mavitükenmez
66 şiiri ve 32 yazısı kayıtlı Takip Et

Felekten bir gün çalmak



FELEKTEN BİR GÜN ÇALMAK

Yıllar önce kimselerin bilmediği bir yerlerde çok güzel bir kız yaşarmış. Bu kız öylesine güzel öylesine güzelmiş ki, kimsecikler görmesin diye annesi Felek; kızını evden dışarıya çıkarmıyormuş. Kendisi dışarıya çıkarken de önce pencerelerden dışarıya bakmaması için kızını sıkı sıkı tembihliyor, sonra ise kapıyı kilitleyip çıkıp gidiyormuş.

Yine bir gün feleğin bir işi çıkmış. Kızını karşısına almış ve her zaman ki gibi yine sıkı, sıkı, tembih etmiş, kapıyı da kilitleyip evden ayrılmış. Annesi gittikten sonra Sıla biraz bekledikten sonra canı sıkılıp pencereye yaklaşıp, dışarıya biraz bakınmış. Dışarısı Sıla’ya o kadar güzel görünmüş ki, Sıla gözlerini dışarıdan alamamış. Hatta perdeyi açıp öylece bakmaya başlamış ki, oradan geçmekte olan yakışıklı delikanlı Sıla’nın pencereden baktığını görmüş. Delikanlı, bu güzeller güzeli kızı görür görmez , ucunda hiç sönmeyecek bir ateş bulunan aşk okunun , tam yüreğinin ortasına saplandığını hissetmiş. Sıla ise etrafına bakınırken gözüne o yakışıklı delikanlı takılmış ve gözlerini onun gözlerinden bir an olsun ayıramamış. Bir ara dayanamayıp pencereyi açıp ona adını sormuş. O ise, "adım Gurbet, ya senin adın nedir güzel" demiş. Sıla da ona; "benim adımda Sıla" demiş ve annesinin uzaktan geldiğini görmüş, Gurbet’e seslenerek; Şimdi buradan git sonra görüşürüz annem geliyor" diyerek pencereyi kapatıp içeriye geçmiş. Gurbet ise aklı başından uçmuşçasına oradan ayrılmak istemese de yavaşça oradan uzaklaşır. Uzaklaşır uzaklaşmasına da aklı, fikri hele de gönlü orada kalmıştır. Sıla annesi Feleğe o gün hiçbir şey belli etmemiş ve Gurbet’i tekrar ne zaman göreceğini düşünüp durmuş. Artık Sıla ve Gurbet birbirlerini düşünmeden bir an bile geçirmiyorlarmış. Gurbet her gün Sıla’yı görürüm ümidi ile Sıla’yı ilk gördüğü yere gelip oradan pencereye saatlerce bakıyormuş. Sıla ise Feleğin oradan azıcık uzaklaşmasını kar bilip hemen pencereye koşup Gurbet’e bakıyormuş.

