Mücella Pakdemir
176 şiiri ve 43 yazısı kayıtlı Takip Et

Nuşirevan-ı âdil



NUŞİREVAN-I ÂDİL

İran topraklarında 531 ile 579 yılları arasında 49 yıl hükümdarlık etmiş olan, adaletiyle nam salmış Sasani Şahı 1. Hüsrev, namı diğer Nuşirevan-ı adil’in şehzadelik zamanında kendini din âlimi ilan eden ve ülke yönetimine göz diken Mazdek denilen bir ateşperest vardı. Komünist fikirleri ile toplumu zehirliyordu. Nuşirevan’ın babası Kubad hükümdardı o zamanlar. Bu Mazdek kâfiri 400 bin kişilik mürit ordusu yapmıştı kendine. Büyük bir ateş çukuru etrafına insanları toplar, ateşe bir şeyler sorardı. Ateş cevap verirdi. İnsanların ne hale geldiğini düşünebilirsiniz. Hâlbuki bu kâfir hile yapıyordu. Ateş çukurunun içinden yandaki bölüme uzanan bir delik vardı ve deliğin başına birini oturtuyor, sorulara cevap verdiriyordu. Şah Kubad’ı da korkutup bendesi yapmıştı. Artık ülkeyi o yönetiyordu hükümdarın yerine. Derken Nuşirevan’ı da itaat etmeye zorladı. O da inanmış gibi gözüküp, araştırma yaptı. Deliği keşfetti. Fakat Mazdek çok güçlüydü. Ona bir şey belli etmeyip, bekledi. Babası ölünce yerine geçen Nuşirevan bir plân yaptı. Sarayın arka tarafındaki geniş araziye gizliden çukurlar açtırdı sadık adamlarına. Mazdek’e de dedi ki; "Sizin bu ülkeye çok yararınız oldu. Adamlarınızı sarayın servetinden ödüllendirmek istiyorum. Haber verin de falanca gün sarayın önünde toplansınlar. Gruplar halinde içeri girip altınlarını alsınlar. " Mazdek tüm adamlarına haber verdi. Sarayın önünde toplanıp, gruplar halinde içeri alındılar. Sarayın bir bölümünde de eğlence düzenlemişti. İçeri girenlerden bazıları altın keseleriyle dışarı çıkıyorlardı. Bunu görenler "ötekiler nerede" diye soruyor, "onlar eğlenceye katıldılar." cevabı alınca içeri girmek için sabırsızlanıyorlardı. Çıkanlar ise biraz uzaklaşır uzaklaşmaz, Nuşirevan’ın askerlerince derdest edilip, sarayın arka tarafındaki çukurlara baş aşağı ayaklar dizden aşağı dışarıda kalacak şekilde canlı canlı gömülüyorlardı. Eğlenceye katılanlar da ha keza aynı akıbete uğruyorlardı. Nihayet, müritlerin hepsi de imha edilmişti. Sıra hükümdarla başbaşa yemek yiyen Mazdek’e gelmişti. Nuşirevan "işlem tamam". haberini alır almaz, Mazdek’i sarayın arka bölümüne bakan balkona çıkardı. Kâfir melun bir de ne görsün. 400 bin çukur ve çırpınan ayaklar. Durumu derhal anladı, hükümdarın ayaklarına kapandı, af diledi ama aynı feci sondan yakasını kurtaramadı. Nuşirevan komünizmi ilk kaldıran kişi olma ünvanını taşır. Daha sonra bu fikirleri yaymak isteyen meşhur şair İmrul Kays’ın babası aynı düşünceyi Hicaz ve bölgesinde sürdürmek isteyince onu da engellemiştir. Fakat bu fikirler Abbasiler döneminde, Azerbaycan ve yöresinde de zuhur etti, yayıldı.

