1
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
879
Okunma
Yine ateş düştü akkor içime,
Düşenler yanmadı yaralı yandı.
Yanardağlar kondu yanan göçüme,
Göçenler yanmadı yaralı yandı.
Kışım ağustostur, yazım karlama,
Harlar utandırdı harı varla’ma,
Çok tohum ekildi gönül tarlama,
Ekenler yanmadı yaralı yandı.
Vermek istiyordum yâre hediye,
Fare ikram ettim sandım kediye,
Baharı beklerken gül açsın diye,
Dikenler yanmadı yaralı yandı.
Kader ilmiğiyle böyle bükümü,
İktidar sahibi vermiş hüküm’ü,
Taşımaz olunca beden yükümü,
Çekenler yanmadı yaralı yandı.
Mezra eyleyenler güzel şehir’i,
Kana çevirdiler, billur nehir’i,
İkram eylediler bize zehir’i,
İçenler yanmadı yaralı yandı.
Yaşam dediğimiz gölge oyunu,
Kurtlarla güttürdü her an koyunu,
Mansur’ca eğilen garip boyunu,
Biçenler yanmadı yaralı yandı.
Gönül bihaberdir, kırıldım küsten,
Neyi nasıl bilsin, nakıştan süsten,
Çok ayak dolaştı bedenden üstten,
Geçenler yanmadı yaralı yandı.
05.04.2015…Mustafa Yaralı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.