ikiodabisalon
586 şiiri ve 16 yazısı kayıtlı Takip Et

Ezikler cumhuriyeti ve korku imparatorluğu



...

Özellikle çok güldüğünüz bir fıkrayı doğru aktaramadığınız için karşınızdaki insandan aynı tepkiyi alamayınca şaşırırsınız. Aslında kötü bir anlatıcısınızdır. İkinci versiyonda ise fıkrayı çok doğru ve güzel anlatmanıza rağmen karşınızdaki insanın anlamadığını yine siz anlayıp, aslında başka bir fıkra ile karşı karşıya kalırsınız.

Yıl 2003 senesiydi, evime hırsız girmiş, satınca para edebilecek her şeyi çalmıştı. Kilidi kırarak açmıştı. Ve benim yeni bir kilit taktırmam gerekiyordu. Telefon açtım geldiler. Yeni kilit takıldı. Borcumun ne kadar olduğunu sordum. 200 TL dedi. O günlerde ortalama bir çelik kapıyı bu fiyata alabiliyordunuz. Şaka mı bu, dedim. Yok abi 200 TL fiyat, dedi. Sonuçta itirazlarımı kilidini söküp götürmesine kadar götürünce, şöyle bir cevap verdi; biz sizin gibi böyle güzel evlerde oturamıyoruz abi, dedi. Aslında konunun kilit olmadığını, emek sermaye düzlemi de olmadığını, hatta onun da esnaf olmadığını salt benim üzerimden yönetenlere başkaldırı olduğunu anladım.

Yıl 2004 senesiydi. Üniversite mezunu olduğum için askerliğim kısa dönem er olarak çıkmış ve bölüğüme teslim olmuştum. Ama askerde üniversite mezunu olmak suç gibiydi. Adam bana nöbet yazarken sanki kendi okuyamamışlığının intikamını alıyordu, üniversiteli diyordu gece nöbetini yine sana kilitledim. Bir kilitçi de burada karşıma çıkmıştı. Konu okumak değildi aslında benim üzerimden devlete meydan okumaktı.

Yıl 2005 senesiydi. Yufka imalatı yapan bir müşterim vardı. Yufka imalathaneleri çok sıcak olur özellikle yaz aylarında ve çoğu çalışan yufka açma işlemi sırasında hararetini alsın diye bira içer. O yufkalar ondan deliktir diye düşünüyorum. Neyse konumuza dönelim. Abi bu sıcakta yaptığınız iş ne kadar zor, dedim. Bana cevabı şu oldu; biz sizin gibi masa başında çay içip sigara tüttürüp keyif yapmıyoruz, emek veriyoruz emek, dedi. Yani benim üzerimden sistem eleştirisi yapıyordu.

Yıl 2014 senesiydi. Dindar bir arkadaşım vardı. Seçim zamanı yaklaşıyordu. Hırsızlıklar ayyuka çıkmış, adaletsizlik almış başını gitmiş diyordu. Eee, dedim. Kime oy vereceksin. Yine bunlara vereceğim dostum, çalıyorlar ama çalışıyorlar, diyerek sistem çarpıklığını gün yüzüne çıkarıyordu.

Yıl 2016 senesiydi. Yine bir arkadaşımla sohbet ediyoruz. Geçmişte muhafazakar insanların çektiği acılardan bahsediyor. Şöyle bir cümle kullandı; ama Ezanı Türkçe okutmuşlar. Ve şöyle cevap verdim: Sende bu durumu bana Türkçe olarak şikayet ediyorsun, ne ironik değil mi, dedim. İnanıyorum diyen insanların dinini, ezanını bu kadar anlamamak istemesi aslında bir reddedişin dışa vurumuydu.

Toplum gittikçe başkasının şeyiyle gerdeğe giren düşünceler oluşturuyordu. Ortaya çıkan çocuklar bu yüzden sahipsizdi. Okumak lanetleniyor, bilmek öteleniyordu. Araba ehliyeti olana uçak kullandırılıyor, iğne vurmasını bilen doktor muamelesi görmeye başlıyordu.

Jean Jacques Rousseau ‘İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı Ve Temelleri Hakkında Nutuk’ adlı kitabında mülkiyetten bahsederken; buralar benim diyen ilk insanın bu cümleyi söylemesinden ziyade, diğerlerinin bunu kabul etmesinin eşitsizliğin başladığı nokta olduğuna özellikle dikkat çekiyor. Çağımızda da retoriğin ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor.

Bir fikre inanmakla bir fikri savunmak karıştırılmaya başlandı. Kullandığınız bir cümle ile, tasnif edilmeye bir yere konulmaya, işaretlenmeye başladınız. Bir insan korkunun ne demek olduğunu biliyorsa ne kadar işe yaradığını da bilir. Korkuyu en iyi korkaklar bilir. Korkakların peşinden gidilirse bir korku imparatorluğuna doğu yürüyüş başlamış olur.