Bir gün Feleğin acele bir işi çıkmış.Felek her zaman ki gibi Sıla’yı sıkı, sıkı tembih edip kapıyı kilitleyip oradan uzaklaşmış. Sıla bu duruma biraz şaşırmış, çünkü Felek dışarıya çıkmadan önce hep tavan arasında ki odaya çıkar ve oradan indikten sonra evden dışarıya çıkarmış. Sıla merakla tavan arasında ki odaya çıkıp bakmış. Odanın bir köşesinde tozlu eski ve kilitli bir sandıktan başka hiçbir şey yokmuş. Sıla sandığın içerisinde ne olduğunu çok merak edip sandığı açmaya karar vermiş ve zor bela alet, edevat yardımı ile sandığı açmış. Sandığın kapağını kaldırdığında ise sandığın bomboş olduğunu görmüş ve az sonra gözüne sadece bir anahtar çarpmış. Sıla anahtarı eline aldığında anahtarın üzerinde "gün" yazdığını görmüş. Sıla anahtarı da alıp oradan ayrılmış. Anahtarla birlik te evde gezinirken bütün saatlerin durduğunu fark etmiş. Bir ara anahtarı masanın üzerine bıraktığında saatlerin çalıştığını fark etmiş. Anahtarı tekrar, tekrar masanın üzerine alıp bırakmış ve her defasında da aynı şeyin tekrarlandığını görmüş. Anahtarı eline alıp pencereye yönelmiş, pencerenin önüne geldiğinde Gurbet’i yine aynı yerde beklerken görmüş. Sıla, Gurbet’ e seslenerek çağırdığında ise Gurbet kilitli olan kapıya yönelmiş ve kapı daha Gurbet dokunmadan açılıvermiş. Her şey Sıla’nın istediği gibi oluyormuş. O gün Sıla’nın elinde ki anahtar sayesinde Sıla ve Gurbet bütün isteklerine ulaşıp Felek’ten bir gün çalmışlar. Bir ara Sıla elinde ki anahtarı tutmaktan usanıp bir yana koymuş ve aradan biraz zaman geçtiğinde saatlerin çalıştığını fark etmiş, hemen paniğe kapılıp Gurbet’le anahtarı aramaya başlamışlar. Lakin Sıla anahtarı nereye koyduğunu bir türlü hatırlamıyormuş. Bir yandan annesinin geleceğini düşünüp üzüntüsü daha da artıyormuş. Gurbet bir taraftan Sıla bir taraftan anahtarı ararken birden Felek kapıdan içeri girivermiş. Sıla ve Gurbet oldukları yerde öylece dona kalmışlar. Felek onları görünce deliye dönmüş. Gurbet alelacele oradan ayrılmış. Sıla ise hala yaptıklarından ve annesinden çaldığı o anahtardan dolayı mahcubiyet içerisinde utanıp öylece duruyormuş. Felek az sonra "gün" yazılı anahtarını yerde ki halının üzerinde görmüş ve bütün olanların sebebini anlamış. Anahtarı tekrar saklayıp kapıyı Sıla’nın üzerine kilitlemiş ve oranın en büyük sultanı olan Kader’in yanına gidip bütün olanı biteni anlatmış. Kader bunu üzerine iki aşığı da suçlu görüp cezalandırmaya karar vermiş. Sıla’ya bir daha asla o ilden dışarıya çıkmama, Gurbete ise kimsenin bilemeyeceği garip yerlerde yaşama cezası vermiş.

O günden sonra Gurbet bir daha o ile gelememiş ve Sıla’sına kavuşamamış. Sıla ise o ilden bir daha asla çıkamamış. Fakat Sıla’nın Felek’ten çaldığı bir gün sayesinde, Gurbet’ten biri kız, diğeri erkek ikiz çocukları olmuş. Bunlardan birinin adını Hasret, diğerinin adını ise Özlem koymuşlar.


Beğen

mavitükenmez
Kayıt Tarihi:6 Haziran 2017 Salı 04:54:39

FELEKTEN BİR GÜN ÇALMAK YAZISI'NA YORUM YAP
"FELEKTEN BİR GÜN ÇALMAK" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
sami biberoğulları
6 Haziran 2017 Salı 11:25:34
Masallarımızı unuttuk unutalı insanlığımızı da unutan bir toplum olmaya başladık. O bakımdan masallar önemli.

Oldukça akıllı bir şekilde kurgulanmış ve günlük hayatımızda çok sık kullandığımız kelimeler ve '' felekten bir gün çalma'' şeklindeki deyim üzerine nefis bir masal olmuş.

Zevkle okudum. Teşekkürler.

Selam ve sevgilerimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


mavitükenmez 6 Haziran 2017 Salı 12:18:59
Okuyup zaman ayırdığınız için teşekkürler.
mehmetmacit
6 Haziran 2017 Salı 08:40:26
masla niyetine kaleme alınmış güzel bir çalışma.
özellikle gençlik devresinde olanların okuyabileceği ve ilgi duyabileceği bir eser.
anlatımın sade ve akıcı dili dili yazıya değer katmış
saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


mavitükenmez 6 Haziran 2017 Salı 12:19:51
Okuyup zaman ayırdığınız için teşekkürler.

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Artemis
6 Haziran 2017 Salı 08:06:00
Mukemmel otesi bir oyku olmus. Gundelik hayatimizda kullandigimiz isimleri sıla,gurbet, hasret,ozlem, felek, kader cok yerli yerinde uyarlamissiniz hikayeye ayrica hikaye basligini ne kadar guzel bulmussunuz. Bu sitede bu kadar kaliteli yazarlar oldugu icin kendimi bir an sansli hissettim.

Tebrikler

Artemis tarafından 6/6/2017 8:10:34 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


mavitükenmez 6 Haziran 2017 Salı 12:20:58
İlgi alaka ve gorusunuzde ki incelik için teşekküru borç bilirim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.