Tahta geçtiği ilk zamanlar gaddar ve zalim olan ancak vezirinin bir av esnasında verdiği güzel bir örnek nasihatle doğru yolu bulan bu adaletiyle ün salmış Şah’ın, Müslüman olmadan ölmesine Peygamber Efendimiz (s.a.v), çok üzülmüştü. Hayatına dair ibret alınacak pek çok örnekler daha var ama onları internette bulabilirsiniz. Ben bu detayları pek bilinmeyen tarihi olayı anlatmayı tercih ettim.

Sevgiyle kalın.

Beğen

Mücella Pakdemir
Kayıt Tarihi:20 Mart 2014 Perşembe 00:45:24

NUŞİREVAN-I ÂDİL YAZISI'NA YORUM YAP
"NUŞİREVAN-I ÂDİL" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
superbaba
20 Mart 2014 Perşembe 22:34:43
Konuyu internetten de araştırdım Mücella bacım. Ortada bir çelişki var...
Peygamber Efendimiz 571 yılında doğmuştur. İlkı vahyi ise 40 yaşlarında aldığına göre 579 yılında vefat eden bir kişiye İslam'a davet mektubu göndermesi düşünülemez...

İnternette baktığım yazıların kimisinde 49 yıl hükümdarlığından söz eder ama yaşadığı yıllardan söz etmez. Buna karşılık 579 yılında vefatından söz eden yazılar da var.

Okudukların içinde en doğru olan da aşağıdaki metin olmalıdır...

Peygamber efendimiz; Ben, âdil sultan zamânında dünyâya geldim buyurarak onun adâletini övmüştür. Fakat ne yazık ki, Resûlullah efendimizin İslâmiyeti tebliğinden önce öldüğünden, adaletiyle meşhur bu hükümdara iman nasip olmamıştır. Resûlullah Efendimiz imansız gittiklerine üzüldüğü isimler arasında Nuşirevan’ı da saymışlardır...

Bilgi için teşekkürler...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mücella Pakdemir Yazının sahibi 20 Mart 2014 Perşembe 23:08:10
Peygamber Efendimiz 628 yılında yazıyor bu davet mektuplarını. Bu mektuplar bu gün kutsal emanetler arasındadır. Bu konuda haklısınız. Ben o kısmı düzelteceğim. Ancak, Peygamber Efendimizin (s.a.v.)Nuşirevan'ın Müslüman olmadan öldüğüne üzüldüğü kısmı doğrudur. Düzeltmeme vesile olduğunuz için çok teşekkür ederim.
mehmetmacit
20 Mart 2014 Perşembe 20:55:22
tarihi bir konuda bilgi anlamında güzel bir paylaşımdı.
Burada kafama takılan Komünist anlayışın o yıllarda vuku bulması sanki biraz abartılı gibi. Sanırım o yıllarda adı geçen büyücü insanları kendine inandırmış ve peşinden sürüklemiştir. Bunu komünizme benzeyen yönü var mı bilemiyorum.
tarihte Mazdek'e benzeyen ve aynı uygulamaları yapan pek çok insan vardı ve yok olup gittiler. mesela Firavunlar da bundan daha radikal yönetimle yaşadılar, hatta kendilerini tanrı saydılar.
demem o ki yıllar öncesi meydana gelmiş birbirine benzeyen yönetimleri Komünizmle ilintili saymak pek de doğru olmayabilir. Nihayetinde düşünce ve görüş sizindir..
yazıyı beğenerek okudum en azından bilmediğim bir tarih hakkında bilgi edinmiş oldum.saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mücella Pakdemir Yazının sahibi 20 Mart 2014 Perşembe 22:54:00
Nuşirevan'ın babası Kubad'ın halk arasındaki ismi Gavat'tır. Biliyorsunuz ki bugün gavat denilince "karısını satan, başka erkeklerle paylaşan kişi" anlamına gelir. Böyle denmesinin nedeni Mazdek'in fikirlerine iştirak etmesinden ve karısını Mazdek'le paylaşmasından kaynaklanıyor.

