Sanat yazmak değil, anlamaktır Bildiğin, uyguladığın, gördüğün kâinattır Yaşam tarzın uygunsa ahirettir Yalancı dünyaya gelip geçici, hayattır
Dua kapıları açıktır inanan insan için Rabiye de sarılmıştır yolcu olmak için Yolcu hancı ise azık hazırlanır niçin? Dünyada huzur, ahirette yaşamak için
Rabiye sultan 19/09/2026
Şiirlerimi aynı gün yazar ve eklerim, İlham güzeldir . En güzeli yaşama uygulamak sağlıklı ve huzurlu olmaktır.
Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu şiirde dünya hayatı, insan, ahlak ve ahiret düşüncesi güzel bir “yolculuk” metaforunda birleşmiş. Özellikle “Ömür bitmiş, saçlardaki akı saymışız” ve “Toplumda yaşarken huzur adalettir” dizeleri insanı durup düşünmeye sevk ediyor. Son kıtadaki dua, azık ve yolcu-hancı benzetmesi de şiirin manevi havasını güzel tamamlamış. Öğüt veren ama gönülden gelen, düşündürücü bir çalışma olmuş. Kaleminize ve gönlünüze sağlık hocam..
Şair: Rabiye Sultan Şiir: YOLCU Değerlendirildiği Salon: Dünyanın Han, İnsanın Yolcu Sayıldığı, Rüzgârların Dua Taşıdığı ve Azık Torbasına Ahlakla Kanaatin Konulduğu Salon
Rabiye Sultan Yolcu diyerek RUSAMER kapısından girince Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri önce bavulu arattı. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimiz içinden gömlek, çorap, tarak çıkmasını beklerken kanaat, ahlak, adalet, dua ve ahiret çıktı. Bunun üzerine Yolcu İşleri Müdürlüğü tutanak tuttu: Bu yolcunun yükü hafif görünmektedir fakat metafizik bagajı kabin ölçülerini aşmaktadır. Şiirin ana damarı açık; dünya geçici bir konak, insan ise kendisine verilen ömrü nasıl geçirdiğinden sorumlu bir yolcu.
Veysi Kabaca Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Rüzgârcı Rıza, ilk kıtada ağaçları secdeye yatırıp bulutların başını yeryüzüne değdirdi. Tabiatı insanın manevi yolculuğuna ortak etmek güzel bir başlangıç. Ancak Bulutlar baş değmiş yerdeki canlılara dizesinin sözdizimi aksıyor; düşünce var fakat ifade tam yerini bulamıyor. Rıza bulutların başını düzeltemeyince Meteorolojiyle Tasavvuf Müdürlüğü arasında ortak komisyon kurdu.
Öksüz Ozan – Ali İhsan Öksüz Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Takvimci Tahir, Heyhat, asırlar geçmiş, uslanmamışız / Ömür bitmiş, saçlardaki akı saymışız dizelerinde takvimi duvardan indirdi. Burada şiirin en belirgin sitemlerinden biri var: İnsan zamanı yaşamak yerine geçen zamanı sayıyor. Takvim yapraklarında günlere kalmışız aynı düşünceyi sürdürüyor fakat ifade biraz kapalı. Tahir saçtaki akları saymaya başladı, kendi başına gelince sayımı yarıda bıraktı.
Manilerin Sultanı – Mine Erdoğan Dal Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Kantarcı Kadriye, Akıllı, deli, zengin, fakir insandır dizesinde herkesi aynı kefeye koydu. Şiirin insana ortak değer üzerinden bakması güzel; ardından rızık, kanaat, ahlak ve adalet geliyor. Burada şiir imgeli söyleyişten düşünce ve öğüt diline geçiyor. Kadriye zenginle fakiri tarttı, insanlık kefesi eşit çıkınca kantarın bu defa topuzuna dokunmadı.
Âşık Vebali – Tahsin Sedefoğlu Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Sanatçı Sabri, Sanat yazmak değil, anlamaktır dizesinin önünde durdu. Şiirin en tartışmaya açık ama düşünmeye değer cümlesi bu. Sanatı yalnız yazmaya indirgememe düşüncesi anlaşılır; fakat sanat ile anlamak birbirinin alternatifi olmak zorunda değil. Devamındaki Bildiğin, uyguladığın, gördüğün kâinattır ifadesi de düşünsel olarak geniş fakat şiirsel bakımdan soyut kalıyor. Sabri sanatı anlamaya gitti, dönüşte yazmayı da yanında getirdi.
Ozan Delibal – Celil Çınkır Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Hancı Haydar, son kıtada Yolcu hancı ise azık hazırlanır niçin sorusuna takıldı. Şiirin başlığı bakımından önemli bir düğüm burada: Geleneksel dünya-han benzetmesinde insan yolcu, dünya handır; yolcunun aynı zamanda hancı yapılması anlamı karıştırıyor. Dua kapıları açıktır inanan insan için ise şiirin başındaki dua duygusunu sona bağlayarak daireyi tamamlıyor. Haydar yolcuyu hana, hancıyı tezgâha gönderince RUSAMER Konaklama Müdürlüğü yeniden çalışmaya başladı.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Yolcu, dünyanın geçiciliğini dua, ahlak, kanaat ve adalet üzerinden anlatan didaktik bir şiir. İlk kıtanın tabiat görüntüleri canlı; ilerleyen kıtalarda düşünce şiirin önüne geçiyor ve bazı dizelerde sözdizimi ile kavram ilişkisi bulanıklaşıyor.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri şairin İlham güzeldir, en güzeli yaşama uygulamaktır notunu okuyunca RUSAMER İlham Servisini denetledi. İlhamın aynı gün gelip aynı gün şiire dönüştüğü tespit edildi. Efendi yalnız şu kaydı düştü: İlham kapıyı çalar, şiir içeri buyur eder; fakat ikisinin arkasından dil ve işçilik gelmezse çay servisi aksar. Sonra yolcunun azık torbasına bir avuç kanaat, biraz adalet ve bolca gönül huzuru koyup uğurladı.
