İsabella
35 şiiri ve 23 yazısı kayıtlı Takip Et

Renkli çoraplar



İşten çıktım eve gitmek üzere durağa doğru yürüyorum usulca. Mesai sonrası her çalışanın hissini taşıyorum, yorgun hissediyorum kendimi.
Varıyorum durağa nice sonra, bekliyorum.
Yine her zamanki gibi durak tıklım tıklım. Herkeste bir rehavet bir miskinlik havası, hava güneşli oysaki soğuk havalardan henüz kurtulmuşuz.
Beklediğim otobüs geldi nihayet, kısa bir itiş kakış sonrası kartımı okutabiliyorum sevimsiz sesler çıkaran cihaza. (lülülü lüü:)
Sevemedim bu cihazı nedense, eski usul bilet seviyorum ben, atınca kutuya yanan biletleri seviyorum.
Birkaçını atmadım üstelik, hala bazı kitaplarımın arasından çıkar, alır götürürler beni. Tıpkı zamanında İstanbul’un bir semtinden diğer semtine götürdükleri gibi.
Tüm bunlar geçerken zihnimden, ilerledim gerilere doğru, etrafı rahatça seyredebileceğim bir yerde durdum.
Arka kapıya yakın ancak her yeri gören hakim bir yer burası, yasladım sırtımı otobüsün içini sarmalamış demir parmaklıkları andıran sarı renkli tutamak demirlerine...
Duraklar arası mesafe kısaydı, mahallendeki bakkaldan ekmek alıp gelecek kadar kısa…
Bir durak sonra bir gurup kişiler inerken dört beş kişi biniverdi. Binenlerden biri dikkatimi çekmişti nedense… Görüş mesafeme yakın bir yerdeydi… Tahminlerime göre yaşı yirmiyedi ya da yirmisekizdi…
Elinde yüklüce bir çantası vardı, içinde herkesin fark edebileceği tarzda rengarenk çoraplarla dolu...Düşününce işportacı olduğu kanaatine vardım.
İçten bir saflıkla bakan, masum bir o kadar da yorgun gözleri vardı.
Yeşildi gözlerinin rengi, hani şu yağmurlanmış, hafif tozlanmış yaprakların renginden.
Baharı bitirmiş, yazı çoktan getirmiş gibiydi. Ayağında şıpıdak terlikleri, başında allı morlu yazması vardı.
Cama yasladıkça başını, bozulan yazmasını düzeltiveriyordu arada bir.
Çok düşünceli bir hali vardı. Belki evde onu hasretle bekleyen çocukları vardı. Sağ elindeydi yüzüğü, belki de nişanlıydı kim bilir...
Sarı renkli tutamak demirlerine sıkıca tutunuyordu diğer eliyle, merakla izlemiyordu hiçbir yeri, bakmıyordu bile etrafına. Dikkatini bozmak istemiyor gibiydi, bir şeye odaklanmıştı belli ki, ama neydi?
Bugünkü kazancı az olabilirdi. Biriyle tartışmış da olabilirdi.
Canını sıkan bir şeyler vardı, ama neydi?
Bir sonraki durakta inecekti oysaki,neden bu kadar uzaklara gitmişti?
Eski binaların kapı zillerini andıran kırmızı yuvarlak düğmeye dokundu uzanarak. Çorap yüklü çantasını alıp kalabalığın arasından hafif süzülerek hafif iteleyerek iniverdi basamaklardan birer birer.
Bir müddet izleyebildim arkasından, görüş mesafemden kaybolana dek.
İki durağım kalmıştı sadece kırmızı yuvarlak düğmeye basmam için… nihayet… akşam güneşi eşliğinde evimin yolunu tuttum.
Yolumun üstünde iki katlı şirin evin bahçesinde oturan yaşlı amca ve teyzeyi selamladım gülümseyerek, hemen ileride küçük bir odayı andıran mahallemdeki bakkal ablaya seslendim, el salladım iyi akşamlar dileyerek.
Keyifle ve tatlı bir yorgunlukla bastım kapımın ziline… “kim o” diyen muhteşem bir ses! hiç eksilmesin hayatımdan...
Benim, ben… Canım annem…
Allı morlu yazmalı kızın rengarenk çoraplarından da renkliydi şimdi yüzüm.

Mutlu olmak için o kadar çok sebebimiz varken, keyfimizi kaçıran her neyse ondan uzak kalalım.
Hiçbir şey yapamıyorsak otobüsün camını açıp tüm kederi ve hüzünleri dışarıya atıp yolumuza bakalım.
O da olmadı papuçlarımızın içine rengarenk çoraplar giyip mutlu olalım.
Olamaz mı?
Neden olmasın...

Beğen

İsabella
Kayıt Tarihi:16 Haziran 2015 Salı 13:49:13

RENKLİ ÇORAPLAR YAZISI'NA YORUM YAP
"RENKLİ ÇORAPLAR" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Den(iz)
26 Eylül 2018 Çarşamba 09:15:23
Son şiirinizi okuduktan sonra bu sayfadan böyle bir yazı beklemiyordum açıkçası. Ön yargı ne çirkin bir şey değil mi?

Güzel,akıcı, sevdim ben

Sevgilerimle...

Cevap Yaz
meselci
2 Temmuz 2015 Perşembe 09:34:51


Yazı muhteşemdi, gerçekten.
Bir kere çok akıcıydı. Sardı, bununla kalmadı sarmaladı beni.
Teşekkürler.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.