ikiodabisalon
591 şiiri ve 16 yazısı kayıtlı Takip Et

Sanal bir kadın olmak



...

Bir edebiyat sitesine ilk üye olduğumda, aklımdan geçenler şunlardı; şiirlerimi ve yazılarımı paylaşacak ve diğer yazarların paylaşımlarını okuyup üstüne değerlendirmeler ve eleştiriler yapabilecektim. Yani son derece keyifli bir yolculuk beni bekliyordu.

Peki, ben başıma gelecekleri bekliyor muydum?

İlk paylaşımlarım sonunda acemiliğimi atmış, yazdıklarımın sansüre uğramadığını görüp sevinmiş, olumlu eleştirilere ve hatta ezbere güzel yorumlara bile tebessümle bakmış, olumsuz eleştiriler karşısında ise düşünmeye durmuştum.

Taa ki;

Taa ki bir kadın arkadaşın özelden attığı mesajı okuyana kadar…

Şöyle diyordu; kaleminiz ne kadar da özgür, erkek olmanın avantajı bu olsa gerek…

Kendisine cevap yazmadım ama yine düşünmeye durdum. Ne demek istemişti acaba.

Adet görememek gibi, çocuk doğuramamak gibi, bir bebeği emzirememek gibi, kızlık zarı saçmalığı gibi, bunu da anlamamıştım.

Ama bu sefer bir kadın olabilirdim. Kelimeler üzerinden, duygular üzerinden bir kadın…

Hemen işe koyuldum. İlk önce sahte bir isim, güzelce bir kadın resmi ve yeni bir mail adresi gerekiyordu. Sanal ortamda kadın olmak beş dakikamı almamıştı. Saçlarımı yaptırmam gerekmiyordu ya da topuklu giymem. Alışverişe gitmem de gerekmiyordu. Beş dakikada sahte bir fotoğrafla kelimeler üzerinden sevişmeye inanacak adamların ortamına bir kadın olarak girmek üzereydim.

Ve bir enter tuşuyla sanal ortamda kadın olmuştum. Sadece üç dakika geçmişti ve mesaj kutumda onaltı tane mesaj vardı. Bir erkek olarak beş yılda almadığım mesajı, bir kadın olarak almam üç dakika sürmüştü. İçimden, edebiyatı seven ne kadar da erkek varmış geçsin isterdim. Tabi ben bunları düşünürken üç dakika daha geçmişti. Mesaj kutum, hızla giden bir taksinin taksimetresi gibiydi. Artık yeni sayımız yirmisekiz derken, yenileme tuşuna bastığımda otuzüç olduğunu gördüm. Aslında bu sayıyı otuzüç yapan farklı kişiler değildi. İlk mesajlarındaki selamını almadığım erkekler daha etkili bir giriş yapmak istemiş olmalılar ki; birden şair kesilmişler, beyitler düzmeye başlamışlardı. Edebiyat sitesine giren bir kadına çiçek gönderemeyeceklerine göre kelimelerden buketler yapıyorlardı.

Bu mesajları okumak zaman alıyor, vakit geçtikçe de sayı artıyordu. İkinci mesajlarını da cevaplayamadığım Don Juan’lar sabırsızlanmaya başlamışlar, bir saat geçmeden direk konuya girmişlerdi. Biraz önce şiir yazan beyaz atlılar şimdi bana yazıyorlardı.
Artık şövalyelerimi bekletmemeliydim. Bu kadar naz aşık usandırırdı. Aralarından seçtiğim üç kişiyle sohbete başladım.

Don Juan’la olan görüşme;

Selamla başlayan, ardından, çok güzel olduğuma ordan sanal ortamda girilecek cinsel ilişkiye uzanan koridorda yapılan yürüyüşte, sohbete renk katmak için ajitasyonu devreye sokayım,dedim. Aynen şöyle yazdım;

-Evladım aslında ben bu resimdeki güzel kız değilim ama çok yalnızım. Belki böyle yaparsam konuşacak
birilerini bulurum diye düşündüm. Altmış yaşında emekli bir öğretmenim. Umarım sizi kızdırmamışımdır.

