Şaban Aktaş (Homerotik)
2538 şiiri ve 273 yazısı kayıtlı Takip Et

Düşünce iklimleri



DÜŞÜNCE İKLİMLERİ

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 4.2.2013 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.



Bazen insanlar öyle bir patlıyorlar ki; offfff offfff, yanardağlar küçük kalır yanında sanırsınız. Kasırga gibi de esince mangalda ne kül kalıyor ne duman.

Sözün kısası ”İştir kişinin ainesi, lâfa bakılmaz”

Fakat şunu da görmek gerekli ”Meyve veren ağaç taşlanır!”

Bazı insanlar da öylesine özverilidirler ki, ne ürettiyse halk ile tüm dünya ile karşılıksız paylaşmaya hazırdırlar. Zira amaçlarında, her şeyden maddi kazanç elde etme düşüncesini çoktan yenmişlerdir bu tip kişiler. Bu nedenle insanların düşünce boyutunu, topluma ve insanlığa sağladığı yararı, salt basılı kitapları, yayımladığı yazılı eserleri ile değerlendirmek büyük bir gaflet olur. Keza sanal ortamdaki iletişim olanakları matbuatın hızını çok gerilerde bıraktı artık… Pek çok yayımlanan antoloji kitaplarının da sadece tecimsel amaçlı olduğunu çok açık gözlemliyoruz. Ancak bu tür antolojileri basan kişi ya da kurumların elde edeceği kazancı, hangi amaçlar için kullanacağı da çok önemlidir. Eğer hep birlikte, insanlığın, düşlerin ve düşüncelerin büyütüleceği yeni bir dünyaya kapı aralıyor ise, bu tip girişimler sonuna kadar desteklenmelidirler. Yok eğer sadece yayıncı kuruluşun çıkarlarına hizmet edecekse, bu başkalarının sırtından asalakça geçinme mantığıdır.

Ancak düşünce emeği ürünlerini, yazarlığı esas iş edinmiş bir insana da ”Neden kitap çıkarmak için bekliyorsun, ya da neden çok fazla kitap çıkarıyorsun?” deme hakkını da kimsenin kendisinde görmemesi gerekir. Bırakın insanlar düşüncelerini istedikleri gibi paylaşsınlar. Daha iyisini becerebiliyor iseniz, buyrun siz yapın, önünüzde engel mi var?!

Keza ben bizzat şunu gözlemledim ki, bizzat ortaya koyduğum bazı düşüncelerimin, dünyanın sayılı düşünce ve bilim kuruluşları arasında sahiplenilerek, yepyeni açılımlara, bilim ve sanat dünyasında yenilik ve gelişimlere yol açtığını gördüm. Özellikle evrime ilişkin, dünyanın global gidişatı ve yerkürenin davranış modelleri konusunda öne sürdüğüm tezler buna örnek teşkil eder. Bunu hissetmek insana tarifi mümkün olmayan büyük bir mutluluk vermektedir. Gerçek anlamda filozofların ve bilim insanlarının da aynı mantıkla hareket ettiklerini düşünürüm hep. O nedenle insanlık için çok şey ürettikleri halde yoksulluk içinde ölmüşler büyük insanlar. Karl Marks ve elektriğin tanrısı Nikola Tesla buna çok çarpıcı iki örnektir.

ŞAİR, YAZAR, AYDIN YA DA DÜŞÜNÜR, YAZDIKLARIYLA, DÜŞLERİYLE, DÜŞÜNCELERİYLE HER AN DİLİN VE DÜŞÜNCENİN, DOLAYISIYLA DA DAVRANIŞLARIN, BİLİM VE SANATIN, DÜNYANIN DEĞİŞİMİNE KATKI SUNAN İNSANDIR.

Yoksa kısır çekişmeler içinde, insanın insanlar ile uğraşması, sığlığın bir görüntüsü olmaz mı? Eleştirmek başka şey, çamur atmak başka şey, kendini fasulye gibi nimetten saymak bambaşka bir şeydir…

Onun için atalar der ki; ”Büyük lokma ye, büyük lâf söyleme!”

Düşlerin hay’rola ey insanoğlu… Unutma her doğan gün’le insan hayata her gün yeniden doğar… Güneş gibi de doğabilmek var ya! Mevsimleri yaratmak güneşin, düşünce iklimlerini yaratmak insanoğlunun elindedir.

Güneşin kimseden şikâyetçi olduğunu gördünüz mü?

Tüm dünyaya sevgim ve saygımla…

Şaban AKTAŞ
03.02.2013


Foto: http www.fotocommunity.de/pc/pc/display/30142994


Beğen

Şaban Aktaş (Homerotik)
Kayıt Tarihi:3 Şubat 2013 Pazar 14:00:25

DÜŞÜNCE İKLİMLERİ YAZISI'NA YORUM YAP
"DÜŞÜNCE İKLİMLERİ" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi
5 Şubat 2013 Salı 23:09:42
Nikola Tesla
Bilim adamı

Nikola Tesla (Sırpça: Никола Тесла; d. 10 Temmuz 1856, Smiljan, Avusturya-Macaristan – ö. 7 Ocak 1943, New York, ABD) Sırp asıllı Amerikalı mucit, fizikçi ve elektrofizik uzmanıdır. Aslında dünyadaki bilim ve teknoloji yapısını tam anlamıyla 'kökünden' değiştirebilecek birçok 'kullanılan ve kullanılmayan' deneye/buluşa da imza atmasına rağmen, ders kitaplarında adı nadiren geçer. Özellikle 'elektriğin kablosuz taşınabilmesi' gibi bir buluşu ve bunu kanıtlaması onun ne kadar benzersiz bir mucit olduğunu açıklar. Edison ile arasında amansız bir bilimsel mücadele geçmiştir. Elektrik üzerine yaptığı sayısız deneyler ve buluşlar vardır. 7 Ocak 1943 yılında kendisine ait patent aldığı 700 buluşla en çok patent sahibi kişi olarak dünya tarihine geçmiştir.

Babası bir papaz olan Tesla'nın annesi okuyup yazamamasına karşın, halk arasında pratik ev gereçleri mucidi olarak bilinirdi. Nikola'ya göre annesi, yaratıcı dahi olmaya adaydı. Babası her zaman papaz olmasını istiyordu, Tesla ise mühendislik okumayı istiyordu. Tesla ölümcül bir hastalık sırasında mühendislik okursam çok daha iyi olurum demiş, babası da onu kıramamıştır. Annesinin de desteğine sahip Tesla, fizik ve matematikte bilgisini arttırırken Graz'daki Politeknik okuluna girdi ve Prag Üniversitesi'nde eğitimini sürdürdü. Yabancı teknik yapıtları okuyabilmek için, orada, yabancı dil kursunu sürdürdü. Anadili olan Sırpça ve ailece bildikleri Almancaya ek olarak İngilizce, Fransızca ve İtalyancayı da öğrendi.