Mazdek'in fikirlerine göre;

Dünyada hiç kimsenin mülkü yoktur, mülk ortaktır. (Bu fikir özellikle toplumdaki fakir serserilerin işine gelmiş, zenginlerin mallarını, mülklerini yağmalamışlar, mekanlarına istedikleri zaman girip çıkmaya, kendi evleri gibi kullanmaya başlamışlardır.)

Nikah yoktur. Evlilik müessesesi ortadan kaldırılmıştır. (canı isteyen istediğine tecavüz ediyordu. karşıdaki razı gelmezse öldürüyorlardı. babasının kim olduğunu bile bilemedikleri gayrimeşru çocuklar doğuruyordu kadınlar. Ahlak dibe vurmuştu. fırsatını bulanlar ülkeyi gizliden terk ettiler.)

Mülk yaratıcıya aittir, özel mülkiyet edinemez. Mazdek de yaratıcının dünyadaki temsilcisidir. Dolayısıyla ne kadar mülk varsa Mazdek'e aittir. Komünizmin ilk temeli bu şarlatanla atılmıştır ve sasani devleti adeta sosyalist bir dönem yaşamıştır. Daha sonra Mazdek'in sıfatını devlet almıştır. Mülk devlete aittir ve herkes devlete çalışır şekline dönüşmüştür.



dursunkevseri
20 Mart 2014 Perşembe 20:37:58
Yüreğiize sağlık HACI Mücella hanımefendi, tebrikler...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mücella Pakdemir Yazının sahibi 20 Mart 2014 Perşembe 22:25:37
Teşekkürler Dursun bey. Saygılarımla.
ersinbaşeğmez
20 Mart 2014 Perşembe 14:23:31
ilginç

keşke komünizm ideal komünizm olsa

ama

maalesef

ancak;

biliyorsunuz sizde

ideal komünizm ancak

Cennet'te var.

Dini ret eden bir sistemin,

dine inananların gitmek için dua ettikleri, yaşamlarını O'na göre

düzenledikleri

Cennet'te olması ilahi bir kader sanırım

tebriklerimle

ersinbaşeğmez tarafından 3/20/2014 2:26:23 PM zamanında düzenlenmiştir.

6 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mücella Pakdemir Yazının sahibi 20 Mart 2014 Perşembe 19:38:52
Ben de sizin görüşünüzü ilginç buldum. Cennette komünist bir düzen vardır diyen birine ilk defa rastlıyorum. Neye dayanarak böyle dediniz bilemiyorum ama Kur'an-ı Kerim'in böyle bir bilgi verdiğine rastlayamadım. İlgili ayeti bana buradan gösterebilirseniz çok memnun olurum.
ersinbaşeğmez 20 Mart 2014 Perşembe 19:53:06
Neden öyle söylüyorsunuz ki

Peygambere atfedilen hadislerin de çoğu yok kuranda ki

çoğu din alimi hadislerin hangisinin doğru

hangisinin yanlış olduğunu bilmediklerini her zaman söylüyorlar

hem dediğiniz doğru

Cennet'te

komünizmin olduğunu belirten bir ayet yok

ama olmadığını söyleyen de yok

sonuçta ideal komünizmde

artı değer yok

Cennet'te de yok biliyorsunuz

Mücella Pakdemir Yazının sahibi 20 Mart 2014 Perşembe 22:06:25
Hadis ve Ayetlerin gerçekliğine inanmayan ve Cennet yok diyen birisi ile hadis ve Kur'anı konuşamam abes olur, hoşçakalın.
ersinbaşeğmez 20 Mart 2014 Perşembe 22:10:51
Mücella hanım;

siz iyi misiniz?

Ben Cennet yok demedim ki.

Ayetlere inanmıyorum da demedim.

Sadece din alimleri hadislerin hangisinin gerçek hangisinin gerçek değil konusunda bilmediklerini söyledim

söylediğim bu.

Mücella Pakdemir Yazının sahibi 20 Mart 2014 Perşembe 23:21:46
İyiyim, teşekkür ederim sorduğunuz için.

