Yahyâ Sâlih Altındağ
45 şiiri ve 28 yazısı kayıtlı Takip Et

Camiye gidip namaz kılmamak



CAMİYE GİDİP NAMAZ KILMAMAK

Değerli dostlarım bu günkü sohbetimizin konusu camiye gidip namaz kılmamak olacak. Şimdi diyeceksiniz ki bu nasıl olur, insân camiye gidip de nasıl namaz kılmaz? Evet kardeşlerim maâlesef insânlar camileri tıklım tıkış doldurdulkarı halde bir rekat bile namaz kılmadılar, sadece yatıp kalktılar ve buna da namaz dediler. Bakınız kardeşlerim namazın bir amacı vardır. Pekî nedir namazdaki amaç,adet yerini bulsun diye yatıp kalmak mı,yoksa Allâh le konuşmakmıdır namazın gayesi? Tabî ki namazdan gaye namaz da Allâh ile konuşmaktır. Şimdi soralım kendimize,hangimiz camilerde kıldığımızı zannettiğimiz ve eğilip bükülmekten başka bir şey olmayan sözde namaz da Allâh ile konuştuk? El Cevâp,konuşmadık konuşmamız mümkün de değil. Çünkü o namaz namaz değil de ondan.
Bakınız sevgili can kardeşlerim, Hazreti Resûlullâh Sallallahû Aleyhi ve Alihi ve Sellem Efendimiz,gerçek namazın ne olduğunu bizlere bir hadisi şerifnde "Esslâtü Mirâcül Müminün" yani Namaz Müminin miracıdır buyuruyorlar. Demekki bu hadisi şerif’e göre gerçek namaz eğilip bükülmekten ibaret olan yatıp kalmak değilmiş. Bu Hadisi şerif bize başka bir namazın varlığını haber veriyor! İşte bu Hadisi Şerif’in bildirdiği namazdır Allâh ile konuşturan namaz. Ama bu namaz nasıl bir namazdır ki bizleri Allâh ile konuşturuyor ve gerçekten namaz kılmış oluyoruz o zaman? İşte bütün mesele de bu ve bizler bu namazı kiminle,nasıl kılmamız gerekiyor ki Allâh ile konuşabilelim? Bakın şimdi sevgili ihvanlar,camiden çıkanlara sorsak namaz kıldın mı diye,ne derler bize? Kıldık derler ama hakkat de kılmadıklarını bilmezler çünkü,onların kıldığı namaz âdet namazıdır,âdet üzere kılarlar,alışkanlık edindikleri için yaparlar bu işi,yani takliden yaparlar bu ibâdeti. Sonra desek ki onlara madem namaz kıldınız,ol vakit Allâh ile görüşmüş ve konuşmuş olmanız gereklidir, Allâh ile konuştunuz mu? Cevap veremezler ve kem küm etmeye başlarlar. Çünkü namaz kılmadılar ve onlar namazlarını oyuncak haline getirip,namazı eğilip eğilip bükülmek ve yatıp kalkmaktan öte bir şey görmediler ve bunun adına da namaz deyip,Hazreti Resûlullâh’ın mübarek Hadisine ve de Allâh’ın Âyetine uymadılar ve bilmeden küfre düştüler,düşüyorlar da çünkü,bakınız Allâhü Teâlâ namazlarını oyuncağa çevirip manasını anlamayan,namaz kılmadığı halde namaz kıldığını zanneden bu tip namazsız insânlaraKur’ânı Kerîminin Ma’ûn sûresinin 1.2.3. 4.5.6.7.ci âyetlerinde şöyle sesleniyor.

MAUN SURESİ
Rahman ve Rahîm Allah`ın adıyla...
1 Gördün mü o, dini yalan sayanı?
2 İşte odur yetimi itip kakan;
3 Yoksulu doyurmayı özendirmez o.
4 Vay haline o namaz kılanların/dua edenlerin ki,
5 Namazlarından/dualarından gaflet içindedir onlar!
6 Riyaya sapandır onlar/gösteriş yaparlar.
7 Ve onlar, kamu hakkına/yardıma/zekâta/iyiliğe engel olurlar.