Nikola ailedeki beş çocuktan biriydi. Bir büyük erkek kardeşi vardı ve adı Dane(Daniel) idi. Ağabeyi, Nikola 5 yaşındayken vefat etmiştir. Vefat ettiği sırada Dane, henüz 12 yaşındadır. Ağabeyinin nasıl öldüğü hakkında iki iddia vardır:
a) Abisi kiler kapısının önündeyken Nikola onu itince öldü;
b) Yakın bir dostlarının hediye ettiği arap atı onu yaraladı ve böyle öldü.

Abisini henüz çocukken kaybettiği için Tesla'da birçok takıntı oluşmuş ve şizofreniye yakın belirtiler göstermiştir. Fakat hiç kuşkusuz bu belirtiler Nikola'nın dehasına katkıda bulunmuştur.

4 kız kardeşi (Milka, Semina, Qaryı Angelina ve Merica) vardı. Ailesi 1862 yılında Gospić'e göç etti. Tesla okula Karlovac'ta gitti. Tesla Avusturya Graz Politeknik'e 1875 yılında başladı burada elektrik üzerine olan bilgisini arttırdı. Ancak kişisel takıntıları ve asosyalliği nedeniyle 3. sınıfın ilk döneminden itibaren okulu bıraktı. Kimi çevreler okulu bitirdiğini söylese de üniversite Tesla'nın mezun olmadığını ve okula 1878 ilk döneminden sonra devam etmediğini bildirmiştir. Ailesiyle ilişkisini keserek bir oto mühendislik firmasında çalışmaya başlayan Tesla bu dönem oldukça ağır bir depresyon dönemi geçirdi.

Daha sonra babasının isteği üzerine Prag'ta Charles Ferdinand Üniversitesi'ne başladı. Burada bir yaz dönemi öğretimine devam etti ve babasının ölümü üzerine okulu bıraktı. Sonra bir Paris telefon şirketinde çalışmaya başladı. Burada doğru akım motorları ve dinamolar konusunda geniş ve önemli tecrübeler edindi. Oradayken çalıştığı döner makineleri korumak için regüle edici kontrol cihazları icat etti.
İcatları

Florasan lambayı, neon ışıklarını, hız-ölçeri, otomobillerdeki ateşleme sistemini, radarın temellerini, elektron mikroskobunu ve mikrodalga fırını da Nikola Tesla'nın icat ettiğini bilen sayısı sınırlıdır.

Nicola Tesla'ya göre bu doğru akım uygulanan doğru sistem değildir. Hem jeneratör (üreteç) hem de motordaki komütatörü ortadan kaldırmak ve alternatif akımı tüm sistemde kullanmak daha akla uygun gelmekteydi. Fakat hiç kimse alternatif akımda çalışabilen bir motoru oluşturmamıştı ve Nicola Tesla bu sorunu çok düşündü. 1882 şubatında, Budapeşte'nin bir parkında Szigetti adında bir sınıf arkadaşı tüm elektrik endüstrisinde devrim yapacak olan "dönen manyetik alan"ı bulmuştu. Dönen elemana bağlantı gereği olmayacaktı. Komütatör yoktu artık.

Daha sonradan tüm alternatif akım elektrik sistemlerini tasarladı. alternatörler, elektrik enerjisinin ekonomik iletimi ve dağıtımı için gerilim yükseltici ve alçaltıcı transformatörler ve mekanik güç sağlamak için alternatif akım motorları. Dünyanın her tarafında harcanıp giden su gücünün bolluğundan esinlenip, gerekli olan yerlere enerji dağıtabilen hidroelektrik santralleriyle bu büyük gücün elde edilmesini tasarladı. Budapeşte'de "Bir gün Niyagara Çağlayanını elektrik elde etmek için kullanacağım" diyerek dinleyenleri şaşırttı.

AC Akım Jenaratörleri ve Motorları, radyo, florasan, radar, MRI, lazer teknolojisi, robot teknolojisi, deprem makinesi Nicola Tesla'nın teorileri kaynaklık edinilerek yaratılmış projelerdir.

Kendi deyimiyle zihninde çakan şimşekler çoğu zaman rehberi olmuştur. Bunlardan ışık patlamaları olarak bahseder;
“ ...Bu ışık patlamalarını hala zaman zaman yaşıyorum. Yeni bir fikrin zihnimde parıldayıvermesi gibi durumlarda ortaya çıkıyor. Ama artık eskisi kadar heyecan verici değil bu, eskiye nazaran daha etkisiz. Gözlerimi kapattığımda, ilk önce mutlaka çok koyu ve tek tonlu bir mavi fon görüyorum. Tıpkı açık ama yıldızsız bir gecede olduğu gibi. Birkaç saniye içinde bu alan parıltılar saçan ve bana doğru ilerleyen yeşil ışıltılarla doluyor. Neden sonra sağ tarafımda birbirine paralel ve yakın ışınların oluşturduğu iki ayrı sistem görüyorum. bu iki sistem birbirleri ile dik açı oluşturacak şekilde duruyorlar; sarı, yeşil ve altın renklerinin hakim olmasına karşın, her türlü rengi içeriyorlar. Sonra bu çizgiler daha da parlaklaşmaya başlıyor ve her yere parıltılar saçan belirgin noktalar serpiliyor. Bu resim yavaş yavaş görüntü alanımdan çıkıyor ve sola doğru kayarak yok olup gidiyor, yerini pek de hoş olmayan ölü bir griliğe bırakıyor. burayı çabucak kabaran ve kendilerine canlı formlar vermeye çalışıyormuş gibi duran bulutlar doldurmaya başlıyor. İşin ilginç yanı şu ki, ikinci aşamaya geçilinceye değin bu griliği belirgin bir şekle benzetemiyorum. Her seferinde, uyuyakalmadan az önce, gözlerimde kimi şeylerin ya da insanların görüntüleri canlanıyor. onları gördüğüm anda anlıyorum ki bilincimi yitirmek üzereyim. Eğer ortaya çıkmıyorlarsa ya da bunu reddediyorlarsa biliyorum ki bu uykusuz bir gece geçireceğim anlamına geliyor... ”

O günlerde genellikle doğru akım, ısıtmaya, aydınlatmaya, güç sağlamaya ve iletmeye en uygun olarak bilinirdi. Fakat doğru akım direnç kayıpları o kadar büyüktü ki, her mil kare için bir güç santralına gerek vardı. İlk akkor ampuller (110 Volt'ta), güç santralına yakın olsalar bile parlak ve bir milden daha uzaklıktakiler ise kaybolan güce bağlı olarak sönük yanıyorlardı.

