yukapel
964 şiiri ve 107 yazısı kayıtlı Takip Et

Aile



AİLE

Bir kadının bir yılda güneşi sönmüş, bakışları böylesine bulutlanmışsa, bundan bir adam sorumludur.
Kadınsın tek başına gezemezsin dediler: ancak, evlenip eşinle gezebilirsin! Hıı öyleyse ben evleneyim, beni koruyan bir eşim eğlenceli bir yaşantım olsun dedi evlendi!
Erkeğin annesi de: oğlum evladım evlen de sofrana sıcak bir çorba koyanın kapıda güler yüzle karşılayanın olsun.

O da hıı dedi anacığım haklı; bir evim, huzurum, güler yüzlü eşim, çocuklarım olur.
İyi şeymiş evlenmek, onun her ihtiyacını karşıladıktan sonra içim huzur dolu olarak ben dışardaki hayatıma devam edebilirim.

Evlendim diye insanlardan kopmamam gerekir sosyal hayatımı devam ettirmeliyim.
Haklıydı da eve ekmek götürecek olan o idi madem.Oysa bu evcilik oyununa eşini de katarak her meclise girebilirdi ama bekar meclisine evlenmeden önceki arkadaşlarıyla takılmaya durum müsait olmazdı. Ara, sıra bir iki kadeh, ve biraz eğlenmek için oyun, ufaktan şöyle eğlencesine..

Bu görüş ve inanışla, ben erkeğim: ne yapsam bana mübah. Erkek dediğin kılıbık gibi öyle, akşam erkenden eve gitmesi gerekmez mantığıyla, ilk günlerde hevesle evinin yolunu tutan ayacıkları zamanla evine her akşam yemek saatinde gitse bile yemek sonrası da adet haline getirir dışarı çıkmaları.
Onun içi huzurludur, eşinin ve çocuklarının rahatını temin etmiştir, bir erkeğin en mühim görevi de budur.
Ailemin çocuklarımın her şeyini temin ettikten sonra kimse de bana hesap soramaz. Lakin kazın ayağı öyle değil, kadın sadece gezmek eğlenmek değil; hayatı birebir paylaşmak ister.
Kadın akıllıdır, idrecidir sadece çocuklarına değil eşine de şefkat gösterir, onun da hayatını kolaylaştırmak için özveri de bulunur. Çocuklarını babalarının nezaretinde onun ilgisi ve sevgisiyle büyütmek ister, böyle de gerekir.

Eskilerde baba korkusu denirdi, çocuk babasından niye korksun ki? Babalar yerine göre mesafeli olsa da yerine göre sevgi ve ilgisini çocuğuna hissettirmelidir.
Evde yapacak o kadar çok eğlenceli işler vardır ki önceleri bunun farkına varılmaz ama bir de farkına varıldı mı keyifli zamanlar geçirilebilir. Çocuğa kitap okumayı baba sevdirebilir.
Evdeki tamir işlerinde evladının yardımına ihtiyacı olduğunu hissettirmesi çocuğun ilgisini artırır
Bunun için de evine, eşine çoluk çocuğuna zaman ayırması gerekir. Kadın eşinin evlaytlarıyla ilgilenmesiyle hayata daha çok güven duyup huzur bulur, sevgi dolu bir ortam oluşur ve bir ailede huzur böyle temin edilir. Huzur mutluluğun vaz geçilmezidir.
Bize ters gelen bir durumda bir şey oldu mu karşımızdakine Allah’tan kork deriz Allah korkulacak gibi mi?
Bu kadar güzellikleri yaradana ancak saygı duyulur ve sevgisini kazanamamaktan korkulur.
Babalar da öyle, çocuk tabii ki annesine de babasına da saygılı olmalı ama normalde normal bir baba evladının büyümesinde ona iyi bir rehber olmalıdır!

Haftaya Pazar günü uçurtmanı mutlak yaparız ama senin haftaya kadar para biriktirmen lazım. Hem şimdiden uçurtmanın krokisini çizer ve boyarsak o güne fazla iş kalmaz.

Hadi boya kalemlerini getir, bu gün öncelikle yapacağımız uçurtmanın resmini yapalım. Gövdesi ne renk olsun istersin kuyruğu rengarenk mi olsun ne dersin diyorsa bir baba: çocuğa dünyaları vermiş ona gösterdiği ilginin sevgi olduğunu anlayan çocuğuna da güven aşıladığı gibi bu arada eğitmiştir de...