Demek ki sevgili canlar insânlar namazlarını ciddiye almadıklarından dolayı ve sırf âleme gösteriş olsun diye,sadece camiye gidiyor,namaz kılıyor desinler diye camiye gidip eğilip bükülerek yatıp kalkmayı namaz addediyor ve bu namazın özünü de anlamadan namaz kıldıklarını zannediyorlar. Bakınız Allâh Âyetinde ne diyor!. 4.Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
5.Onlar namazlarını ciddiye almazlar, 6.Onlar (Namazlarıyla) gösteriş yaparlar. Bakın bu sözler bu fakire ait değil,Allâh’ın sözleridir.Allâhü Teâlâ biz kullarından kılmamızı istediği tek namaz gösterişten uzak,riya ile yapılmayan ve kıldığımız namaz da kendisi ile konuşmamızı emrettiği bir namazmış. Allâh’ın ve Resûlünün bizden kılmamızı istediği namazı ancak can vererek kılabiliriz.Cnımızla değil. Peki dostlar Hazreti Resûlullah Efendimizin buyurduğu namazı nereden bulalım,kimden öğreneli,ya da kimin arkasında kılalım bu namazı da Allâhü Teâlâ ile görüşüp konuşabilelim ve namazımız namaz olsun? Tabî ki bu namazı,yani sonu miracla biten namazı bir Kâmîl-i Mürşid huzurunda Kâmîl-i Mürşidle kılacağız. O bizi, kıldıracağı namazda Allâh ile görüştürüp konuşturacak. Dostlarım,degerşi ihvanlar Niyâzî-i Mısrî Hazretleri ne diyor bir ilahisinde konu hakkında!.

DERMAN ARARDIM

Derman arardım derdime derdim bana derman imiş
Burhan arardım aslıma aslım bana burhan imiş

Sağ u solum gözler idim dost yüzünü görsem deyu
Ben taşrada arar idim ol can içinde can imiş

Öyle sanırdım ayriyem dost gayridir ben gayriyem
Benden görüp işideni bildim ki ol canan imiş

Savm u salat u hacc ile sanma zahid biter işin
İnsan-ı Kamil olmaya lazım olan irfan imiş

Kanden gelir yolun senin ya kande varır menzilin
Nerden gelip gittiğini anlamayan hayvan imiş

Mürşid gerektir bildire Hakkı sana hakkel-yakin
Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş

Her mürşide dil verme kim yolunu sarpa uğratır
Mürşidi kamil olanın gayet yolu asan imiş

Anla heman bir söz dürür yokuş değildir düz dürür
Alem kamu bir yüz dürür gören anı hayran imiş

İşit Niyazi’nin sözün bir nesne örtmez Hak yüzün
Hak’tan ayan bir nesne yok gözsüzlere pünhan imiş

Bakınız kardeşlerim İlâhi de ne diyor Niyâzî-i Mısrî hazretleri. Ben Rabbimi taşra da yani kendimden dışarı da ararken kendimde buldum ama nasıl buldum namazla buldum diyor aslında. Sonra ne diyor,Mürşid gerektir bildire Hakk’ı sana Hakk’el yakîyn,mürşidi olmayanların bildikleri güman yani boş imiş. Demek ki bizler hakiki bir Mürşide bende olacak ve o mürşid bize kıldırdığı özel namaz ile Allâh’ı aşikâr edecek ve bizlere kıldırdığı o özel namaz da Allâh ile konuşturacak. Şimdi diyeceksiniz ki peki ozaman bizler gerk evlerimizde gerekse camilerde kıldığımız mirac olmayan namazları terk mi edelim? Tabî ki hayr,terk etmek yok çünkü o namazla hakikat namazını anlayıp idrak edecek ve yaşayacağız o hali. Ama camilerde ve evlerimizde kıldığımzı zannettiğimiz ve adına namaz dediğimiz yatıp kalkmaya bel bağlamayacağız. Ne dedik az evvel .Özel namazdan bahsettik şimdi bizlere efendimiz tarafından verilen Altı ders bizim namazlarımız olacak. Neydi bu bizlere kıldırılan özel hakikât namazları bir hatırlayalım.Ama önce Efendibabamız bize ilk namazı kıldırmadan evvel ne yapmıştı? Abdest aldırmıştı değil mi? ŞimdiEfendi babamızın bizlere aldırdığı özel abdest’den başlayıp sırasıyle kıldırdığı namazları bir tekrar edelim burada da.

Abdest: Nûrî Zikrullâh.
Sabah Namazı: Tevhidi Ef’âl.
Öğle Namazı: Tevhidi Sıfât.
İkindi Namazı: Tevhidi Zât
Akşam Namazı: Makâm-ı Cem.
Yatsı Namazı: Makâm-ı Hazret-ül Cem.
Selâti Vitir Namazı: Makâm-ı Cem-ül Cem.