Birkaç dakikalık bekleyişten sonra Don Juan’dan gelen mesaj çok etkileyiciydi;

-Teyzecim seni anlıyorum ama göğüslerin büyükse benim için problem yok.

Beyaz Atlı Prens’le yaptığım görüşme,

Yine selam seremonisinden sonra gidilen yer ne kadar güzel olduğum söyleşisi ve devamında evli olup olmadığım sorusuyla sonunun nereye varacağı belli çizgisinde, felsefi boyuta ulaşan bir durumdu. Aynen şöyle yazdım;

-Buraya şiir okumak, yazılarımı paylaşmak için girdim. Evli ve çocuklu olmam sizi niye bu kadar ilgilendiriyor.

Yine kısa bir bekleyişten sonra gelen cevap şu oldu;

-Hayatı fırtınalı yaşamadan yazın hayatınızı zenginleştiremezsiniz. Ben de evliyim ve çocuklarım var. Ama aldatmak insanı özgürleştiriyor. Beyaz Atlı Spartaküs şöyle bitiriyordu cümlelerini; hadi kıralım zincirlerimizi.

Şövalye ile olan görüşme;

Selam kısmı daha kısa geçti ve güzelliğimden hiç bahsedilmedi. Onun bir erkek olmadığını düşünmedim ama şaşırmıştım da. Karşımdaki bir kadındı ve lezbiyendi. Ve ben artık bir edebiyat sitesinde olduğumdan kuşkulanmaya başlamıştım.

Ben bu cevaplarla boğuşurken mesaj kutum rekora koşuyordu. Yeni Don Kişot’lar gelmişti ve benim bacak aramda duran yel değirmeninden onların haberi yortu. Artık oyunu sahneleyebilirdim. Sıcak uzun sohbetler sonunda ondokuz kişiye aynı kafede buluşmak için randevu verdim. Tanıdığım bir arkadaşım vardı, işleri ne zamandır kötü gidiyordu hem biraz para kazanır hem de gözlem yapmak için daha rahat olurum diye düşündüm.

Şişli’de bir kafede o sabah onaltı tane tek başına oturan adam vardı. Kiminin elinde çiçek, kiminde ajanda ve garip bir yaş aralığı…

Tam bir saat onları izledim. İçinden şiir geçmeyen bir saat boyunca izledim…

Ablamı telefonla aradığımı hatırlıyorum. En iyi arkadaşımdır, onu çok sevdiğimi söylediğimi hatırlıyorum. Neden? Umut, bir şey mi oldu, dedi. Sadece bir kadın olarak kırkbeş yaşına gelmen bile sevgiye değer dedim. Ben de seni seviyorum, dedi. Biliyorum abla, biliyorum, dedim. Senin göğüslerin memeden değil sevgiden ibaret. Yine kiminle tartıştın sen söyle bakayım,dedi.

Ne yazık ki, kalemim özgürdür, benim.