Elektrik mühendisliğini bırakıp, 1884'te cebinde sadece 4 sentle New York'ta gemiden ayrıldı. Tecrübesi onu doğru akım motorları ve dinamolardaki komütatör sorunlar yaratan, gereksiz bir karışıklık inandırmıştı. Doğru akım üretecinin bir komütatörle dış devrede tamamen aynı yöne akan dalga dizileri şeklinde alternatif akım oluşturduğunu gördü. motorda dönme hareketini sağlayacak bir doğru akım elde etmek için, yöntem tersine çevrilmeliydi. Her elektrik motorunun endüvisi, motora alternatif akım beslemek için döndüğü anda manyetik yönlerini değiştiren, döner komütatöre sahipti.
alternatif akım

Bir yıl boyunca,Tesla, bu yabancı ülkede açlıktan korunmak için mücadele etti. Bir süre çukur kazarak geçimini sağladı. Fakat birlikte çalıştığı çukur kazıcı, Western uniOn'un ustası, yemek saatlerinde Nicola Tesla' nın ilgilendiği yeni elektrik sistemlerinin hayali tariflerini dinleyerek, bu konu üzerinde bir plan yaptı. Nicola Tesla'yı A.K.Brown adlı firmanın sahibiyle tanıştırdı. Nicola Tesla'nın parlak planlarıyla büyülenerek, Brown ve bir ortağı büyük bir atılım yapmaya karar verdiler. Ortaya belirli bir miktar para koydular ve Nicola Tesla Batı Broadway'de bir deney laboratuvarı kurdu. Orada Nicola Tesla jeneratör, transformatörler, iletim (transmisyon) hattı, motorlar ve ışıklar gibi tasarladığı sistemlerin tümünün planlarını hazırladı. Hatta iki ve üç fazlı sistemleri de tasarladı.

Cornell Üniversitesi'nden Profesör W.A. Anthony yeni alternatif akım sistemini sınadı ve derhal Nicola Tesla'nın senkron motorunun en iyi doğru akım motoruna eşit yeterlikte olduğunu açıkladı.

O zaman Nicola Tesla bütün kısımlara sahip tek bir patent altında sistemini tescil ettirmek istedi. Patent Bürosu her önemli fikir için ayrı bir dilekçeyle başvurulmasında ısrar etti. Nicola Tesla, 1887'nin Kasım ve Aralığında dilekçelerini verdi ve daha sonraki altı ayda yedi tane A.B.D. patenti aldı. 1888 Nisan'ında çok fazlı sistemini de içeren dört ayrı patent için başvurdu. Bunlar da hızla, bekletilmeden verildi. Yılın sonuna kadar 18 patent daha aldı. Bunları, çeşitli Avrupa patentleri izledi. Bu kadar hızla dağıtılan bu patent çığırının, eşi görülmemişti. Fikirler ilginç ve bir o kadar farklıydı, bir çelişme ya da bir tahmin yoktu. Bu yüzden patentler tek bir tartışma bile yapılmadan verildi.

Bu sırada Nicola Tesla, New York'da AIEE (Şimdiki IEEE)'nin bir toplantısında çok gösterişli konferans verip, tek ve çok fazlı alternatif akım sistemlerinin gösterisini yaptı. Dünya mühendisleri, muazzam gelişmenin kapısını açarak, telle yapılan elektrik enerjisi iletimindeki sınırlamaların giderilmiş olduğunu gördüler.

George Westinghouse, Nicola Tesla'nın laboratuvarlarına gitti ve Nicola Tesla ile tanıştı. Westinghouse, "alternatif akım patentleri için bir milyon Dolar nakit ve ayrıca satış payı vereceğim" diyerek teklifini yaptı. Satış payı, beygir gücü başına 1 dolar olmak üzere anlaştılar.

Ülke çapındaki Westinghouse yatırımlarının başarısı, gelişen elektrik endüstrisinde rakip durumunu korumak için General electric, Westinghouse'dan bir lisans almak zorunda kaldı.

1890'da, uluslararası Niagara komisyonu elektrik üretmek için, Niagara çağlayanının gücünü kullanmak amacıyla çalışmaya başladı. Bilgin Lord Kelvin, komisyonun başkanlığına atandı ve derhal doğru akım sisteminin en iyi olacağına dair açıklamasını yaptı. Fakat güç, 26 mil uzaklıktaki Buffalo'ya iletilecekti. Bu durumda alternatif akımın gerekliliğini kabul etti.

Westinghouse, on tane 5000 beygirgücündeki hidroelektrik jeneratörü için ve General Electric ise iletim hattı için kontrat yaptılar. Bu sistem iletim hattı, yükseltici ve alçaltıcı transformatörler Nicola Tesla'nın 2 faz projesine uygundu. Hareket eden parçaları azaltmak için, dıştan dönen alan ve içi sabit armatürlü, büyük alternatörler planlanmıştı.

O zamana kadar bu büyüklükte bir proje yapılmadığı için, bu tarihi proje heyecan yarattı. Dakikada 250 devir yapan, herbiri 1775 Amper veren, 2250 Volt'luk on büyük alternatör, iki fazlı 25 Hz (Hertz)'de 50.000 Beygir gücü veya 37.000 kW'lık çıkış oluşturuyordu. Rotorların herbiri, 3 metre çapında, 4,5 metre uzunluğunda (düşey jeneratörlerde 4,5 metre yükseklik) ve 34 ton ağırlığındaydı. Sabit parçaların herbiri 50 ton ağırlığındaydı. Gerilim, iletim için 22.000 Volt'a çıkarıldı.

Nicola Tesla, alternatif akım ve yüksek frekansla ilgili olarak aşağıdaki sözleri söylemiştir;
“ ...Kendi alternatif akım ve yüksek frekans ile ilgili "Frekans yüksek olduğu müddetçe yüksek voltajlardaki alternatif akımlar derinin yüzeyinde, herhangi bir yaralanmaya neden olmadan salınırlar. ama bu amatörlerin becerebileceği bir şey değildir. sinir dokularına nüfuz edebilecek miliamperler öldürücü bir etki yaratabilir ama derinin üzerindeki amperler kısa süreler için zarar vermez. Derinin altına sızabilecek düşük akımlarsa, ister alternatif ister doğru akım olsunlar, ölüme yol açabilir... ”
Uzaktan radyo kontrolü

