuyoruz. Bizi uyaranlarımızı da kınıyoruz. Kendimizi daha medeni gösterdiğimizi sanıyoruz. Sana ne? Bana ne? Bize ne? Size ne? İse Din kardeşliğinin, Akrabalıkların, Arkadaşlıkların, Dostlukların, Komşulukların ne anlamı kalıyor. Medeniyiz diyen, Madenilerin böle yardımlaşmalardan haberleri olmadığı için, bizi de kendilerine benzetmeye çalışıyorlar. Bizdeki Manevi güzelliklere içten içe hayranlık duyuyorlar, belli etmemeye çalışıyorlar. Hele 15 Temmuzdaki dayanışmayı, Dinimize, vatanımıza, Bayrağımıza Bağlılığımız onları delirtti. Şoka girdiler, Çok şaşkınlar, Şaşkınlıkları kine dönüşüyor. Sinsi, sinsi Planlarına devam ediyorlar. Ellerinden gelse bizi bir kaşık suda boğacaklar. Bizim İlerlememizi asla istemiyorlar. Hadi onları anladık, Gavurdur, Gavurluğunu yapar, düşmanlık eder. Peki! Bizler neden İlerlemek İstemiyoruz? İşte, anlaşılmayan bu! Dostumuzu, Düşmanımızı sanki tanımak istemiyoruz? Geleceğimizi önemsemiyoruz. Dünya Hayatının Manasını sanki anlamaktan korkuyoruz? Hayatın gerçekleri acı, ama gerçek. Gerçeklerden kaçmak kime yarar getirmiş. Hep zarardayız..
Zararlardan kurtulmak için, Dostlarımıza gereken değeri, vermeli. Dostlarımızı yanımızdan ayırmamalıyız. Bu dostunlar, yemezler, içmezler, sen ne istersen sana onu söylerler. Söylediklerini asla inkâr etmezler. Sözlerinde hep dururlar. İşte DOST.

D O S T

iyi kitaplar, iyi dostturlar,
iyisi iyidir, kötüsü kötüdür,
sana asla yalan söylemezler,
kitap dosttur, dost kitaptır,

söylediğini asla inkâr etmez,
hep yanındadır, hiç ayrılmaz,
gel dersin gelir, git dersin gider,
dost kitaptır, kitap dosttur,

istersen sana hastalıkların anasını anlatır,
istersen sana hastalıkların babasını anlatır,
istersen sana yanlışları, doğruları anlatır,
kitap dosttur, dost kitaptır,

istersen sana sağlıklı yaşamanın güzelliğini anlatır,
istersen sana sporun faydalarını anlatır,
istersen sana düşmanlarını anlatır,
dost kitaptır, kitap dosttur,

kitap okumak, kendini ve hayatı okumaktır,
kitap okumak ailene sevgi ve saygını artırır,
kitap okumak dinine, vatanına en büyük hizmettir,
kitap dosttur, dost kitaptır.

Bizler Kitaplarında dost veya düşman olanları olduğuna inanıyoruz. Çünkü kitapları yazanlarda insan! Dostça yazanları da vardır. Düşmanca veya sadece maddi kazanç elde etmek için yazanları da. O zaman bizler ne yapacağız. Bizlerde Müslümanlar olarak Kitap okumaya, tüm insanlara gönderilen, Bizlere bu dünyada nasıl yaşarsak, hem Ahiretimizi, hem bu dünyamızı kurtarır, her iki Âlem de de huzur ve Mutluluk bulmamız için, hem de Bizleri Yaratan Yüce Yaratıcının rızasını kazanmak için. Yine Yüce Yaratıcının Bizlere Gönderdiği Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerimle başlamalı. Sonra Peygamber Efendimiz (a.s.v) in sünnetlerini okuyup öğrendikten sonra diğer, Kitapları okursanız. Bilinçli bir Müslüman olur, güzel kitaplar seçer, okur, öğrenir ve öğrendiklerinizi günlük yaşantınızda uygulayarak, Müslüman kardeşlerinize ve diğer insanlara örnek olur, sürekli sevaplar kazanırsınız.
Yoksa kitap okumaya tersten- yanlış yollardan başlamış olursunuz ki, Doğru yolu bulmanız çok zor olur. Hatta bulamaya bilirsiniz de. Çoğunluğumuz maalesef böyle yanlış yoldan hayat yoluna giriş yapıyoruz. Sonra çok azımız doğru yolu buluyoruz, Diğerleri ise yanlış yollardan, yanlış yerlere gidiyor. Hayatın gerçek manasına anlamadan, mana Âlemine gidiyor. Yanıldığını anlıyor, mecburen, Ah, vah, Sonra bir şans daha diyor. Ama şans diye bir şey zaten yok. Emek vermek, Çalışmak, Sabır etmek, Azmetmek, Araştırmak var. Yüce Yaratan her derde derman göndermiş arayıp bulasın diye. Genelimizin en büyük yanlışı her şeyi yanlış anlama hastalığı ya da, her şeyde kolaya, rahata kaçma hastalığı, niye hastalık derseniz. Bizce başka açıklaması yok, ondan hastalık diyoruz. Zaten toplumumuzda canı sıkılan hasta, Tembellikten hasta. Çok yemekten Hasta! Çoğunluğumuz oku evladım oku ki adam olasın, ele güne zararın olmasın, faydan dokunsun, bizlere, vatana, millete hayırlı evlat olasın der çocuğumuzu okula göndermekle görevimizi yaptık sandık çoğu zaman yanıldık, yanlışlardan dönmek için pek çaba göstermedik. . Okumayı sadece, okulda öğretilen derslerden ibaret sandık yanıldık, yanıldığımızı anlamadık, hala. Çocuğumuz okula gidiyor- geliyor. Öğreniyor mu? Eğitiliyor mu? İyi şeyler mi öğreniyor? Yoksa! Kötü şeyler mi? Hiç araştırıyor muyuz? Asıl eğitim- öğretim Aile de başlıyor. Biliyor muyuz? Bilenlerimiz neler yapıyor. Kendisi çocuklarına iyi örnek mi? Şunları yap evladım, Bunları yapma evladım. Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma. Niye? Derse çocuk, Madem söyledikleri doğru, neden kendisi yapmıyor da bize söylüyor. Ne diyeceğiz. Kem, küm edeceğiz. Kötü alışkanlıkları her gün yapacaksın çocuğuna, sen yapma diyeceksin. Ne kadar inandırıcı olur. Örnek; Bir gün bir Doktor hasta konuşmasına tanık olduk. Okumuş yani Adam olmuş, ilim, bilim var. Ama! Hastasına diyor ki, Şunu içmeyeceksin, bunu içmeyeceksin, bunlar sağlığına çok zararlı. Bunlar bütün hastalıkların kaynağı, sebebi. Bunları kullanmayan insanlar kolay kolay hastalanmazlar. Diye tavsiyelerde bulundu çok güzel söyledi. Haklıda. Sonra ne yapıyor beyin. İçme dediklerini kendi içiyor, yeme dediklerini kendi yiyor. Şimdi bu okumuşumuza nasıl inanacağız. Yaptıklarına mı? Yoksa söylediklerine mi? İnanacağız.


Beğen

E.F.M.E.
Kayıt Tarihi:18 Temmuz 2019 Perşembe 16:24:21

SABRIMIZI TAŞIRAN DAMLALAR YAZISI'NA YORUM YAP
"SABRIMIZI TAŞIRAN DAMLALAR" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.