Ozan İhlasi (Bekir Akbulu
35 şiiri ve 50 yazısı kayıtlı Takip Et

Tan vaktinde hüzün: bölüm 2





Akşam olmuş sığırlar, koyunlar yaylımdan eve geliyordu. Koyunların kuzuları evde olduğundan koyunlar dışarıda, kuzular kuzulukta meleşiyorlardı.

Bütün kuzular çok güzeldi. Hacı Emin Efendi’nin otuz üç kuzu ve beş tanede oğlağı vardı. Ama Ali içlerinde bir tanesini çok seviyordu, Kınalı kuzuyu. Ali’nin kınalı kuzusunun kaşlarının, kulaklarının, burunun üstü ve sırtının bazı yerleri kınalı gibiydi ve Ali o kuzuya Kınalı adını vermişti.

Ayşenur’la dedesi kuzuları bıraktılar. Kuzular annelerini emdikten sonra geri kuzuluğa koydular.

Hacı Emin Efendinin hanımı Nasibe Hanım da inekleri sağmıştı. Ayşenur ninesinin elinden kova ile sütü aldı, içeri gitti.

Akşam ezanı okunuyordu. Hacı Emin Efendi evin önündeki çeşmeden namaza yetişmek için alelacele abdestini aldı. Camiye doğru yöneldi.

Bu arada Nasibe hanımda yemekleri hazırlıyordu. Ayşenur ninesine sofrayı hazırlamada yardımcı oldu.

Nasibe teyze köyde sevilen bir hanımdı ve çok güzel yemekler yapar, kilimler halılar dokur, el işçilğinde üstüne yok denecek kadar maharetlidir. Köy işlerinin çoğuna herkese o öğretmiştir, önder olmuştur.

Hacı Emin Efendi de sözü dinlenir hatırı sayılır bir köy büyüğüdür. Cami cemaatindendir. Köyde bir anlaşmazlık olduğunda mutlaka Hacı Emin Efendiyi çağırılır. Çünkü onun doğruluğuna, haksızlık yapmayacağına inandıkları için herkes itibar eder, onun hatırını sayarlar.

Köyün aksakallılarından sözü geçen hatırı sayılır birisidir Hacı Emin Efendi.

Namazı kılarlar ve hayır dua edildikten sonra cami cemaatine güzel dileklerde bulunarak herkesle tokalaşır. ‘’Allah namazlarınız kabul ve makbul etsin’’ denildikten sonra

Hacı Emin Efendi tam camiden çıkacakken caminin imamı Kadir Hoca’’ Hacı Emin Efendi ‘’ diye seslenir. Hacı Emin Efendi geriye döner ve kenarda bekler.

Kadir Hoca cami ile ilgili bazı konuları konuşur. Caminin eksiklerini anlatır. Hacı Emin Efendi :’’ Hocam buyur eve gidelim. Hem misafirim ol, hem de yemekten sonra bunları detaylıca konuşalım.’’ der .

Birlikte çıkarlar eve geldiklerinde yemek hazır sofraya otururlar Nasibe Hanım’’ Hoş geldin bey, hoş geldiniz Kadir Hoca.’’der. Hacı Emin Efendi’ye haber vermediği için hafif bir sitem eder. Haber verseydin başka yemekler hazırlardım diye. Kadir Hoca:’’ Ben yabancı mıyım evin adamıyım. Senin bütün yemeklerin çok güzel.’’ diye söze karışır.

Ayşenur, gündüz ki olayın etkisinden kurtulamamıştır. Sofraya oturur fakat bir iki kaşık yer.

Babaannesi:’’ Kızım neyin var?’’ diye sorar. Ayşenur dalıp gider kısa bir cevapla’’ Bir şeyim yok babaanne.’’ der .

Âli uykusunda rüya görüyordu. Ali babasının elinden tutmuş, babasını kınalı kuzusunun yanına doğru götürüyordu. Tam ekin tarlarının içinden geçerken Ali gelinciklerin çok olduğu yerde annesini görür. Annesini görünce:’’ Anneeeeeeeeee, Baba annem annem!’’ diye bağırır.