Sonradan Telsiz denilen, radyo alanında Nicola Tesla'nın öncülüğü, Mors koduyla yapılan haberleşmeden de ileri gitti. 1898'de New York şehrinin Madison Parkı'nda (Madison Square Garden) telsiz ile uzaktan kontrola ait parlak bir gösteri düzenledi. Geleneksel Elektrik Fuarının geliştiği yer ve genellikle Barnum-Bailey sirkinin çalıştığı büyük alanın ortasına büyük bir tank koydu ve suyla doldurdu. Bu küçük gölün üzerine, yüzmesi için, 1 metre uzunluğunda anten direği olan bir tekne koydu. Teknenin içinde bir radyo alıcısı vardı. Nicola Tesla, seyircilerin isteği doğrultusunda ileri gitme, sağa veya sola dönme, durma, geri gitme, ışıkları yakıp söndürme gibi çeşitli şeyleri uzaktan radyo kontrol sayesinde yaptı. Unutulmaz gösteri tüm seyircileri hayran bıraktığı gibi günlük gazetelerin ön sayfalarında yer aldı..
Yüksek frekans öncülüğü

Nicola Tesla, araştırmalarında, yüksek gerilim ve yüksek frekansın bilinmeyen alanlarına daha çok yer verdi. Yüksek frekans cihazlarını kullanırken, bir elini daima cebinde tutardı. Bütün laboratuvar asistanlarına bu ön tedbiri almalarında ısrar ederdi ve bu kural, bugüne kadar daima gerilim bakımından tehlikeli cihaz etrafındaki uyanık araştırıcılar tarafından da uygulanmaktadır. O zaman yararlanılmamış olmasına rağmen, Nicola Tesla'nın yüksek frekans ve yüksek gerilim alanındaki keşifleri, modern elektroniğin yolunu açtı. Bir yüksek frekans transformatörü ile (Nicola Tesla Bobinleri - Nicola Tesla Coils) çıplak elinde tuttuğu gazlı tüpü yakacak şekilde vücudundan, zarar vermeden, yüksek gerilimli akım geçiriyordu. O günlerde Nicola Tesla, aslında neon tüpünün ve flüoresan tüpünün aydınlatmasını gösteriyordu.

Bazen, frekans aralığının alt ve üst kısımlarında yaptığı denemeler, Nicola Tesla'yı keşfedilmemiş bölgelere yöneltti. Mekanik ve fiziksel titreşimlerle çalışırken, Houston Caddesindeki yeni laboratuvarının etrafında hakiki bir depreme neden oldu. Binanın doğal rezonans frekansına yaklaşan, Nicola Tesla'nın mekanik osilatörü, eski binayı sarsarak tehdit etti. Bir blok ileride, polis karakolundaki eşya esrarengiz bir şekilde dans etmeye başladı. Böylece, Nicola Tesla, rezonans, vibrasyon ve "doğal 7 periyot"a ait matematiksel teorileri ispatladı.
Dünya çapında telsiz

Long Island'ın tepelik bölümünde, Wardenclyffe yakınında yavaş yavaş yükselen garip yapı bütün seyredenlerin ilgisini çekerdi. Tek parça olması dışında, büyük bir mantara benzeyen yapı, yerdeki kısmı geniş ve 62 metre yukarısındaki tepe noktasına doğru daralan, kafes şeklinde bir iskelete sahipti. Tepede 30 metre çapında bir yarım küreyle örtülüydü. İskelet, bronzdan kalın civata ve bakır lamalarla birbirine bağlanmış, sağlam ağaç kolonlardan yapılmıştı. Yarım küre şeklindeki tepe, üstten yüzeysel olarak bakır bir elekle kaplıydı. Tüm yapıda demir metali yoktu.

Ünlü mimar Standford White, konuyla o kadar ilgilendi ki, en iyi yardımcısı W. D. Crow'u görevlendirerek proje işini ücretsiz yaptı.

34'üncü caddedeki eski Waldorf-Astoria otelinde oturan Nicola Tesla, hergün, taksiyle, çarklı araba vapuruna binerek Long Island şehrine giderek , oradan da Long Island demiryoluyla Shoreham'e aktarma yaparak inşaata gidiyordu. Proje kontrolünün aksamaması için, trenin yemek servisi onun için özel yemek hazırlıyordu.

Büyük kulenin yakınında, 30 metre karelik tuğla bina tamamlandığı zaman, Nicola Tesla Houston caddesindeki laboratuarını binaya taşımaya başladı. Bu sırada radyo frekans jeneratörleri ve onları çalıştıran motorların yapımında üzücü bazı gecikmelerle karşılaşıldı. Birkaç camcı, planları hazır olan özel tüpleri şekillendirmeye çalışıyorlardı.
Dünya'nın en güçlü vericisi

Yüksek gerilim ve yüksek frekanslı elektrik iletimi konusundaki araştırmalar, Nicola Tesla'yı Colorado Springs yakınlarındaki bir dağın üzerine dünyanın en güçlü radyo vericisini kurup çalıştırmaya yöneltti. 60 metrelik direğin etrafında, 22,5 metre çapında, hava çekirdekli transformatörü yaptı. İç kısımdaki sekonder 100 sarımlı ve 3 metre çapındaydı. Üreticisi, istasyondan birkaç mil uzaklıkta bulunan enerjiyi kullanırken, Nicola Tesla ilk insan yapımı şimşeği oluşturdu. Bir direğin tepesindeki 1 metre çaplı bakır küreden, 30 metre uzunluğunda, kulakları sağır eden şimşekler çaktı. Ufka kadar gök gürültüsü işitildi. 100 milyon Volt değerinde gerilim kullanılıyordu.

İlk denemesinde, vericideki güç jeneratörünü yaktı. Fakat tamir ederek 26 mil uzağa, gücü telsiz ile iletebilinceye dek deneylerine devam etti. O uzaklıkta, toplam 10 kW'lık 200 tane akkor ampulü yakmayı başardı. Daha sonra, kendi patentleriyle meşhur olan Fritz Lowenstein, Nicola Tesla'nın yardımcısı iken bu gösterişli başarıya şahit oldu.

1899'da alternatif akım patentleri için Westinghouse'dan aldığı paranın sonunu harcadı. Albay John Jacob Astor, onu mali yönden kurtarmaya geldi ve Colorado Springs'deki denemeleri için 30.000 Dolar sağladı. Sonra bu para da bitti ve Nicola Tesla New York'a geri döndü.

J.P. Morgan, gösterişli başarıları ve şahsiyeti dolayısıyla, Nikola Tesla'nını hayranı olmuştu. Nicola Tesla, kısa zamanda J.P. Morgan'ın sürekli misafiri oldu. Kusursuz giyinişli, birkaç dilde yaptığı kültürlü konuşması ve medeni davranışıyla gösterişli centilmen Nicola Tesla, New York sosyetesinin gözdesi oldu.
İyonosfer çalışmaları, radar ve tribünler

Nicola Tesla dünyanın katmanlarından biri olan iyonosferin insanlığın yararına kullanabileceğini söyleyen ve bunu ispatlayan bilim adamıdır. İyonosfer, 19. yüzyılda keşfedilmiştir, dünyanın üzerinde bulunan üçüncü sıra katmandır ve Nicola Tesla'yı ilgilendiren en önemli özelliği elektrik enerjisinin ve radyo,ses ve elektro manyetik dalgaların kablosuz olarak çok uzak bir noktadan diğer noktaya taşımasını sağlamaktadır.