Beğen

ikiodabisalon
Kayıt Tarihi:28 Temmuz 2018 Cumartesi 08:01:30

SANAL BIR KADıN OLMAK YAZISI'NA YORUM YAP
"Sanal Bir Kadın Olmak" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Dilek Karaca
11 Ekim 2018 Perşembe 01:13:28
Yüz bulmayan hiç bir erkek hiç bir kadına yaklaşamaz. Kadın istemiyorsa ya cevap vermez, yada basar engeli.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 11 Ekim 2018 Perşembe 10:10:40
yazıyı okumadan yorum yaptığınızı düşündüm. konu engellemek ya da istemek istememek değil, bir ekran vasıtasıyla evinize düstursuz giren taciz.
örneklerde bunu açıklamıştım. saygılar.
Dilek Karaca 11 Ekim 2018 Perşembe 15:37:29
Yazıyı okumadan yorum yapmak ne demek ? Çocukmuyum ben ? Yorumumda konunun engellemek olduğunu vurgulamadım ben. Ben kadın olarak yorum yaptım. Siz kendinizi kadın yerine koyarak sohbetler etmiş, birde randevular vermiş, onca erkeği bir kafede toplamışsınız.
Kadınlar bu kadar aciz ve masummu yani ? Demek istediğim arz talep meselesi.
Neyse bakış açımız çok farklı.
Saygılar benden
Siyahh
11 Ekim 2018 Perşembe 00:12:00
keşke burada olmasalar! ne bileyim başka yerler var arayanlar, arananlar..

bu hep yaşadığım durum.. ilk önce normal başlıyor her şey.. selam almasan olmaz (bu bende bir takıntı. selam almazsam insanlığımı kaybedecekmişim gibi geliyor.) alsan miden bulanıyor.. çünkü bir süre sonra çoğunlukla çirkinleşiyor, hakarete bile dönüşebiliyor sözler..

hala karar verebilmiş değilim.. kızsam mı? acısam mı? sanırım acımak gerek.. olamamış onlar!

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 11 Ekim 2018 Perşembe 10:14:01
iletişim hızı yayıldıkça bu tür anılar daha çok kapımızı çalacak diye düşünüyorum. sonuçta ilk cinsellik bile bizim kültürümüzde 'milli olmak' deyimiyle özdeşleştirilmiş. çok yolumuz var.
okuyup değerlendirdiğiniz için teşekkürler.
Gamzelimm
31 Temmuz 2018 Salı 10:38:53
Sanal bir kadın olmak başlığı yerine kadın olmak olmalıydı. Çünkü sadece sanalda değil, reelde de yaşanıyor buna benzer olaylar. Kadın olmak zor bu ülkede. Üç yıldır bu sitedeyim uzun zaman mesaj kutum kapalıydı hiç bir sorun da yaşamadım. Mesaj kutusunu açtıktan sonra bir kaç vukuat oldu ama insan kendini bilirse hiç bir sorun çıkmıyor. Önemli olan o kişilere gereken cevabı vererek susturabilmek.

Bir edebiyat sitesinde yazılanlardan çok profil resmine odaklanan kişiler varsa şayet bir süre sonra zaten renklerini belli ediyorlar. Buna karşılık aklı başında gayet efendi kişiler de çok fazla. Yoksa profil resmine ister böcek koyun ister çiçek isterseniz de manken. Amacı farklı olan kişiler zaten çiçeğe böceğe de bakmıyor. Sanalda her zaman risk vardır bu nedenle insanlarla araya daima ölçü konulmalı.

Güzel bir yazıydı, emeklerinize sağlık.
Saygıyla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 31 Temmuz 2018 Salı 17:55:28
Birilerini sısturmak zorunda olmak, önlem almak zorunda kalmak çok acı verici... Belki de sırf bu yüzden ancak sanalı kadar olabiliyoruz bazı durumların. Teşekkürler yorum için. Saygılar.
Mizahi Şair
31 Temmuz 2018 Salı 01:00:34
Bunlar hep Müjgansızlıktan :) :)

Değerli şairim, etkileyici ve fark edilmesi gereken bir yazı paylaşmışsınız. Ne diyelim ALLAH akıl, fikir versin, bir de yanında İNSANLIK!!

