Barış Bazalka
153 şiiri ve 59 yazısı kayıtlı Takip Et

Analar, babalar ve çocukları



Annemi kaybettikten üç gün sonra dönmeye devam etti dünya, babam tarlayı sürmeye gitti, beni teyzem aldı götürdü. Teyzem büyük şehirde yaşıyordu, dört yaşında hepi topu on beş hane oturan köyümüzden İstanbul’a geldim. İlk zamanlar beni o zamana kadar hiç görmediğim büyük oyun parklarına götürüyorlar, daha önce ömrümde yemediğim yemekleri yediriyorlar, yüzüme acıyan bakışlar atıp, saçlarımı okşuyorlardı. Sonra sonra, tüm bunlar da kayboldu gitti...

Teyzemler konuşurken duydum bir gün, babam evlenmiş annemden çok daha genç bir kadınla, bir de çocuğu olmuş. Artık ben de on yaşındaydım. Ama altı senedir babamı iki kez görmüştüm, içimde ona duyduğum büyük bir öfke, asla yenemediğim bir intikam hissi vardı...

Okula başladım, ilk okul, lise, bir kaç iş denemesi derken geçip gitti hayat. Elime üç beş kuruş geçmeye başlayınca teyzeme kendi hayatıma devam edeceğimi söyledim ve yalnız yaşamaya başladım. Yirmi beşinde bir delikanlı olmuştum artık, büyük şehir görmüş dahası bu koca şehirde ayakta kalmayı, dahası annesiz bir çocuk olarak hayatta kalmayı başarmıştım.

Zeliha ile çalıştığım iş yerinde tanıştık, ben garsonluk yapıyordum, Zeliha bulaşıkları yıkardı, güzel kızdı, hayattan beklentisi azdı, benim de ona verebileceklerim azdı zaten, razı geldi evlendik...

İlk çocuğumuz, canımız, çiçeğimiz Menekşe’nin doğumundan bir hafta sonra Zeliha’yı kaybettim, bir yandan Menekşe’yi büyütmeye çalışıyor, öteki taraftan yaşamakla mücadele ediyordum. Bu hengamenin içinde Zeliha’nın elleriyle diktiği tüm çiçekler soldu, zamanla masalar, camlar, raflar kirlendi.. Yine de yaşamaya devam ediyordum, kızım için, Menekşe için..

Sonra babamın öldüğü haberini aldım, ona hala o kadar öfkeliydim ki cenazesine bile gitmedim, annemden sonra evlendiği genç kadın, başka bir adamla kaçmış, duyduğuma göre zaten çocukta o adamdanmış, babam tüm bunlara dayamayıp kalp krizi geçirmiş, ne yazık.. Annemi dövdüğü zamanlar geldi aklıma, divanın altına saklanır, beni bulmaması için dua ederdim küçükken...

Teyzem ısrarla bu kıza bir ana lazım dese de, belki de babamın beni terk etmesi yüzünden, belki Zeliha’ya olan inancım ve sevgimden bir daha evlenmedim... Bu gün elli beş yaşındayım, Menekşe 25′inde genç ve güzel bir kız, hayatımda kendi düğünümden sonra ilk kez takım elbise giydim, bu gün kızım evleniyor.. Bu gün belki de beni yaşama bağlayan tek şey, Menekşe’m evimizin saksısından, toprağa ekiyor kendini...

Düğün telaşı geçtikten sonra eve döndüm, bunca yaşam kavgasına ilk kez ara verdim sanki, ilk kez nefes aldım, balkonda iç içe geçirilmiş saksılara dalıp gittim.. Zeliha’nın bu saksılarda yetiştirdiği çiçekleri düşündüm. Sonra kendimi düşündüm, annemi hatırlamayı denedim, köyümü.. Annemin öldüğü günü.. Hepsi silik birer hatıradan başka bir şey değildi, ölmeden önce annemin mezarını ziyaret etmek için köye gitmeye karar verdim...

İçimde tarifsiz bir heyecan, müthiş bir korku vardı. Yüreğim ağzımda gittim bütün yolu, önce mezarlığa uğrayıp anneme dua ettim, sonra köy meydanından geçip evimizin bulunduğu dar patikadan evimize doğru yürüdüm, evimiz en az benim kadar yaşlanmıştı, çitleri parçalanmış, duvarları yıkılmış, annemin ektiği tüm çiçekler kurumuş..

Biraz orada ağladıktan sonra, babamın mezarını ziyarete gittim.
Oturdum, sigara yaktım, iç çektim...

Baba dedim..
Beni hatırladın mı ?
Anne bir evin suyu, güneşiymiş, bunu evimdeki ve ben dört yaşındayken yemyeşil o bahçedeki tüm çiçekler solunca anladım..

Baba, biliyor musun babalar toprak gibidir.. Bir anne ona su verirse, ona ışığını, ona ısısını verirse, o toprakta ancak öyle çiçekler açarmış.. Şimdi sen o toprağın altında ölüsün, ben üstünde kupkuru, ben üstünde verimsiz ve solgun..

Ama ben kızımı büyüttüm baba, terk etmedim, unutmadım..
Buna kalp deniyor baba, bir babanın kalbi toprağın altından usulca geçip gide bir kaynak suyu gibi, sonsuz ve merhametli olursa çocukları ancak o zaman bir çiçek gibi açabiliyor.

Beni keşke..
Keşke beni soldurmasaydın.

Beğen

Barış Bazalka
Kayıt Tarihi:4 Ocak 2018 Perşembe 05:05:05

ANALAR, BABALAR VE ÇOCUKLARı YAZISI'NA YORUM YAP
"Analar, Babalar ve Çocukları" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Mevlüt GÖZDE
4 Ocak 2018 Perşembe 10:02:40
Kızınıza mutluluklar, size sabırlar diliyorum. Eşinize, anne ve babanıza da rahmetler...

Hayat her yönüyle sınava tabi tutuyor insanları... Yaşadıklarınız da sizin imtihanınız ...

Kutlarım, saygıyla...



Cevap Yaz
Hicran Aydın Akçakaya
4 Ocak 2018 Perşembe 08:47:08
Fiziksel sağlığı yerinde olan her kadın ve erkek çoğalabilir ama ana ve baba olabilmek tamamen yürekle ilgili bir şey.

Hikayenin baş kahramanı yürekli bir babaymış, kendi babasının aksine.

Öyküyü yer yer öfkelenerek, yer yer içim burkularak, yer yer gözlerim dolarak okudum.

Tebrik ediyorum, saygılar...

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.