Nicola Tesla iyonosfer ile ilgili çok fazla araştırma yaparak ilk radyo yayın merkezi ve kablosuz elektrik taşıma merkezi olan Shoreham, Long Island'da 1901 ile 1905 yılları arasında Wardenclyffe Kulesini inşa eder.
Radyo frekans alternatörü

1890'da Nicola Tesla yüksek frekans alternatif akım üreteçlerini yapmıştı. 184 kutuplu olan bir tanesi 10 kHz'lik çıkış veriyordu. Daha sonra, 20 kHz'e kadar yüksek frekansları elde etti. Ancak on yıl kadar sonra 50 kW çıkışlı radyo frekans üretecini Reginald Fessenden geliştirdi. Bu makine, General Electric tarafından 200 kilo Watt'a çıkarıldı ve Fessenden'in ilk alternatörlerini kuran, çalışmasını kontrol eden adamın adı verilerek, Alexanderson alternatörü satışa çıkarıldı.

Hemen hemen dünya kablolarının çoğunu elinde tutan İngiliz işadamlarının, bu makineye ait patentleri elde etmek üzere olduklarını görünce, A.B.D. Donanmasının acele çağrısıyla "Radio Corporation of America (RCA)" şirketi kuruldu. Yeni firmanın 1919'da kurulmasıyla, Marconi Wireless Telegraph Co. of America firmasının güçlü fakat yetersiz, Marconi kıvılcımlı vericileri, çok başarılı olan Radyo Frekans alternatörleri ile yer değiştirdiler.

Birincisi N.J. New Brunswick'te kuruldu. 200 kilo Watt'da ve 21,8 kilo Hertz frekanslı titreşim oluşturdu ve ticari işte kullanıldı. Bu ilk, sürekli, güvenilir Atlantik aşırı Radyo servisi idi. Bu alternatörler, Nicola Tesla'nın kulesinin yerine, Radyo merkezinin tüm güçlerini sağladı. Böylece Nikola Tesla'nın Dünya çapında telsiz hayali, 30 yıl sonra, icat ettiği vericinin kullanılmasıyla yeniden gerçekleştirildi.

Tesla'nın ölümünden 5 ay sonra Amerikan Yüksek Mahkemesi daha önce Amerikan Patent Ofisi tarafından Marconi adına onaylanan kablosuz iletişim tekniğinin geçersiz olduğuna ve patent hakkının Nikola Tesla'ya ait olduğuna karar vermiştir.
Uzaktan kumanda, kozmik ses dalgaları ve uzay

1898 yılında ilk defa uzaktan kumanda ile yönetim sistemini bir araca uygulamıştır. Mayıs, 1898'de Madison Square Garden'da dünyaya bu buluşunu tanıtmıştır. Bahsi geçen araç su üstünde haraket eden ve uzaktan kumanda ile yönetilebilen bir bottur. Projelerinin tanıtımında afili yöntemler uygulayan Nicola Tesla'yı izleyen herkes Nicola Tesla'nın bunu beyin gücüyle yaptığına inanmıştır. Daha sonra Nicola Tesla uzaktan kumandayı açıklamıştır.

Bu buluşun üstüne New York Times gazetesinden bir yazar Nicola Tesla'ya bu şekilde uzaktan kumanda ile savaşan denizaltılar yapabilirsiniz demiştir. Nicola Tesla ise bu "bir savaş aracı değil, robot ırkının ilk temsilcisidir, yani insanlığın hizmetinde kullanılabilecek onların işlerini azaltarak yapacak mekanik adamdır" demiştir.

Bu buluş temel alınarak günümüzde uzaktan kumanda ile kontrol edilebilen uzay mekikleri, uydular ve çeşitli silahlar geliştirilmiştir. Günümüzdeki uzaygemisi uzaktan kumanda merkezleri Nicola Tesla'nın yöntemini uygulamaktadır.

Bir sene sonra Nicola Tesla uzaydaki hayatın varlığı ile de yakından ilgilenmiş. Dünyada ilk defa 1899 yılının Mart ayında kendi labaratuarından uzaya ses dalgaları göndermiştir. Uzaydan kozmik ses dalgalarının kaydını yapmıştır. Bunun duyurusu yaptığında bilim çevresinden ilgi ve destek görememesinin sebebi o yıllarda kozmik radyo dalgalarının bilim camiasında yeri olmamasıdır.
USS Eldridge (DE 173) 1944

1917'nin Ağustos'unda uzaktaki cisimlerin üzerine kısa dalga darbeleri gönderip, yansıyan kısa dalga darbelerinin bir flüoresan ekran üzerinde toplanmasıyla izlenebileceklerini açıklamıştır.
Kişiliği

Nicola Tesla hiç evlenmedi. Bekar ve aseksüel olmasının bilimsel yeteneklerine yardımcı olduğunu düşünüyordu. Kolay öfkelenen Nicola Tesla ile, Thomas Edison Waterside Enerji Tesisi ve Allis Charmes Fabrikasındaki araştırmalarında onunla çalışan bazı mühendis ve yardımcıları arasında ortaya çıkan sürtüşme, aleyhine oldu. Bugün, düz rotorlu Nicola Tesla türbinlerinin sonucu hakkında hiçbir bilgimiz yoktur.

Yıllar geçtikçe, ondan, gittikçe daha az haber alınmaya başlandı. Bazen gazeteci ve biyografi yazarları onu arayıp röportaj yapmak istiyorlardı. Gittikçe garipleşti, gerçeklerden uzaklaştı, aldatıcı hayalciliğe yöneldi. Not alma alışkanlığı edinmemişti. Her zaman tüm araştırma ve deneylerine ait tüm bilgiyi aklında tutabildiğini iddia ve ispat etti. 150 yıl yaşamaya kararlı olduğunu ve 100 yaşının üstüne eriştiği zaman, araştırma ve deneyleri sırasında topladığı bütün bilgiyi etraflıca anlatarak, anılarını yazacağını söyledi. II. Dünya Savaşı sırasında öldüğü zaman, kasasına askeri yöneticiler el koydular ve kayıtların cinsine ait herhangi bir şey duyulmadı.

