ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Bilge sözler şeker kamışına benzer; ne kadar emsen de tadı tükenmez. (Afrika Atasözü) Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Akıl, felsefe ve din ilişkisi

demirelim_46
24 Yazısı Kayıtlı






Akıl, felsefe ve din ilişkisi
Aklın; kâinatın ve insanın var oluşunu, insan hayatını, vukuatı, fiziği ve metafiziği anlamadaki rolü çok eskilerden beri tartışma konusu olmuştur. Bu bağlamda birçok felsefi ve dini görüş ortaya çıkmış; farklı bakış açıları ve görüşler penceresinden var oluşun sırrını, fiziğini ve metafiziğini kavrayabilmek için aklın sınırları azami derecede zorlanmış, fakat her defasında sert ve aşılması imkânsız duvarlarla karşılaşılmıştır.

Müspet ilim çerçevesinden bakılınca akıl adına söylenebilecek çok bir şey yok. Zira bilim var olanın maddesi ve kabuğuyla ilgileniyor, ruhunu aramıyor. Bulgusunu gözlem ve deney sonuçlarına, eşyanın maddi ve somut verisine dayandırıyor. Öze inme kaygısı kısmi ve yüzeysel. Bu sebepten var oluşun sırrını, soyut bilgiyi aramada, anlamada ve çözümlemede işimize yarayacak iki alan: Felsefe ve din.

Felsefe ve din tarih boyunca içi içe gelişmiş, birbirine yaklaşıp uzaklaşmış; birbirini desteklemiş, yalanlamış kurumlar. Felsefe fikrin çilesini çekip hakikat ve itikada ulaşma gayesi güderken; din, teslimiyet ve itikat neticesinde fikir çilesi çekip hakikate ulaşmayı amaçlar. Felsefe bilgi ve tefekkür üzerine örer binasını, din teslimiyet ve itikat üzerine… Her ikisinde de akıl araç olarak vardır ve güvenilirliği şüpheye nazır bir ustabaşı olarak varlığını sürdürür.

Felsefenin en büyük zaafı müspet ilim gibi maddi ve somut, din gibi mutlak bilgiye ulaşamaması ve akıl vasıtası ile ulaştığı soyut veriye, bir diğer felsefi anlayış ve filozof tarafından çürütülme tehdidi altında, inanmak durumunda olmasıdır. İnanmak dediğimiz dinin en başta yaptığıdır. Bu yönüyle din felsefe karşısında üstünlük sağlar. Felsefenin din üzerinde baskınlık kurabildiği husus ise aklın; teslimiyet ve itikat neticesinde kullanılmaya başlanmasının ağırlık kazanması sebebiyle dini kaidelerin baskısı altında kısıtlanacağı düşüncesidir.

Akıl zamana ve tefekküre bağlı olarak sınırlarını genişletebilir fak


"AKIL, FELSEFE VE DİN İLİŞKİSİ" içeriğini
okumaya devam etmek için ücretsiz üye ol


Edebiyat Defteri'ne zaten üye misin? Üyelik Girişi Yap


En Çok Okunan Yazıları
Son Eklediği Yazılar
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.