Gerçeği her zaman savun, anlayan olmasa bile vicdanına karşı hesap vermekten kurtulursun. (Herbert George Wells) [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
Şiir Puan
1 2 3 4 5
 

10 10 1
Toplam: 5.0 puan
1 kişi puan vermiş.


Şiir Bilgi
9.10.2007 tarihinde eklendi.
1136 çoğul gösterim
1108 tekil gösterim
3 yorum
0 kişi beğendi.
Portfolyo: Genel
En son eklediği şiirler

HABİL ile KABİL



“Yaratılan ilk insan Adem. Havva anamız
Bak nasıl başlamıştır dünyada ilk kavgamız”

Yaratılan ilk insan Adem’le Havva
Mutluydular cennette hayat bedava,
Şeytanın tuzağına düşüp kandılar
Allah’ın emriyle yere indiler,
Yeryüzü ormanlık, otla kaplıydı
Yırtıcı hayvanlı, canavarlıydı,
Yüksek bir mağarayı mesken tuttular
Zahmetli bir yaşam, hayat kurdular,

Adem ava çıkar meyve toplardı,
Havva’da eşine yardım yapardı,
Havva hamileydi ikiz doğurdu
Oğlanın adı da Kabil koyuldu,
Dünyada ilk yuva böyle kuruldu
Bu mutlu yuvada bir sevinç doğdu,
Havva çocuğuna evde bakardı
Adem tek başına işe çıkardı,

Bir yıl sonra yine ikiz doğurdu
Bu çocuğun adı Habil koyuldu,
Yıllar sonra çocukları çoğaldı
Zahmetli yuvada mutluluk vardı,
Zaman geçti Kabil, Habil büyüdü
Kabil yaşlı, Habil daha güçlüydü,
Habil sevgi dolu merhametiydi
Kabil kıskanç biri, katı kalpliydi,

Adem ziraat işini Kabil’e verdi
Toprak duygusuzdu, sertlik isterdi,
Çobanlık işini Habil’e verdi
Canlılara kalpten şefkat ederdi,
Sabahtan çıkardı herkes işine
Birlikte düştüler rızkın peşine,
Kabil eve meyve ile dönerdi
Habil koyunlardan süt getirirdi,
Adem avladığı kuşu temizler
Havva yemek yapar birlikte yerler,
Emek karşılığı yemekler tatlı
Huzur içindedir aile mutlu,

Allah’ın ihsanı yiyecek dolu
Elbet olmalıydı şükrün bir yolu,
Kabil’le Habil’e şunları dedi:
"Bize bu nimeti Allah’ım verdi,
Yetiştirip, büyüttüğünüz maldan
Rızasını isteyiniz Allah’tan,
Ekip biçme bilmez yaratıklara
Zekat olsun biraz koyun dağlara,"

Habil memnun oldu bunu duyunca
Yaptı görevini dağa çıkınca,
Kesti güzel kuzulardan birini
Gösterdi Allah’a tüm sevgisini,
Kabil düşünüyor niçin vereyim?
Kendi kazancımdan heder edeyim,
Çürüğünden meyveleri ayırdı
Zekat için alıp dağa çıkardı,
Böylece kazançtan zekat verdiler
Eve gelip şükür yaptık dediler

Ertesi gün Adem’le dağa çıktılar
Zekatın konduğu yere vardılar,
Baktılar Habil’in zekatı gitmiş
Allah hediyeyi tüm kabul etmiş
Habil elin açıp hakka yalvardı
Gönlünde şek yoktu, imanı tamdı,
Kabil’in meyveler hepsi dururdu
Baktıkça Kabil’in kini kudurdu,
Öfkelendi babasına bağırdı
“Dua etsen Allah bunu alırdı”
“Habil’e dua ettin onu ayırdın,
Beni sevmiyorsun ondan kayırdın”
Adem dedi “Habil dürüst davrandı
Doğru bir kalp ile huzura vardı,
Kurban ettiği kuzu en sevdiğiydi
Sürünün başıydı, hem semiziydi,
Senin niyetinse iyi değildi
Seçtiğin hediye çürükleriydi,
Unutma ki, Allah verir her malı
Verilen şükrane iyi olmalı”

Birlikte dönerek eve geldiler
Yemek yiyip yataklara girdiler,
Kabil’in gözünde hiç uyku yoktu
Şeytan bu durumu görünce koştu,
Dedi ki, “babanız Habil’i sever
Bu yüzden ki sana vermiyor değer
Habil’i mutlaka öldürmelisin
O zaman işte sen çok sevilirsin,
Bu düşüncelerle sabahı etti
Şeytana uymuştu, öldürecekti,