Nicola Tesla'nın kendine özgü bir tutarsızlığı da, kendisine iki şeref unvanı verildiği zaman ortaya çıktı. Birini reddetti. 1912'de Nikola Tesla ve Thomas Edison'un 40.000 $'lık Nobel Ödülü'nü paylaşmaya seçildikleri açıklandı. Nicola Tesla, bu ödülü de reddetti. Her nasılsa, Thomas Edison'u sevenler tarafından kurulan AIEE Edison madalyasını 1917'de Nicola Tesla'ya layık görüldüğünde, bunu kabul etmeye yanaşabildi.
“ ...Beş duyusunun aşırı hassalaşması ve bundan dolayı çektiği sıkıntılar konusunda şöyle demiştir; "Yakından ve uzaklardan gelen kükreyen sesler beni korkuya sürüklüyordu ve bunların ne olduğunu bir türlü ayırt edemiyordum. Güneş ışınlarının önü periyodik olarak kesildiğinde bu beynim üzerinde öylesine büyük bir güç alanı yaratıyordu ki kendimden geçiyordum. Bir köprü ya da bunun gibi bir yapının altından geçebilmek için tüm irademi zorlamam gerekiyordu çünkü kafatasım üzerinde dayanılmaz bir basınç hissediyordum. Karanlıkta bir yarasa kadar duyarlı olabiliyordum, metrelerce uzaklıktaki bir nesnenin varlığını alnımda hissettiğim bir ürperti sayesinde fark edebiliyordum... ”
Nikola Tesla ve Thomas Edison

Nicola Tesla'nın aradığı fırsat ve şans kolayca eline geçmedi. O zamanlar New York'da Pearl caddesindeki ilk laboratuvarında akkor lambası için pazar aramakla meşgul olan Thomas Edison'a rastladığı zaman Nicola Tesla, gençlik heyecanıyla, kendisinin bulduğu alternatif akım sisteminin açıklamasını yaptı. Bu düşünceyi derhal ve tamamen kestirip atan o büyük adam, "Sen teori üzerinde vaktini harcıyorsun" dedi.

Tesla, Edison’a çalışmalarından ve AC akım planından bahseder.Edison AC akımıyla fazla ilgilenmez ve Tesla'ya bir görev verir.

Tesla, Edison tarafından kendisine verilen görevi her ne kadar sevmemiş olsa da Edison'un kendisine labarotuar acmasını sağlayacak kadar bir para ödeyeceğini öğrenince görevi birkaç ay içinde tamamlar. DC santralindeki sorunları çözmüştür. Edison’un kendisine söz verdiği ücreti talep ettiğinde, Edison şaşırmış bir şekilde “tam bir Amerikalı gibi düşünmeye başladığında Amerikan şakalarından da anlayabileceğini” söyler ve bir ücret ödemez. Tesla derhal istifa eder. Kısa süren birlikte çalışma dönemini, uzun süreli bir rekabet izleyecektir.
Nikola Tesla ve J.P. Morgan

1904 Mart'ı, Elektrik Dünyası ve Mühendisliği Dergisinde, Nicola Tesla, Kanada Niyagara Enerji firmasının telsiz enerji iletimi sistemini uygulamasını istediğini ve bunun için 10 milyon Volt'luk gerilimde 10.000 beygir gücü dağıtabilecek bir sistem kullanmayı istediğini açıkladı.

Niyagara Projesi kâğıt üzerinde belirtilen gibi asla gerçekleşmedi fakat küçük bir elektrik santrali kuruldu. Fakat, gösterişli Long Island'ın kaderine etki yaptı.

Tesla'nın en önemli projesi Kablosuz Enerji İletişimi idi. 20 adet ampulü kablo olmadan 25 mil uzaktan yakabildiği kayıtlara geçmiştir.

Nicola Tesla, ilk defa elektriğin bir kaynaktan çevreye yayılarak kablosuz ve çok yüksek miktarlarda iletimi söylemiştir. Kağıt üstünde bunu ispatlayan Nicola Tesla daha sonra yaptığı deneylerle de bunu göstermiştir. Kendisinin elinde kablosuz yanan bir ampül tutan fotoğrafı bulunmaktadır. Bu projenin patentini aldıktan sonra Nicola Tesla'nın en büyük destekçisi J.P. Morgan bu kablosuz enerji iletimi ile şirketin ekonomisinin batacağını anlamış ve finansman desteğini kesmiştir. Eğer destek o gün kesilmeseydi, günümüzde insanlar elektriği ücretsiz bir şekilde kablosuz olarak kullanabilecekti.
Öngörü Yeteneği

Bu sırada Elektroadam Nicola Tesla (1904), Mors koduyla sınırlı olan büyük endüstrinin geleceğine ait, uzak görüşünü açıklayan kuramsal broşürünü yayınladı. Bu broşür, Nicola Tesla'nın kahin olduğuna herkesi inandırdı. "Dünya çapında telsiz sistemi"nde, çeşitli olanakları sağlayacak olan özellikler açıklanıyordu. Broşürde, telgraf, telefon, haber yayını, borsa görüşmeleri, deniz ve hava trafiğine yardım, eğlence ve müzik yayını, saat ayarı, resimli telgraf, telefoto ve teleks hizmetleri ile, Nicola Tesla'nın sonradan oluşumunu gördüğü radyo sitesi anlatılıyordu..
Ölümü ve Sonrası

Sıradışı bir karaktere sahip olan Tesla, para yönetiminde hiçbir zaman başarılı olamadı. Hayatının son yıllarını borçlarından kaçmak için sürekli otel değiştirerek geçirdi. 7 Ocak 1943 tarihinde 86 yaşındayken New Yorker Oteli'nin bir odasında kalp yetmezliği sebebiyle hayata veda etti. Ölmeden önce teleforce silahı adını verdiği bir çalışma yürütmekte olan Tesla'nın bütün dokümanlarına ABD hükümeti tarafından el konuldu..

Tesla'nın geride bıraktıkları ile en çok ilişkilendirilen kurum Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü oldu. Tesla'dan geride kalanlar üzerinde çalışmalara devam edildiği ve geliştirilen teknolojiler olduğu söylentileri bulunmaktadır.
Nikola Tesla müzesi Belgrad, Sırbistan
Yayınlar

A New System of alternating Current Motors and Transformers, American Institute of Electrical Engineers, May 1888.
selected Tesla Writings, Written by Tesla and others,.
Light Without Heat, The Manufacturer and Builder, January 1892, Vol. 24
Biography - Nikola Tesla, The Century Magazine, November 1893, Vol. 47
Tesla's Oscillator and Other Inventions, The Century Magazine, November 1894, Vol. 49
The New Telegraphy. Recent Experiments in Telegraphy wih Sparks, The Century Magazine, November 1897, Vol. 55

