Nar-ı Çiçek
204 şiiri ve 67 yazısı kayıtlı Takip Et

İstiklal şâirimiz mehmet akif ersoy’un ölüm yıldönümü'ne..



İstiklal şâirimiz Mehmet Akif Ersoy’un ölüm yıldönümü'ne..



Memkeket sahipsiz (şairsiz kaldı) gibi bir s’öz demiştir Peyami Safa istiklâl şairini kaybedince Türkiye..

Kolay kazanılmadığını bu cennet vatanımızın ve sahip çıkmazsak batacağını ve kaybedeceğimizi de taa o zamanlardan görüp yazan/söyleyen şairimizin bugün ölüm yıldönümü.

Evet kolay olmamıştır ve bu zorluğu yazı ve şiirleriyle anlatan seçkin şaairlerimiz iyi ki var diyorum arada bir araştırdığımda ve okuduğum da tarihimizi.

Evet 27 Aralık Şair Mehmet Akif Ersoy’un ölüm yıldönümü ve doğum Yıldönümüydü 20 Aralık , kaçımızın hatırında, kaçımız dua’daydı bu büyük şair’e orasını Mevlam biliyor elbette.

Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı ! .... demişti büyük şair 17 Şubat 1921’de .

Dilerseniz konuya dair beğeni ve gurur ile okuduğum haber tadında ki bu değerli paylaşımı birlikte okuyalım, hem kısaca büyük şairin hayatını hatırlamış olur hem de neler yazılmış öğrenmis oluruz.

" İstiklal Marşı’nın söz yazarı Mehmet Akif Ersoy’un bugün doğum yıldönümü... 20 Aralık 1873’te İstanbul’da doğan Arnavut asıllı Türk şair Ersoy, ’vatan şairi’ ya da ’milli şair’ olarak da anılıyor. Mehmet Akif, ilköğrenimi döneminde Arapça, ortaöğreniminde de Farsça öğrendi. Mülkiye İdadisinde babasının vefatıyla aile yoksulluğa düşünce okulu bırakan Mehmet Akif, Tarım ve Veterinerlik Okulu’na kaydoldu. Okulun son iki yılında şiire olan ilgisi yoğunlaştı. Okulunu 1893 yılında birincilikle bitirdi.
-Mezuniyetinden sonra bir yandan Fransızcasını geliştiren Mehmet Akif, bir yandan da Kuran’ı ezberleyerek hafız oldu. Bu dönemde Akif’in bazı şiirleri dergilerde yayımlanmaya başladı.
-Okulun bitmesiyle memurluk hayatına başlayan şair, 1913 yılına kadar Ziraat Bakanlığı’nda çalıştı. Mehmet Akif 1898 yılında İsmet Hanım’la evlendi ve bu evlilikten altı çocuğu dünyaya geldi.
-Edebiyata olan ilgisi artan Mehmet Akif, edebiyat öğretmenliği yapmaya başladı. Akif’in yazıları ve şiirleri bu süre içerisinde Servet-i Fünun Dergisi’nde yayımlandı. 2. Meşrutiyet’in ilan edilmesinden sonra Darülfünun’da ’Osmanlı Edebiyatı’ dersleri de vermeye başlayan Mehmet Akif, Sırat-ı Müstakim dergisinin başyazarlığını da yaptı. Mehmet Akif’in hemen hemen bütün şiir ve yazıları bu iki dergide yayımlandı. Mehmet Akif, yazılarında ve camilerde verdiği vaazlarda benimsediği ’islam birliği’ görüşünü yaymaya çalışmıştır. 1913’te kurulan Müdafaa-i Milliye Cemiyeti’nde Recaizade Ekrem, Abdülhak Hamit, Süleyman Nazif, Cenap Şahabettin ile beraber çalıştı.
TBMM’nin açılmasından sonra Mustafa Kemal’in çağrısıyla milletvekili seçildi.

- İSTİKLAL MARŞI’NI YAZMASI-
Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey’in ricasıyla ulusal marş yarışmasına katılan Mehmet Akif, önce verilen para ödülü nedeniyle yarışmaya katılmayı reddetti. Daha sonra ikna edilen Mehmet Akif, orduya ithaf ettiği İstiklal Marşı’nı 17 Şubat 1921’de yayımladı. İstiklal Marşı 12 Mart’ta ’ulusal marş’ olarak kabul edildi. İstiklal madalyası ile ödüllendirilen Akif, birkaç sene yazları İstanbul’da, kışları Mısır’da geçirdi, 1926 kışından sonra ise uzun süre Mısır’da kaldı. Daha sonra siroz hastalığına tutulan Mehmet Akif, 1936’da tedavi için döndüğü İstanbul’da hayatını kaybetti. ( tıpkı ulu önder Atatürk gibi siroz hastalığından oldu ölümü )