Beğen

ikiodabisalon
Kayıt Tarihi:18 Temmuz 2018 Çarşamba 03:37:59

EZIKLER CUMHURIYETI VE KORKU İMPARATORLUĞU YAZISI'NA YORUM YAP
"Ezikler Cumhuriyeti Ve Korku İmparatorluğu" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Den(iz)
27 Mayıs 2019 Pazartesi 13:20:31
Hayvan Çiftliği kurgu değil miymiş? Lanet olası distopikler

:))

Sevgilerimle...


Cevap Yaz
M.Kemal Serhatlı
28 Temmuz 2018 Cumartesi 08:43:06
Canım bir insan ezanın da manasını bilmiyorsa ,bunca yıl günde beş vakit okunan nedir diye merak etmemişse ezan okunurken kendi diliyle sena eden köpekler kadar bile hassasiyeti yoksa o adam da hiç ben insanım diye ortalarda dolanmasın

Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
mirim
19 Temmuz 2018 Perşembe 18:43:52
Korku gereklidir. Tıpkı acı gibi…
Nasıl ki acı, bir yerlerde bir şeylerin yolunda gitmediğinin habercisi ise korku da öyledir. Yani korku, korkman gerektiği yerde tezahür eder. Korku hissetmeyen canlı yoktur. Bitkiler bile ! Korkmak gardını almaktır. Korkmak mücadele etmektir. Korkacaksın, korkmalıyız. Kendimiz için değilse de gelecek nesiller için korkmalıyız. Korkmak mücadele arzusu doğurur.
Korku eşiği düşük insanlar (ezikler), korkmak yerine korkunun kaynağı yanında saf alarak korkularını bertaraf ederken, korkanlar, korkunun kaynağına karşı asil bir mücadele verir. İşte bu mücadeleye iten dürtünün adı cesarettir. Yani şimdi en çok ihtiyacımız olan şey.

Yazınızı çok sevdim.

Saygılar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 19 Temmuz 2018 Perşembe 22:42:39
Çok teşekkür ederim. Saygılar.
Noumena
19 Temmuz 2018 Perşembe 17:48:14
Kesin olan tek şey ölümken, neden korkuyoruz anlayamıyorum. Levh-i Mahfûz'da yazılmış kaderi yaşamaktan korkmamalı insanlar. Hele başka bir insandan hiç korkmamalı.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 19 Temmuz 2018 Perşembe 22:41:42
Kader bozdurulmuyor, değeri artmıyor, bankaya yatırılmıyor ya da kiraya verilmiyor diye düşünüyorlar galiba.
muslumbayram
19 Temmuz 2018 Perşembe 17:27:16
KORKMAK NEYDEN KORKMAK
NEDEN KORKMAK
KORKMAZSAK NE OLUR
KORKU NİÇİNDİR
TANRI EVRENİ YARATIRKEN SEVEREK AŞKLA YARATMADI MI
ÖYLEYSE BU KORKU YERİNE SEVGİYİ AŞILAYAMAZ MIYIZ
SEVGİSİZ YETİŞEN NESİLLER KORKAK OLUR, SEVEN BİRİ NİÇİN KORKSUN Kİ
ÇÜNKÜ SEVEN KİŞİ ŞUNU İYİ BİLİR. ALLAH HERŞEYİ SEVDİĞİ İÇİN YARATMIŞTIR
SİZLERDE SEVİNİZ
KAHROLSUN KÖTÜLÜK VE KÖTÜLER.... SEVGİLERİMLE.

muslumbayram tarafından 7/19/2018 5:29:25 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 19 Temmuz 2018 Perşembe 17:33:40
Bizim coğrafyamızda Allah sevgisi bile Allah’tan Korkmak deyimiyle öğrenilirken sevgi kısmı oldukça bastırılıp arkalara itiliyor. Korku ise kesin sonuç veriyor, biat yaratıyor. Kitaptan korkup kitaplar yakışır, kütüphaneler yakılır. İnsanın düşüncesinden korkulup insanlar idam edilir. Heykelden korkulup heykeller kırılır. Korkunun imparatorluk kurduğu çok görülmüştür. Ama sevgiyle kurulan koloni bile yazmaz tarih sayfaları.
Saygılar.
CigdemGüner
19 Temmuz 2018 Perşembe 16:30:24
kim neyi anlıyor ki bu yazdiginizi okuyup anlasin, Zülfü Livaneli gibi elimi ayagimi çekesim var her seyden! ne için ugras, kimin için ugras, sonuç ne??

sevgiler...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


ikiodabisalon 19 Temmuz 2018 Perşembe 17:04:46
Çiğdem Hanım, hala biri bir kitap yazıyor bize dokunan, belki şu an yeni bir film çekiliyor her şeye rağmen bize dokunan ve biri bir resim çiziyor belki...
Uğraş sanırım, elimizde avucumuzda kalan bu dokunuşları kaybetmemek için...
Saygılar.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.