Necati Kavlak
183 şiiri ve 195 yazısı kayıtlı Takip Et

Kardinal namaz kılar mı?



  Kardinal Namaz Kılar mı?


Yazının başlığını önce, Başı Secdeye Değen, Herkes Müslüman mı koymuştum; sonra Kardinal namaz kılar mı diye değiştirdim.
Her Allah diyenin, başı beş vakit secdeye değenin ve de salya sümük gözyaşı ile vaaz verenlerin; müslümanlıkla hiç alakası olmadığını onlarca şehit vererek hep birlikte yaşayarak: gördük!
Yüce Allah Nelere Kadir?
15 Temmuz’dan beri, yazılı basın, görsel medya, kiralık kalemler; soytarılığı iş edinenler, yeşil dolara tapanlar ve de Vatan- Millet sevdalıları FETÖ ile yatıyor , FETÖNÜN koynunda sabah ediyorlar.
Ne hazin!
Düşman Türkiye’nin İstiklal ve Cumhuriyetine kast etmiş, din kisvesi altında aziz vatanın, laik kurumları ele geçirilmiş; ordusu sahte imamların sahte rürbelilerinin eline geçmiş: Devletin köşe başları (imam) kısveli ve kod adlı vatan haini çeteler tarafından bir fiil tutulmuş!
İktidara sahip olanların, gaflet ve delaleti; Anadolu’yu Türk yurdu olma kimliğini tehlikeye düşürme noktasına geldiği halde: hezimetten kahranlık yaratma senaryosu yazarak günü kurtarma, keten helvayı yakmadam yemenin peşinde.
Bu ne gaflet?
Meğer, Vatan işgal edilmişte biz gece gündüz ayakta uyuyormuşuz…
Göz altına alınanların, mahkeme önüne çıkartılananların sayısı yüzbinlerle teleffuz ediliyor.
Açığa alınanlar, işten el çaktirilenler ve meslekten tart edilenlerin haddini hesabını bilen yok!
Terörist ilan edilen adamı, burnunda sümük gözünde yaş; ağzında salyayla ekranda görünce acıyıp sadaka veenler; salyalı adamı, Karun kadar mal mülk sahipmiş etmiş.
Ayrıca Türkiye’nin rejimini değiştirmeye kalkacak, laik demokrasiyi şeriata ya da irticaya dönüştüreceğine inanacak kadar, şuursuz ve hainleştirmiş!
“Savcı Zafer Dur’un hazırladığı iddianamede Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içinde FETÖ örgüt üyelerinin general kadrosunda 150, subay kadrosunda 10 bin, astsubay kadrosunda 12 bin kişi olduğu vurgulanmış,”
Yazık!
Biz de Türk Silahlı Kuvvetlerini hem Peygammer ocağı, hem de Atatürk ve Atatürkçülüğün kalesi zannediyorduk.
Yine, Savcı Zafer Duru’nun iddanemesine göre “ Gülen’in, 1998’de Vatikan’da görüştüğü papa tarafından “GİZLİ KARDİNAL” olarak atandığına yer verilmiş.”
Görüyorsunuz değil mi?
Her Allah diyenin İslam veya Müslüman olamayacağı gibi, islama ihanet için görevlendirilebileceği iddianame ile delillenmiş ve kayıtlara geçmiş.
Şimdi gelde, Mehmet Beşeri’nin kulaklarını çınlatma. Yazdığı “Şifre Bizim Ölülerimiz” isimli kitabında açık açık Din adamı kisvesi altında binlerce misyonerin varlığını yazmıştı.
Hatta Camilerimizdeki bir çok imamın İslamiyeti sulandırmak, inanları dinden soğutmak için görevli misyonerler olduklarını dillendirmişti…
Görüyorsunuz değil mi?
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Zeki” diye tanımladığı Türk milleti gece gözleri kapalı, gündüz de gözleri açık ayakta uyuyor.
Türk ve islam düşmanları, hurefeleri: araştırmayan, incelemeyen; okuyup yazmayan insalara din diye susuz içiriyor.
Böyle giderse, cemaat imamları ne devlet bırakacak ne de inanç bırakacak milletin elinde.
Yazılı basına manşet olmuş birkaç haber başlığını tırnak içinde vermek şart oldu.
Bu haber başlıklarını, gözden kaçıranlar bir göz atmalı ki, din adına milleti nasıl kandırdıklarını; Allah adına nasıl da soyup soğana çevirdiklerini: gözleriyle görmeli, kulaklarıyla dumalı.
“İsmailağa cemaatinde dolandırıcılık şoku”
“ Sadece İstanbul’da İsmailağa cemati adına; 35 binden fazla esnafın işyerine kumbara bırakarak günlük binlerce lira para toplamış”
Kim? İsimi var da yazmadım.(Hürriyet)
Elbette para toplayanların lüks içinde bir hayat sürdüğünü söylemek gerekmez, arif olan anlar.
’İtirafçı Nurettin Veren FET֒den ayrılırken 750 bin dolar aldı’
FET֒nün mal varlığı 150 Milyar dolar olarak hesaplanmış!
“ Vakıflar, medya kuruluşları, eğitim kurumları, finas şirketleri ve patron kulüplerinin başını çektiği cemaat yapılanmaları arasında irili ufaklı binlerce marka” ( doğruhaber)
Türkiye Diyanet Vakfı’nın dünyanın en zengin vakıflarından biri olduğunu bilmeyen var mı?
Şimdi bir söğüt gölgesine oturun!
Şapkanızı dizinizin üstüne koyun.
Elinizi başınıza dayayın ve düşünün…
Milletşn kahır ekseriyeti yoksullukla iç içe yaşar, askari ücretle yarı aç yarı tok yaşamaya çalışırken, Cemaatlerin, dinle uğraşanların hepsi, deyim yerindeyse paraya para demiyor?
Ekonomik veriler,her geçen gün zenginlerle yoksullar arasındaki makasın zenginlerden yana daha çok açılıdığını rakamsal olarak ortaya koyuyor.
Biliyorum okuma alışkanlığımz yok, okumayı sevmiyoruz; sevmiyoruz da, din diye arkasına düştüğümüz cehalet uzmanlarının dillendirdiği ” “hala akıl etmiyor musunuz” ayetini de hiç duymadık mı?
Atatürk’e kin ve nefret besleyen, inancını sorguluyan gizli kardinalın iş ve inanç ortakları, Atatürk’ün 100 yıl sonrasını nasıl okuduğuna aklınız erdi mi?