Kitaplar

Adam Fawer'in yazdığı Empati adlı romanın bir bölümünde Nikola Tesla ile ilgili bilgi verilmektedir.
Anderson, Leland I., "Dr. Nikola Tesla (1856–1943)", 2d enl. ed., Minneapolis, Tesla Society. 1956.
Auster, Paul, "Moon Palace", 1989. Tesla'nın hikâyesini anlatır.
Cheney, Margaret, "Tesla: Man Out of Time", 1981. ISBN 0-13-906859-7.
Childress, David H., "The Fantastic Inventions of Nikola Tesla," 1993. ISBN
Glenn, Jim, "The Complete Patents of Nikola Tesla," 1994. ISBN
Jonnes, Jill "Empires of Light: Edison, Tesla, Westinghouse, and the Race to Electrify the World". New York: Random House, 2003. ISBN
Martin, Thomas C., "The Inventions, Researches, and Writings of Nikola Tesla," 1894 . ISBN-X
O'Neill, John Jacob,"Prodigal Genius," 1944. Paperback reprint 1994, ISBN 978-0-914732-33-4. (ed. Prodigal Genius burada online olarak hazır durumda)
Lomas, Robert,"The man who invented the twentieth century : Nikola Tesla, forgotten genius of electricity," 1999. ISBN
Ratzlaff, John and Leland Anderson, "Dr. Nikola Tesla Bibliography", Ragusan Press, Palo Alto, California, 1979, 237 sayfa.
Seifer, Marc J., "Wizard, the Life and Times of Nikola Tesla," 1998. ISBN (HC), ISBN (SC)
Tesla, Nikola, "Colorado Springs Notes, 1899–1900", ISBN-X
Trinkaus, George "TESLA: The Lost Inventions", High Voltage Press, 2002. ISBN 0-9709618-2-0
Valone, Thomas, "Harnessing the Wheelwork of Nature: Tesla's Science of Energy," 2002. ISBN

Gündem

Carlson, W. Bernard, "Inventor of dreams". Scientific American, Mart 2005 Vol. 292 Issue 3 p. 78(7).
Jatras, Stella L., "The genius of Nikola Tesla". The New American, 28 Temmuz 2003 Vol. 19 Issue 15 p. 9(1)
Rybak, James P., "Nikola Tesla: Scientific Savant". Popular Electronics, 1042170X, Kasım 1999, Vol. 16, Issue 11.
Lawren, B., "Rediscovering Tesla". Omni, Mart 1988, Vol. 10 Issue 6.

Filmografi

David Bowie tarafından 2006 yılında "The Prestige" (Prestij) filminde canlandırıldı.
Tesla'nın hayatını anlatan en azından iki tane film var. Birincisi, 1977 yılında TV için yapılmıştır. Tesla'yı Rade Šerbedžija canlandırmıştır. 1980 yılında Orson Welles tarafından Tajna Nikole Tesle (Nikola Tesla'nın Gizli Yaşamı) tekrarda filme alınmıştır. Krsto Papić tarafından yönetilmiş, Petar Božović tarafından oynanmıştır.
Tesla: Master of Lightning, (Tesla : Yıldırım Ustası) Robert Uth tarafından 2003 yılında yapılıp, Stacy Keach Tesla'yı seslendirmiştir.
"Tesla: Master of Lightning" (Tesla : Yıldırım Ustası) 1999. ISBN (Kitap) ISBN (PBS Video)
Lost Lightning: The Missing Secrets of Nikola Tesla (Kayıp Yıldırım : Nikola Tesla'nın Aranan Sırları)( (Google Video'da)

Kaynakça

^ Seifer, "Wizard" sayfa. 7
^ "http://www.tfcbooks.com/teslafaq/q&a_040.htm". Twenty First Century Books, Breckenridge, CO.
^ Nicola Tesla, Gerçek Mucit
^ Tesla, Anlaşılmamış Dahi, Margaret Cheney
^ Public Broadcasting Service'in "Master of Lightning"ı. Website
^ http://en.wikipedia.org/wiki/Nikola_tesla
^ Jonnes, Jill. Elektrik İmparatorluğu ISBN 0-375-75884-4. Sayfa.355
^ Seifer, "Wizard" sayfa 378-380
^ http://www.teslascience.org/pages/white.htm
^ http://www.teslasociety.com/biography.htm
^ Tesla, Nikola, "The True Wireless". Electrical Experimenter, Mayıs 1919. (daha fazlası için pbs.org)
^ Nikola Tesla Master of Lightning Documentary - Copyright 2000 New Voyage Communications
^ Jonnes, Jill. Elektrik Devletleri ISBN 0-375-75884-4. Sayfa 35
^ Corum, K. L., J. F. Corum, "Nikola Tesla, Lightning Observations, and Stationary Waves". 1994.
^ [Tesla, Anlaşılmamış Dahi, Margaret Cheney]
^ O'Neill, "Prodigal Genius" sayfa 228-229
^ BİLİM VE ÜTOPYA / Tesla / MART 2000/SAYI 69 SAYFA :7
^ Biyografi.info Nikola Tesla Biyografisi

Dış bağlantılar

Nikola Tesla Museum
FOIA FBI files on Nikola Tesla
Kablosuz elektrik enerjisi aktarımı hakkında güncel haberler 1
Kablosuz elektrik enerjisi aktarımı hakkında güncel haberler 2
Kablosuz elektrik enerjisi aktarımı hakkında güncel haberler 3
NikolaTesla.fr - Tesla 1.000 'den fazla belge


Alıntı kaynağı:https://www.facebook.com/pages/Nikola-Tesla/105515389482989#

Şaban Aktaş tarafından 2/5/2013 11:10:28 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
MeralaAdak
5 Şubat 2013 Salı 10:47:36
Güzel dokundurtmalar, güzel tespitler ..
Söylenecek daha ne çok şey var aslında;sustuğumuz!
Okurdan daha çok Şair'i olan bir ülkede "Şairim" demek biraz tuhafıma gidiyor ama burada da bardağın dolu tarafından bakmaya çalışıyorum hep "şiir giren yüreğe kötülük girmez" mi? Neyse her yerde iyilerde olacaktır, iyi olmayanlarda ya! Neyse lafı fazla uzatmaya gerek yok; güzel bir yazı idi.. Günün seçkisi olan yazını kutlarım sevgili dostum .Sevgimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 5 Şubat 2013 Salı 15:39:52
Teşekkürler Meral hanım. Saygıyla..
cendam
4 Şubat 2013 Pazartesi 23:18:18
Şaban Bey:
Kutlarım.
Sazın bam dalına vuran bir yazı olmuş ve iyi olmuş

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 5 Şubat 2013 Salı 00:00:41
Cengiz bey, teşekkürler dost kalem. Saygılar.
Muharrem Nalçacı
4 Şubat 2013 Pazartesi 19:05:45
Güzel düşüncelerdi.
Teprik ederim.