Netice olarak, Cennet'te komünizm olduğuna dair bir ayet veya hadis olmadığı hususunda anlaştık.
ersinbaşeğmez 20 Mart 2014 Perşembe 23:41:39
iyi olmanıza çok sevindim.

elbette

ayet olmadı konusunda anlaştık.

Ama hadis

zaten hangi hadis doğru veya değil bilmiyoruz.

sanırım bu konuda da anlaştık

aynı zamanda

Cennette komünizm olmadığına dair ayet olmadığı konusunda da...

zaten sizle çoğu konuda hem fikir olduğumu biliyorum

saygılar
erbensalim
20 Mart 2014 Perşembe 13:39:24

Sizi yeni tanıma fırsatı
yazılarınızı bir bir okudum ve
cok begendim uslubunuz acık ve doyurucu
burada sizin gibi değerli arkadaşların olmasından
buyuk mutluluk duyuyorum
yureğinize duygularınıza
ilham kaynağınıza sağlıklar diliyorum..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mücella Pakdemir Yazının sahibi 20 Mart 2014 Perşembe 19:40:24
Teşekkürler Salim Bey. Bilmukabele. Saygılarımla.
Fırat Avcı
20 Mart 2014 Perşembe 09:52:14
Komünizmin çıkış noktaları tarih öncesine dayanabilir. Hatta komünizmi doğuran etmenler arasında den sosyolojisi bakımından çok araştırılası olgular da bulunabilir. Fakat komünizm düşüncesi, bolşevik devrimine değin vücut bulup örgütlenememiştir diye anımsıyorum. Gerek Kont, gerekse Kondorse ve daha başka pek çok sosyolojik akımın da esin verdiği komünizmin kaldırılması tabiri de ilgimi çekti. Zira komünizm ekolünden rahatsızlık duymak, bu ekolü kısmen veya tamamen yok saymak mümkün. Ancak bu düşünce yapısının tümden ortadan kaldırıldığından söz etmek imkânsız. Neyse ki günümüzde komünist yaftasıyla dışlanmak gibi bir durum da söz konusu değil. En azından toplum nazarında. Evet insanlar beğenmiyor, sevmiyor bazı düşünce yapılarını. Fakat kimse kimseyi düşüncesinden dolayı yargılamıyor. Demokrasi kör, belki topal işletilmeye çalışılıyor. Eğer yaftalanma hali sürseydi, eminim beni de komünistlikle yaftalardı yazdıklarımı okuyanlar. Ancak amacım komünizmin savunuculuğunu yapmak değil. Bilakis çoğu yönden komünizmin düşünce ekolüne taban tabana zıt dünya görüşlerim bulunmakta. Fakat Wolter'in o büyük cümlesinin savunucusu olduğum doğrudur: (senin gibi düşünmüyorum. Fakat düşündüklerini söylemek ve dilediğince düşünmek özgürlüğünü en az senin kadar koruyup gözetiyorum) Ben Wolter'in bu yaklaşımını şiar edindim kendime. Bizim gibi düşünmeyen insanları yok ederek ve zararlı birer varlık sayarak sanıyorum ulaşamayacağız istediğimiz o güzel, o birlikte kurulası yarınlara. Yazıda geçen olayları inceleme fırsatı bulamadım. Fakat tarihsel notları içeren yazılar hep beğenerek okuduklarım arasına girmişlerdir. Umarım düşüncelerimi net bir biçimde söyleyişimle haddimi aşmamışımdır. Esen kalınız.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mücella Pakdemir Yazının sahibi 20 Mart 2014 Perşembe 19:58:59
Bildiğim kadarı ile şu anda Çin, Küba, Laos, Kuzey Kore ve Vietnam’da Komünist partiler iktidardalar. O ülkelerin yönetilen insanlarına Wolter'in bu sözünü sormak lazım. Bakalım dilediğince düşünme ve düşündüklerini söyleme özgürlükleri var mıymış? Yakın tarihte Bildiğiniz gibi Kuzey Kore'de Liderleri Kim Jong-İl'in ölümü üzerine insanlar zorla ağlatıldı. Sadece bu örneği veriyorum.

