Gafil başını kaldırdın da o parlak kubbeye,
Güneşin sahte tebessümünü hakikat mi sandın?
Gördün ki altın saçlarına dokunur gün ışığı,
Zannettin ki felek, yalnızca senin için döner bu devran.
Ah, ne büyük cehalet, ne asil bir yanılış!
...
Devamını oku »
Gafil başını kaldırdın da o parlak kubbeye,
Güneşin sahte tebessümünü hakikat mi sandın?
Gördün ki altın saçlarına dokunur gün ışığı,
Zannettin ki felek, yalnızca senin için döner bu devran.
Ah, ne büyük cehalet, ne asil bir yanılış!
...
Devamını oku »
Her şey değişir, her şey eskir, her şey bir gün susar.
Şehirlerin ışıkları söner, mevsimler sırasını savar,
Ama senin bendeki hükmün, o ilk günkü tazeliğini hiç kaybetmez.
Çünkü sen, gelip geçen bir heves değil,
...
Devamını oku »
Hangi lisan tercüme edebilir ki bu dilsiz kuyuyu?
Payına düşeni heybesinde saklayan kaç fani var sahici?
Ben, kehribar rengi bir bardak çayın sükûnetinde,
Bölüşüyorum o mağrur ve kimsesiz yalnızlığı.
O an, hoyrat ellerin değmediği kıymetli bir inziva başlar,
...
Devamını oku »
Gece vurmuş gözüne, gözlerinde haleler
Hangi gökten düştünüz ay taşı gibi dünyaya
Kimsiniz siz?
...
Devamını oku »
Geldiğinde güneş açar gönlümde,
Gülüşünde sıcaklık oluşur yüreğimde.
Seninle bütün mevsimler bahar sanki,
Sen harikalar ülkesisin, inan ki.
...
Devamını oku »
İçimizdeki o patika bir adım kısalmaz.
Senin sustuğun yerde ben yankılanırım
Benim bittiğim kıyıda senin denizin başlar
Göğsümde çarpan her ritim
...
Devamını oku »
EY ÖLÜM,
Bugün sana öfkem değil, hayretim var. Kapıyı çalmadan, haber vermeden, en çok da "sırasız" gelişine bir sitemim var. Daha hayalleri taze, gülüşü eksilmemiş, ömrünün ilk sayfalarını yeni çeviren bir cana nasıl kıydın?
Güneşin doğuşunu beklerken, bir gece yarısı kazasıyla gelen o karanlık neye sığar? Bir annenin gözündeki feri, bir ailenin yarınlarını, bir gencin henüz kurulmamış düşlerini aldın götürdin. Toprak bugün çok ağır, çünkü içinde bir dünyanın umutlarını taşıyor.
Gittiğin yerde rahat uyu... Ama burada bıraktığın o boşluk, o "keşke"lerle dolu sessizlik nasıl dolacak? Sen sessizsin ama arkanda bıraktığın feryat göğü deliyor.
Sevdiklerimizi toprak alıyor, acısı bize kalıyor.
...
Devamını oku »
Kelimelerin başını eğiyor;
sanki içlerinde gizlenen bir yasın ağırlığı var.
Kırılganlığın, mahcubiyetin—
usul bir keder gibi sızıyor cümlelerine.
Gökyüzüne hiç yüz sürmemişsin;
güneşi tanımıyorsun belli.
Harflerin hep sonbaharın küllerinden,
...
Devamını oku »
Bu derinlik bana ağır gelir
Gözyaşı olmuş sessizliğim
Uzaktan tsunami belirir
Anlamsızlaşır gidişlerim
...
Devamını oku »