İlkay Coşkun
158 şiiri ve 97 yazısı kayıtlı Takip Et

Şiirin ağırlığı



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 28.5.2019 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Şiirin Ağırlığı

Sezdiren, ışık veren, ritmi olan şiirleri severim. Duygusu tamamen içerisinden alınmış şiir bana tatsız tuzsuz gelir. Şiirin derinliği olmalı. Ne bulmaca gibi aşırı dolambaçlı olmalı nede sürekli nasihat vermeli insana. Şiir, durgun sulardaki sessizliği de taşımalı kabarıp hırçınlaşa da bilmeli. Şiir, imge tadında olmalı. Şiir, sesi kulağa iyi vermeli tırmalamamalı. Her dem taze şiir kıvamında olmalı. Ses uyumu ile konu bütünlüğü ile ritmi ile derinliği ile verdiği haz ve heyecan ile iç içe olmalı. Şiirin toplumcu ve faydacı rolü de olmalıdır muhakkak.

Şiiri gündelik hayat dilinden ayıran söyleyiş farklılığıdır. Bu dil tabi ki şairler tarafından hayat bulur. Söyleyişteki ahenk, imge, ses, derinlik ve üslup şiirin seviyesini belirler. İstanbul Türkçesi ile kaba saba sinkaflı cümlelerin yer aldığı Türkçedeki ayırdı mı pekâlâ görürüz. Şiir bu manada üst bir dildir. Az kelimeler ile çok şey anlatabilme sanatıdır. Bu dil estetik ve sanatı her zaman beraberinde taşır.

Şiir üzerine yazılar, soruşturmalar, mülakatlar Şiir tahlilleri olmalı. Yeniliklere açık olmalı. At gözlüklerini takıp da bu işi sadece ben bilirim havasında olmamalı. Mütevazı olmalı. Tartışmalara, polemiklere sebep olunsa dahi seviyesini kaybetmemeli. Tarzı, kalitesi ve seçiciliği olmalı.

Şiir, daha çok mutsuzlukla ilintilidir. Yârine kavuşmuş bir insan şiir yazmaktan daha çok mutluluğunu yaşar. Amacına ulaşmıştır çünkü. Olsa olsa sevdiğine serenat yapar. Leyla ve Mecnun aşkının efsaneleşmesinin sebebi kavuşamamalarındandır. Zorluklar, ayrılık, hüzün ve acı daha çok şiir yazdırır şaire. Her ne kadar şiiri mutsuzluklar yazdırsa da şair için şiir mutluluktur. Yaşanılmayanı yazmak daha çok yavan kalır. Aşkı, ayrılığı, hasreti, acıyı, bohem hayatını yaşamak gerekiyor ki güzel şiirler ortaya çıksın. Sıcaktan daha çok soğuk daha güzel yazdırır şaire.

Kişiye özgü, sıradan olmayan, farkındalığı yakalamış ifadelerdir şiir. Bilgi birikimi, söylenen sözün derin anlamı, söylemin kalıcılığı, sözün zekâ ürünü olması gibi birçok özelliği taşır. Bu kimi zaman şiirde bir bukledir, kimi zaman aforizmik bir sözdür. “Bireysel söylem” de tutarlılık ve diğer insanların gönlünde yer etmesi esastır. Bireyselliğin, bireysel özgürlüklerin daha öne çıktığı günümüzde toplumcu şairlerin etkileri azalmış gözüküyor. Özellikle sınıflar üzerindeki muhalif tavır her zaman olacaktır. Bu bağlamda şairlere her zaman iş düşecektir. Şiirin ve şairin gücünü daha ön saflarda görme isteğimiz ve çabamız hep olacaktır.

Şaire yazdıran unsurlardan biriside gelecek kaygısıdır. Kaygı olumsuzluğu imler. Kaygı içerisindeki şair toplumcu şiirler yazmaya yönelir. Bu bir nevi gelebilecek güçlükleri sezinleyerek toplumu şiirle uyarma yönünde cereyan eder. Şair daha iyiye, güzele ulaşma doğrultusunda hareket eder. Topluma karşı sorumluluk duygusu taşır. Bu hal tabi olarak şaire çokça şiirler yazdırır.

Şiirle beraber bütün edebiyat dalları ve sanat dalları gereklidir. Şiir, toplumun dilinde zarafeti getirir. Şiir, toplumun dilini zenginleştirir. Daha genel anlamda insanı zenginleştirir. Şiir bir nevi iletişim kanalıdır. Bu kanalın kapalı olması büyük bir kayıp olur.

