Kendine güvenmeyenin en iyi taktiği, susmaktır. LA ROCHEFOUCAUL [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
Şiir Puan
1 2 3 4 5
 

10 10 3
Toplam: 15.0 puan
3 kişi puan vermiş.


Şiir Bilgi
17.07.2017 tarihinde eklendi.
162 çoğul gösterim
152 tekil gösterim
2 yorum
3 kişi beğendi.
Portfolyo: Genel
Şiiri Beğenenler
En son eklediği şiirler

OTOPSİ


I.
Güve ile kelebeği anlatıyordu böcek bilimciler
Ve İçime düşen kelimeler : güve ve kelebek…

Güve ile kelebeğin hikayesidir bu…

Entomologlar ısrarla güveyi anlattılar ve bizler,
evlerimizde uçuşan güvelerle yaşadık varoluşumuzdan beri…

Böcek bilimciler derler ki;
güveler, çok severlermiş tahıl ambarlarını,
Evlerin duvarlarını.
küçük vücut yapıları varmış ve kontrolsüz egoları
Mutlaka ilaçlamak gerekirmiş
Hatta ısrarla öneriyorlar
İlaçlama, periyodik yapılmalı

Sonra, bir bir anlatmışlar güve ile kelebeğin anatomik yapısını

Aman dikkat demişler karıştırmayın kelebek ile güvenin benzerliğini;

Zira kelebeğin parlak ve pürüzsüzdür teni,
Güvelerin tüylü ve pullu olur kanatları…

Antenleri ince düzgün iken kelebeğin
Tırtıklı ve çok hızlı çalışır güvelerin radarları

Haa bir de etten beslenirler, iyi koruyun kalp kaslarınızı…

Tırtılın yolculuğu uzun olur diyorlar,
ben de onların elçisiyim, yani böcekbilimcilerin
Zira bilirsiniz zeval olmaz elçiye
sadece bazen kopar bedenlerinden boyunları…

Neyse dönelim kitaplara ve doğaya
bakalım başka ne demiş böcek bilimciler güve ile kelebek hakkında…

güveler çabuk bırakır larvalarını
bir kozanın içine oğullarını,
korunaklı ve aşılmaz ince zarlardan perdeli duvarları

kelebeğin ise yolculuğu uzun olurmuş geçerken tırtıl halinden pupaya…
ve çok detaylı metamorfozları varmış.
güveler çok çabuk gelişirken,
kelebeğin uzun olurmuş doğum sancısı



kelebeklerin gözleri varmış pek çok ve
bir mozaik gibi algılarmış dünya
her gözü, başka bir parçayı algılar ve
parça parça bakarmış dünyaya
ve aktarırmış kırık bir aynanın milimetrik parçalarına algılarını…

II.

aylardan nisandı ve koç burcunu işaret ediyordu astrologlar
ha bir de yeni ay hali varmış o gece gökyüzünde

durdu kadın.
uyandı taş uykusundan

durdu ve baktı kollarına
örselenmiş ve lime lime edilmiş kanatlarına
meğer pulları düşmüş pek çok güvenin, antenleri batmış boynuna

arada kelebekler de kondu badem ağaçlarına
lakin konu dışıdır kelebeklerin tesadüfü
ki hayata yazılmış en güzel şiirdir bilim ve evrenin bütünlüğü…

kalbi taşın kırılması kadar ağrılı, uykusuz
uzun uzun yürüdü
kalbinde taşıdığı sevda,
rüzgar, puslu bir fırtına
ve geveze taksi şoförünün
dönüp dönüp bakan meraklı bakışları arasında…



anımsadı bir an o efsunlu rüyayı
İbranice yazıtların eşliğinde açılan Şambala kapısını…

Açıldı gözleri ayna körlüğünden
Ne çok göz vardı,
ne çok algı…
evrende bir kum tanesiydi sadece
Kutsadı varoluşunu,
aldı kabul eyledi eflatun bir soluğu …

Güve sevici miydi acep?
yoksa kelebeğin ömrü mü kısaydı?
mavi bir kapının eşiğinde sallanmıyordu uzun süredir
taşın uykusuzluğuna saplanmış
bir kılıç gibi taşıyordu gözlerinde
işaret parmağının kopuk ucunu.






III.
Hadsizliğine güldü kadın!
Ne çok karışıyordu her şeye,

Mesela böcek bilimcilerin otopsilerine

Belki, Otopsisi tamamlanmış bir cinayetin son notlarıdır bu şiir
Belki, Sınandığı kınanmalar,
alınmayan derslerin esrik dizeleridir.

Belki de sizindir bu şiir,
Elçiye zeval olmasın aman, kalsın boynu bedeninde kadının

Kör uykusundan uyanan kelebeğin ömrüdür belki

Aşkın belgeseli de çekilirmiş demek ki
Aslan parçaladı geyiği, hiç bilinmedi avlanan kim, ay’layan kimdi?

Ki derler ki yanılsamadır her şey,
aynanın kırık izlerinde zuhur eden ve gördüğü ile yetinen beşeri..

bağışlayın hadsizliğimi …

HACER YILMAZ

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.




ay ayna badem bazen bilim bir böcek eflatun en esrik fırtına gece geveze gibi güve güzel hızlı hiç ile ince işaret kadar kalp kelebek kelimeler kılıç kırık ki kopuk kum mozaik o olur parlak puslu son taksi taş uykusuz ve yani yılmaz zuhur
 Yorumlar
 Vecdi Murat SOYDAN
 
21 Temmuz 2017 Cuma 23:41:02
Bu güveler bozulan yiyeceklerde daha fazla oluyor. Her yıl aynı dert. Kelebekten daha hantallar ve sevimli tarafları yok. İnsanlarla insancıklar arasındaki fark gibiler. O baloncuklar kuruyunca silmesi de zor oluyor, yapışıp kalıyorlar.
Otopsi kelimesini ne zaman duysam içim ürperir. Canlı canlı keserler sanki beni.
 Hicran Aydın Akçakaya
 
17 Temmuz 2017 Pazartesi 12:59:11
muhteşem bir şiir bu

hoş gelmişsiniz Hacer Hanım


OTOPSİ şiirine yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Üye ol Şifremi Unuttum