Ölmek sadece nefessiz kalıp toprağa girmek değil ki… Bazen insan ayakta ölür de dışarıdan bakanlar yaşadığını sanır.
İçimdeki seni öldüremedim, gövdem nefes alıyor diye beni yaşıyor mu sanırsın? Hangi ölüm bir ömür sürer bilmezsin; gözümün feri söndü, ruhum çekildi de sırf hatıran sahipsiz kalmasın diye duruyorum.
Kimse ölecek kadar sevmedi" deme; ben her gün sessizce ölüyorum, sen sadece bedeni toprağa gireni ölmüş sanıyorsun.
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Andırın Kültür Havzası Şiir Anlama ve Dinleme Merkezi
Ayakta Ölüp Nüfustan Düşmeyenler Kliniği
Kalburabastî Efendi Hazretleri meşhur fötr şapkası, uzun cübbesi ve bastonuyla salona girdi; elinde stetoskop, koltuğunun altında da üzerinde YAŞIYOR MU, SEN ÖYLE SAN yazan bir dosya vardı. Sayın Ayla Kaya’nın Sen Öyle San adlı şiirini okuyacağız, dedi. Bazen insan ayakta ölür de dışarıdan bakanlar yaşadığını sanır... Ben her gün sessizce ölüyorum... diye okuyup stetoskopu kendi göğsüne dayadı. Kalp çalışıyor. Sonra dosyaya baktı. Gönül çalışmıyor. Evlatlar, tıp tarihinde yeni vaka: Hasta biyolojik olarak hayatta, duygusal olarak rahmetli, resmî kayıtlarda ise sapasağlam. Nüfus Müdürlüğüyle Kardiyoloji arasında kaldık.
Ozan Dermanî Köşesi’nden Haceli Dayı başını salladı. Şair İçimdeki seni öldüremedim diyor. Zaten gönüle girenin tahliyesi kolay olmuyor. Kiracı olsa icraya verirsin, sevgili olunca mahkeme de Ben gönül işine bakmıyorum diyor. Üstelik adam gitmiş ama hatırası içeride oturmaya devam ediyor. Kira yok, aidat yok, çıkacağı da yok. Böyle hatıraya bizim oralarda sevgili değil, işgalci denir.
Âşık Diyarî Köşesi’nden Berber Hakkı tarağını masaya bıraktı. Gözümün feri söndü, ruhum çekildi ama hatıran sahipsiz kalmasın diye duruyorum diyor. Ayla Hanım sevgilinin hatırasına bekçilik yapmaktan kendi hayatını kapatmış. Abla, hatıranın başına gece bekçisi dikilmez. Hatıra kaçacaksa kaçsın. Hatta kapıyı aç, yol parası da ver. Çünkü bazı hatıralar vardır; çıkarken bavulunu değil insanın ömrünü götürür.
Ozan Veysi Kabaca Köşesi’nden Emine Nine gözlüğünü düzeltti. Kimse ölecek kadar sevmedi deme diyor ya, kızım bunu seven adama söyleme; yarın gelir mezarlık müdürlüğünden yer ayırtır. Sevda güzel şey ama ölümü taksitle ödemeye gerek yok. Her gün sessizce ölmek nedir? Bari haftada pazar gününü tatil yap. İnsan sevgiliden ayrıldı diye kendi gönlüne cenaze namazı kıldırmaz. Gidenin ardından ağlanır ama yaşayan da sofraya oturur, çorbasını içer.
