NAZIM TAŞTAN
51 şiiri ve 9 yazısı kayıtlı Takip Et

Minyeli abdullah ve düşüncemdeki yeri (roman tahlili)



Hayat hüzünlü roman,
Hayat sonunda ölüm!
Ne kesiklik,ne bölüm,
Herkes ölecek gülüm!

Lise sıralarında elime geçen en güzel romanlardan birisi de “ Minyeli Abdullah” tır. Yıllardır okurum roman,hikâye,şiir ama beni en çok düşündüren,Minyeli Abdullah kadar etkileyen hiç birisi olmamıştır. O gençlik yıllarımın en heyecanlı duyguları arasında gözyaşları içinde okudu-
ğum bu romanın satırların da ben kendimi ve İslamı yaşamak isteyen garip insanların ha-
yatını buldum.Yirmi beşinci baskıya ulaşan,yüz binlerin okuduğu bu eser solun gözünden kaçmış olsa da bizim gönlümüzde zirveye ulaştı.
Okuyucular bir yazara çeşitli yönlerden bakar.Ben de Minyeli Abdulh’a ve Hekimoğlu İsmail’e atmış beş yıllık edebiyat kişiliğine zamanımızın zorlu şartları içinde onu yazarlığa sürükleyen nedenleri çok iyi bilmekteyim.Romancılık da yeni bir çığır açan ve iyi bir öncülük yapan,Hekimoğlu’nun o edebiyatta ki başarısı unutulmayacaktır.
Yazarların din,soy,aile,çevre,eğitim ve iş alanlarındaki gösterdikleri başarı ve değişim toplumun gelişim aşamalarını gösterir.Yazarların kişiliği vermiş olduğu eserler üzerinde yansır.İnanç,ahlak birliğinde bir çok güzellikler saklıdır.O saklı olan güzellikleri gün ışığına çıkarmak yazarın inanç- ları doğrultusun da kişisel yaşantısını edebiyata yansıtmakla olur. Her sanat eseri,kendi ölçüsü içerisinde kendi erdemini,kendi kuralını anlatır. Gizli o hazinelerin kapılarını açmak yazarların şuurlu oluşuna bağlıdır
Yıllar önce okuduğum Minyeli Abdullah’ı tekrar elime alıp keyifle okuma-ya başladım.Aynı heye-canla,aynı duygu ile tekrar okuyup duygulandım.Lise yılların da okuduğum zaman romandaki o inceliği,kavrayamamışım.
Bu romanı okumayanlara okumasını salık verirken,okuma zevkinizin ortaklığını paylaşarak aynı duyguları sizin de duyacağını ümit ediyor,şimdiden o hazzı duyuyorum.Muhterem Hekimoğlu’nun bekledikçe olgunlaşıp değer kazanan,damıtılıp arıtılarak,serpilip geliştirilerek yazdığı bu eserini
ve emeğini cani gönülden kutlarım.
Bir solukta okuyup bitirdiğim tadına ve okuma zevkine doyamadığım eser bu yazıyı kaleme alma- ya sevk eti beni.İçimde yenemediğim bir duygum okuduğum eserlerin yazarlarını tanımak,eser- lerini dile getirip sohbet etmek,en büyük alışkanlığım olmuştur.
Minyeli Abdullah’ın yazarını tanımak için Anadolu’dan İstanbul’a gittim. Hekimoğlu İsmail’le görüşmek istiyorum dediğimde,İşte karşı masada çalışan Hekimoğlu’dur dediler.Kelli,felli,lüks giyimli,gururlu,mağrur bakışlı mağrur tavırlı birini göreceğimi tahmin etmiştim.Çünkü bu güne kadar görüştüğüm yazarlarda bu hususlar gözüme çarpmıştı.
Hekimoğlu ise,alçak gönüllü,yumuşak mizaçlı,mütevazı giyimli,takva sahibi biri.Yazmış olduğu romanın kalitesine uygun bir şahsiyet.tanıştık Kırk yıllık dost gibi muhabbetle kucakladı beni,o anda duygulandım.O kısacık görüşmemizde sadece birbirimizi tanıdık.O anda,edebiyat,yazarlık hakkında fikirlerinden istifade etme fırsatını bulamamıştım.
İkimizde Hava Kuvvetleri personeliyiz,İhtisas aynı Hava Füze.Aynı birlikte çok farklı zamanlar da görev yapmışız.Asker olarak meslektaşız,yazar olarak meslektaşız.Hayat serüvenimizde birbiri- ne öylesine çok benziyor ki,tıpa tıp aynı.İlk görüşmemizden sonra uzun zaman geçti.Elli yıldır dostluğumuz devam ediyor.