Demek ki sevgili derviş kardeşlerim,Hazreti Resûlullâh’ın heber verdiği ve insânlara kıldırdığı yeğâne namaz bu namazmış. Bu namaz genele değildir. İsteyene kıldırılır bu namaz. Ne demiştik az evvel "Özel"dir bu namaz,kişiye özel. Bu namazların tümünü kılabilmek içinse bize ait olmadığı halde bizim zannettiğimiz cümle varımızdan geçip ölmekle kılınır bu namazlar. Bu namazları ancak ve ancak ölüler kılabilir. Yani Ölmeden evvel ölüp vücûd kabrine girenler kılabilirler bu namazları. Canım var diyenler kılamazlar bu namazları. İşte sevgili ihvanlar Kâmîl-i Mürşid huzurunda canını verenler bu namazlarda Allâhü Teâlâ ile konuştular konuşuyorlar. Bakın değerli ihvanlar sizlere şimdi Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi Baba Hazretlerinin bir ilahisinde evvelâ abdest hakkında dediklerine bakalım. Ne diyor mübarek abdest hakkında.

ABDEST ALAN SU İLE

Abdest alan su ile onun dışı pâk olur
Kalbî zikir olursa onun içi pâk olur

Bir odanın içinde bir spürge olmazsa
Ona giren bir kişi bir daha girmez olur

Bir bardağın üstüne yaldız cilâ verseler
Necis olsa içinde suyu içilmez olur

Pis sarâyın içinde reîs-i cumhûr oturmaz
Sultân sarâyı denen içi dışı pâk olur

Tefekkürle Tanrı’yı bir saat zikreylesen
Yetmiş sene ibâdet etmeden efdal olur

Cehrî kavlile değil Tanrı’yı zikreylemek
Mü’minin kalbinde ol bîhurûf devrân olur

FEHMİ, zikr-i Hakk’ı sen sanma öyle bulunur
Ol bir Pîrden mü’minin kalbine ilkâ olur

Hasan Fehmi Efendi Babamız bu ilahisinde hakikât namazına girilmeden evvel bizlere almamızı söylediği gerçek hakikât abdestinden bahsediyor. Ve açıklıyor hakikât abdestinin ne olduğunu vede tarif ediyor nasıl almamız gerektiğini. Demek ki biz insânlar aldığımız abdestin sadece suyla yıkanmak olduğunu öğrendik ama bunun da namaz gibi hakikâtini araştırmadan taklit üzere aldık suyla abdestimizi. Değerli kardeşlerim her mahlûk suyla abdest alıyor zaten, buna nebadât ve hayvanât da dahildir.Ama abdest aldıklarından habersizler. Her kes yıkanıyor. İnsânlar gibi hayvanlar da nebadât da. Şimdi bunlarda mı abdestli olmuş oluyorlar? Tabî ki hayır. Çünkü aldıkları abdesti sadece vücudlarına aldırdılar. Ya içimizin temizliği!.Hadi diyelim ki suy ile abdestimizi aldık,guslettik. Suyu ağzımıza aldığımızda nereye kadar gargara yapıyoruz gırtlağa kadar. Ya içerisi. Yaaa İşte bütün iş burada.Dış bedenimizi cünüplükten kurtaedık ama içimiz cünüp. Dışımızı cünüplükden kurtardık da içimizi nasıl kurtaralım cünüplükden dimi ya?! İşte onu da Hasan Fehmi Efendi Babamızın ilâhisinden öğreniyoruz. Ne diyor Hasan Fehmi Efendi baba? "Abdest alan su ile onun dışı pâk olur. Kalbî zikir olursa onun içi pâk olur" Demek ki sevgili kardeşlerim kalblerimizi de zikir suyuyla yıkayacağız ki içimiz cünüplükten kurtulsun ve sonra namaza duralım. Yoksa dışın pak için cünüp namaz kılamazsın!. Değerli canlar,yine Hasan Fehmi Efendi Babamız başka bir ilâhisinde de şöyle diyor Namaz hakkında. Yani Hakikât namazının nasıl kılınacağını bildiriyor biz ihvanlarına. Görelim ne diyor Hasan Fehmi Efendi babamız.

SABAH NAMAZINA HAZIR OLANLAR

Sabah namazına hazır olanlar
Onlardır ef’ali Hakk’a verenler
"Fail Hak’tır" diye huzur ederler
Yalvar kul Allah’a seher vaktinde
Yalvar kul Allah’a beher vaktinde

Öğle namazını kılan mü’minler
Her sıfatı Hakk’a nisbet ederler
Her nazar Mevsuf’u şuhud ederler
Yalvar kul Allah’ seher vaktinde
Yalvar kul Allah’a beher vaktinde

İkindi namazın cemaatla kıl
Vücud vücudullah,gayrı yoktur bil
Cümle alem fani,Hak’tır baki bil
Yalvar kul Allah’a seher vaktinde
Yalvar kul Allah’a beher vaktinde