Kalburabastî Efendi Hazretleri stetoskopu çıkarıp reçeteyi kapattı. Sen Öyle San, fiziksel ölüm ile insanın içinde yaşadığı duygusal tükeniş arasındaki ayrım üzerine kurulmuş kısa fakat yoğun bir şiir. Ayla Kaya’nın en güçlü tercihi, ölümü mezardan çıkarıp yaşayan bedenin içine yerleştirmesi. Sırf hatıran sahipsiz kalmasın diye duruyorum dizesi şiirin merkezidir; burada sevilen kişiden geriye kalan hatıra, yaşama gerekçesine dönüşüyor. Metnin kısa tutulması da duyguyu dağıtmadan son cümleye taşıyor. RUSAMER teşhisi ise açıktır: Hastamız ölmemiştir; aşk tarafından yanlışlıkla ölüler kütüğüne kaydedilmiştir. Derhâl kayıt düzeltmesi yapılsın. Hatıra emanete alınsın, gönül havalandırılsın, perdeler açılsın. Çünkü bir sevgili gitti diye insanın ruhuna kepenk indirmek yasaktır. Ayrıca sevgili geri dönerse önce kimlik sorulsun; aynı şahıs ikinci defa gönle alınacaksa bu kez iki kefil ve ağırlaştırılmış depozito istensin. Biz RUSAMER’iz kardeşim; aynı aşktan ikinci defa ölmenin adı artık kader değil, mükerrer vakadır. Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR – Delibal
İçsel vedayı ve sessizce tükenişi muazzam bir derinlikle anlatan, duygu yükü çok yüksek bir şiir. "Yaşamak" ile "hayatta kalmak" arasındaki o ince ama ağır çizgiyi son derece vurucu dizelerle ifade etmişsiniz. Özellikle ruhun çekilmesine rağmen hatıralar için ayakta durma imgesi şiire çok ayrı bir anlam katmış. Kaleminize, yüreğinize sağlık üstadem!
Hayatın yükünü taşımak kolay değil elbette. Tüm hayatın ağır yükünü çekerken bir yük artıran insan yükü varsa, işte o zaman insanın hayatı, yaşamı karardıkça kararır. Kimseyi ölecek kadar sevmeye değmez! Değerli şairemiz, kaleminizden duygusal bir şiir okudum. Yüreğinize, emeğinize ve kaleminize sağlık. Tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum sizi. Selam ve saygılarımla esenlikler dilerim. Mutlu hafta sonlarınız olsun.
Yüreğin o ağır, sessiz yükünü dizelere dökmüşsün; kelimelerin her satırı ayrı bir derinlik taşıyor. Bazen beden dünyada yürümeye devam eder ama asıl yangın, o kimsenin görmediği, duymadığı iç alemlerde sessizce sürer. Hatıraları ayakta tutmak için yaşanan o gizli mukavemet, en ağır yüklerden biridir. Toprağa girmek görünür bir son belki ama ruhun incindiği yerlerde zaman başka türlü akar, her gün yeniden başlar o sessiz vedalar. Duygularını bu kadar samimi ve derin süzgeçten geçirip dile getirmen çok etkileyici.
Kısa dizelerle büyük bir acıyı anlatan, sarsıcı ve etkileyici bir şiir olmuş. "Bazen insan ayakta ölür de dışarıdan bakanlar yaşadığını sanır." dizesi şiirin omurgasını oluşturan çok güçlü bir söyleyiş. Sevdanın, kaybın ve içten içe tükenişin sessiz çığlığını okura başarıyla hissettiriyor. Yüreğinize ve kaleminize sağlık, duygu yüklü çok güzel bir eser.
Kelimenin tam anlamıyla yüreğe dokunan, insanı kendi içsel yalnızlığıyla yüzleştiren muhteşem bir eser olmuş. Yaşarken ölmenin, bedenen burada olup ruhen çoktan gitmiş olmanın hüznünü mısralara o kadar asil ve derin işlemişsiniz ki... 'Sırf hatıran sahipsiz kalmasın diye duruyorum' ifadesi kalbimi adeta mühürledi. Duygularımıza bu denli güçlü tercüman olduğunuz için kaleminize ve o güzel yüreğinize sağlık Ayla Hanım. Başarılarınız daim olsun.
İnsan bazen yaşarken de ölür, Ölümün sadece bedensel bir durum olmadığını, ruhsal bir çöküşün de ölümle eş değer olduğunu gözler önüne seren İyi bir şiir 🙏
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.