Yayın evinde kitap balyalarını taşıyanlara yardım etmek için yerinden kalkarak,bir balyayı sırtla-yıp merdivenlerden indirdi.Kendi kendime dedim ki yazdıklarını kendi nefsinde yaşayan yazar bu bu. Hekimoğlu’nun eserlerinde hayal ve efsaneye yer yok.Gerçeklere parmak basan,toplumun dertlerini dile getiren,kanayan yaralara ilaç sunan bir yazar.
Minyeli Abdullah romanında yazar,hayatın ihmal edilmiş yönlerini,insanların manevi aşkını,yiğit-ligini,mutluluğunu ve ıstırabını yansıtmaktadır.Bu Romanda,yürekleri coşturan düşünceleri uydu- rukca kelimelerden arındıran usta mı usta ve veciz söz dizimi,canlı kanlı bir hayat ve güçlü bir eser meydana getirilmiştir.
Kim bilir Hekimoğlu nasıl bir sabır,bekleyiş çalışma sonunda,yılların çile- çilekeş birikimini ayık- laya,ayıklaya bu eserini,bu mükemmelliğe ulaştırdı.Düşüncelerin içinde ki o kahramanlık düşün- celerin ardından bu yücelik güzelliklerin dizi dibinde cömertlik,toplum bilim ilkeleri ışığında,
olayların akışı ve akıcılığı,hayat sonunda ölüm.İnsanların hayatına,insan kaderine bambaşka bir köşeden,ayrı bir bakış,yoksulluk,cahillik ve ilim konularına manevi yönden değişik bir bakış.
Rahat ve zevkli bir okuyuşla Minyeli Abdullah’ı tekrar okuyup bitirmiş bulunuyorum.Eseri bitir- digim zaman bu yazdıklarım zihnimde canlanıverdi.Okurken kitabı dizlerimin üzerine koyarak, başımı ellerimin arasına aldım derin düşüncelere daldım. Hekimoğlu’nun güçlü romancılığının meyvesi olan bu eser,diğer romanlar gibi değildir,değişik bir durum arz arz etmektedir.Bu eser- eserden daha güzelini yazabilir diye kaleme sarıldım,Roman çalışmalarım ilerlemiş durumda,ne derece başarılı olacağım görülecektir.
Hekimoğlu,eserinde milletimizin öz sesini,öz gerçeğini konuşturup duyurmuştur. Hiç bir zaman diğer romanlar, Minyeli Abdullah’ın canlı ve sıcak gerçeğine ulaşamadı. Bu roman mağdur ve mazlumların,o çilekeş insanların,insanlık destanıdır. İnsanlarımızın yüreğinden yüzde yüz kopup gelen ruhsal ve evrensel bir sedası olup,romancılık sanatını sunuştur.
Bu roman,güçlü bir rüzgara kapılmış gibi,akşamları sedirin üzerine de yan yana,gönül gönüle, toplanan kara gözleri çakmak,çakmak yanan,yüzlerin de mutluluk okunan insanların romanıdır.
Minyeli Abdullah,günümüzün betonarme gökdelenlerine benzetilemez.Bu eser,harçsız ve çivisiz yontulmuş ve yerine oturtulmuş büyük taş parçalarından meydana getirilmiş,eski mermer bina- lar gibi sağlam,eski mabetler gibi çok heybetli.Bu büyük başarı,kolay erişilmez,iddiasız ve de gösterişten uzak,aktör edasından sıyrılıp kristalleştirilerek yazılmış bir eser.
Özüyle sözüyle,içinde anlatılan toplumsal ve insancıl sorunlarıyla,bunların hepsi bir nakış,göz nuruyla örülen bir dantel gibi potasında eşsiz ve kolay erişilmez ustalıkla yazılan bu esere,bu kadar övgü kanımca azdır.
Bu eser,inançlarımıza bağlı kalınarak yazıldığından temel kimlik olarak bir kat daha yücedir.
Pürüzsüz yapı taşlarından meydana getirilen hak ve gerçek ilişkilerden ayrılmadan,anlatım ustalığı ve aracılığı ile tatlı bir şekil verilmiştir. Her yapıda kullanılan malzeme aynı,fakat inşa edilen bina ustaya göre değer kazanır.