Saygıyla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 5 Şubat 2013 Salı 00:01:20
Teşekkürler. Saygıyla.
Ebrulisevgi
4 Şubat 2013 Pazartesi 16:48:55
saygılar bizden başarılar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 5 Şubat 2013 Salı 00:00:05
Teşekkür ederim. Saygılar.
Davidoff
4 Şubat 2013 Pazartesi 13:38:51
Geçen gün bir eleştiri okudum Sn. Aktaş ve sustum...

Aslında konuşacak çok şey vardı ama lâfı kime anlatacaksınız ki ?

O kişi sözden anlayacak biri olsa, zaten öyle bir yorum yazmazdı. " Kitap çıkaranlar arazi oluyor."

Edepli bir insana bu söz yakışır mıydı merak ediyorum. Burası güzel bir site, övmek için söylemiyorum.

Akıllı insanlar; birbirlerinin yanlışlarını özel msj. ile düzeltmeye çalışıp, öğretiyorlar. Diğerleri ise "hopp arkadaş burasını yanlış yapmışsın haberin olsun." Diyerek hem kendisinin daha bilgili olduğunu çevreye duyurmaya gayret ediyor, hem de o kişiyi küçük düşürmeye çalışıyor.
Kendinden büyük bir yazara, sen diye hitap edip " sen bu sayfaların renklerini hiç yapamıyorsun", "fotoğraf seçmeyi beceremiyorsun", "kitap çıkardın da ne oldu" gibi saçma sapan sözler...

Aslına bakarsanız çok da önemli değil...

Kimin ne olduğunu herkes biliyor. Burada önemli olan, bilgi edinmek. Yazmak ve gün geçtikçe daha güzel yazmak.


Saygılarım hepinize.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 4 Şubat 2013 Pazartesi 23:59:46
Değerli katkınız için teşekkürler. Saygıyla.
Mustafa Sade
4 Şubat 2013 Pazartesi 13:14:01
Güzel bir yazı idi, Kutlarım kalemi;

Saygıyla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 4 Şubat 2013 Pazartesi 23:59:06
Çok teşekkür ederim Mustafa bey. Saygılar.
Seher_Yeli S.ZerrinAktaş
4 Şubat 2013 Pazartesi 13:00:16
Evrene pozitif enerji yayan bu güzel yazınızı ve başarınızı yürekten kutlarım.

Emeğinize, yüreğinize sağlık. Saygılarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 4 Şubat 2013 Pazartesi 23:58:06
Çok teşekkürler soyadaşım. Saygılar.
ayşe1
4 Şubat 2013 Pazartesi 12:09:22
İnsanı insan kılan, insana özgü bir meleke düşünebilme.
Descarte'ın dediği gibi: ''Düşünüyorum; o halde varım.''
Düşünce iklimleri de değindiğiniz gibi insanoğlunu, nispetince geliştirecek, yeni çağlara taşıyabilecek güneş misali bir kaynak.
Yazınıza teşekkürlerim ve tebriklerimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 4 Şubat 2013 Pazartesi 12:15:04
Katkınız değerlidir. Çok teşekkürler ve saygılar.
aysemujgan
4 Şubat 2013 Pazartesi 12:01:46
güzel bir denemeydi, tebrikler...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 4 Şubat 2013 Pazartesi 12:03:15
Çok teşekkür ederim. saygılar.
Ebru Nil
4 Şubat 2013 Pazartesi 08:58:50

İkliminiz candan ve içten ve gerçekçi..iklimlediniz beni dost kalem..

güne gelen değerli yazınızı kutlarım.

saygımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 4 Şubat 2013 Pazartesi 11:21:00
Cemre mevsiminde kalsın yüreğinizin iklimi...Saygılar.
asude_vuslat
4 Şubat 2013 Pazartesi 00:30:39
Tebrikler yararlandık,teşekkürler güzel yazınız için...


SAĞLAM DUVAR, SAĞLAM TUĞLA
İSTER.

Hazreti Mevlana ne güzel söylemiş;
Hangi tohumu toprağa attın da
Filiz vermedi, , doğru olanı istedin de
Allah senden esirgedi
Yeter ki sen sabitkadem olarak
Yerinde sabırla sağlam dur.

Cevap Yaz
su_misali(Gülhun Ertilav)
4 Şubat 2013 Pazartesi 00:20:58

"Güneşin kimseden şikâyetçi olduğunu gördünüz mü?"

çok güzeldi Şaban Bey

kutlarım gün başarınızı

saygılarımla



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 4 Şubat 2013 Pazartesi 11:20:04
Sağolun varolun Gülhun hanım. Saygıyla...
Mahir Ulaş
4 Şubat 2013 Pazartesi 00:20:39
Güzeldi,..
Doğanın hiç bir şikayeti olmadı insan kadar,
yaratılan çelişkiler ve kaybolan gerçekler,

saygımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 4 Şubat 2013 Pazartesi 11:18:57
Çok teşekkürler, saygılar.
ALPEREN OZAN
4 Şubat 2013 Pazartesi 00:05:59
ŞAİR, YAZAR, AYDIN YA DA DÜŞÜNÜR, YAZDIKLARIYLA, DÜŞLERİYLE, DÜŞÜNCELERİYLE HER AN DİLİN VE DÜŞÜNCENİN, DOLAYISIYLA DA DAVRANIŞLARIN, BİLİM VE SANATIN, DÜNYANIN DEĞİŞİMİNE KATKI SUNAN İNSANDIR.

Onun için atalar der ki; ”Büyük lokma ye, büyük lâf söyleme!”

Düşlerin hay’rola ey insanoğlu… Unutma her doğan gün’le insan hayata her gün yeniden doğar… Güneş gibi de doğabilmek var ya! Mevsimleri yaratmak güneşin, düşünce iklimlerini yaratmak insanoğlunun elindedir.

Güneşin kimseden şikâyetçi olduğunu gördünüz mü?

...
ruhuma da beynime de iyi geldi
iyi ki varsın dost:)

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 4 Şubat 2013 Pazartesi 11:19:15
Selamlar sevgiiler saygılar dost...
Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi
4 Şubat 2013 Pazartesi 00:04:34
Yazımı beğenileri ile güne taşıyan arkadaşlara candan teşekkür ederim.

Sevgiler, saygılar...

Cevap Yaz
sözbir
3 Şubat 2013 Pazar 14:34:41
paylaşımlarınız ve düşünceleriniz için kendi adıma teşekkürler...saygılarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 3 Şubat 2013 Pazar 16:34:38
Sağolasınız değerli dost. Selamlar saygılar...
bekir güçlüer
3 Şubat 2013 Pazar 14:15:58
Güzel bir yazıydı. Beğenerek okudum.
Tebrik eder, saygılarımı sunarım.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Şaban Aktaş (Homerotik) Yazının sahibi 3 Şubat 2013 Pazar 14:20:59
Okuduğunuz için ben de size teşekkür ederim sayın Güçlüer.

Saygıyla, esenlikler dilerim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.