Akşam namazını imamla kılan
Onlardır Allah’ı hem zahir gören
Hak söyler "Ene’l-Hak" kulun dilinden
Yalvar kul Allah’a seher vaktinde
Yalvar kul Allah’a beher vaktinde

Yatsı namazında eyle sen huzur
Muhammed yüzünden Hak zahir ol
Hak batın ile halk zahir ol
Yalvar kul Allah’a seher vaktinde
Yalvar kul Allah’a beher vaktinde

Salat-ı Vitir-i kılan muhakkak
Evvel,ahir,zahir,batın olur Hak
Kalmaz şirkin,abid,ma’bud olur Hak
Yalvar kul Allah’a seher vaktinde
Yalvar kul Allah’a beher vaktinde

"Teheccüd" namazı farz değil sana
"Yetim malı" dır yaka baştan başa
Teberrüken kılar,FEHMİ,yok haşa
Yalvar kul Allah’a seher vaktinde
Yalvar kul Allah’a beher vaktinde

İşte bu İlâhi de buyurulduğu üzere Allâh ile konuşmamızı sağlayacak olan namazlar bu namazlar imiş. Bizler de bu namazlarda Allâh ile konuşmamız gerekiyor. Konuşamazsak Allâh’ın sesini duyamazsak bu hakikât namazlarında, avâmı nâs dan farkımız kalmaz camilere gider eğilip bükülür yatıp kalkar sonra da bunun adına namaz der ve namazı kıldık diyerek kendi kendimizi kandırır dururuz ve kulunun dışında olmayan hayali bir Allâh’ı kafalarımızda tasavvur eder bir gün onunla görüşüp konuşacağımız masalına kendimizde inandırır boş yere ömür tüketir dururuz. Bakınız sevgili kardeşlerim ne diyor namaz ilahisi bize? Eğer sen sabah namazında huzur bulamıyorsan yani rabbini aşikar ile huzura eremiyorsan kıldığın namaz boştur. Ef’âli Hakk’a veremeyen yani her şeyin işleyeni olduğu gibi sabah namazının da kılan sen değil Allâh olduğunu kabul edemiyorsan kıldığın namaz namaz değil. Çünkü sabah namazında Allâh ile konuşmaya başlıyoruz ve Salat-ı Vitir’e kadar Allâh ile konuşmak devam ediyor. Bakın sevgili canlar diyelim ki ikindi namazına kadar Allâh’ı göremedik,konuşamadık o zaman akşam namazında muhakkak görüşüp konuşmamız gereklidir. Çünkü ne diyor namaz ilâhisinde? "Akşam namazını imamla kılan. Onlardır Allâh’ı hem zâhir gören." Demek ki bu namaz da Allâh zahir görünüyormuş!. Akşam namazında da Allâh’ı zahir göremeyen artık Allâh’ı görmesi ve onunla konuşması mümkün olmaz ve kıldığı namazların tümü eğilip bükülmek ve yatıp kalkmaktan ibaret olmuş olur demektir. Neden böyle? Çünkü Hazreti Resûlullâh Efendimizin buyurduğu gibi Namaz Mü’minin Miracı olacaktır. Namazlarda Mirac yoksa namaz da yoktur bunu bütün canlar böyle bilsin. Madem ki Namaz Mü’minin Miracı ise Miracı Olmayanın da Namazı yok demektir. Camiye gidip namaz kılmamak işte budur sultanlar. Çünkü cami den kasıt bir Kâmîl-i Mürşiddir. Niceleri gelir Efendimizin huzuruna namaz kılmadan gider geldiği gibi ama namaz kıldığını zanneder. Âyette de buyurulduğu üzere o kişiler namazlarını sadece ve sadece gösteriş üzere riya ile kılarlar, Âllâh’ı Torak altında sonra görecekleri zannı ile ömürlerini geçirirler. Değerli İhvan kardeşlerim, sevgili canlar sohbetimzi burada noktalrken hepinizi Allâh’a emanet ederim. Aşk-ı niyaz ile kalın sağlıcakla huu...

Fakirullahmelâmî.
İstanbul.
19/02/2011/Cumartesi.

Kaynak: www.fakirullahmelami.com/?pnum=1590&pt=CAM%C4%B0YE%20G%C4%B0D%C4%B0P%20NAMAZ%20KILMAMAK

Beğen

Yahyâ Sâlih Altındağ
Kayıt Tarihi:8 Mayıs 2014 Perşembe 02:49:47

CAMİYE GİDİP NAMAZ KILMAMAK YAZISI'NA YORUM YAP
"CAMİYE GİDİP NAMAZ KILMAMAK" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.