Suların yumuşak çırpınışını andıran,kadife gibi yumuşak,dağ suları gibi temiz,berrak ve serin olan bu eser,konu itibariyle acı ve buruşuk kafaların ve gönüllerin eksikliğini tamamlayan bir çocuğun saf,arı duru manalı güzel bakışlarını andırmaktadır.
İnançlara karşı ters düşen bir düzen içerisinde,din,fikir,ibadet anlayışının hor görülüp bu hüvi- yette olanların toplum içindeki ezilişleri var bu roman da.Her eser,yazarın kişiliğini ortaya koyar.Eser,yazarın yansıması ve de şahsiyetinin aynasıdır.
Minyeli Abdullah’ı sunan,tanıtan,yorum yapan,tenkit eden,tahlil eden çok olmuştur. Bir eser hakkında çok söz söyleyip,çok yazılması o eserin kaliteli oluşunu gösterir.Bu roman,katıksız öz bir gerçekle bütünleşip,gerçeği anlatan bir eser.Bu roman kuş tüyü yastıklara yaslanıp,kavçuk
ve de sünger divanların yumuşaklığına gömülüp,tatlı vakit geçirilen,aşk romanı ve eğlence aracı sayan anlayış ve zihniyete göre bir roman değildir.
Minyeli Abdullah romanı,gerçeğe yönelişi ispat etmekte.Romantik olmaktan,batı hayranlığından
moda düşkünlüğünden kurtulup,eğilip bükülmeyi kırılıp kopmayı reddeden bir roman. Bu roman,
batı roman geleneklerini elinin tersiyle iten,silkinip doğrulan,romantizmi ezip posasını çıkaran ve kendi öz benliğimizi yansıtan,ciğerlerimizden gelen o ateşli soluğumuzu duyuran bir roman.
Minyeli Abdullah’ta dilin dozu çok iyi ayarlanmıştır.Sonradan icat edilen o uydurukça kelimeler-den uzak durulmuş,yapmacıklaşmadan,abartmadan sade bir şive ile yazılmıştır. Amaç,gerçeği yansıtmak olduğuna göre,konular,kişiler ve olaylar zorlanmadan yazılmalıdır.Romanlarda anlatılanlar söz konusu olan kişilerin iç dünyasından çok,dış dünya ilişkileri anlatmaktadır. Min-
yeli Abdullah ta durum farklıdır.Burada kişilerin iç dünyaları,duygusallıklar anlatılmaktadır.
Roman,sadece laf kalabalığı olmamalıdır.Okunan eserler insanlara bir şekil ve yön verilmelidir. Okunan eserler,insana şekil ve yön veremiyor-sa harcanan emekler boşa gider.Okuma şansızlığına uğradığım bazı romanlarda,insanların hayatında sır kalması gereken ve anlatılmaması gereken
gereken şeyler vardır.O gizli,mahrem konular anlatılmamalıdır.insanların yatak odası mahremdir.
Oraya girilmemelidir.İnsan hayatındaki her şeyi anlatmak ve yazmak kişiselleşmek olur.O halde yazarken,yazacağımız konuları ve okuyacağımız eserleri iyi seçmeliyiz.
Bir eser ister sanat ürünü,ister bir hayal mahsulü olsun,seçerek,inceleyerek,eşleştirerek almalıyız.Günümüzün insanı bunu başardığı zaman zaman,milliği geleneğimizin hakkını tam manasıyla vermiş olur. İşte,Minyeli Abdullah,bunu öğretti bana. Bu eserin neşredilmesiyle bütün ilgiyi ve alakayı üzerinde toplandı.Çok yönlü ilgiydi bu.
Okuyucular,sanatçılar,ilim adamları bu eserden söz ediyorlardı.Nice eser var dır ki önemsenme
kimileri den okuyucuların haberi dahi olmamıştır.Ama,Minyeli Abdullah’ın son derece ilgi topla-ması romanın bünyesindeki cevherden doğmakta ve bunun için kendisinden bu kadar söz ettir-mektedir. Bu roman toplumların renkli olan dış dünyasını yansıttığı gibi,toplumun iç dünyasını da yansıtmaktadır.

NAZIM TAŞTAN

Beğen

NAZIM TAŞTAN
Kayıt Tarihi:11 Haziran 2019 Salı 13:17:35

MİNYELİ ABDULLAH VE DÜŞÜNCEMDEKİ YERİ (ROMAN TAHLILI) YAZISI'NA YORUM YAP
"MİNYELİ ABDULLAH VE DÜŞÜNCEMDEKİ YERİ (Roman Tahlili)" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.