Sabah oldu Habil koyun güdüyor
Kabil gizli gizli onu izliyor,
Büyük bir taş aldı yerden fırlattı
Habil’in başına hız ile çarptı,
Yeryüzü ilk defa kana boyandı
İşte bir maktulle bir katil vardı,

Kabil’in önünde Habil yatıyor
Al kanlar içinde kanlar akıyor,
Sarıldı Habil’e kardeşim benim,
N’olaydı vurmadan kırılsa elim,
Nedamet hisleri gelmişti başa
Diyordu ki, “nasıl kıydım kardeşe”
Bağırdı kardeşine, “Habil! Habil!”
Sanki seslenir ağaçlar, “Katil! Katil!”
Kulak verdi kuşları da dinledi
Sanki öterlerken “katil”derlerdi
Korku içerisinde ayağa kalktı
Titreye titreye etrafa baktı,

Yüklendi kardeşini sırtına aldı
Götürmeye can mı, derman mı vardı,
Düştü kalktı, tekrar aldı sırtına
Çaresizdi bir şey gelmez aklına,
Gün boyu kırlarda dolandı durdu
Dermanı kesildi yere oturdu,

Baktı ki, ilerde bir karga durur
Gagasını devamlı toprağa vurur,
Ayağıyla toprakları deşiyor
Dikkat etti bir çukurcuk eşiyor,
Ölmüş bir kargayı çukura attı
Üzerini topraklarla kapattı,

Kabil gördü bunu acizim dedi
Ben insan mıyım ki, kuş akıl verdi,
Yerinden doğruldu bir çukur açtı
Gömdü Habil’ciği oradan kaçtı,

Adem bekler idi evde bunları
Anne kardeş gözetliyor yolları,
Baktı ki, gelen yok çıktı aradı
Her günkü yerleri bir bir taradı,
Gördü ki yerlerde kan izleri var
Cız etti yüreği ateşler yanar,

Merhametli oğlum Habil’im benim
Kardeşi elinden canın verenim,
Ağlıyor babası Habil ölmüştü
Yürüdü Kabil’in peşine düştü,
Kabil kaçtı O, arkadan seslendi
Baba feryadından yer gök inledi,
“Kabil! Kabil! Kardeşine ne yaptın?
İnşallah kararır seninde bahtın,
Kalbinde merhamet, şefkat yok senin
Öz kardeş kanına battı ellerin,
Kim ki, katil olur, kanlı elleri
Kabil gibi cehennemdir yerleri,
Bağrına taş basıp evine geldi
Sabretti Allah’a Hakka yöneldi,
Ya Rabbi! Bizleri merhametli et
Yarın mahşer günü sen mağfiret et,

H.İbrahim SAKARYA
H.İbrahim Sakarya (H.İbrahim SAKARYA)
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.


 Yorumlar
 Afet İnce Kırat
 
9 Ekim 2007 Salı 11:54:28
“Kabil! Kabil! Kardeşine ne yaptın?
İnşallah kararır seninde bahtın,
Kalbinde merhamet, şefkat yok senin
Öz kardeş kanına battı ellerin,
Kim ki, katil olur, kanlı elleri
Kabil gibi cehennemdir yerleri,
Bağrına taş basıp evine geldi
Sabretti Allah’a Hakka yöneldi,
Ya Rabbi! Bizleri merhametli et
Yarın mahşer günü sen mağfiret et,


bir babanın ilk yaratılan insan ilk peygamber bile olsa çektiği evlat acısını görüyor musunuz? bir de en kötüsü katili de diğer oğlu. Aslında bir menkıbe olarak yazılmış. ama her değişik bölümde bir çok ibret alınası ders var. seçtiğim son bölümden alıncak ders mi, Rabbim ilk peygamberine bile bunca büyük acıyı çektiriyorsa bizim halimizden şikayet etmeye ne hakkımız vardır acaba bunca günahla? dersimi aldım, uyar mıyım bilemem ama bir şekilde akılda kalacak elbette. gerektiği zaman hatırlatacaktır yaptığımız yanlışı. saygılar sayın şairimiz.
 EylülGökdemir
 
9 Ekim 2007 Salı 10:35:57
BİR SURENİN DESTANSI ŞİİRİ. ELLERİNİZ DERT GÖRMESİN HOCAM.
 kocasinan
 
9 Ekim 2007 Salı 10:25:55
Ya Rabbi! Bizleri merhametli et
Yarın mahşer günü sen mağfiret et,

Amin. Bu kıssaları böyle anlatmanız çok iyi oluyor. Hikaye tadında ve akılda kalıcı. Kutlarım.


HABİL ile KABİL şiirine yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Üye ol Şifremi Unuttum