Kutlarım sizi. Eksik olmayın. Saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 31 Temmuz 2018 Salı 17:52:02
Kavga ederken bildiği tüm küfürleri tüketen, parantez içi delikanlılar, seni seviyorum cümlesini doğru yerde ve zamanda üretemedikleri için olsa gerek bu Müjgansızlık durumu. Teşekkürler yorum için. Saygılar.
Mizahi Şair
31 Temmuz 2018 Salı 01:00:23


Mizahi Şair tarafından 7/31/2018 1:01:13 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
glenay
30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:40:58
Ben de sanal bir erkek rolüne girip, bayan arkadaşlar ne yazıyor öğrenmek isterdim.
Bu sitede önce profilime minik torunumun fotoğrafını koymuştum. Benden çok şiirlerimle ilgilendiler o zaman.
Daha sonra güzel bayan resimlerini profillerine koyanları izledim. Gerçekten onların yazdıklarına daha çok yorum geliyordu. Biraz kıskandım. Kızımın yeğenimin ve torunumun güzel resimlerini görünce, bir başka yeğenime bu resmi benim profilime getir dedim.( Çünkü bu işlemi bilmiyordum.) Geçen zaman içinde resmi ben sanıp mesaj bölümüne yazanlar çıktı. Önce sizin şiirlerinizi çok beğeniyorum diyerek başlıyorlardı. Sonra fotoğraftakilerden hangisinin ben olduğumu soruyorlardı. Ben de kızım, yeğenim ve torunum deyince birden kesiliyordu mesaj.

Facede ise. sanıyorum benim yaşımdan genç göstermeme aldanıp asılanlar oluyor. Bugün biri
ağlamayacağım şiirime koyduğum gülen resmime bakıp, bana böyle güler misiniz yazmış. Ne diyeceğimi şaşırdım. Sanki tiyatro oyuncusuyum veya başka bir şey. Bu kişiyi sileceğim. Böyle cıvık şeyler yazanları siliyorum. Bir söz söylüyorlar, karşılığında cevap verince hemen mal bulmuş gibi atılıyorlar. Oysa en sevmediğim şey bu tür davranışlar.

Neyse uzattım. Kadın olmak sanal olsun, gerçek olsun zor. Yazarken bile dikkat etmek zorundasınız.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:57:10
aslında yapılan yorumlara baktığımda durum kanıksanmış görünüyor. bunu bir yazı olarak, toplumsal bir olay olarak görmekten ziyade insanlar önerilerini sunuyor. herhalde bir cinayet hikayesi yazsaydım, o adamı öldürmeniz çok yanlış yazacaklardı.
yazıyı okuyup beni anladığınız için teşekkür ederim. saygılar.
_Günce_
30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:33:03
seçenektir,seçimdir,yazıyı abartı buldum belki vardır olabilir ,kişiseldir ,fakat böyle bir şey görmedim bu sitede ...size tavsiyem sayın yazıt yazı:::))))bu özgür seçeneği işaretleyin ...............
Üyelerin size mesaj göndermesini istiyorsanız işaretleyin. İşareti kaldırırsanız üyeler size mesaj gönderemez.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:50:28
bu antoloji.com'da başımdan geçmiş bir anı yazısı, sadece üç örnek verdim, bazı mesajlar gerçekten abartı sınırlarını zorluyordu. ben en naiflerini seçtim. saygılar.
lacivertiğnedenlik
30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:02:13
Çok eski uyeyim burada ve böyle şeylerle hiç karşılaşmadım. İnsanların kimlikleriyle, cinsiyetleriyle uğraşmaktan ziyade ne yazdıklarına bakarsak daha düzgün davranmış oluruz. Böylesi dingilleri kınıyorum.

lacivertiğnedenlik tarafından 7/30/2018 11:17:56 PM zamanında düzenlenmiştir.