İnsan dünyada ne kadar kaldığıyla değil, yol boyunca neyi yanında taşıdığıyla hatırlanır.
Ömrün en kıymetli azığı, yol bittiğinde geride utanmayacağımız bir gönül bırakmaktır.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Aslında haklısınız; eskiden şiirleri beş ayrı başlık üzerinden puanlayarak değerlendiriyorduk. Fakat yaklaşık yedi sekiz ay, belki bir yıla yakın zamandır o uygulamayı bıraktık.
Sebebi de biraz ilginçtir. Özelden gelen bazı mesajlar, puanlamanın zaman zaman şiirin önüne geçtiğini gösterdi. Şair, değerlendirmede ne söylendiğinden çok kaç puan aldığına bakmaya başlayınca iş ister istemez karne dağıtmaya dönüyordu. Oysa ne ben öğretmenim ne de karşımdaki şair öğrencim.
Bu nedenle yöntemi değiştirdim.
Şimdi şiirin içine girip güçlü taraflarını, dikkat çeken imgelerini, aksayan veya üzerinde yeniden düşünülebilecek yerlerini mizahın diliyle göstermeye çalışıyorum. RUSAMER ve Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi de zaten böyle doğdu. Maksat şairle alay etmek değil; şiirin kendi dünyasından mizah çıkarırken şairin hünerine ve şiirin gelişmesine küçük de olsa katkıda bulunabilmek.
Hem puanın kötü bir huyu var Ferahnur Sultan:
Beş versek şair seviniyor.
Dört versek gece uyumuyor.
Üç versek bizi arkadaşlıktan çıkarıyor.
İki versek RUSAMER’e değil, doğrudan avukata gidiyor.
Bir verirsek de Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi’nin can güvenliği tehlikeye giriyor.
Bu sebeple Puanlama Dairesini kapattık, anahtarını da kaybettik.
Şimdiki usulde puan yok ama şiirin kapısını biraz daha fazla çalıyoruz.
Güzel gönlünüz ve anlayışınız için teşekkür ediyorum. Hayırlı geceler diliyorum.
Aslında haklısınız; eskiden şiirleri beş ayrı başlık üzerinden puanlayarak değerlendiriyorduk. Fakat yaklaşık yedi sekiz ay, belki bir yıla yakın zamandır o uygulamayı bıraktık.
Sebebi de biraz ilginçtir. Özelden gelen bazı mesajlar, puanlamanın zaman zaman şiirin önüne geçtiğini gösterdi. Şair, değerlendirmede ne söylendiğinden çok kaç puan aldığına bakmaya başlayınca iş ister istemez karne dağıtmaya dönüyordu. Oysa ne ben öğretmenim ne de karşımdaki şair öğrencim.
Bu nedenle yöntemi değiştirdim.
Şimdi şiirin içine girip güçlü taraflarını, dikkat çeken imgelerini, aksayan veya üzerinde yeniden düşünülebilecek yerlerini mizahın diliyle göstermeye çalışıyorum. RUSAMER ve Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi de zaten böyle doğdu. Maksat şairle alay etmek değil; şiirin kendi dünyasından mizah çıkarırken şairin hünerine ve şiirin gelişmesine küçük de olsa katkıda bulunabilmek.
Hem puanın kötü bir huyu var Ferahnur Sultan:
Beş versek şair seviniyor.
Dört versek gece uyumuyor.
Üç versek bizi arkadaşlıktan çıkarıyor.
İki versek RUSAMER’e değil, doğrudan avukata gidiyor.
Bir verirsek de Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi’nin can güvenliği tehlikeye giriyor.
Bu sebeple Puanlama Dairesini kapattık, anahtarını da kaybettik.
Şimdiki usulde puan yok ama şiirin kapısını biraz daha fazla çalıyoruz.
Güzel gönlünüz ve anlayışınız için teşekkür ediyorum. Hayırlı geceler diliyorum.
Merhaba değerli dost, usta kalem Güzel şiir Kutluyorum yürekten, yalansız ve riyasız NİCE GÜZEL ŞİİRLERE YELKEN AÇMAN DİLEĞİMLE Şiirle kal, sevgiyle kal, dostça kal, sağlıkla ve hoşça kal
Dünya hayatının gelip geçici bir yolculuk olduğu; insanın dünyevi hırslara kapılmadan, adalet, ahlak, kanaat ve hakikati anlamakla kalbini arındırıp ahiret hayatı için hazırlanması gerektiğidir.kalemin daim olsun inşallah.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.