7
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
86
Okunma
Bir gün kimseyi saklamak zorunda kalmadığımız bir sabah olacak.
Gülüşler,ceplerimizde taşınan yasak eşyalar gibi değil,
çocukların uçurtmaları gibi yükselecek göğe.
O gün geldiğin dedünyanın bütün yaraları kapanmasa da,
biz en azından birbirimizin yüzüne bakıp korkmadan gülebileceğiz.
Çocuklara içimizde ki çocuğa çok yakışacak o gün...
Yüreğimizde sakladığımız,
zamansız yağmurlarımız vardı bizim;
hiç yaşanmamış gülüşlerimiz de elbet.
Onları da hep avuçlarımızda sıkardık.
Dişlerimiz görünmezdi bundan mütevellit;
biz, hep içimize gülerdik.
Bilirdik çünkü
bir gülüşü bin kurşunla vururlardı.
"Kaç canımız kaldı?" diye sorma.
Ben hâlâ bütün gülüşlerimi
senin gözlerine saklıyorum.
Belki bir gün
kurşunların unuttuğu bir sabah iner göğümüze.
Ve biz,
ilk kez korkmadan,
gülüşlerimizi yüzümüzde taşırız.
Şunun şurasında
ne kadar canımız kaldı ki...
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.