12 cevap yazılmış Cevap Yaz


mirim 30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:15:54
TDK'dan baktım;
1.
devinmeyen, kımıldamayan, hareketsiz duran, durgun, kımıltısız.
"Deniz dingindi, dümdüzdü"
eş anlamlısı: sakin
2.
mec.
taşkınlığı, telaşı olmayan, coşku göstermeyen, durgun, sessiz (kimse).
"Ali, oldukça dingindi"
lacivertiğnedenlik 30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:19:24
Dingil olacaktı. Teşekkur ederim😊
lacivertiğnedenlik 30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:19:30
Dingil olacaktı. Teşekkur ederim😊
lacivertiğnedenlik 30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:19:39
Dingil olacaktı. Teşekkur ederim😊
lacivertiğnedenlik 30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:19:44
Dingil olacaktı. Teşekkur ederim😊
lacivertiğnedenlik 30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:19:49
Dingil olacaktı. Teşekkur ederim😊
mirim 30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:30:10
Anladım :)
mirim 30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:30:30
Bi daha anladım :)
mirim 30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:30:53
Hatta bi kez daha anladım :)
mirim 30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:33:11
Yalnız bişey demem lazım; valla siz çok masum kalmışsınız. Ben şu sanal hakkında yaşadıklarımın %10 unu paylaşsam feleğiniz şaşar. En iyisi feleğiniz şaşmasın :)
lacivertiğnedenlik 30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:40:26
Klavye hatası😊.
ikiodabisalon 30 Temmuz 2018 Pazartesi 23:47:41
bu bir anı ve birebir yaşadığım bir durum. bu sitede olmadı zaten, antoloji.com'da başıma gelen bir şeydi. hikayeleştirmek istedim. saygılar.
mirim
29 Temmuz 2018 Pazar 09:35:26
Benzer bir konuda ben yazmayı düşünüyordum. Biraz daha farklı sadece... Konunuzla örtüşmüyor ama şunları da bu vesileyle belirteyim.
Farkındasınızdır, isimden çok rumuz var. Ve pek çoğu gerçek kimliğini gizlemek suretiyle yazıyor. Gerçek kimliğini ve kişiliğini sadece rumuzla değil, resimlerle, doğal olmayan sohbet tarzlarıyla yada hayalini kurdukları kişiliklere bürünerek gizleyenler de var. Yani bir başka tatmin ve sanal mutluluk yoluyla yetinen bir kitle de yok değil. 60 yaşında kadının 20 yaşında kız resmi koyması, 60 yaşında adamın manken gibi delikanlı resmi koyması yada 30-40 yıl önce çekilmiş resmi kullanmaları, bilmem kaç numara resim filtresiyle çekilmiş yada bol photoshoplu resimlerle hayran kitlesi yaratılması klasik davranışlardır sanalda.

Ben bir dönem kişisel tecrübelerime ve gözlemlerime dayanarak sanal hakkında kitap yazmayı dahi düşündüm. Hatta şiir kitabımı çıkarttığım yayın eviyle bu konuda bir ön anlaşma bile yapmıştım. Ancak vicdanımın sesi bana engel oldu ve vazgeçtim. Çünkü iyi kötü bir mazimin olduğu insanları isim vermesem bile teşhir etmiş olmam hoş olmayacaktı.

Sizin yaptığınızın bir benzerini ben farklı cinsel tercihi olan bir hemcinsime yaptım. Ben Amasya'da o İstanbulda'yken ona Üsküdar'da buluşabileceğimizi söyledim. Eminim çok beklemiştir.

Bu tipler her sitede olduğu gibi bu sitede de var. Bunları tanımak çok zor değil. Gidin şiirlere yapılan yorumlara bir bakın. Erkekseniz Cemal Safi yada Can Yücel olsanız fark etmez. 3-5 yorumla yetinirsiniz. Ama bayansanız vede şöyle alımlı bir resim koymuşsanız şiirinizi okumadan yorum yapanın haddi hesabı olmaz. Faacebook'ta takipçi rekoru kırabilirsiniz. İşte o bol yorum atan adamlar sizin dediğiniz Don Juan'lığı bünyesinde taşıyan ve yorum yazarak "ya tutarsa" babında umut taşıyan kişiliklerdir. Hele bir de hafiften mavi boncuk dağıtın seyreyleyin bunları...