- EDEBİ HAYATI-
Mehmet Akif’in ilk şiiri ’Kuran’a Hitap’ başlığını taşır. Hikayelerinde halkın dertlerini anlatan ünlü şair, Balkan Savaşı yıllarından itibaren destansı şiirler yazdı. İlk büyük destanı, ’Çanakkale Şehitleri’ne’ şiiridir. İkinci büyük destanı ise Bursa’nın işgali üzerine yazdığı ’Bülbül’ adlı şiiridir. Şairin üçüncü ve en önemli eseri ’İstiklal Marşı’dır.
’Sanat sanat içindir’ görüşüne karşı çıkan Mehmet Akif, dini edebiyat tarzı benimsemişti.
Şairin Safahat adı altında toplanan şiirleri 7 kitaptan oluşuyor.
(Kaynak: - MEHMET AKİF ERSOY FİKİR VE SANAT EVİ )

Evet..

Şairlik imgelerle dans etmekle birlikte vatana toprak olmaktır birazda, Rahmetli Mehmet Akif Ersoy’dan öğrendik bunu ilk önce.
Bu zamanda memleketin durumuna Necip Fazıl Kısakürek özet ile dillerimizi;

"1400 e bir yıl var, yaklaştı zamanımız
Bu asırda gelir mi dersin kahramanımız" dizeleri ile yaksada, yine Mehmet Akif Ersoy’un ;

"Korkma,sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak. "

efsanesi okundukça su serpiliyor yanan yüreklerimize.

Bulunduğumuz zamanda eskilerin değeri azaldıkça anma törenleri şöyle dursun Fatiha bile okumak gelmiyor aslında unutulmaması gerken efsaneler için akıllara... (maalesef)

Allah RIZASI için diyorum en azından değerlerimizi/efsanelerimizi senede 1 gün de olsa unutmayalım ve verdikleri onca kıymetli emanetlere bir duâ ile karşılık vermeye çalışalım...

Efsane Mehmet Akif ERSOY - iyi ki vatana doğmuşsun büyük şâir!
iyi ki var olmuşsun..
Nur içinde yat İstiklal şehidi, nur içinde uyu!

Ve duâ et bizlere olduğun cennetinden!!


27Aralık /Z. Nâr


Beğen

Nar-ı Çiçek
Kayıt Tarihi:27 Aralık 2016 Salı 11:14:56

İSTIKLAL ŞÂIRIMIZ MEHMET AKIF ERSOY’UN ÖLÜM YıLDÖNÜMÜ'NE.. YAZISI'NA YORUM YAP
"İstiklal şâirimiz Mehmet Akif Ersoy’un ölüm yıldönümü'ne.." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
sami biberoğulları
27 Aralık 2016 Salı 23:04:52
Bu senenin 12 martında İstanbul- Kadıköy'de bir şiir etkinliğine katıldım.

O gün şiirlerin neredeyse yarısı Berkin Elvan içindi ( malum 11 Marta ölmüştü )
Pek çok şair Nazım Hikmet'ten, Ahmet Arif'ten, Sebahattin Ali'den okudu.
Madımak'a ağıtlar bile okundu o gün.
Sadece bir arkadaşın aklına geldi o günün İstiklal Marşımızın TBMM de kabul edildiği gün olduğu.O arkadaş ( Ki sitemizde Şeker 29 Mahlasıyla yazan Murat Çakır'dır) sadece okudu Mehmet Akif'ten bir şiir.

Bu gün de bakalım Mehmet Akif'i hatırlayan çıkacak mı'' diye beklemiştim. Çok şükür unutmayan varmış.

Çok teşekkürler arkadaşım.

Selam ve sevgilerimle.

Cevap Yaz
Göktürkmen
27 Aralık 2016 Salı 20:42:04
"...Arnavut asıllı Türk şair.."

Yanlış bilgi.. bunu öncelikle düzeltmeniz gerekiyor...

Arnavut değil bir, ikincisi asıl ismi de Mehmet Akif değil, M. Ragif'tir...

Biyografisinde pek çok yeni bilgi güncellemeleri oldu, kişisel gizli tarihler devrimi oldu günümüzde, malum-u aliniz.

Bir de tüm anlamlarda "the Manager revolution" olduğunu söyleyebiliyoruz...

Rahmetli Ragif bey, hep" menegar"le ve "menager"li yaşamıştır.

Devletlerin, meşhur *okbeyin-tezekyürek emperyal işbirlikçi söylemiyle "statükoları ve gizli tarihi" olduğu gibi, şahıslarında gizli tarihleri ve statükolarının olduğu tespit edildi.