Beğen

Necati Kavlak
Kayıt Tarihi:23 Eylül 2016 Cuma 10:59:07

KARDINAL NAMAZ KıLAR Mı? YAZISI'NA YORUM YAP
" Kardinal Namaz Kılar mı? " başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
glenay
23 Eylül 2016 Cuma 14:45:30
Nedense milletimize din- iman denildi mi, akan sular duruyor.
Kim ne derse körü körüne inanıyor. Bir de çevresinde dindar görünümlü kişiler işin içine
girdiyse sözde yardım yaptığını sanarak para da veriyor.

Son 15 Eylül darbe girişiminde dilerim gerçeği biraz görmüştür. Yine de cemaatler ülke gündeminden tamamen yasaklanarak düşürülmedikçe devlet içindeki yapılanmalar sürecektir.

Artık aklımızı kullanmalıyız. Her din- iman diyenin peşinden koşmalar son bulmalı.

Yazı anlamlıydı.

tebrikler..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak 23 Eylül 2016 Cuma 22:04:00
Yorumlarınız kalemime güç veriyor.
Keşke, temennileriniz hayata geçse;
her din iman diyenin peşine takılmasa millet.
İşte o zaman gerçek demokrasi, laik Türkiye,
hayali gerçekleşir ve Atatür yattığı yerde rahat uyur.

Yorum için sonsuz teşekkürler.
Saygılarımla.

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Dilek USTA
23 Eylül 2016 Cuma 12:36:29
Saygıdeğer kalem “Ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır.” demiş
Mustafa Kemal Atatürk.... Aklını kiraya vermiş, beynini ipotek ettirmiş kişilerin izanı yetmez bu yazdıklarınızı anlamaya. Çünkü onlar düşünmek yerine biat mantığıyla, klişe bir kaç cümleyle kendilerini ifade etmeye çalışan aynı tür papağandan başka bir şey değiller... Karanlığa ışık olmak yerine,karanlık geçmişi tarih diye övünür ilk fırsatta Atatürk'e küfrederler... Keşke bunca mücadeleyi vermeseydi Atatürk. Çünkü inanın değmezmiş mezarda uyumayı, gün ışığına tercih edenlere... Dine sarılmalarının nedeni cehennem korkusundan başka bir şey değil.. Bugün ispatlansa ve deseler ki cehennem diye bir olgu yok eminim bir çok insan inancından vazgeçer.. Zordur cahilin ilmi ve bilimi kabullenmesi,hatta imkansızdır... Çünkü dini afyon niyetine kullanıp,dış dünyaya,sevgiye ,hoşgörüye,insanlığa ve pozitif bilime tüm kapılarını kapatmışlardır.. Tüm dünyaları sabahtan akşama kadar korkuya dayalı bir inanışa körü körüne sarılmak ve sıtma nöbetine yakalanmış gibi titreyen abuk subuk tarikatlarda hakikati aramak . Ve hiç bir zaman bilmezler AKLIN en büyük din olduğunu akılsızlar...Dini dogmalar ve öğretiler insanı insana köle yapmaktan öteye geçmez... Sevgi ve selamlarımla değerli üstadım..

Dilek USTA tarafından 9/23/2016 12:39:40 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Necati Kavlak 23 Eylül 2016 Cuma 13:28:45
Katkılarınız için çok teşekkür ederim Dilek Hanım!

Yorumun uzdaki "Keşke bunca mücadeleyi vermeseydi Atatürk." cümlesi gerçek olsaydı, Halimiz nice olurdu düşünmek bile istemiyorum.
Bu sabah normal bir lisenin önünden geçerken, Ders giren öğrencilere önce Arapça dua ederek sınıflara aldıklarına şahit oldum.
Çocuklara Format atıyorlar diye Andımızı yasa ile kaldıran devşirmeler, çocuklarımıza alenen Arap formatı atıyorlar ve biz seyirciyiz.
Din diye dinsizliği millete ambalajlayıp servis ediyorlar. Milletin geleceği karanlık demek yetmiyor. Yaktığımız ışık aydınlatmaya yetmiyor.
En kalbi saygılarım sizinle olsun.
Elbette bir gün güneş doğar karanlık kaçacak delik arar.



Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.