Anne ya da baba bir tatil gününü evladıyla ya da bütün aile bir arada nasıl değerlendirebilir: sinema veya tiyatroya gidilebilir, pikniğe gidilebilir, ya da bir sergiye, veya kütüphanaye gidilebilir.
Çocuk yazmaya alışsın hesap kitap öğrensin istiyorsak ona sorumluluk vermeliyiz; örneğin baba,- evladım al bu not defterini buraya ben evde yokken gereken durumlarda gerekli olan telefon numaralarını yaz .Veya, görüyorum ki matematiğe aklın iyi eriyor.
Bazı, bazı bana da yardımcı ol! Senin bana yardımcı olduğunda faydalı olacağını da biliyorum.
Saygı sevgi ve sabır olmadan bunların hiç biri olmaz

Şeytan kafasını vesvese ile doldurmak için boş duran; uğraşısı olmayan kişiyi tercih eder.

Aile olmak istemediysen neden evlendin, senin gereksinimin yalnız akşamları sofrana gelecek olan sıcak bir çorba ve evine geldiğinde güler yüzle karşılanmak mı?
Zaten insan; yani bir kadın eşi eve geç saatlerde geliyor, evdeki hiç bir şeyden haberdar olmuyor, yardım gereken hallerde evde bulunmuyorsa, kadın çok huzursuz saatler geçiryor ve eşini karşılalarken de hala gülebiliyorsa dişini sıkıyordur.
O anı kurtarmak her şeyin çığrından çıkmasını önlemek için rol yapıyordur. Bir insan böyle bir hayata ne kadar katlanabilir.

Sürekli olan şeyler bıktırıcıdır,yıpratıcıdır sinirleri ne kadar sağlam olursa olsun kimse uzun süre bu durumlara katlanamaz.

Kadın olsun erkek olsun böyle zamanlarda kişinin sabrı tükenir, Aynı şey kadın için de geçerlidir. O da luzumundan çok evinin dışında başkalarıyla zaman geçiriyorsa ki bu isterse anne ve babası olsun; evini çocuğunu ihmal ediyorsa ve bu da süreklilik arzediyorsa denge yine bozulur.

31/Ağustos/2015/Pazartesi/Bodrum

Yüksel Nimet Apel

Beğen

yukapel
Kayıt Tarihi:1 Eylül 2015 Salı 14:45:01

AİLE YAZISI'NA YORUM YAP
"AİLE" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Gülşah Dağlı
2 Eylül 2015 Çarşamba 10:51:08
Hiç mutlu kadınların ağladığını görmedim
ama ağlamak boş bence kaçmak lazım . sebep oldurmaktan , aı çekmekten kaçmak lazım


Gülmek için hayat çok kısa
kımseye yanamam boşa , tebrıkler

Cevap Yaz
Bir tutam hayat
2 Eylül 2015 Çarşamba 10:39:17
Mesleğiniz nedir bilemiyorum ama,
bir kadın(Muhtemelen bir anne) olarak,
biz erkeklere(Babalara yani) dersler veren hoş bir yazı idi çalışmanız.
Çizilen eş, ya da baba profili,
itiraf edeyim ki bana oldukça uzak.
Boş zamanlarımı, ailem ile birlikte geçirmeyi yeğlemişimdir daima.
Çocuklarımla iletişim kurmak konusunda da çok sıkıntılar çektiğimi söyleyemem.
Büyük kızımla biraz yaşamıştım ama,
ergenlik çağındaki oğlumla hiç de öyle bir sıkıntım olmuyor.
Bu konuda, kendimi şanslı insanlardan biri sayabilirim.

Ne yalan söyleyeyim;
yazının ortalarına geldiğimde,
yadırgadım anlatılanları.
Yani,
evin annesi her zaman sütten çıkmış ak kaşık,
babası tu kaka...
Sonra,
konu baba olduğu için böyle yazılmış diye düşündüm.
Keşke,
her iki yönü de irdelenseydi olayın.
Çok daha ilgi çekici bir çalışma olabilirdi.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


yukapel 2 Eylül 2015 Çarşamba 11:18:03
Selam, sayın bir tutam hayat; bu güne kadar gördüklerimden yaşadıklarımdan intibalar edinerek naçizane çatışmaların olmamasını, yuvaların yıkılmamasını çocukların öksüz veya yetim kalmamasını dilediğim duygularımı tecrübelerimden yola çıkarak yazmaya çalıştım. Konuya ve aileye verdiğim değerden ötürü, insana verdiğim değer ve çocukların korunmasız kalmaması gerektiğini anlatmaya çalıştım.

Bir gün belki sadece konuyu anne yönünden irdeleyeceğim. Ben burada çocuklar için babanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamak istedim. Söylediğim şeylerse çok basit zaten hemen her babanın severek yaptığı paylaşımlar. Birinin onlara söylemesi gerekmez. Bir şeye sahip olmak istiyorsak sorumluluğu da vardır değil mi? Genel bir görüşümü herkesle paylaşmaya çalıştım, tek, tek şahıslara böyle yapın deme hakkını kendimde göremem. Herkes hayat boyu yaşantısında kendi insiyatifini kullanabilir.

Emek verip okuduğunuz için yorumunuz için teşekkür ederim baki selamlar.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.