0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
21
Okunma
Şehrin sokaklarında hayatın en can alıcı, en nefes nefese anlarının yaşandığı yerdir acil servis. Bir yanda acıyla kıvranan hastalar, diğer yanda ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan fedakar doktorlar, hemşireler ve sağlık çalışanları... Saat kavramının olmadığı, umudun ve duanın en yoğun hissedildiği yerdir orası.
Kimi zaman siren sesleriyle sarsılır kapılar,kimi zaman kapı eşiğinde bekleyen gözü yaşlı bir ailenin sessiz duası yankılanır koridorlarda. Acil servis; hayat ile ölümün ince çizgisinde, insan olmanın en saf ve ortak paydasında buluşulan yerdir.
İşte bu insanî telaşı, sabrı ve acil kapısındaki o umut mücadelesini anlatan uzun bir şiir:
Siren sesleri deler geceyi ansızın,
Kırmızı ışıklar yanıp söner sedye üstünde.
Bir canın derdiyle atar yüreği her birinin,
Zamanla yarışır hekim, o an can pazarı dır.
Kapılar açılır hızla, telaş sarar ortalığı,
"Acil" yazan o tabela altında hayat durur.
Kimi ananın gözyaşı akar, silinmez ıslaklığı,
Kimi bir umutla bekler, dualarla adım vurur.
Beyaz önlüklü eller derman olur yaraya,
Yorgun gözler uykusuz, sabaha varır nöbet.
Bir canı hayata bağlamak için girilir bir sıraya,
Ne makam kalır geride, ne mülk, ne de şöhret.
Koridorlar şahittir çekilen o derin ahLara,
İnsan ne kadar aciz, ne kadar zayıftır o an.
Bir nefes, bir "iyi" haber umut olur sabahlara,
Canın emanet olduğu yerdir şu koca cihan.
Ey acil servisin sessiz ve fedakar neferi!
Dualar seninledir, ellerin dert görmesin.
Hayat ile ölüm arasındadır senin o seferi,
Yaralı bir gönle şifa ol, ebedi gülümsesin.
Recep Hayal
Hayaloğlu
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.