0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1323
Okunma
Düşünce Fevzi ana rahmine
Bir hastalıktır gelir babasına
Üç ay kalmıştı ki doğmasına
Yetim olarak göz açtı Dünyasına
Dünyaya gelir de gelmesine
İmkan varmı yetimin gülmesine?
Üç aylıkken bir talipte çıkmazmı annesine
Birde öksüzlük binmezmi ensesine
Anneside Fevziyi bırakıp gider
Bir parçacık sabi şimdi nasıl eder
Kalır ortada yoktu bakacak kimseler
Anne tarafından olan dedesi merhamet eder
Alır yanına dedesi Süleyman
Üstün tutar Fevziyi öz oğlundan
Hanımına der iyi bakasın aman,aman
O Musamın yadigarıdır dayanamam
Çocukluk yılları geçip gelince okul çağına
Dedesi dönüp şöyle dedi öz oğluna
İkiniz birden katlanamam masrafına
Fevzim okusun sen bak koyunlarına
Dedesi okumaya göndermişti Fevziyi
Oğluna ise sen eker biçersin dedi araziyi
Neden böyle tuttu ki acep teraziyi
Çünkü Süleyman çok iyi bilirdi Araytelleziyi
Fevzi gitti ama okumayıp döndü geri
Dedesi oğluna doldur dedi boşalan yeri
Başlamıştı Kemal Aydının okul günleri
Fevzide bekliyordu artık askerliği
Gelince askerliği gönderdi askere
Göndermezdi parasız onu hiçbir yere
Sağ salim bitirip döndü köyüne
Ceylan gözlü Fevzisi alıp teskere
Tam o anda bir sızı girdi başına
Bakmadı Fevzinin genç yaşına
O kadar arttı ki imkan yok dayanmasına
Yine iş düşmüştü dedesi Süleymanına
Ne var diyerek alıp götürdü Ankarya
O ceylan gibi gözler döndü birden karaya
Behçet hastası diye kaydedildi dosyaya
Görerek gidip ama olarak döndü Boğazyaylaya
Yirmi iki yaşında olmuştu ama
Bir bu kalmıştı girmeyen Dünyama
Bir süre ağlandı sızlandı amma
Fevzi öyle bir hayat doluydu ki sorma
Dedesi everdi karıştı çoluğa çocuğa
Göğüs gerdi fakirliğe yoksulluğa
İsyan etmeyip yakışanı yaptı kulluğa
Fevzi beş yıl öncede çıktı son yolculuğa
Güngör CELEP
04-10-2012
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.