Bu gün düşüncelerinizden ötürü ülkenizde yaftalanmadığınızı ve ifade özgürlüğü ile her şeyi yazıp, söylemenizi Demokrasiye borçlusunuz, komünizme değil. Şayet beğendiğiniz sistem olsaydı, sokakta iki kişi yan yana yürümeniz bile derdest edilmenize sebep olabilirdi. Saygılarımla.
Fırat Avcı 21 Mart 2014 Cuma 09:06:39
Çok yanlış bir anlaşılma olmuş galiba. Ben komünizmin doğru bir yönetişim biçimi olduğunu asla söylememiştim. Sadece, tarih öncesinde varlık gösteren uygarlıklardan kalma bir kavram olmadığını, ayrıca bir düşüncenin tümden ortadan kaldırılmasının imkânsız olduğunu vurgulamıştım. Benim ideolojik düşüncelerim ile neredeyse taban tabana zıt bir sistemin savunucusu olduğumu düşündürmüş söylediklerim. Yanıtınız ve vakit ayırdığınız için teşekkürler. Bazan ne yaparsak yapalım anlaşılamıyoruz sanıyorum.
HakanKurtaran
20 Mart 2014 Perşembe 09:03:35
Komünizm Tüm Dünyanın başına bela olmuştur.Komünizm yıkılmış, ancak hala peşinden giden kitleler bulunmaktadır. Yazınız çok anlamlıydı Mücella hanım.Saygıyla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mücella Pakdemir Yazının sahibi 20 Mart 2014 Perşembe 09:16:36
Komünizm ve faşizm, hiç farketmiyor. İkisi de çok kötü ve temelde aynı. Sözde demokrasinin de pek farkı yok. İnşallah bir gün biz de tarafsız hukuk ve adaletin tüm bireylere eşit hak tanıyan şekli ile gerçek demokrasiye kavuşabiliriz. Onun yargıcı, bunun hakiminin, şunun polisi, bunun askerinin olmadığı günleri görmek nasip olur inşallah. Teşekkürler Hakan Bey.
Derebey
20 Mart 2014 Perşembe 02:13:24
Tarihe ışık tutan, tarih ve rakamlar verilerek, akıcı bir dille anlatılan mükemmel bir makeleydi.
Başarılarınızın devamını dilerim.tepriklerimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mücella Pakdemir Yazının sahibi 20 Mart 2014 Perşembe 03:01:13
Teşekkür ederim Ali Bey. Tarih ibret alınacak o kadar yaşanmışlıklarla dolu ki. Yanlışlığa düşmemek için tarihi sevmek ve öğrenmek şart. Sağolun.
Mevlüt GÖZDE
20 Mart 2014 Perşembe 02:06:43
Düşündüren manidar bir yazıydı.

Tebrikler...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mücella Pakdemir Yazının sahibi 20 Mart 2014 Perşembe 02:10:12
Teşekkür ediyorum. Sağolun.
AHMET ACAR
20 Mart 2014 Perşembe 01:05:25
saygıdeğer şaire kardeşim güzel dizelerinizi büyük bir keyfle okudum.ve de seninle gurur duydum şiirlerde usta olduğunuz kadar yazlı makalelerde de ustalığını ortaya koyuyorsun.güzel yüreğine değerli kalemine sonsuz saygılar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mücella Pakdemir Yazının sahibi 20 Mart 2014 Perşembe 01:17:14
Teşekkürler Ahmet Bey. Bu tarihi ibretlik vakayı internette detayı ile bulamadım. Vaktiyle bir tarihçinin kitabından öğrenmiştim ben de. Aklımda kaldığı kadarı ile anlatmaya çalıştım. Beğendiğinize sevindim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.