İlkay Coşkun
27.05.2019

Beğen

İlkay Coşkun
Kayıt Tarihi:27 Mayıs 2019 Pazartesi 10:31:11

ŞIIRIN AĞıRLıĞı YAZISI'NA YORUM YAP
"Şiirin Ağırlığı" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Vaha_
28 Mayıs 2019 Salı 22:34:31
Şiire ışık tutan çok kıymetli bir yazı. Daha dikkatli yazmaya özen göstermeli. Üzerime düşen payı aldım.


Ve, sonsuz teşekkür ettim.

Saygı ile.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


İlkay Coşkun 29 Mayıs 2019 Çarşamba 08:43:31
Yorumunuz için teşekkür ederim. Şiir hakkındaki yazıları önceleyen Edebiyat Defterine de teşekkür ederim. Güzel paylaşımlar dilerim. Selamlarımla.
glenay
28 Mayıs 2019 Salı 19:57:46
Yazıdaki düşüncelere katılıyorum.
Şiiri içine girip yaşamak gerek.
Yalnız sözde kalan dizeler bir şey vermez okuyana.

Tebrikler,
anlamlı güzel bir yazı.

selâmlar..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


İlkay Coşkun 29 Mayıs 2019 Çarşamba 08:40:45
Yorumunuz için teşekkür ederim. 'Biz yaşamadığımız şeylerin türküsünü yakmayız' diyen Neşet Ertaş sözü hatırıma geldi. Güzel paylaşımlar dilerim. Selamlarımla.
Mustafa yıldıztekin
28 Mayıs 2019 Salı 01:38:55
Şahsım adına şiir,ruhumun huzur kaynağı,iç dünyamın yansıması,sessiz çığlıklarımın haykırışı ve aşığın maşuka varışıdır.......Güne damgasını vuran yazınızın güzelliği ve yerinde tespitleri ile daha çok konuşulması gerektiği kanaatindeyim....tebrik ediyorum...saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


İlkay Coşkun 29 Mayıs 2019 Çarşamba 08:34:45
Eklemeleriniz ve yorumunuz için teşekkür ederim Mustafa Bey. Her şairin, yazarın ve okurun kendine özgü bir şiir tanımlaması var. Haklısınız. Selamlarımla.

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Ahmet Zeytinci
27 Mayıs 2019 Pazartesi 11:36:21
Şiir dünyaya güzellikler katmak için yüce Allah'ın bize bahşettiği bir edebi sanat… Bugün için yurdumuzda ve dünyada bu güzide sanatı layıkıyla yapmaya çalışan binlerce kadın, erkek şahsiyet var. Bunların içinde değerli Türkçe, edebiyat öğretmenlerimiz ve öğretmen olmayıp yine de bu iş ile ciddi diyebileceğimiz şekilde uğraşmış değerli kalemler mevcut. Belki bileniniz vardır, bilmeyeniniz de olabilir yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'de ‘'Şuara'' yani Şairler diye bir sure vardır. ‘'Mekke döneminde indirildiğine inanılan sure 227 ayetten oluşur. Bu sure, adını 224. ayette geçen ve şairler anlamına gelen 'Şuara' kelimesinden almıştır.'' Bu iş, yani edebiyat ve onun çök özel bir dalı olan şiir kesinlikle gönül işidir. Eğer ki bu işe başlarken, şöyle meşhur olurum, böyle ünlü olurum, çok da güzel yazıyorum bu genç yaşımda, hem hece hem de serbest her türlü döktürüyorum, diye düşünürseniz, baştan yanlış yaparsınız. Nasıl zanaat da usta çırak ilişkisi var ise edebiyatta, şiirde de öyle usta çırak ilişkisi vardır. Hiç bir zaman ben bu işte iyice piştim
tam da oldum denmemeli ki araştırma, başka başka şairleri de okuma aklımızdan ve benliğimizden çıkmasın asla... Bedri Rahmi Eyüboğlu demiştir ya: ''Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası / Ayak seslerinden tanırım / Ne zaman bir köy türküsü duysam /Şairliğim den utanırım.'' Kutluyorum yürekten güzel yazınızı İlkay Bey...





Ahmet Zeytinci tarafından 5/27/2019 12:13:47 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


İlkay Coşkun 27 Mayıs 2019 Pazartesi 15:34:08
Kıymetli yorumunuz için teşekkür ederim Ahmet Bey. Sağlıcakla kalınız. Selamlarımla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.