Ha Hakan Gezik...
115 şiiri ve 11 yazısı kayıtlı Takip Et

Göbeklitepe



GÖBEKLİTEPE

Şanlıurfa’da karşımıza çıkan gizemli olarak nitelendirilen yapılar hakkındaki düşüncelerimi fırsat buldukça paylaşmaya bu konu hakkında yorumlarınızı almaya devam edeceğim.

Arkeofili isimli siteyi takip ediyorum. Arkeolojiye ait son bilimsel bulguları biz okuyucularıyla paylaşan bu sitede bugün gözüme çarpan bir bilgiyi paylaşmak istedim. "Ural Dilleri Doğu Baltık Bölgesine Sibirya’dan Geldi." Başlıklı yazıda yer alan bir fotoğraf karesi dikkatimi çekti. Bu fotoğrafın altında; Kuzey Estonya’da Tunç Çağı’na ait taş mezarlar. İbaresi bulunuyordu. Burada mezar yapılarının birbirine yakın ve dairesel şekilleri dikkatimi çekti. Bu görsel bana Göbeklitepe’de yer alan dairesel yapıları hatırlattı. Daha önceki örneklerde de gördüğümüz üzere gerek taş devri insanları gerekse maden devrinde yaşayan insanlar için dairesel mezar yapıları inşa etmek bir gelenekti. Bu gelenek türbe ve kümbetlerde de kendini gösterir. İslami dönemde karşımıza çıkan bu yapılarında dairesel olması son derece ilginçtir.

Göbeklitepe’de 20 adet dairesel yapı kalıntısı bulunuyor. Ortalarında yer alan iki abidevi dikili taşın Güneş ve Ayı sembolize ettiğini düşünüyorum. Etraftaki büyüklü küçüklü dikili taşların ise yıldızlar ve gezegenleri bana hatırlatıyor. Dairesel yapı gök kubbeyi içindekiler ise gök kubbede karşımıza çıkan gök cisimlerini... Birer anıt mezar olarak düşündüğüm bu yapıların ortasında ve kenarlarında yer alan dikilitaşların gökyüzündeki resmin bir yansıması olduğunu, buradan hareketle o toplumun ölülerini onurlandırdıklarını, her klanın kurucularını merkeze aldığını etrafında ise o boyun ulularının yer aldığı fikri bana akla yatkın görünüyor. Henüz insanoğlunun emekleme çağında olduğu bir dönemde 20 adet tapınağı yan yana inşa edip buralarda tapındıkları fikri oldukça yanlış bir görüş olarak geliyor. Kim insanoğlunun göçebe bir yaşam sürdüğü bir dönemde 20 adet tapınağı yan yana inşa ettiği ve burada ibadet ettikleri fikrini benimser? Bir tarih öğretmeni olarak bu düşünce bana kelimenin tam manasıyla akıllara ziyan bir düşünce gibi geliyor. Bu bir mahallede yan yana yirmi cami inşa edip burada ibadet etmeye benzer. Bir tek cami bu işin yeterliyken hangi akıl yan yana yirmi camiyi ibadete açar?

Son söz olarak Göbeklitepe de karşımıza çıkan yapılar birer tapınak değil her biri birer mezar anıt, birer anıtkabirdir. Bu alan kısaca bir nekropoldür.


Beğen

Hakan Gezik...
Kayıt Tarihi:28 Mayıs 2019 Salı 22:16:43

GÖBEKLİTEPE YAZISI'NA YORUM YAP
"GÖBEKLİTEPE" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Hakan Gezik... Yazının sahibi
29 Mayıs 2019 Çarşamba 08:53:59
Dünyanın her yerinde bu şekilde dairesel mezar yapıları var. Taş devrinde, Maden Devrinde, İlkçağ, Ortaçağ, Yeniçağ ve Yakınçağ da... Bence Göbeklitepe'yi bu bağlamda değerlendirmek lazım. Estonya'da karşımıza çıkan bu yapılar devasa boyutlarda olsaydı eminim burası içinde tapınak ifadesini kullanacaklardı. Bir yapının çok büyük olması onun tapınak olacağı anlamına gelmez. Mezar yerine Dünyanın ilk tapınağı ifadesini kullanmak bu işi yürütenlere daha albenili gelmiş olmalı ki Göbeklitepe için bu ifadeyi kullandılar. Çok merak ediyorum burasının bir tapınak olduğunu iddia edenlerin ellerinde ne gibi deliller var? Yontulmuş kaya blokların üzerine resmettikleri hayvan figürlerinden yola çıkarak bunu söylüyorlarsa bence bu düşünceleri yere sağlam basmaz. Orada farklı türden hayvanların işlenmiş olması burayı tapınak yapmaz.

Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Bir Dünyevî
29 Mayıs 2019 Çarşamba 04:58:51
petra antik kenti bölgesinde ve civarında da insanların aile kabristanı diyebileceğimiz yerler belirlediğiyle ilgili bir kaç belgesel izlemiştim. dan gibsonn belgeseli sanırım..

sizin de düşünceniz daha mantıklı geliyor..

saygılarımla..

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.