Nasibe hanım bismillah bismillah diyerek Ali’nin yattığı sedire doğru koşar. Ayşenur’da peşi sıra gelir.

Nasibe hanım bakar ki Ali uyuyor. Rüya gördüğünü anlar, biraz dua okur ve döner sofrayı toparlarlar. Hacı Emin Efendi ile Kadir Hoca da konuşmuşlar, gereken yapılacak işlerden mutabık kalmışlar, inşallah diyerek güzel temennilerde bulunmuşlardı. Kadir Hoca müsaade ister ve kalkar. Misafiri yolcu ettikten sonra sabah erken kalkacakları için herkes yatağına gider ve yatarlar.
Bekir Akbulut (ihlasi)
08.07.2015

Beğen

Ozan İhlasi (Bekir Akbulu
Kayıt Tarihi:8 Temmuz 2015 Çarşamba 00:14:45

TAN VAKTINDE HÜZÜN: BÖLÜM 2 YAZISI'NA YORUM YAP
"Tan Vaktinde Hüzün: BÖLÜM 2" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
GÜLDESTE
8 Temmuz 2015 Çarşamba 23:12:52
ÇOK ÇOK GÜZEL BİR PAYLAŞIM SANKİ DOĞANIN İÇİNDE VE DUYGULARIN İÇİNDE BULDUM KENDİMİ GÜNÜN SEÇKİLERİNDEN DİYORUM BEN SEVGİLER SAYGILAR CAN KARDEŞİM

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ozan İhlasi (Bekir Akbulu Yazının sahibi 8 Temmuz 2015 Çarşamba 23:19:01
ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM ABLAM SAYGILAR SUNUYORUM ALLAH RAZI OLSUN HÜRMETLER

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
CaNMaYBuLL
8 Temmuz 2015 Çarşamba 06:53:57

Haddim olmadan, hikayenizin devamına böyle başlayabilirdiniz ...


(...) Yavaş yavaş hava kararıyor, gün içine sakladığı her şeyi,doğru kadar yalanıda geceye sırdaş misali hediye ediyordu. Koyunların meleyen sesine aldırmayan gün; annesinin sesine evinden ta uzaklara ,annesine karşılık verircesine ,yavru koyunların meleşmelerine tabiata dahi eşlik ediyor, gün gece için sanki bütün canlılara veda ediyordu...


(...) diye biraz daha betimlemelere yer vererek hikayenize başlayabilirdiniz... Çünkü anlattığınız öyküyü okuyucuya daha çok satacak olan şeyler bunlardır. Direk neden-sonuç ilişkisine girmeniz ,ister istemez okuyucuyu sonuca götürür ki, okuyucu daha öykünüz bitmeden öykünüzü okumaktan vaz geçer. Çünkü nasıl bir sona varacağını kestirir. Yani merak biter...


Başarılar...





saygılar..








1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ozan İhlasi (Bekir Akbulu Yazının sahibi 8 Temmuz 2015 Çarşamba 12:40:08
İnşallah değerli kardeşim yavş yavş insan hatalarını gördükçe düzeltir ve iyiye ulaşır zaman içersinde ilerleyen bölümlerde inşallah daha iyisini yapmaya çalışağım yapıcı görüş eleştiri başımın üstüne okuyan gözünüz yüreğiniz var olsun saygılar selamlar
mehmet ali unsal
8 Temmuz 2015 Çarşamba 02:55:16
Tebrikler guzel bir öyků tebrikler
kalem daim olsun
,

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ozan İhlasi (Bekir Akbulu Yazının sahibi 8 Temmuz 2015 Çarşamba 04:39:46
çok teşekkür ederim Mehmet ali bey saygılarımla
nitemtran
8 Temmuz 2015 Çarşamba 02:14:22
Pastoral bir kıvamda olmuş, elinize, kaleminize sağlık.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ozan İhlasi (Bekir Akbulu Yazının sahibi 8 Temmuz 2015 Çarşamba 02:14:58
çok teşekkür ederim saygılar efendim
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.