Phoenix 57
58 şiiri ve 3 yazısı kayıtlı Takip Et

Adem'in yükselişi



Mantığı kilitlenmiş,dini saplantılı kişileri üzebilecek bir içeriği bulunduğundan; kendi mutlulukları için okumamalarını tavsiye ederim
Tanrı evreni yarattıktan 8 milyar yıl gibi bir süre sonra ,sıkılmış olacak ki ,güneş sistemini ve dünyayı yaratmaya karar vermiş. Ama nedense  700 milyoncuk gibi ufacık bir zaman düşündükten sonra biraz daha düşünmüş ve yedi sekiz tane başka gezegen dururken sadece içlerinde Dünya üzerinde bir yaşam başlatmaya karar vermiş. İlk,tek hücreli canlıları yaratmış ,yaratmasına yaratmış da,bir gün değil,bin yıl değil,3000 milyon yıl,bu zekadan yoksun ilkel hücreleri seyretmekten bıkmış olacak ki; biraz daha renkli bir izlenim sunacak,daha kompleks,çok hücreli canlıları yaratmaya karar vermiş (600 milyoncuk gibi bir zaman önce, yaşam bilimcilerin Cambrian dönemi dediği bir dönemde.)Yaratmasına yaratmış da,sadece içgüdüleriyle yaşayan bu zavallı yaratıkların da kurgularının dışına çıkamayan tekdüze yaşamları da hiçbir zevk vermemeye başlamış.Kolay değil tabi...kendinizi,200 milyarı aşan galaksiden, her birinin 200 milyarı aşan yıldızının çevresinde dönen onlarca gezegeninin sadece birinde zekadan yoksun bir yasam yaratıp 3700 milyon yıl bunu seyretmek durumunda olduğunuzu düşünün bir...Bu kadar büyük bir yaratma gücüne sahip bir varlığın, potansiyelinin bu kadar altında ilkel canlılarla bu kadar uzun bir süre tatmin olması akı allır gibi değil...Her neyse, bu sıkıntıyla; daha dinamik,daha zeki,gerektiğinde kendi de dahil tüm olguları sorgulayabilecek bir canlı yaratmaya karar verir...Özür dilerim,burada ufak bir hata oldu galiba; evrenin yaradılışının altıncı günü demek istemiştim.(Yani,hiçbir canlının yaşamasına imkan olmayacak,onların yapı taşları elementlerin bile henüz oluşmadığı bir ortamda.)Gülmek yok ama..!Başından beri bahsettiğimiz, bu kocaman evreni sıfırdan,evet sıfırdan yaratabilen tanrı; ani bir ilhamla yaratmayı düşündüğü bu canlıyı,malzeme yoksunluğundan,çamurdan,eveeet... yanlış duymadınız..bilimin,insanı oluşturduğunu ispatladığı,kabul edilen karbon ,ve ufak miktarlarda bulunan başka elementlerden ve sudan değil ,silikon ağırlıklı bir karışımdan yapmaya karar verir ve ilkinsanı, Adem’i yaratır.
Yaratmasına yaratır da; Adem’in yalnız başına fazla bir geleceğinin olmadığını hemen fark ederek, ona bir de eş yaratması gerektiğini anlar. Anlamasına anlar da büyük bir hayal kırıklığıyla, Adem’i yaratırken bütün çamuru kullandığını fark eder.Tam bunalıma girecekken,meleklerinden biri müthiş birfikir ileri sürer.Tanrı bu güzel fikri hemen uygulamaya tabi tutarak Adem’in kaburgalarından birini malzeme olarak kullanır ve  Havva’yı yaratır.,gülmeyin ama lütfen..! Siz hiç malzeme sıkıntısı yaşamadınız mı yani..? çimento bittiğinde seker kullanmadınız mı..?
Bayanların ’çok seker ev olmuş’ dedikleri evler nasıl yapıldı sanıyordunuz..Nerede kalmıştık...Evet,Gel zaman git zaman, Adem ve Havva’nın çocukları olmuş ve adlarını da Habil ve Kabil koymuşlar..Herkesin çok iyi bildiği gibi çocuklar çabuk büyür ve de en büyük sorunlar da işte o zaman başlar...Habil’lle ,Kabil’in analarının kıçından ayrılmadığı,sapık hayaller kurmaya basladığı bu sıralar kopar kıyamet..Çocukları suçlamayalım ama ayıp oluyor..!Yaşamları boyunca başka bir dişi görmemiş,hormonları çılgınca tavana vurmuş genç erkekten başka ne beklenebilir ama..?Suçlayacaksanız Tanrıyı suçlayın yani...yaratmışken insan, özür dilerim,yani tanrı, birkaç aile falan yaratsaydı bu kadar zina, insest olmazdı  ama değil mi...? (Özellikle,birkaç yıl sonra kitaplar gönderip bunun ne kadar ahlakdışı bir davranış olduğunu olmazsa olmaz kurallarından biri yapacaksan ) Ya hep unutuyorum ama...onun da suçu yok aslında değil mi,Malzeme sıkıntısı yaşamıştı,çamur bitmişti değl mi..?
Neyse...Eşini ve birbirlerini halletmek isteyen çocuklarının utancına daha fazla dayanamayan Adem,bahçedeki ayvayı, pardon elmayı yer. Gerisi hepimizin bildiği bir hikaye sanırım...

Beğen

Phoenix 57
Kayıt Tarihi:28 Eylül 2015 Pazartesi 17:21:30

ADEM'IN YÜKSELIŞI YAZISI'NA YORUM YAP
"Adem'in Yükselişi" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.