Emperyal kapitalizmin "gizli tarihi" ve dayattığı "statüko" başat, elbette...

Mehmet Akif üniversite ve pozitif bilim düşmanı bir feodal-muhafazakardır.

Medrese-tekke arası pragmatist bir eğitim anlayışa sahiptir.

Kadim konservatiftir, kısaca....

İyi şiirleri de olan ortalama bir şairdir.

Tutarlı bir çizgisi (siyasi anlamda) yoktur.

Genel bir Tanzimat ve Meşrutiyet aydını ortak özelliği olan kapılanma ve besleme olma tipi, parazit-tufeyli derviş- münevverani bir yaşantısı vardır.

İstikal Marşı^nın seçimi bile kargaşaya getirilmiştir.

Tarkan'ı megastar yapan Ahmet Ertegün'ün babası, ilk Wahington Sefiri Münir bey ve Halide hnmın eşi Adnan Adıvar'ın T.B.M.M.'ne başkanlık ettiği bir oturmda (şiir) ara dere seçilmiştir.

Milli kurtuluş mücadelesindeki bir mecliste, içinde "Türk ve millet " sözü geçemeyen bir yarı manzum dizgelemdir.

Son tespitlere göre, marşı kendisinin yazmadığı konusunda ciddi veriler vardır.

Aynı konuda Atatürk'ün talebi üzre bir de Kur'an tefsir-meali Türçeleştirmesi tevatürü saptırmalar vardır.

Ömer Rıza Doğrul'un (damadı galiba) yatacak yeri yoktur.

Ekmel beyin pederlerinin ve Mustafa Sabri'nin sonra, yoldaşlarıdır...

İkisi de yüzelliliklerdendir.

Sürgün edildiği zırvanın büyüğüdür.. kendi isteğiyle, beslemesi olduğu Mısırlı prens ailesi Said Halim galiba(ahfadı) yanında tufeyli yaşamını bir müddet orada sürdürmüştür.

Kısaca, şiiri (İstiklal Marşı) eserleri arasına almaması ve para ödülünü kabul etmemesinin altında, şiiri kendisinin değil müştereken yazması anlamında asıl bu bunların sebepliği vardır.

Milli Marşın üç ya da dört kişi tarafından imece usulü yazılmış olması kuvvetle muhtemeldir.

Esenlikle...



Göktürkmen tarafından 12/28/2016 8:25:12 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Aynur Baş
27 Aralık 2016 Salı 20:33:22
Emeğine sağlık Nar-ı Çiçeğim. Bu yazı yazılmalıydı.
Teşekkürler.

Cevap Yaz
Bermuda
27 Aralık 2016 Salı 14:52:26
Sürgün edildiğini yazmak lazım şu güzel yazıya.

Mezarının dahi üniversiteli gençler tarafından yapıldığını da...

vesselam.

Bermuda tarafından 12/27/2016 2:53:12 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Bir tutam hayat
27 Aralık 2016 Salı 14:01:17
Büyük şairdi.
Eğer,
İstiklal Marşını yazmasaydı,
hiç şüpheniz olmasın,
edebiyat tarihimizde emaresi bile okunmayacaktı.
Zira,
cenazesine katılanların bir kısmının devletçe sorgulanmıştır.
Düşünün siz artık durumun vahametini.
Büyük şairdir.
Ama şunu da yazmak gerekir ki,
belki de kendisini Abdülhamit'in günahı tutmuştur.
Sefalet içinde ölmüştür maalesef.
Allah, rahmet etsin.
Edebiyatımızın önemli bir figürü idi.

Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Mevlüt GÖZDE
27 Aralık 2016 Salı 11:54:24
Mekanları cennet olsun tüm şehitlerimizin ve İstiklal Savaşı kahramanlarımızın.

Ulu Önder Atatürk'Ün dediği gibi, "Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır" .

Selam ve saygıyla...




1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Nar-ı Çiçek Yazının sahibi 27 Aralık 2016 Salı 12:10:31


Tüm şehitlerimizin ve istiklâl kahramanlarımızın inşallah dediğiniz gibi.

Allah razi olsun. Amin diyorum.
DERBEDER-HAZANİ
27 Aralık 2016 Salı 11:49:10
Allah rahmet eylesin...Mekanı Cennet olsun.Dualarımızda olması dileğiyle Amin...

Size de teşekkür ederim .Duyarlı yüreğiniz ,kaleminiz var olsun.Selam sevgiler...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Nar-ı Çiçek Yazının sahibi 27 Aralık 2016 Salı 11:54:08


Âmin. Allah razi olsun sizden de.

Saygılar. sağolun.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.