Sadık KARADEMİR
151 şiiri ve 8 yazısı kayıtlı Takip Et

Ben beş aldım hocam



ben beş aldım hocam

Dayağın her türlüsüne karşıyım,sebebi ne olursa olsun doğru bir şey olduğuna inanmıyorum.

Ancak........

Dayak cennet çıkma,annenin vurduğu yerde gül biter,eğitim hayatımızda öğretmenin vurduğu yerde gül biter gibi sözleri hepimiz duymuşuzdur hatta bir çoğumuz yaşamışızdır...

.."nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakki kötektir" ..

Ziya Paşa’nın bu ata sözünü okuyunca da,dayağın gerekli olduğunu düşünmeden edemiyorum,gerçi şu an okullarda,emniyette daha bir çok yerde bu türlü şiddet olayları yasaklandı iyide oldu,millet olarak en küçük şeyleri su istimal etmekte üzerimize yok, bu konu hakkında araştırmalar yapılmış,eğitimciler dayağa kesinlikle karşı çıkıyor zaten,büyüklerimiz gerekli yasaları çıkarmış,bu konu hakkında iyimi kötümü diye yorum yapacak değilim haddim de değil zaten....

Ortaokul ikinci sınıftayım,okulumuza Şaban isminde fen bilgisi öğretmen geldi,genç,bekar,yakışıklı bir o kadar da sinirli..İlk başlarda dedik hani yeni öğretmen ya kendini ispatlamaya çalışıyor,zamanla oda yumuşar bizimle yüz göz olur yani samimi oluruz diye düşündük...Ama niyeyse bu hep düşüncelerimizde kaldı.....

Şaban hocanın namı kısa sürede bütün okula yayılmıştı,öyle ki ; bütün öğrenciler ondan bahsediyordu,çok kızıyor,fena şamarlıyor,tabiri caizse herkes kaçacak delik arıyordu..hatta diğer öğretmenlerde kızdıkları zaman "şaban hocaya söyleyelim" diye tehditlere başlamışlardı bile....

Bizim şansızlığımız tam en yaramaz olduğumuz ergenlik dönemimizde Şaban hoca gibi birinin okula gelmesiydi aslında,ilk dayağımı okula geç kaldığım için yemiştim, okulun girişinde saati sordu saate bakmaya bile fırsat bulamadan bir iki tokat yediğimi hatırlıyorum,aslında Şaban hocanın eli o kadar hızlıydı ki, saymanıza imkan yok attığı tokatları, lafın gelişi bir iki diye söyledim....Hatta bir keresinde; bana attığı en güzel dayak oydu hiç unutamıyorum..yazılıdan zayıf alanları tahtaya kaldırır bir güzel pataklardı, yine böyle zayıf alanların isimlerini okuyup tahtaya çıkarıyor en son benimde ismimi okudu,oysa ben beş almıştım,kaldı ki birinci yazılım dokuz ikinci yazılımda dokuzdu dedim herhalde yanlışlık yaptı sıranın en sonuna kapının dibine mecburen geçtim...tabi bu arada dayak yiyenler yerlerine oturuyor sıra bana geldi..hocam beş aldım diyorum,daha lafımı bitirmeden yediğim şamarları sayamıyorum...hocam beş diyorum....ben beş aldım hocam.....ne söylersen söyle hak getire....ben beş dedikçe Şaban hoca vuruyor,sanki zayıf alanlardan eksiği kalmış ta bende tamamlıyor...en son çöp sepetine oturduğumu hatırlıyorum, ve bana aynen şunu söyledi."tabi ilk yazılılara güvendin çalışmadın demi oğlum aferin sana bundan sonrada o notlarını düşür bakalım."....tabi kapıyı çarptım çıktım,ertesi günde sınıftan kaçtığım için dayak yedim,yani sizin anlayacağınız bizim lise bitene kadar biz Şaban hocadan hep dayak yedik,velhasıl ne biz yaramazlık yapmayı bıraktık ne de Şaban hoca dayak atmaktan vazgeçti,üç beş günde bir kesin dayağını yerdik...bizim liseden mezun olup ta Şaban hocanın dayağını yemeyen öğrenci yoktur,varsa da o öğrenci için bence bir kayıptır.....

Bizim ilçemiz küçük bir ilçeydi,köylerden de öğrenciler gelir hatta uzak olanlar iki üç kişi bir ev tutup orada kalırlardı,Şaban hoca erinmez çoğu akşam dışarıda öğrenci var mı diye ilçenin her yerini özellikle kahvehaneleri gezer o öğrenci evlerine baskınlar yapardı...derdik bu hoca kesin deli.......akşamları bile korkudan dışarı çıkamazdık..

O zamanlar Şaban hocayı hiç bir zaman anlamadık mezun olup hayatın gerçekleriyle yüzleşene kadar..Anladık ki Şaban hoca adam gibi adammış..attığı her tokat bizim iyiliğimiz içinmiş...geceleri çıkması onun özverili oluşundanmış...anladık ki Şaban hoca olmasaymış bizim liseden çoğu öğrenci diploma dahi alıp mezun olamazmış...sorun bütün mezun olan öğrencilere en çok sevip saydığımız hoca Şaban hocadır,demek ki dayak; adam gibi atıldığında eğitici ve öğretici olabiliyormuş....bu benim görüşüm ..aksini ispatlasınlar....ben şahsım adına ondan başka hiçbir öğretmenden dayak yemedim,ama çoğunun ismini unuttum,çoğunu da görünce selam verip geçiyorum ,...ama Şaban hocamla her karşılaşmamızda yıllar önce yazılıdan zayıf alan o öğrenci gibi saygımı gösterir,muhabbetimizi yaparız eski günleri yad ederiz..geçenlerde arkadaşlarla parkta konuşuyoruz,birisi Şaban hoca geliyor dedi..arkadaş elindeki sigarayı attı,niye attın dedik....korktum ismini duyunca..... dedi.

Şimdi bakıyorum da, ne öğrencilerde terbiye kalmış nede öğretmenlerde özveri çok yazık...Allah sonumuzu hayr etsin..bir çok öğretmen arkadaştan şunu duyuyorum " bırak dayağı, kız bakalım öğrenciye hemen milli eğitim hakkında soruşturma açıyor " peki bumu dur eğitim dedim ya eleştirmek haddim değil..benimde çocuklarım var bir hoca egosunu tatmin etmeye çalışmadığı sürece,yaramazlık yapan öğrencisini iyiliği için dövmeli bence,inanın öğretmenin vurduğu yerde gül bitiyor,ben o gülleri yakinen gören birisiyim...belki dayağı abartırlar ama disiplin kesinlikle olmalı,millet olarak bizim genlerimizde var disiplin..çocukta olsa ,öğrencide olsa,memur da olsa,askerde olsa bence disiplin olmalı olmayınca her şey ortada malum.......

Ha birde her okula bir Şaban hoca gerekli,Allah sizden razı olsun hocam okuduysak bir yerlere geldiysek sizin ve diğer öğretmenlerimizin sayesinde,hakkınız hiç bir zaman ödenmez...

Dayağa karşı olanlara inat.....

Keşke beni her gün dövseydiniz......


Beğen

Sadık KARADEMİR
Kayıt Tarihi:11 Mayıs 2017 Perşembe 14:19:11

BEN BEŞ ALDıM HOCAM YAZISI'NA YORUM YAP
"ben beş aldım hocam" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.