Yazınız hem trajikomik hem düşündüren ve gerçekleri ortaya seren bir yazı. Keyifle okudum. Tebrikler.
Saygılar...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 30 Temmuz 2018 Pazartesi 19:42:19
Anlaşılmak yetiyor aslında, iyi bir fıkraya gülememe haline gelmek üzereyiz. Teşekkürler. saygılar.
Dilek USTA
29 Temmuz 2018 Pazar 03:47:18
:)) Vallahi gerçekten kutlarım sizi.
Tam da yazdığınız gibi.Bir çok erkek kadın profiliyle geziyor,bir çok kadında erkek profiliyle.Hatta çoğunun profil resimleri bile kendileri değil.Kutlarım sizi,niyeti edebi//yat olanlara kapak bir yazı olmuş.İnşallah okurlarda bir nebze yaşlarından başlarından utanırlar.
Sevgilerimle


3 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 29 Temmuz 2018 Pazar 06:11:14
İktisat okurken bize ilk öğrettikleri şey arz talep dengesiydi. İnsanlar nicelik olarak neyi talep ederlerse, arz da kendini ona göre oluşturur. Arz oluşmazsa, talep edenler, ya isyan eder ya da taleplerinden vazgeçer. Sanırım bu edep/sizlik hepimizin ürünü. Yorum için teşekkürler. Saygılar.
Dilek USTA 29 Temmuz 2018 Pazar 23:54:53
" Sanırım bu edep/sizlik hepimizin ürünü. "cümlenize katıldığımı söyleyemiceğim.
Arz talep orantısını kurabilecek kadar da sayısal zekam yok arkadaşım.
Ama şunu hep söylerim"kişi kendinden bilir işi" bu hep böyledir.
Bu sebeple kendi adıma içim müsterih.Neyseee. boşverin gitsin herkes halinden memnun ise bana laf düşmez..
İyi geceler
ikiodabisalon 30 Temmuz 2018 Pazartesi 19:45:49
yanlış bir şeyler oluyorsa altında herkesin imzası vardır, bu anlamda söyledim.
veyahut hiçbir şey yapmamak bazen bir şeyleri yanlış yapmaktan daha kötü sonuçlar doğurabilir.
üç kişinin olduğu bir ortamda çoğunluğu iki kişinin sağlaması sonucu erdemli kılmayabilir.
Saygılar.

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
-Sude Nur Haylazca-
28 Temmuz 2018 Cumartesi 10:04:58
Sanal ortam olmasaydı, edebiyat daha kaliteli boyutlara erişirdi kanımca. Herşeyi o kadar kirlettiler ki temiz bir sayfa kalmadı hayata dair yazacak. İletişimin bu kadar kolay olması insani değerlerden uzaklaştırdı. İnsanların yüzyüzeyken birbirine söylemeye cesaret edemiyeceği şeyi sanal da bir çırpıda söylebilmesi enteresan aslında. Yani mahallendeki evli kadına ya da yaşlı teyzeye bu teklifleri yapmak aklından geçmezken sanal da 90 yaşında bir kadına sarkabiliyor genç bir erkek ya da 90 yaşında bir dede torunu yaşındakine asılabiliyor.

Özgür yazmayan özgün olamaz bence.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 28 Temmuz 2018 Cumartesi 18:14:06
Bir kahvehanede bilimsel bir konferans vermeye çalışmak ya da bir ameliyathanede batak oynamak durumu gibi. Sanal ortam ne kadar adı edebi de olsa kapıyı çalmadan herkesin girebildiği bir yer. Klavye başındaki medeni cesaret internet paketi kadar.
M.Kemal Serhatlı
28 Temmuz 2018 Cumartesi 08:36:59
Biraz daha uğraşsan iki oda bir salon tamamen dolacakmış :))ee sonra ne oldu kalbi kırık aşıklar nasıl tepki verdi

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 28 Temmuz 2018 Cumartesi 18:07:46
Tepkilerinden oluşan mesajları da bir gün paylaşırım. Ama durum çok vahim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.